31.12.15

Okunacak kitaplar listesi......

Aslında aklımda güzel şeyler vardı hatta burdan da yazayım diye düşünüyordum ki......
Her hafta takip ettiğim bir program var, Trt1 de yayınlanan Gündem Ötesi/Pelin Çift.
Bugün ki konusu da "2016 Kehanetleri ve savaşlar, oyunlar"....
Konuklar da sağlam. Öyle şeyler söylüyorlar ki içim daraldı,  çocuklarımız geldi aklıma. Nasıl bir dünya bırakıyoruz....
Mesela daha öncede bu konuya benzer işlemişlerdi ;ileride su savaşları olacak, para oyunları oluyor vb... Devamlı olarak savaşlar olacak ama savaş denildiğinde aklınıza silahlı saldırı olarak düşünmeyin. Düşünce gücü ile olan savaşlar,  bize biz fark etmeden reklamlarla, filmlerle dayatılanlar.... Dinledikçe hiç hoş gelmiyor kulağa ama uzak da değil....
.......
........
..........................
Yeni yılla inşallah savaşlar azalır....

..........
.....................

Ben sizinle aslında 2016 da okuyacağım kitapların fotoğrafını paylaşacaktım. Ki aşağıda paylaştım sizinle.... 2015 de aldığım kitaplardan 42 tanesini okumuşum,  hedefim 50 idi.
Artık kalan kitaplarımı bitirip, yenilerini eklemeliyim. Alınacak kitaplar listem kabarık. Hele bide takip ettiğim bloglarda kitap listeleri paylaşılınca not ettiklerim de çoğaldı. 
Mesela okunacaklar kitaplar listeme bakınca;  mesela ben hiç Selim İleri,  Ayfer Tunç ve Oya Baydar okumamışım. Kalemi kuvvetli yazarlar diye düşünüyorum çünkü söyleşilerini okuyorum.
...........
Aslında yerli ve yabancı çok isim var böyle. Nasıl yetişicem bilemiyorum... Bide dünyanın gidişatını düşününce... Offff ya valla içim daralıyor.....

Bugünün en güzel yanı doğanın mucizesi olan kar yağdı. Açtık perdeleri izledik Umay'la. Tabi kızım çok şaşırdı havadan bir şeylerin yağmasına.
.......

Hadi ben kaçayım da programı izleyeyim önemli şeyler konuşuluyor..... Kaçırmayayım.

İyi geceler blog.

30.12.15

İskender Pala/ Bülbülün Kırk Şarkısı ve ev hallleri :)

Veee yeni bir yıla başlamaya günler kaldı. Kar yağacağmış diyorlar, ben uzun zamandır haber seyretmediğimden, duyduğumu yazıyorum. Ve evet yağsın bizde camdan izleyelim o doğanın mucizesini...

Bu sene bloğumda yıl sonu değerlendirmesi için yazmaya takatim yok. Gündüz Umay'la geçtiğinden , bu sattler de yazı yazmaya oturduğumdan herhalde..... İdare edin artık.
Ama diğer bloglardaki paylaşımları zevkle ve devamı notlar alarak okuyorum. Okunacak kitaplar listesi çoğaldı....
Geçtiğimiz hafta biraz yoğunda. Arkadaşımın oğlunun 1.yaş günü kutlaması vardı. Hava soğuk ve yağmurlu olduğundan kızı babası ile bırakıp ben tek gittim. Ne yalan söyleyeyim özlemişim gittiğim yerde oturup çayımı içmeyi... :)
 Artık ne güzel şeyler yapılıyor doğum günü kutlamalarında; gelenlere hediyeler, süslü süslü pastalar ve konsept belirleme... Herşey öyle güzeldi ki Nilgün'cüm tekrardan ailenizin bir tanesinin 1.yaş günü kutlu olsun.

Pazar günü de eşimin kuzenine kahvaltıya gittik, akşam üstüne kadar çay kahve muhabbetin belini kırdık.
Eee haftaya da başladık.... bu yılbaşı tüm aile bizim evde toplanıyoruz, yarın akşamdan itibaren bende bir hazırlık koşturmacası olacak. Bu gecden postu yazayım dedim. :)
 Bugün ki ev halimiz; çayımızı kahvemizi kzımızın elinden içtik :) hele hazırlarken sanki gerçekmiş gibi sesler çıkartmıyor mu? beni mest ediyor vallahi.
Çocuklar kesinlikle evin neşesi.
 E tabi akşamda olsa gece de olsa kahvesiz olmaz diyen bir tipimdir. Saat fark etmez, günde en az bir tane Türk Kahvesi içmeyelim.
 Bu kare de yine bugünden, sabah çayı içemediysem bende kız uyuduğunda içerim kardeeeşiiiimmm diye patlatayım olayı bende. Dinelenebildiğim, oturabildiğim saatler Umay uyuduğunda oluyor çünkü.....
Yeni bir kitaba başladım yılın son günlerinde. Yazarın ilk defa bir kiabını okuyorum ama nette biraz bakındım bir iki kitabı var. Detaylı yazıyı sonraki yazıda anlatırım dostlar.
Kitap adı Bir Derya Öyküsü Adalı/Funda Kalaycıoğlu'na ait tarihi bir roman diyeyim şimdilik.

Veee Bülbülün Kırk Şarkısı Hz. Muhammed/ İskender Pala kitabım bitti.
Daha önce Peygamger Efendimizin ( S.A.V.) hayatını Nezihe Araz'ın kaleminden okumuştum. Nezihe Hanım özellikle kitabını yazarken Peygamberimizin geçtiği yolları kendisi de yürüyerek geçirmiş ve kitabını yazmıştır.Daha detaylı anlatmıştı o kitapta. Şimdi baskısı var mı bilmiyorum? Ben ikinci el olarak almıştım hemde tesadüf eseri.. hoş tesadüf yoktur ama neyse konuyu dağıtmayayım...
Bu kitapta ise bazı şeyler bir kaç cümle ile geçmiş olsa da genel olarak çook beğendim kitabı. Zaten yazarın anlatım dilini, konuları hikayelendirmesini severek okuyorum.
Yazar bu kitabında da Doğumundan öncesi, doğumu, peygamberliği, Hicreti yaşadıklarını onu seven bir bülbülün ağzından aktarıyor.
Kitap ta sevdiğim bir teknikte oldukça edebi yazılan bu roman, tarihlere göre bölümlere ayrılmıştır. Her bir bölüm Sahabe'den bir kişiye atfedilir ve kişi anlatılır. Yer yer gözleriniz dolarak okuyacağınız kitap harika bir dille akıcı bir şekilde yazılmış.
Eğer Hz.Muhammed'in ( S.A.V.) hayatı le ilgili okumak için bir başlangış yapmak isterseniz kesinlikle bu kitapla başlayın. İsimleri veolayları hafızanızda tutmanız ve başka kitaplar okuduğunuz da idrakınız daha kolay olur, size yardımcı olur bu kitap.


İŞte böyle blog gece gece yazımı da yazdım, hadi bana müsade... uyuyayım diy mi sabah erkenden kalkan bir güzellik var evimiz de. :)
Herkese iyi geceler.






24.12.15

Yıl biterken yazısı....

Yine bir klasiğim olan biten bir yılın analizini yapayım dedim. Hazır gecenin de güzel sessizliği eşlikçimken. 😊
Bu yıl öyle hızlı geçti ki benim için. Önemli sebebi elbet canparem kızımla geçen vakitler.
Bir bebeğin büyüdüğüne şahit olmak o kadar keyifli ki. Bizim bildiğimiz, otomatiğe başladığımız davranışları onun büyük bir heyecanla, mutlulukla keşfetmesi, şaşırması ve mutlu olması… ve bir anne olarak beni  de buna şahit olmam… harika, tarifsiz bir duygu.
Her ayı farklı bir gelişme, büyüme ile yaşadık.
Tabi bu güzelliğin, keyfin yanında ara da daraldığım , bunaldığım zamanlarda oldu. Mesela hadi deyip sokağa çıkmayı özledim. Çünkü bizim için dışarı çıkmak demek yarım saate yakın hazırlık süresi demek. Umay'ın suyuydu, çantasıydı, kıyafetiydi derken biz hemen şipşak hazırlanıp çıkmak demek. 😊
Bu yıl daha az kitap okudum, bir kez sinemaya gittim ve tiyatroya hiç gidemedim. Seneye planlarım daha farklı…
Bu yıl bunların dışında çok rutin, sıradan ve evde geçti bizim için. Biliyorum ve farkındayım ki seneye daha güzel olacak çünkü Umay daha bilinçlendi, daha iyi anlıyor ve büyüyor.
Bu yıl aslında herkesi düşündüren, üzen olaylar beni de çok etkiledi. Ülkemiz de  olanlar,  komşu diyarlarda ki savaşlar, göçler uykularımı da etkiledi. Haber seyretmek istemiyor hatta dünyadan gitmek istediğim bile oluyor. Özellikle çocuklarımızın geleceği korkutuyor, endişelendiriyor beni…..
Yılbaşını evde kutlayan ve keyif lan tiplerdenimdir. 😊  sofrayı kurmayı hele birde sevdiklerimde varsa sofra da değmesin keyfime kimse. 😊  
Böyle işte. Aklıma bunlar geldi, gelmişken yazayım ilerde aklıma nolur bilmem en azından “söz uçar yazı kalır” sözünden yola çıkarak bloğuma yazayım dedim.
İyi geceler blog. 😊 

21.12.15

Kreutzer Sonat Tolstoy ve günlük...


Bu hafta hep ince kitaplar okudum, özlemişim birkaç saat içinde bir kitabı okuyup bitirmeyi....

Daha önceki yazımda yazmıştım birkaç yerde duyduğum bir kitaptı Kreutzer Sonat/ Tolstoy. 

 Kitap İsmini Bethovenin 9.Sonatından (Kroyçer Sonat)müziğinden alıyor. Ve tren yolculuğu sırasında, aynı vagonda bulunan yolcular arasında geçer. Rusya'nın sıkıntılı dönemlerinde geçer biraz da konu.
Biraz araştırma yaptımda, yazarın bu kitabı yazarken kendi evliliğinden de etkilendiği, çünkü yazarın karısından şüphelendiği, kıskandığı yazmaktadır.
Konu olarak da ahlak, evlilik ve yaşam üzerine felsefi bir roman. Her görüşe katılmasam da düşündürücü cümleler ve sorular var. Çünkü kitapta ahlak ve evlilik birbirine bağdaştırılmış, genelde insanların aldatmaya meyilli olduğu vurgulanmıştır.
Tabi kitapta sık sık erdem, insanların kişilikleri ve şiddete eğilimleri üzerine yorumlar var.
Dediğim gibi felsefi romanları seviyorsanız bu kitabı da seversiniz.
Kitaptan alıntılar;
 &&& Mutsuz insanların kentte yaşamaları daha iyidir. İnsan kentte yüz yıl yaşar da çoktan öldüğünün ve çürüdüğünün farkında bile olmaz. Bunu kendiliğinden anlayacak zamanı yoktur, hep meşguldür.
&&& Neden kumar oynamak yasak da, kadınların fahişeler gibi şehvet uyandıran elbiseler giymeleri yasak değil? Onlar bin kat tehlikeli!
&&& Herhangi bir konuda kendisinden daha kötüsünü bulamayacak, bulunca benden daha kötüsü de var diyerek gurururlanıp, kendinden hoşnut olmayacak tek bir alçak yoktur........
............................
.....


Bu hafta beni bekleyen bir süpriz vardı.2 Balık 1 Kedi bloğunun yılbaşı etkinliğinden gelen hediye kitap ve kartpostal.
Kitabı hiç görmemeiştim gezindiğim sayfalarda ama ismi ve konusu ilginç. Elimde ki kitap bitsin okuyacağım.
Sonra da sizinle de paylaşırım elbet. :)

Böyle işte blog bu hafta da bitti. Herkese iyi geceler, iyi haftalar.


15.12.15

Kitap, film, bizden haberler ....

Geçtiğimiz hafta havalar güzel gidiyorken değerlendirelim dedik ve Üskadar'da bulunan Validebağ Öğretmen Evi'ne gittik.
Köşkün için de bir de Hababam Sınıfı Müzesi yapmışlardı. Merak da ediyordum, hem sınıfı gezeriz hem soluklanır bir bardak çay içeriz dedik ve gittik.
Tam bir hüsrandı benim için. Evet koru, köşk bir harika. Zamanın da ne güzel mekanlar yaptırmış sultanlar....
Ama içinde ki düzen ve bahçedeki düzensizlikler çok rahatsız ediciydi.
Mesela müzede ki balmumu heykelleri o kadar kötü yapmışlar ki, zaten toplasanız hepi topu iki üç heykel var bari biraz daha iyisini yaptırsalarmış. En azından sanata, sanatçılarımıza saygılarından dolayı....
Yine de yolunuz düşerse gidin ve o bahçedi ki temiz havayı ve ortamı soluyun derim, gidilmeyecek kadar da kötü bir mekan değil. Arkadaş kahvaltıya gitmişti ve çok beğenmişti. Biz henüz kahvaltıya gitmedik ama fırsat olduğunda gitmek istiyorum...

                                                                                                                                                                                                                            
 Yeni yıl kartları da hazırlanmak üzere, sevdiklerime, tanıdıklarıma, sadece burdan tanıdıklarıma gönderilmek üzere yola çıkacaklar. Çok keyif alıyorum bunları hazırlarken. Ki 2Balık 1Kedi bloğunun da bu seneki etkinliğine katıldım. Blog sahibinin kartı elime ulaştı, diğerleri de eli kulağında gelirler. O kadar keyif ve mutluluk veriyor ki posta kutusunda beni bekleyen zarfı görmek. :))))
.  


Yine İskender Pala kitabı ile aralığı kapatıcam sanırım. Bülbülün Kırk Şarkısı/Hz Muhammed kitabını okuyorum geceleri. Gündüzleri ise daha ince kitapları okuyorum. Onlardan biri de Kreutzer Sonatı-Tolstoy.  Okuduğum bir kaç kitap ta ve sevdiğim yazarların söyleşilerini dinlediğim de bu kitaptan çok bahsediyorlardı. Bende okuyayım bakalım dedim ve başlangıç olarak iyi gidiyor. Bittiğinde burdan yorumumu yazacağım için fazla detay vermeyeyim. :) 

 Bizim kız bu aralar bir çok şeyi hem kendi yapmak istiyor hemde kendi karar veriyor giyeceği kıyafetlere. Altta gördüğünüz fotoğrafta da, iki ayrı çorabı giymek istedi ve çift olarak giydi. O kadar tatlı oluyor ki bana bunları giydirirken. Her anını beynime kaydediyorum umarım ilerde de tek tek hatırlarım. :)))

Uzunnnnnnn bir aradan sonra saç rengimi küllü tonuna boyattım. Ayna da baktığımda çok hoşuma gitti renk. Yüzüme bir renk geldi bence/izce. :) 
Çok atlayarak yazılan bir yazı oldu ama idare edin artık beni, fırsat bulmuşken herşeyden biraz bahsedeyim biraz istiyorum. O zaman da ortaya böyle bir yazı çıkıyor.
Y

Son olarak da bugün "Her Çocuk Özledir" filmini izledik. Bu film her ebeveynin ve öğretmenin izlemesi gereken filmler arasında yer alıyordu. Bizde uzun zamandır şzlemek istiyorduk. Ma aile izledik. Görsel görüntüler olarak Umay'un da hoşuna gitti ve oda bizimle izledi, her ne kadar aralarda ufak fireler verse de. :)
Konusu olarak da Disleksi ir çocuğun evde, ailesinde, çevresinde ve okulunda yaşadığı zorlukları ve aştığı şeyleri anlatıyor.
Mutlaka izleyin diyebileceğim filmlerden oldu.

Bizde böyle işte blog. Herkese iyi geceler, iy haftalar. :)

9.12.15

Mihmandar iskender Pala

Mihmandar : Farsça'da "Mihman" misafir, konuk; "Mihmandar" da misafiri ağırlayan,  misafir ile alakadar olan demektir.
      
                                                                    Mihmandar İskender Pala
                                                                    Bir Eyüp Sultan Romanı
Hani bazı yazarlar vardır,  öyle güzel duygulara tercüman olurlar ki... İşte İskender Pala benim için öyle. Çok güzel yazıya döküyor ve aktarıyor okuyucuya..
Bu kitabı ile yine ruha ve akla hitap etmiş. Bazı şeyleri öyle güzel aktarmış ki bildiğiniz ama eksikleri olan bilginize ilaveler yapmış.
Bende birçoğumuz gibi Eyüp Sultan'a gitmiş,  dua etmiş ve o havayı solumuş biriyim. Şimdi bu kitaptan sonra tekrar gitmeyi planlarım, çünkü bakış açım bilgim ve ruh halim değişti.
Kitapta Eyüp Sultan ve hayatı anlatılıyor. Ve nasıl Kutlu Nebi'mize Mihmandar olduğu. Hikaye bildik. Peygamber Efendimiz (SAV)  Medine'ye Hicret eder.
Elbette herkes evine misafir etmek ister efendimizi. Peygamber efendimiz de kimseyi kırmamak için demesini bırakır ve kimin evinin önünde durursa orada misafir olacağını ve konaklayacağını söyler. Eyüp Sultan'ı eşi de öyle bir dua ederdi içinden, sonrasında gözlerini kaparlar kime gideceğini merak ettikleri için.
Kusva gelir ve sevgili Mihmandar ın evinin önünde durur... Sonrasında gelişen olayları da yazmayayım dimi okuyacak olanlarınız olur.
Artık biliyorum ki mihmandarın bahçesinde ki çınar ağacının nasıl dikildiği ve nelere şahit olduğu,  sonrasında zamanında kimlerin bu mezarı koruduğunu veee Hamed'i de es geçmemek gerektiğini.....
Hemen devamında da aynı yazarın Bülbülün Kırk Şarkısı Hz. Muhammed'in Hayatı kitabına başladım. Hep derim ve diyeceğim de;aklımızı bedenimizi beslediğimiz kadar ruhumuzu ve nefsimizi de beslemek gerek. Ve bu kitaplar  çok iyi geliyor......
İyi geceler,  Allah Yar Ve Yardımcınız Olsun...

4.12.15

Günden Kalanlar

Bugünü de bitirdik ve Can Dündar hâlâ içeride.......... 

Uzun zamandan sonra tekrardan yorulmalarım, nefes alırken tıkanmam ve en ufak şeyde nefes nefese kalmak sorunu ile karşı karşıyayım... Sonuç derseniz Dahiliye doktorunda aldım soluğu bugün. Anemi taşıyıcısı olduğumdan kan depolarıma bakıp ona göre iğne verecek. Çünkü kızım hala ve büyük bir keyifle emzirdiğimden depolarım boşalıyor.... Allah'tan çaresi  varda bende emzirmekten vazgeçmek zorunda kalmıyorum..

Umay'ı babasına emanet edip doktora çıkınca hadi dedim biraz da Kadıköy'ü turluyayım. Tabi kitapçılarda uğramadan olmaaazzzzz. :)

Bir iki kitap ve yeni yıl ajandamı aldım. Bu sene ki ajandamı KırmızıKedi Yayınlarının çıkarttığından aldım. Çok güzel bir ajanda olmuş. Tabi hemen içine notlarımı ve sevdiklerimin doğum günlerini not ettim. :)

Birde tiyatro aylık oyun broşürünü aldım. Yeni yıla girmeden bir tiyatro yapmak lazım...

Bugün de böyle bitti bizde blog. Sizden ne haberler? �� �� ��

3.12.15

Dünya Engelliler Günü Kutlu Olsun.

Bugün Dünya Engelliler Günü.
Sabah televizyonda Engelliler Vakfı Başkanı konuştu ve bugünü aslında kutlamadıklarını ki (mantıken de neyi kutlayacaklar değil mi?) farkındalık yaratmak istediklerini belirtti.
Aslında bize çok iş düşüyor. Özellikle araç kullananların kaldırım kenarlarına park ederken oranın engelli bir vatandaşın geçeceği yer mi diye bakması gerekir.
Kendimizden bir örnek vermem gerekirse ; Umay'ın doğduğu sene henüz arabamız yoktu ve metro ile gidip geliyorduk.
Metrodan çıktıktan sonra kaldırıma çıkıcaz tabi ne mümkün bir araç ta  da gelmiş bebek arabası ile çıkmamızın daha kolay olduğu kaldırıma park etmiş. Ki orası engelliler için yapılmış yer.... Böyle çok var tabi. O zaman demiştim ki eşime: düşün biz bebek arabası ile çıkamıyoruz ve yola inip geçmemiz gerekiyor, engelli olsak,  engelli arabamız olsa nasıl geçicez? ♿
O yüzde  daha duyarlıyım bu konuya,.
Çocuklarımızı da bu konuda eğitelim, aslında bizim de hep böyle sağlıklı bir bedene sahip olamayacağımızı, garantimiz olmadığını, duyarlı davranmamız gerektiğini, onlara aşılayalım....
Gününüz de farkındalığını artması dileğiyle....

2.12.15

Hoşgeldin Aralık.. Freud'un Kız Kardeşi de bitti...

Veeeee yeni yıla geri sayım başladı. Tabi ben de her zamanki gibi yeni yıl listesi yapıcam; almak istediklerimi,  gitmek istediğim kursları(ki belki bu sene de gidemiycem ama olsun listelemek bile güzel),  okunacak kitap listesi... Vs... Derken bazısının yapıp bazısının bir sonraki yıla bırakacağım listeyi yapmama az kaldı.  :))
Gerçekten de zaman nasıl geçti ne zaman 2015 yılını bitiriyoruz anlamadım bile.. Sanırım çocukla olunca zaman daha bir hızlı geçti. Şaka maka bizim kız da 2 yaşına basacak....
En büyük dileğim ve duam savaşların,  kıyımların son bulması... Bebekler ve insanlar ölmesin.... Tabi basında yaşanan tutuklamalar da son bulsun.... Adaletli yargılamalar yapılsın........
Bide daha çok kitap okunsun........
...........................................................
...................
..................................
......
Şöyle bir ara kitap okuyasım vardı ve doğru bir tercih yaparak "Freud'un Kız Kardeşi" kitabını okudum,
Tabi ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu bilmiyorum ama ara kitap olarak iyi bir kitap.
İç burkan bir hikayeydi konusu. Freud'un ailesiyle bağlarını  evlendikten sonra neredeyse koparması,  Yahudi kıyısında kardeşlerine yardım etmemesi...
Tabi en üzücü yanı ise o dönem Yahudi olan insanların yaşadıkları,  maruz kaldıkları durum, olaylar... Feci çok feci.... Dini ne olursa olsun kapılarının işaretlenmesi,  sokağa çıkmaları için konulan saatler sanki verimli gibilermiş gibi muamele görmeleri.... Hele hele öldürülecek olmalarını bilmeleri..... Acı hemde  çok acı........
Ve yeni kitaba başladım... Mihmandar / İskender Pala.  Çoook önce aldığım ama okumak için zamanını bekleyen kitaplarımdan biriydi.