24.2.15

Biten Kitaplar....


IMG_20150218_102834_1.jpg görüntüleniyorIMG_20150218_102934.jpg görüntüleniyor

Ne güzel kar yağdı değil mi? Bir tek doğa temiz zaten. Biz insanlar onuda kirletiyoruz ama neyse....

Kar dolayısı ile biz evdeydik o hafta. Camdan izledik harika doğa olayını. Babası kızıma kar getirdi biraz mıncıkladı Umay sonra atmaya başladı. Tabi ilk dokunduğunda biraz şaşırdı.





Camdan yakaladığım kar manzaralarıda fotoğrafta. :)


Tabi havalar biraz güzelleşince hop bizde kendimizi dışarı attık. Özlemişim vallahi Kadıköy'ü, sokaklarını, kalabalığını. Temiz hava almak hepimize iyi geldi.

IMG_20150218_132707.jpg görüntüleniyorHazır evdeyken 3 kitap bitirdim kız uyurken.Özellikle Nevzat Tarhan'ın "Sen Ben Ve Çocuklarımız" kitabı kısa öz anlatım dili ile harikaydı. Anne baba olarak çocuklara doğru yaptığımızı sandığımız bazı yanlışlardan bahsetmiş. Çocukların bakış açısı ile anne babaların farklılıklarından bahsetmiş. Ve en önemlisi bize çocuklarımız emanet ve bunu vurgulamış.
IMG_20150220_125708.jpg görüntüleniyorBir diğer kitapta; "Siyah/Talha Bora Öge" yazarı bu kitabı ile tanıdım, anladığım diğer kitapları da bu tarz da yani biraz ruha hitap eden, olaylara daha manevi, dini bakan bir yazar. Bir solukta okudum, bazı cümleler vardı ki vurgun gibiydi. Anlatım dilini sevdim. İki kişi arasında ki diyaloglar şeklinde anlatmış yazar. Ve uzun uzun değil de kısa ve öz tutmuş cümlelerini. Ve bu kitabı okurken aklıma ilk gelen kişi olan Canan'a hediye edicem. Kendisi ile İnstagram sayesinde tanıştık. Henüz  yüzyüze tanışmadık ama bir gün oda olur dimi Canan? :)




IMG_20150218_201318.jpg görüntüleniyorGünlerimiz kahve içmeden geçirmiyoruz dimi kahve severlerrrr :))))

Böyle işteeeee blogcanlar....

İyi haftalar hepinize.


18.2.15

Biten kitap...Ruhumu Öpmeyi Unuttun. .

Bir öykü kitabı daha bitti. Yazarın daha önce " Taş Ve Ten" kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. O kitabını tavsiye ederim.
Yazar bu ökü kitabında ikili ilişkiler üzerinden zamanı, sevgiyi ve en çok da ölümü sorguluyor. Ama ben en çokverdiği örnekleri ve detayları seviyorum İnci Aral'ın kaleminde.
Özellikle kahramanlarının üzerinden yaşantıları,  yaşanan iyi kötü günleri, sonrasını işliyor yazar.
Okurken biraz kasvet basmıyor değil, bunun sebebi kitabın sıkıcı olması değil; okuyucunun ölümü sorgulamasından.....

17.2.15

film kitap derken bizdende haberler.

Çok şükür 3.gün ateşi normale döndü bizim kızın. Tabi keyfi de yerine geldi. O keyifli olunca bizde de keyifler gıcır gıcır.:)
3 gün uykusuz kalınca bir iki gün hep uykulu geçti günü bebeğimin.  Bende dinledim eşimde yardımcı oldu çok burdan bi teşekkür edeyim beyime ♥♥
Diş patladı mı derseniz yok henüz ortada çıkan bir diş yok. Ama süreç amma da sancılıymış. Tecrübeli annelerin dediğine göre baştan ateş yaparmış, ara verirmiş  diş çıkacağı zaman yine yaparmış yapacağını. Napalım çıksın da yavrum rahatlasın. .

Kara kış geldi hoş geldi. Nedense ruhum pek sever böyle havaları. Her ne kadar bir yanım sokakta yaşyanlara, evinde üşüyenlere sıkılsada seviyoum bu havaları. Allah herkesin,  hepimizin yardımcısı olsun. 

Dedim ya bizim kızın keyfi yerine gelince bizde yılın sonuna doğru film izlmeleri arttırdık. Kitap derseniz artık gündüzleri biraz zor oluyor benim için; imkansız değil ama zor. Kız emeklediğinden beri devamlı peşindeyim çünkü tutunup yürümelere de başladı. Gece okumalarına devam durmak yok, kitap okumak benim hayat parçalarımdan biri.

Hangi filmler dersenz; bir tanesi " Jane Austen Book Clup". Aydınlık, sıradan bir izlenimlik film. Hatta bence sevgiliniz yada eşinize izleyin. Her ne kadar yorumlarda kadın filmi deselerde siz eşinizle izleyin. İlişkilere, kitap klubüne okumaya, okuduğunuz kitabı yorumlamaya hatta eşle aynı yazarı okumaya dair güzel keyifli işlenmiş bir film.

Diğer film ise; Warm Bodies. Zombilere değişik bir bakış açısı sunuyor.  Ana tema sevginin açamayacı kapı yok der gibi.  Başta sıkıcı gitti ama ilerleyince sonuna kadar izletti film kendini, bence izlenmese de olur dediğim filmlerden.

Kitaplardan "Akdeniz/ Panait Istrati" kitabını bitirdim. Yazarın daha önce de Kira Kiralina kitabını okumuştum. Başta dilini yadırgadım hatta sıkıldım ama sayfalar ilerleyince konuda sarınca okudum. Bu kitapta diğer kitapta da arka kapağında ülkemizde geçtiği yazıyor ama yazarın gittiği yerler daha çok denize yakın olan Ortadoğu oluyor.
Konu olara da ; yazarımız seyahat etmeyi seven çalışmaktan çok kısa süreli işleri tercih eden anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. Yalnız diğer kitap gibi bu kitapta da kadınlar ve yaşantıları sorunları ön planda. Yaşadığı döneme göreçom cesurca yazmış romanlarını yazar.  Okunması gereken kitaplar arasında yerini almış bir kitap Akdeniz.
Mutlaka okunmalı mı derseniz kararsız kaldım oda yazım dilinden dolayı.  Akıcı bir dil yerine sıkıcı bir yazım dili var yazarın.

Şimdi de Buket Uzuner'in Su kitabını okuyorum,  hem ninenin isminin  Umay olması da keyflendiriyor beni. Gamze'cim dediğin karakteri sevdim ;)

Böyle işte blog. Hepinize iyi geceler.♡

Soyunuz Kurusun...


Gerçekten de "kadın olmak" çok zor bu dünyada. Bir tek bizim ülkemizde değil.....
Evet eşitlik diyoruz, kadın-erkek eşit olmalı diyoruz... yok ama sadece laf salatası bunlar.
Eğer akşamın belirli bir saati geçmişse ve yalnızsan "aranıyorsun, kaşınıyorsun, kesin sen rahat bir kızsın" muhabbeti ne kadar çirkin bir düşünce ve yaklaşımdır.

Bir insan olarak ama en çok da bir anne olarak hatta bir KIZ Annesi olarak kendimi ÖzgeCan'ın annesinin yeine koymaya çalıştım. Yok yapamadım boğazım kitlendi, rüyamda bile kızımı kurtarmaya çalıştım ki o anneyi babayı düşünemiyorum.
Yavrunu gözünden sakın, yirmi sene büyüt okut gelsin elin oğlu ki aklımdan geçen sıfatlar bu değil inanın...... yavruna kuzuna kıysın hemde kendi belden aşağısı için.....

Soyunuz kurusun inşallah.........




3.2.15

Bir Mekan bir biz derken yılın 2.ayının yazısı da tamam.


Ve Şubat ayına yağmurlu, lodoslu bir giriş yaptık.  Geceden beri hava yağmurlu. Eee tabi kış ayı olması gerekn bu ama biz ne zamandır İstanbul'un kış ayında en azından gündüzleri ilkbahar havasına alışmıştık.

Yeni bir haftaya güzel bir başlangıç yaptık. Dün eşimin İTÜ'den arkadaşları ile kahvaltı organizasyonu vardı. Çoğunu bende tanıdığımdan kızçemle eşlik ettik. İyiki de etmişiz bizede değişiklik oldu. Toplantıyı ayarlayan kişi Etiler'de Commons diye bir cafe-restaurantı seçmiş. Tek kelime ile "harika " bir yerdi. Sunumlar, hizmet ve kahvaltılıklar çok iyiydi. Özellikle tuzlu kekleri, tartlarını mekan sahibi Eylem Hn. ve yardımcıları kendileri yapıyorlarmış. 

Not: Aslında fotoğraf kareleri de var ama ekleme yapamıyorum hata veriyor... .:(((
gruptan küçük bir kare.
Özellikle siz kahvaltınızı ederken, eğer tabağınızda ki ekmek, kek, tart vs.. gibi şeyler bittiyse, servis elemanı nazikçe tekrar isteyip istemediğiniz soruyor. Diyeceğim o ki oralara yakınsanız, yada yolunuz düşerse, yada farklı bir yer olsun diyorsanız muhakkak değerlendirin diyebileceğim bir yer "Commons/Etiler".

Bu aralar kızçem de huy değişiklikleri baş gösteriyor. E olsun o kadar da değil mi?
11.aya girdi bebeğim. Bir daha ki ay yaşına basacak ve ben devamlı ortalıkta;" bu çocuk ne zaman doğdu da ne zaman büyüdü de doğum günü geldi" diyerek dolaşmaktayım.  Gerçekten de benim için rüya gibi son bir yıl. Büyüdükçe daha bir aktif ve faal bebek olmaya başladı Umay. Devamlı olarak oyun istiyor, dolaşmak istiyor. Keşfetmelere de başladık. Eli ile gösteriyor istediği şeyi ve eğer vermez isek ağlama numarası yapıyor. Bazende ortalık bir sessizliğe bürünüyor; hah işte diyorum kesin Umay birşeyler karıştırıyor. Ve anneler beni çok iyi anlar, gerçekten de bizim kız ya almaması gerekn birşeyi almış, ya birşeyi koparmış gizlice köşeye gidip kurcalıyor.
Eğer benim onu gözetlediğimi fark ederse hemen elindekini bana uzatıyor ve şirinlikler yapmaya başlıyor. :)))

Kitap olarak "Kutadgu Bilig" okuyorum. Su kitabını bitirdikten sonra bu kitabı okumamak olmazdı ama. Zamanında yazılmış ama hala okurken düşündüren bir kitap. Bitirdikten sonra daha detaylı bahsetmeyi düşünüyorum.

Hepinize iyi haftalar.