25.2.14

Bizim kızın gelmeye niyeti yok :)))) 39+2 haftalık olduk bizzzzz :)

Veeee doğuma 4 gün kaldı. Ama bizim kızın gelmeye niyeti yok. :) Keyfi yerinde. Bugün haftalık NST kontrolümüz vardı. Sancılarım başlamadığından doktor "pazar gününe" kadar bekleyelim yoksa pazartesi gelin suni sancı ile doğumu başlatalım dedi.
Daha önce paylaşmıştım sizinle; fazla ve uzun yürüyüşler yaptığımdan doktor istirahat etmemi söylemişti.
Bugün de dedi ki; bol bol yürüyüş yap ki bebiş gelsin dedi. :))))
Çünkü normal doğum istiyorummmmmm hemde çok. Ve doktorumda bu konuda bana güvendiğini söyledi. Çünkü ağrı eşiğim yüksek. Gebe kalmadan önce de düşündüğümde öyle hemen ağrıda sızıda sızlanan biri, ilaç alan biri değilimdir. Dayanıklıyımdır. Birde doğumumun  doğa ya uygun olmasını istiyorum. 
Her anını yaşamak istiyorum. Gerçi şanslı gebelerdenim. Hamileliğimin ilk 3 ayı dışında harika geçirdim. Son günlerim olmasına rağmen; hiç ağır gelmiyor. Bir çok arkadaşım son aylarında, "doğsada rahatlasam, uyuyamıyorum v.b..." yakınmalarda bulunurlardı. Bende bunların hiçbiri olmadı.
Hatta en kaliteli uykumu gebelikte geçirdim diyebilirim.
Bıraksalar dağ bayır gezebilirim. O kadar kendimi enerjik hissediyorum.

Bu tatlı, heyecanlı bekleyişin dışında; Bülbülü Öldürmek/ Harper Lee kitabını bitirdim.


Kitabın konusu yabancı olduğumuz konular değil. Ama yazarın anlatım dili, olaylara yaklaşımı ve çocuğun gözünden aktarımı çok iyiydi. 
Kitabı okurken aklımdan Yeşil Yol ve Duyguların Rengi filmleri geçti. Hala da ırkçılığın olduğunu düşünürsek, içimin cız etmemesi mümkün değildi. Birde kitapta; babanın çocuklarına hayata dair verdiği mesajlar, dersler çok iyiydi. Devamlı nasihat vermektense davranışları ve yaşam biçimi ile örnek bir baba olması ne kadar güzeldi.
Bence benim gibi daha okumayanlardansanız bu kitabı muhakkak okuyun. 

Bizde artık bekleyiş durumları var. 4 gün sonra nasipse kızımız hayatımıza merhaba diyecek. O yüzden bu ara okumalarım ve film izlemelerim yavaşladı.
Böyle işte.... Yeni ve güzel haberlerle görüşmek üzere. :)



10.2.14

37.Haftaya başladık... Geri sayım da başladı bizde :))

Herkese selam. İyi haftalarınız olsun.
Biz artık gebelikte geri saymaya başladık. Çünkü bebek heran gelebilirmiş. Tabi bizim tek temmenimiz zamanında, 40.haftayı tamamladığında gelmesi ama belli de olmaz tabi.
Geçen hafta rutin kontrole gittiğimizde doktorumuzla konuşurken; kendisine 3-5 saat yürüdüğümü söyledim. Şaşırdı tabi. "Yorulmuyor musun?" dedi. Bendeee yooo bıraksalar daha çok yürürüm dedim. :)
O zaman dedi bu hafta olan muayeneyi o hafta yaptı ve beni NST'ye bağladı.
 Normalde 20-30 olması gereken sancılar bende 60 çıktı. 
Veeee doktor yarın ki kontrole kadar yürüyüşü yasakladı..... Çünkü dedi; bebeğin pozisyonu da uygun ve böyle yürümeye devam edersen heran kızımız merhaba diyebilir Gülşah'cım.
Beni görseniz.... Aman dedim Figen Hn. yürümem. Yeterki zamanın da gelsin. Çünkü doktorumuzun demesi 37. haftaya kadar gelmemesi gerektiği. Artık haftalık olan NST cihazına bağlanma durumumuz başladı. Bu haftaki kontrol günümüz yarın. Bakalım neler diyecek doktor. 
Aaa birde tabi bizim ilk çocuğumuz olacağı için bazı konular da tecrübesiziz. Benim geçtiğimiz haftalar da kasıklarım da ağrılarım oluyordu ara ara. Özellikle sabaha karşı. Konuştuğum kişiler hep; tuvaletin vardır çocuk da baskı yapıyordur dediler. Bende yok canım, tuvaletim gelse bilirim diyordum ama ısrarla aynı yorumu yapıyorlardı.
Meğersem doktora sordum, onlar öncü sancılarmış. Dikkatli olmamı ve takip etmemi söyledi.
Eşimle 15 tatilin başladığı hafta hastane çantamızı hazırlamıştık. İyi ki hazırlamışız. Çok şükür herşeyimiz tamam. 
Birde annemi bekliyoruz, inşallah bu hafta gelecek. 
Bizde böyle artık sokak bana yasak doğum zamanına kadar. Bende evde takılıyorum. :))) Güzel havaların tadını camdan içeri vuran ılık havayla çıkartıyorum.




Film izlemelere devam bizde. Bu filmlerin dışında; AÇLIK OYUNLARI2, MONSTER ACADEMY, ÇILGIN HIRSIZLAR2 yi de izledik.
Blue Jasmine'in konusu öyle özel değil. Ama oyunculukları ve aktarım iyiydi. Konusu da; Jasmine'nin kocası zengindir ama bu zenginlik hep kaçakcılıkla elde edilmiştir. Aynı zamanda karısını hep arkadaşları ile aldatmaktadır. Karısı birgün herşeyi öğrenir ve kocasını FBI'a şikayet eder. Adam hapse girer, intihar eder. Jasmine'nin hayatı anlatılır bundan sonra....
 Kaptan Phillips'de gerçek hayattan alınan bir filmdir. Somali'li deniz korsanlarının Amerikalı bir yardım yük gemisinin kaptanını kaçırılmasını film yapmışlar.
Ana tema aynı tabi; Amerika'ya bulaşma yoksa sonun kötü olur......
Eşimle konuşurken dedik ki; bizde de böyle olaylar oluyor. Hatta deprem ülkesiyiz, neler atlatıyoruz ama hiçbir film yapımcısı bunu sinemaya uyarlamıyor. Sonuçta Van'a yapılan yardımlar, Kocaeli depremi... Bizde de uçak ve gemi kaçırma olayları oluyor.
Biz anca zenginkız- fakir oğlan filmi yapalım çoğunlukla.......
Bu kitabı geçen sene bloglar arası kitaplaşma etkinliğinde Merve yollamıştı. Okumak bu seneye kısmet oldu. 
Bu kitapta ki anlatılanlar da gerçek hikayeden alınmış. 

Konusu: Pablo Escobar,uzun yıllar Kolombiya halkını haraca bağlamış,ünlü bir uyuşturucu kaçakçısıdır.Her şeyin bir sonu olduğu gibi onun da sonu gelmiştir ve teslim olmak zorundadır.Teslim olma zorunluluğu biraz da diğer kartellerden kurtulmak içindir.Fakat direk teslim olursa cezası oldukça ağır olacaktır, pazarlık yapmak için elinde koz bulunmalıdır.Bu amaçla çoğunluğu gazetecilerden oluşan 9 kişiyi kaçırır.Marquez bu romana gazeteci kişiliğini de katarak,Pablo Escobar’ın kaçırdığı bu 9 kişinin öyküsünü,pazarlık sürecini ve sürece yakından tanıklık edenlerin duygularını aktarıyor.
Ve tabiki kaçırılan gazetecilerin psikolojileri, aileleri......


Birçok kişinin okuduğu kitaba başladım bende bu sene; Bülbülü Öldürmek.
Şimdilik fena gitmiyor. Anlatım dili yalın ve sade. Sayfalar nasıl akıyor anlamıyorum.

Bizde böyleeeee.
Herkese iyi haftalar. Okullar da açıldı. Öğretmenlerimize de ikinci yarıyılda başarılar.
Eşcağzım sana da başarılar. :)