27.7.14

İyi Bayramlar...

Hemen hemen tüm evlerde bayram temizliği var. Bugün bizde yaptık temizliğimizi,; süpürdük, sildik, tozlar alındı, örtüler değişti... Ütüler yapıldı. Yarına hazırız. Bize gelen bi kardeşim oluyor bayramlaşmaya; onlarla da bi bayram biz gidiyoruz bi bayram onlar geliyor. Anlayacağınız öyle kapımız hurralı bir şekilde çalınmayacak.

Hatırlıyorum da ben bekarkene :)))) annemle bir hafta önceden bayram temizliğine başlardık. İstersem yardım etmeyeyim, klasik anne söylenmeleriii....... Annemin yükseklik korkusu olduğundan camları ben silerken annem de kapıları silerdi. Koltuklar, halı silinir, vitrin dökülür tozu alınır tekrar yerleştirilir. Bu sebeptendir ki toz almaktan nefret ederim ama mecbur alıyorum....

Ve sonrasında babaannem kimin evindeyse ona gidilirdi. Hemen hemen herkesle orda görüşüldüğünden kısa süredi bayram gezmeleri. Sonra anne tarafı gezilirdi. Bana ve kardeşime hep garip gelirdi ve sonrasında da sorguladık zaten;" neden normal günde görüşmediğimiz akrabalarımızla sırf bayram diye gidiyoruz?" derdik. Annem de ayıp büyük onlar bayramda ziyaret edilir gibi şeyler derdi.
Hala aynı düşüncedeyim ve artık sadece düğünde, cenazede gördüğüm akrabalarımla, eş-dostla sırf bayram diye görüşmüyorum. Saçma geliyor bana çünkü.
Aklıma eski anılar geldi işte................... Neyse......

Kızımla ilk bayramımız yarın. İlk bayramlığını aldık Umay'ımıza. Saklamayı düşünüyorum kendisine. 

Böyle işte blogcanlar. 

Hepinize iyi bayramlar. Kapılarımızın dostlar, aileler tarafından çalındığı......

21.7.14

Kızçe, ben ve tembelliğim. :)))

Yapılacak işler var ama bende bir tembellik sormayın gitsin. Havaların sıcak olması çok etkiliyor beni, birde malum devamlı emzirme modunda olduğumdan :))

Biraz da bu aralar bi gariplik var üzerimde. Hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden, hep uyumak istiyorum....
Oysaki geçen haftadan kafamda plan yapmıştım; pazartesi kızın odasının camı silinecek, perdeleri yıkanacak, ondan sonraki gün mutfak dolaplarını silerim diye.... ama nerdeeeee, kız uyuyunca bende ufaktan bir kestirme yapıyorum. Geceleri kitap okumalarım devam ama.....
Kız demişken bizim kız artık heryere daha bir dikkatli bakıyor, etrafını inceliyor ve daha fazla tepki veriyor. Artık kucağıma bile anca sığıyor. Emzirirken düşünüyorum da ne kadar minnaktı ve şimdi nasıl da hızlı büyüyor.
Daha önce de yazmıştım artık bizim kızçe gündüzleri uzuuun uykulara dalmıyor. Genelde saat başı uyanıyor ve emip tekrar yatıyor.
EE tabi sabahları da biraz geç uyanıyor. Bizde hep beraber uyuyoruz :)

Harekete geçmek gerek değil mi?! en iyisi kendimi motive edeyim ve harekete geçeyim. Nerde hareket orda bereket demiş büyükler.

Sizden naber buarada? 

20.7.14

Bizden kısa kısa....






Herkese iyi pazarlar.

Dünden beri öyle güzel yağmur yağıyor ki; gök gürültüsü ve yağmur sesi birbirine karıştı dün sabah. Umay'ı da pencereden baktırdık ve öyle dikkatli bakıyordu ki yağmura... sanırım ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. :) Artık 4,5 aylık olduk biz ve farkındalığımız iyicene arttı. Uyku düzenimiz de değişti.  Ama iyi huyluluğu devam ediyor tatlımın....

................... Hepimizin bildiği gibi günlerdir yüreğimiz kan ağlıyor, Gazze'de ki katliam yüzünden. Facebook'da devamlı " İsrail ürünleri kullanmayın" diye yazılar paylaşıyorlar. Kusura bakmayın ama bana garip geliyor böyle şeyler. Şimdi savaş var almayın ee sonra savaş bitince ne olacak kullanmaya devam edicez. Ayrıca ülkemiz birçok şeyi ihracat ediyor ve genelde çoğunluğu da İsrail'den..... içimden yüreğimden geçenleri bi bilseniz, aklıma geldikçe görüntüler yüreğim daralıyor. Haberlere bakamıyorum bile ama bakmak, haberdar olmak istiyorum......
Şuan elimden dua etmek geliyor .... İnşallah en kısa zamanda bu vahşet durur.
..................................
Bu arada "Sunay Akın/ Geyikli Park" kitabını bitirdim.  Okurken sanki anlatıyormuş gibi geldi. Öyle güzel anlatmış ve bağlamış ki konuları.... Özellikle düzyazı konusunda çok başarılı bir yazar bence Sunay Akın. Kitapta herşeyden var; gezi park olayını da es geçmemiş yazar. Bir solukta okunacak kitaplardan.


Bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin.  Transcendence/Evrim filmi hem oyuncuları hem konusu ile muhteşemdi. Özellikle nano teknolojinin hangi boyuta varabileceğini anlatan iyi bir filmdi.

Bizden kısa kısa haberler vermek istedim. 

14.7.14

Meleğin Çürüyüşü / Yukio Mişima

Serinin son kitabı Meleğin Çürüyüşü / Yukio Mişima bitmiştir. Aslında anlatım dilinin sadeliği ile çabuk biten bir seri ama malumunuz 4 aylık tatlı kız annesi olarak okumam bir haftayı buldu. Bazen kitabımı birkaç gün elime alamadığım oluyor. Aslında geceleri aynı saatte yatıyor ve bize de zaman kalıyor. Bizde ya balkonda oluyoruz, ya film izliyoruz. Yazın balkonun tadını çıkartmak gerek.
Neyse, ben bu seriye bittim diyebilirim.
Yazarı ilk Dalgaların Sesi kitabı ile tanıdım ve hayal gücüne, betimlemesine hayran kalmıştım. Sonra biraz araştırdım ve bayağı ünlü bir yazarmış kendisi.
Kitaplarında gelenekçi yapısının izlerine rastlarken Japonya'nın, Tokyo'nun nasıl batılılaştığına da tanıklık ediyorsunuz.
Mişima; genç ölmekten yana olduğundan Bereket Denizi serisini tamamladıktan sonra 1970'lerde sanırım intihar ederek yaşamına son veriyor.
Biyografisini okurken düşündüm de; nasıl bir duygudur genç ölmek istediğine karar vermek ve bunu gerçekleştirmek. Hele de böyle bir iyi yazarsanız. Zordur sanırım......

Kitaba gelirsek eğer her bir kitapta anlatılanlar ve kişi analizleri çok iyiydi. Özellikle her karakterinin özelliklerini anlatırken sanki sizde ordaymışsınız ve o duyguyu yaşıyormuşsunuz gibi oluyor.
Özellikle bu seride yazar; dini ritüllere, inanışlara ve yaşam biçimlerine değinmiş karakterlerimizin. Okurken düşünüyorsunuz sorguluyorsunuz duygularınızı.
Çok fazla detay yazmayacağım çünkü iyi bir yazar ve iyi seri; okuyun derim.

Kitap Özeti: "Meleğin Çürüyüşü" ile birlikte "Yukio Mişima"nın dünyaca ünlü "Bereket Denizi" dörtlemesi tamamlanıyor. Japonya'nın yirminci yüzyıl deneyiminin bir özeti olarak nitelenen dörtlemenin, eleştirmenler, bir epik, toplumsal bir belge, bir sızlanma, bir ağıt olduğu kanısındalar. "Bahar Karları"ndaki genç öğrenci, "Kaçak Atlar"ın saygın hakimi, "Şafak Tapınağı"ndaki filozof Honda, son roman olan "Meleğin Çürüyüşü"nde 1960'lı yıllarda yaşamının sonuna yaklaşmış yaşlı ve zengin bir adamdır. Dörtlemeyi noktalayan son sahnede Honda, Geşu Tapınağına tırmanırken "Bereket Denizi" dörtlemesi de son eğretilemesel anlatımını bulur: Yalnızca Honda'nın ölümünü değil Mişima'nın kendisinin intiharını haber veren çırılçıplak güneş ışığı seli bir boşluğu aydınlatmaktadır. Bütün düşüncelerini, duygularını bu dörtlemeye aktardıktan sonra kendini bomboş hissettiğini dostlarına söyleyen Mişima, dörtlünün son sözcüğünü yazdığı 25 Kasım 1970 sabahı intihar etmişti.



Not: Can Yayınları'nın çevirileri hep mi kötü ve eksik olur. En iyi çevirileri bence YapıKredi Yayınları ve İş Bankası Yayınları yapıyor. Kitapta oldukça hata vardı.....



10.7.14

Bugün günlerden Ali İSmail Korkmaz....

Bugün günlerden Ali İsmail Korkmaz.....
Ne yazıkdır ki tek başına olan bir gence saldırıp, öldüresiye dövenler de insan....
Ve ben insanlığımdan utanıyorum. 
Aklım almıyor; nasıl bir hırs, öfkedir ki karşında ki insanı, canlıyı öldüresiye döversin hatta öldürürsün.....

Allah anasına babasına ailesine sabırrrr versinnnn.
Biz daha tanımadan kahroluyorsak ailesini düşünemiyorummmmm...
Umarımmmm umarımmm katilleri cezasını çeker.




 

















8.7.14

Kitap, biz, film, gezi...

Son yazımdan buyana nerdeyse iki hafta geçmiş. Ve ben bu arada " bloga yazı yazmak istiyorum"la geçirdim bazı zamanları.
Ama ya biz dışardaydık, ya gelen oldu yada bizim kızla zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.
Ki Umay iyi huylu bebek olmasına rağmen evdeki koşturmacalardan; yatağa girdiğimde yorulduğumu anlıyorum.
Geçen hafta 4.ay karma aşılarınının 2.oldu. Çok şükür ki ateş yapmadı ve gece uyudu. Gerçi ateş olmadı ama huysuz ve huzursuzdu.
Birde demir ilacına başlamıştık ki o da kendisini huzursuz etti. Hiç keyfi yok gibi devamlı durgunlaştı. Bende birkaç gündür bırakmıştım ki bugün ki doktor muayenemizde sorduğumuz da doktorumuza " ara vererek kullanmamız gerekiyor." dedi. Bakalım bizde o şekilde yapıcaz. İnternette eşim araştırma yapmış ve genelde ek gıdaya geçtikten sonra vermiş bazı dr.lar kan ilacını. 
İnsanın aklı karışıyor valla...  Bizde kendi dr.muzu dinleyeceğiz. :)
Onun dışında Umay 4.aylık oldu. Artık uyku aralıkları değişti. Bir değişmeyen gece uyumaları oldu. Onun dışın da artık gündüzleri 3-4 saat uyumuyor. 
Ana kucağında oturduğunda kendini dikeltiyor ve kalkmak istiyor. Kendi dilinde konuşmalara devam :) Öyle hızlı büyüyor ve gelişiyor ki baktıkça nasıl bir mucizedir doğum ve büyümek, gelişmek diyorum kendime.

28/06/2014 Cumartesi günü evliliğimizin 5.yılını doldurduk. Ne çok şey sığdırdık evliliğimize. Sıkıntılarımız da oldu, keyifli zamanlarımızda ama birbirimizin elini hiç bırakmadık ve hep elele, yanyana yürüdük/yürüyoruz.
Birbirimizden o kadar keyif alıyoruz ki hem arkadaş, hem dost, hem sevgili, hem karı-kocayız yaşamımızda.
Ruhen de anlaşan bir çiftiz inşallah kızımızda bizim gibi keyif alacağı biri ile birlikte olur.
Biz bu arada evlilik yıldönümümüz de Bursa'ya gittik. Arkadaşlar davet etti ve çok keyifli 3 gün geçirdik.
Valla orda iskender yiyince dedim ki;
--- Orda yediği iskenderse, burda yediğim ne? Burda yediğim iskenderse orda yediğim ne? :)
O kadar güzeldi iskender.
Biliyor musunuz Bursa'da iskender denilmiyor; et kebap deniyor ve bu şekilde isim hakkı alınmış. Biz  http://kebapcitamer.com/ burda yedik ve enfesti. Yolunuz düşerse muhakkak Tamer Bey'in yerinde yiyin derim. Birde kendilerine özel tatlısı var ki anlatamam. Yemeniz lazım....
Malum fotoğraf kotam dolduğundan ekleme yapamıyorum.
Eşcağzım bakacak bu soruna. :)))

Bu arada birçok film de izledik. İçlerinden en çok mutlaka ama mutlaka izlemelisiniz diyeceğim film;



bu film. :)
 Hem konusu hem işleyiş biçimi hemde film müzikleri bir harika.  Seçimlerimizi, sonuçlarını ve yaşama dair iyi kareler var.
Konusunu yazmıyorum izleyecek olanlarınız olabilir.

Kitaplardan da Mişima'nın Bereket Denizi serisinin 3.kitabı olan Şafak Tapınağını bitirdim.
Bu kitapta yazar daha çok birey psikolojisine ve ruhaniyete, dini ritüllere değinmiş. Beğendiğim bir seri oldu.

Şafak Tapınağı


Şimdi ise Meleğin Çürüyüşü'nü( serinin son kitabını) okuyorum. Bu ara daha çok film izliyoruz, malum okullar tatil olunca eşcağzımda evde olunca. :)))

Bizden böyle.... :)

İyi geceler....