30.4.12

Satprem'le Hindistan'da 7 Gün / Frederic De Towarnicki

Kitap radyo konuşmalarından ve soru-cevap şeklinde gidiyor. Ve ben kitapta geçen kişileri hiç tanımıyorum. Bu kitabı almamda ki sebep arka kapak yazısı olmuştu....

ARKA KAPAKTAN;

Babanı çek, anneni çek, arkadaşlarını çek, kitapları çek, müziği çek... senden, kendinden Ne kalır? Sende sen olan ama baban olmayan, annen olmayan, okul olmayan arkadaşlar olmayan Ne?
Sen olan şey Nerede?
Sen olan Ne, seni sen yapan Ne?

Kendi ruhunu ve her şeyin içindeki ruhu keşfetmek için yola çıkan yazar Satprem bu soruyu kendine daha çocuk yaşta soruyordu.. arayışı esnasında Nazi toplama kampları, Mısır tapınakları, Guyana bakir ormanı, Brezilya, Afrika, Sri Lanka ve Hindistan derken.. çeşitli deneyimler yaşayacak'ta ki Hindistan’da Sri Aurobindo’nun insanı altüst eden bakışıyla karşılaşıncaya kadar...


Altını çizdiğim bir çok cümle oldu. Aslına bakarsaız bu tarz kitaplarda yaratan da çok iç sese yönelik bilgiler oluyor. Bende kendi inancıma göre uyarlayıp, iç sesime uyguluyorum. Çünkü bazen bazı duyguları anlamlandırmak  zor olabiliyor benim için. Hele de spirütel yada parapsikoljiye inanıyorsanız bu kitaplar yardımcı oluyor... Ben inanlardanım hatta deneyimleyenlerdenim. Belki hayatımı farkında yaşadığım içindir.

Okunabilir bir kitap, indirimden aldım, fiyatı 2 TL.

ALINTILAR:

  1.  İnsan bir şeyin eksikliğini hisseder... bütün insanlar, farkında olmadan bir şeyin eksikliğini hisseder... ve bu eksikliği beceriksiz bir biçimde bir şeyle doldurmaya çalışır, sonra bir başka şeyle doldurmaya çalışır, sonra da bir başka şeyle doldurmaya çalışır... ama bu, insanın içini hiçbir zaman dolduramaz. 
  2. İnsan neyi seçerse kaderi  o olur...
  3. Bu insan postunda ne olduğunu bulmam gerekiyordu.Derdim sıkıntım buydu. Yoksa felsefe, edebiyat falan değildi... varlığımın derinihtiyacıydı. İçinde öylesine kötü bir şekilde iki ayak üzerinde hareket ettiğim bu insan nedir bilmem lazımdı.
  4. Anne ( burada Anne dediği kişi ismi) bunu çok güzel söylüyordu." TEMBELLİKTEN tapıyorsunuz" diyordu. Tembellikten. Halbuki olmak lazım-hale gelmek-lazım. Yalnız olmak-hale gelmek- cesaret ister. Uyumayacaksınız...
  5. Herkes kendi yöntemiyle savaşmalı. Eğer Çinli doğduysanız, o zaman Çinli yönteminizle savaşın. Eğer Moskavalı doğduysanız, o zaman Moskavalı yönteminizle savaşın. Yani amenna, bunların hepsi çok iyi ama hiçbiri çözüm değil. İnsanların anlaması gereken şey bu. Çünkü anlamak... açğırmak demek. Aynı imajı tekrar kullanacağım: eğer balık boğulmaya başlamasaydı-mutasyona uğramak için gerekli" adımı" asla atamazdı-asla amfibi olmazdı. Dünyanın bir anlamda boğulması, bunalması lazım ki, birden... ÇIĞLIK olsun...
  6. KORKU hafızayla başlar. Sınırlamalar hafızayla başlar. Bu kavanozun başlangıcı...
  7. Satprem; hakikaten seven demektir...





29.4.12

İstanbul Efendisi Oyunundan...

Tiyatro aşığıyım diyebilirim, oyunlar, konusu ve en önemlisi sahnede ki performans, anlık yansıtılan ve oynanan oyunlar beni çok etkiliyor. Bu oyunda Şark Dişçisi gibi müzikaldi ve hemen hemen aynı oyuncular vardı...
Bir önceki yazımda bahsetmiştim, eşimin üniversiteden 4 arkadaşı da bu oyunda ve diğer şehir tiyatrolarında oynuyorlar. Bu oyuna bilet bulamadığımızdan aradık kendisini ve sağolsun oyuna davet etti bizi. Hatta ayrılırken, açık hava oyunlarına da bekliyoruz dedi... Açık hava sahnesinde de oyunları izlemenin keyfi bir başka....Çok keyifli, bol kahkahalı bir oyunun ardından evimize döndük. 01 Mayıs itibari ile tiyatro perdesini kapatıyor taki ekim ayına kadar. Zamanınız varsa muhakkak izleyin derim...








İSTANBUL EFENDİSİ
Yazan: MUSAHIPZADE CELÂL
Yöneten: ENGIN ALKAN
Dramaturgi: SİNEM ÖZLEK
Koreografi: SENEM OLUZ
Sahne Tasarımı: BARIŞ DİNÇEL
Işık Tasarımı: MURAT İŞÇİ
Kostüm Tasarımı: DUYGU TÜRKEKUL
Yönetmen Yardımcısı: ZAFER KIRŞAN, VOLKAN AYHAN, ASLI NİMET ALTAYLAR, SELİM CAN YALÇIN
Süre: 2 SAAT 45 DK. 2 PERDE
OYUNCULAR
BERNA ADIGÜZEL, CİHAN KURTARAN, ÇAĞLAR ÇORUMLU, ÇIĞDEM GÜREL, DERYA ÇETİNEL, EMRAH ÖZERTEM, ENGİN ALKAN, HAMİT ERENTÜRK, HÜSEYIN TUNCEL, MURAT ÜZEN, REYHAN KARASU, SELİN TÜRKMEN, SENEM OLUZ, SERKAN BACAK, SEVİL AKI, SEVİNÇ ERBULAK, TUĞRUL ARSEVER, ÜMİT DAŞDÖĞEN, VOLKAN AYHAN, ZAFER KIRŞAN
KONUSU
Kendine damat beğenen bir baba kızının başka birini sevdiğini öğrenirse ne yapar? Savletî Efendi, kızının gönlüne yön vermek için cinlere perilere bel bağlamıştır... Musahipzade Celâl, İstanbul Efendisi ile Osmanlı'nın Lale Devri'nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor.





27.4.12

Buldummmmm :))))



Hani hatırlar mısınız sormuştum size, başka bloggerların paylaşımlarına yorum yazdığımda yanıtlarını mail adresime gelmiyor diye... hatırladınız mı? Buroç arkadaşımız yardımcı olmaya çalışmıştı, tekrardan teşekkürler Buroç.
Az önce diğer bloggerlara yorum yazarken, yorum yaz kısmının altında "e-pota ile abone ol" yazan bir buton var. Ona bastığınızda yanıtlar mail adresinize geliyor. Belki biliyorsunuzdur ama benim gibi bilmeyenler için paylaşıyorum... :)))
Hemen yayınla önizlemenin sağında buton. :)))



Oturumu kapat

Cuma gününün ardından...

Selamlar... :))

Nasılsınız?
Birkaç gündür güneş geldi, havalar güzelleşti derken bugün şimşek çaktı, yağdı yağmur oldu hava... :)))
Annem dün kemoterapisini aldı, Mayıs'ın 10'undan sonra da tomografi çekilecek ve sonuca göre tamam mı devam mı denilecek... İnşallah sonuçlar iyi olur. Annem üzüldüüğünü çok belli etmemeye çalışıyor ama örneğin ben iş yaparken, kendide başlıyor söylemeye; eve gideyim bende şöyle şöyle yapıcam, şunların yerini değiştiricem, komşularıma gidicem v..b... içimden hep dua ediyorum iyi haberlerle evine gider inşallah.... Geçtiğimiz hafta kan takviyesi yaptıklarından bu kemoterapi sonrası gayet iyi, enerjik. Biraz halsizlik var ama diğer aldıkları gibi değil. Böyle olunca keyfi de yerinde oluyor.
Bu arada ananemiz de 6 kür kemoterapi alıcakmış, onkoloji doktoru bu şekilde uygun görmüş. 3.kürden sonra da ışın tedavisi alacak, sonra kalan kürlere devam. Onun hakkında da hayırlısı...

Bu arada elimde 3 kitap var ve ikisini yarıladım.... :)) Bir tanesi Satpremle Hindistan'da 7 Gün ve Gizli Örgütler, 11 Eylül ve Büyük Ortodoğu Projesi. Bu kitap çok enteresan bilgiler veriyor, ağzım açık kaldı desem yeridir.....
Yarında İstanbul'un Efendisi tiyatro oyununa gidiyoruz Ümraniye sahnesine... :)
Eşim arkadaşını aramış ve öğlen seansında izleyeceğiz... Bu oyuna gitmeyi çok istiyordum, başka bir yazımda bahsetmiştim, evren duymuştu sesimizi... :))))))
Yoğun bir haftasonu bekliyor bizi ama keyifli.
Sizede keyifli bir haftasonu diliyorum....

İyi akşamlar... :))

NOT: Az kalsın unutuyordum; Maya'nın kitaplaşalım mı? etkinliğinde eşleşdiğim arakdaşla irtibata geçtik, yakında kargolarımız gelir, gider diye düşünüyorum. Maya'cım tekrar teşekkürler canım...

Damdaki Kemancı Fiddler on the Roof Filmi

Filmin en sevilen ve özdeşen müziği burdan dinleyebilirsiniz.. :)


Filmin yapım yılı 1971, süresi 182 dakika.

Uzun zamandır izlemek istiyordum bu filmi. Türkiye versiyonunu izlemiştim ama yabancı olanı izlememiştim. Eşimin arşivinde duruyor, bana göz kırpıyordu.Bende çarşamba gecesi izlemeye karar verdim. İyi ki izlemişim.
 Rus Çarlık zamanında Yahudilere yapılanlar, azınlık olarak birlikte yaşadıkları iyi günler, kötü günler müzikal eşliğinde perdeye aktarılmış. Sütçülük ile geçinen bir aile, 5 kız, erkek evlat özlemi, bir babanın kızlarına desteği, arasında ki ilişki, aile ve komşuluk bağları güzel anlatılmış bir film. Eğer Elvada Rumeli dizisini izlemiş ve sevmişseniz bu filmide seversiniz. :)





 8.3/10 IMDB Puanı: 7.8
En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere Sekiz Akademi Ödülü adayı olan filmde aynı zamanda "If I Were A Rich Man", "Matchmaker", ve "Sunrise, Sunset" gibi klasik şarkılar var. Damdaki Kemancı, evrensel bir umut, aşk ve kabullenme hikayesi. Çarlık Rusya'sında bir yahudi köyünde yaşayan fakir yahudi sütçü Tevye'nin dramı.
Damdaki Kemancı adı çoğu kişinin kulağına tanıdık gelen bir isim. Çarlık Rusya'sında yaşayan fakir bir sütçü ve onun 5 kızının hikayesini anlatan yapım uzun süre tiyatrolarda sahnelenmiş bir müzikal. Fiddler on the Roof da bu efsanevi müzikalin sinema uyarlaması. Yönetmenliğini Norman Jewison'un yaptığı film eserin başarılı bir uyarlaması. Başta Topol ve Leonard Frey olmak üzere oyuncu kadrosundakilerin yüksek performansları seyir zevkini yüksek kılan etmenlerin başlıcası. Ayrıca artık klasik statüsüne erişmiş "If I Were A Rich Man", "Matchmaker", ve "Sunrise, Sunset" parçalarının filmdeki yorumları da filmden aldığınız lezzeti artırıyor. Oscar ödüllü görüntüler de filmin keyif artırıcı etmenlerinden biri. Kısacası seyir zevki yüksek, eğlenceli bir müzikal.

25.4.12

Moda'da çay,simit, ayran keyfi ve deli hallerimiz.. :)

Dikkat dikkat lütfen ayarlarınızla oynamayın bu haller bizim deli yanımızın halleriii. :))))))))
Simitlerimizi aldık, çay bahçesine çıktık, bol fotoğraflı bir gün geçirdik.
Bizden kareler..... :)

































24.4.12

Kuzenin doğum günü, ...keyifli bir günün ardından. :)

 Pazar günü Thyke ve diğer okuma grupları Sabah Gazetesi ekindeydi. Burdan bakabilirsiniz, tıklayınız.:)


23.Nisan kuzenimin Müge'min doğum günü. Bu yıl süpriz yapalım dedik ama eşi süpriz yapacağımızı anlamadığından söylemiş geleceğimizi. Bu arada kuzenimin eşi ile benim eşim kuzen. Biz onların nişanında tanıştık. :))) Tanışma olayımız süperdi, anlatırım birara.
Kardeşimle eşi vedeeeeeee Toprak Cem'imiz de geldi. Nasıl özlemiştim yeğenimi, anasını babasını da özlüyorum ama yeğenimi bir başka valla. :))
Gittik, pastamızı kestik, yeni yaşını kutladık eve geldik. :) Kuzenim sıkı bir hayvan severdir. Örneğin aldığı yeşilliklerin içinden solucan yada başka bir canlı çıktı, öldürmez, yeşillik bir alana bırakır. Seviyorum bu huylarını, kendisini de seviyorum canımmm :))
Kedileri başka bir sevdiğinden ve kedisi de olduğundan "Mırname" adlı büyüklere şiir kitabını aldım. Çok sevindi. Bol bol da fotoğraf çekildik, ekleyeceğim onlarıda. Bugünde eşimle Moda'ya yürüdük, simitlerimizi aldık, Moda Çay bahçesine gittik. Ben ayran kendisi çay istedi. Açık havada keyif yapmanın keyfi başka, hele Kadıköy daha da bir başka. Yine bol bol fotoğraf çekildik bu sefer biraz komik fotolar  çıktı ama keyifli bir gündü.
Annem kan vermiş, değerleri yüksek çıkmış, perşembe günü kemoterapi alacak, son bu. İnşallah tomografide de sonuçlar temiz çıkarda anacığım ve biz rahatlarız... :( Buna da şükür gerçi.
Hadi biraz da fotoğrafları ekleyeyim değil mi.. :)

canlarım benim sizi çook seviyorummm :)


kuzenler ve ilaveler bir arada heheh :)

canımm tekrardan nice sağlıklı yıllara..






NOT:  Radyo Voyage ve TRT Fm harika müzikler çalıyor, haberiniz ola. İyi akşamlar.