Akra'da Bulunan Elyazması / Paulo Coelho

Yazar:Paulo Coelho
Çevirmen:Emrah İnce

Sayfa Sayısı: 152
Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları
 Bu sefer yazar roman tarzının dışına çıkmış. Daha çok yol ile ilgili yazılmış bir kitap. Bir kaç saatte biten ama altı çizilen cümlenin bolcana olduğu bir kitap.
yazarın anlatım dilini ve seçtiği konuları seviyorum. Bunda parapsikolojiyle de ilgilenmem etkili oluyor sanırım.
 Kitapta anlatıcı Kıpti'dir. Biraz araştırdım ve aşağıda ki yazıyı buldum.
Ben sevdim kitabı.


KIPTİLER

Kıptîler veya Koptlar, Yunanca:αιγυπτος - Arapça:اقباط / Mısır'ın eski halkıdır. İskender'in Mısır'ı alması ve İskenderiye şehrini kurması ile beraber Helenistik bir kültür ile etkileşime geçmişlerdir. Kopt dili veya Kıptice'nin yazımında Yunan harfleri kullanılır.
Roma devrinde ağır vergiler altında ezilen Kıpti halkı, M.S. 46'da Mark'ın Mısır'a gelmesi ile Hristiyanlıga geçerler. Bu sefer de Romalılar din baskısı yapmaya başlar, ta ki Bizans dönemine kadar. Konstantinos Hıristiyanlığı serbest bırakınca biraz rahatlarlar. 416'da yapılan 4. Ekümenik Konsülünde Hıristiyan temel meseleleri hakkında anlaşmazlık çıkar ve Hıristiyan cemaatinden dışlanırlar. Kendi inanışlarına göre İsa'nın ilahi ve insani yanları birdir hic ayrılmamıştır.

Katolikler, Kıptilerin sapkınlıga düştügünü söylerler ve devlet dinini hristiyanlık olarak benimseyen Bizans'tan baskı görürler. O kadar baskı görürler ki Araplar saldırdıgı zaman Bizanslılar'a yardım etmezler. Araplar geldigi zaman bir 3 yüzyıl rahat ve huzura kavuşurlar. Haçlı seferleri başladıgı zaman Araplardan zulüm görmeye, haçlılardan da sapkın oldukları ileri sürülerek kıyım görmeye başlarlar.

Osmanlı zamanında kendi hallerine bırakılıp sadece vergileri fazla tutulur. Kavalalı Mehmet Ali Paşa zamanında devlette yüksek kademelere kadar çıkarlar. İngiliz egemenligi altında başkaldırıya destek olurlar.

Şu anda, Mısır'da 7 milyon civârında Kıptî vardır.



Arka Kapak

Düşman onlardan çok daha üstün, ertesi sabah saldırıya geçecekti.

Halkın çoğunluğu, yenileceklerini bildiği halde, şehirde kalmayı seçti.

O akşam, her yaştan kadınlı erkekli bir grup, Kıpti dedikleri Yunanlı'yı dinlemek için meydanda toplandı.

Kıpti, hiçbir dine mensup değildi; sadece bütün duyduklarını, yarına aktarabilmek için aklında tutmuştu.

Kıpti, yalnızca içinde bulunduğu âna ve Moira denen varlığa inanırdı.

Yarından itibaren şu anda ahenk olarak gördüğümüz şey ahenksizliğe dönüşecek. Mutluluğun yerini matem alacak," dedi Kıpti.

"Şehrimizi talan edebilirler, ama burada öğrendiklerimizi silemezler. İşte bu yüzden ilmimizin surlarımız, evlerimiz ve sokaklarımızla aynı kaderi paylaşmasına izin veremeyiz… Peki ilim derken neyi kastediyorum?

İlimle, gündelik yaşamın karşımıza çıkardığı zorlukların üstesinden gelerek hayatta kalmamızı sağlayan şeyi kastediyorum.

Yarın bize neler olacağını kimse bilemez... Çünkü her günün iyisi ve kötüsü aynı gün içinde olup biter. Öyleyse dışarıdaki askerleri ve içinizdeki korkuyu unutun...

Bizler şimdi, gündelik yaşamımızdan, yüzleşmek zorunda kaldığımız güçlüklerden bahsedeceğiz," dedi Kıpti.

Ve sevgiyi, kaybı, yenilgiyi, yalnızlığı sordular ona. Korkuyu, sadakati, cinselliği, geleceği ve kaderi; ona kendilerini nasıl bulacaklarını sordular. Hayatın içinden gelen, cevapları binyıllar boyu değişmeden kalan soruları sordular ona.

Düşmanları beklerken, halk bir meydanda toplandı ve sordu.

Ve Kıpti, onlara cevap verdi.

Yorumlar

  1. okumakla ertelemek arasında kaldığım bir kitap ..
    bakalım belki okurum, paylaşım için teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim Gonca'cım. :) Ara kitap olarak okunabilir. :)

      Sil
  2. Yazarı çok severim bir çok kitabını da okudum. Okucam bu kitabınıda Gülşah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende çok severimmmmm Aslı :)
      Keyifli okumalar.

      Sil

Yorum Gönder