Kayıtlar

Ekim, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Biten kitaplar... Derviş Evi , Ayın En Çıplak Günü, Sizin Hiç Maviniz Var mı? Ve yeni kitap..

Resim
Yine sık sık yazmak istesem bile ara vermeye başladım... günler nasıl akşama bağlanıyor anlayamıyorum gündüzleri... işler bitip, Umay ile oynayıp sonra da öğlen uykusuna yatırınca ya yemek yapıyorum ki yemeğimi geceden yapmak daha işime geliyor; eğer yemeğim varsa sessizlikte oturuyorum.. bazen de kitap okuyorum, blogları okuyorum...

Tabi yazmadığım zamanlar da yine birkaç kitap bitirdim ve bir filmi de çoook beğenerek izledim.
Zorba/  Nikos Kazancakis kitabından uyarlanan filmi izledim. Ki film bu kadar güzel, keyifli ve anlamlı ise deidm kitabı nasıldır!? Alınacak kitaplar listeme ekledim bile...
Siz de benim gibi hala izlemediyseniz mutlaka izleyin... Arada Zorba gibi bakmak gerek hayata... Film 1964 yapımı ve özeti de;

Film Özeti Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan mutsuz İngiliz yazar, Yunan asıllı Basil'e (Alan Bates) Yunan adalarından biri olan Girit'te bir maden ocağı miras kalmıştır. Hayatına yeniden bir çeki düzen verme umudunu taşıyarak adaya gelen Basil bur…

Özlem duyduklarım.....

Açık olan pencereden dinlediğim yağmur sesi... Geceye yağmur,  yağmur sesi ne kadar da yakışıyor....
Fonda da TRT Müzik kanalında Kamuran Akkor güzel sesiyle harika ruha dokunan parçalar söylüyor...
Bir yanım tableti bırakıp kitap okumak istiyor,  bir yanım film izlemek istiyor, bir yanım İnstagram da gördüğüm, kitap listeme eklemek istediğim kitapları not almak istiyor,  bir  yanım hiçbir şey yapmadan sadece oturup harika olan yağmur sesini gözlerimi kapatıp dinlemek istiyor,.bir yanım mutfakta harikalar yaratmak istiyor..... Bir yanım sokaklarda dolaşmak istiyor...
Anlayacağınız özlediğim çok şey var bu aralar.. Hem de çok....  Öyle uzun zaman oldu ki ertelediğim şeyleri yapmayalı... 
Saçımı boyatmak istiyorum sonra aklımdan çıkmayan şey karşıma geçiyor ;cık cık cık... Boyatamazsın Gülo diyor hala emziriyorum çünkü...
Bu sebepten çoook özlediğim şarabı da içemiyorum.... Sonra gözümün önüne,  burnumun dibine şuan mışıl mışıl uyuyan kızımın kokusu, gülen yüzü geliyor....  Yukar…

Abim Deniz / Hamdi Gezmiş Can Dündar

Resim
Kitap bitti bende bittim...
İdam... ne kötü bir ölüm olayı değil mi? Hikaye bildik hikaye, ama bu kitapta biraz farklılıklar var.
Kardeş Hamdi Gezmiş, baba Cemil Gezmiş ve Can Dündar... Ailesi anlatmış evdeki , mahalledeki, özünde ki Deniz'i, Can Dündar'da kaleme dökmüş, satırlarla anlatmışlar. Ve bir ilk yapıp burdan gelecek olan gelirle vakıf kurup ordan yardım edeceklermiş....başkalarına.
Bu arada okuduğumda düşünüyorum da tek dertleri Bağımsız Türkiye ve eğitimde ki sorunları, okullardaki adaletsizliği düzeltmek için yola çıkmış olan bu gençler.. nerelere vardı sonuçları dimi....
Tabi düşündüm de.... kolay mı devrimci olmak, o yola baş koymak...
Babasının anlattığına bakılırsa küçük yaşta başlamış eşitlik arayışı...
Offf ne bileyim işte inanın sonlarına geldiğimde mektuplarını okuduğumda, babasının ağladığını okuduğumda bende tutamadım göz yaşlarımı... Nasıl dayandılar bu acıya aklım hiç almadı.... almasın da....
Bir ailenin dramıydı okuduklarım, ama en güzeli neydi biliy…

Üç Aynalı Kırk Oda Murathan Mungan...

Resim
Bu ara çok ama çok yorgunum çünkü Umay'ın diş çıkarma dönemi. Gece çok sık ağrı ve ağlamakla uyanıyor ve sabah da erkenden kalktığımızdan hiç dinlenemiyorum .  Tabi diş ağrısı olduğundan devamlı emmek istiyor,  yemeklerini çook az yiyor.
Bu arada bende tabi ruh gibiyim biraz. Olduğumdan daha çok sabır gösteriyorum çünkü ağrısı oluyor bebeğimin... Birkaç güne toparlar diye düşünüyorum. Bide bu arada diş çıkarttığı için öksürük ve hafif bir burun akıntısı var.  İnternette araştırmıştım ki tecrübeli anneler de bilir bu durumu ; takip etmek gerekiyor. Çünkü tam hastalık havası ve diş öksürüğümü yoksa hastalık belirtisi mi çok iyi takip etmek gerekiyor...
Çok şükür şimdilik diş çıkartma belirtileri.
Böyle böyle büyüyecek sanırım.... ☺ Bu arada gece okumalara devam.., gündüz daha çok film izleyebiliyorum ama kitap okuyamıyorum. (sorun değil buda geçecek geçecek geçecek)
Üç Aynalı Kırk Oda /Murathan Mungan kitabını büyük bir hayranlıkla okuyarak bitirdim. Hani bazı yazarlar vardır …

Yaşadığım bir olay üzerine....

Çarşamba günü hava serince... Akşam üzeri yağmur tiseliyor. Umay'ı birkaç gündür dışarı çıkartamamıştık,  malum hava şartlarından dolayı.
Sonra o gün dedim ki eşime ve kendime; bugün kızı biraz dolaştırayım,  biraz hava alsın.... çünkü bütün gün evde olduğumuz da hem bana sarıyor hemde uyku düzeni bozuluyor. .
İşte bende dedim gibi şöyle caddeye çıkıp ordan eve döneriz hemde yürümüş hava almış oluruz.
Tabi hava bide rüzgarlı.  Böyle havalarda çıkarıyorum ki yarın öbür gün hava soğuduğunda vücudu şaşırmasın hasta olmasın.:)
Umay rüzgarla daha yeni yeni tanışıyor ve yüzüne her değdiğinde rüzgâr çok hoşuna gidiyor.  Dönerken de hem koşuyor hem gülüyor, rüzgara karşı. Tabi hep dediğim gibi onun o gözlerinde ki mutluluk , aldığı keyif beni de mutlu ediyor.
Neyse konuyu uzatmayayım.
Yanımızdan da bir anne ve erkek çocuğu geçiyor.  Birde atlamadan söyleyeyim bazen Umay kaldırımda yada gözüne kestirdiği yerde yere oturuyor ve bendn de yanına oturmamı istiyor.  Bende seve seve kimseye …