Kayıtlar

Eylül, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ev halleri..... İskender Pala, Oyun Parkı, Evde Sinema ..

Resim
Veeee benim gibi eşi öğretmen olan ve çocuğu okullu olan bayanların "ütü mevsimi"  başlamıştır. Hayırlı uğurlu olsun.... 🙋😁

Sevdiğim havalar bu hafta geldi; hava serin ve yağmurlu...

Geçen haftanın tadını çıkaralım dedik ve soluğu Göztepe Parkında aldık.  Tabi önceliğimiz Umay'ın parkta oynaması idi.  Hem park olarak hemde yeşillik olarak burası çok ideal.  Alın yanınıza yiyecek birşeyler serin örtünüzü yere hem kuş hem cıvıl cıvıl neşeli çocuk sesleri arasında dinlenin.




PArk kültürü önemli, çünkü okul çağına gelmemiş çocuklarımızın en çok sosyalleştiği, öğrendiği şeyleri pekiştirdiği ve en ene önemlisi enerji attığı yerlerin başında geliyor.
Aslında biz büyükler içinde alıcaksınız kahvenizi yanınıza, açacaksın kitabını kulağında da sevdiğin melodi olacak... oh keyfe gel yahu .:)))



 E tabi bağ bahçe park derken akşamları da film gecesiydi. BU hafta iki film izledim/k.

İlki "İki Dil Bir Bavul"
Aslında film bir öğretmen ve doğuya atandığı derme çatma bir okuld…

Enrique Iglesias - DUELE EL CORAZON ft. Wisin

Resim
Gününz bu müzikteki tını gibi keyifle geçsin efenim. :)

Veee Tuvalet Eğitimi tamamdır.....

Resim
Veeeee en çok tedirginlik duyduğum şey olan "Bezi Bırakma" işi tamamdır... Aslında uzun zamandır istiyorduk Umay'a bezi bıraktırmayı ama bir türlü olmadı. Daha doğrusu bende hazır değildim. Anladım ki bu konuda anneninde hazır olması, sabırlı olması ve kararlı olması gerekiyor. Yazın tatildeyken Umay'a aldığımız deniz bezlerinden takmayayım dedim. Aslında bayağıda almıştık ama deneyeyim dedim, hemde denizde rahat etsin istedim/k açıkcası. Her ne kadar o bezler deniz için uygun da olsa kumla oynamaya başladığında altında ıslak kalmasın diye çıkartıyorduk. Neyse efenim bu sene aldık ama kullanmadık. İLk bir iki gün sanırım denize işedi :)))
Sonra üçücü gün bit baktık ki; bizim Umay kız çişi geldiğinde dışarı çıkıyor, etrafı kol açan ediyor ve kenara geçip kuma işiyor :)) sonrasında da denize girip bacaklarını yıkıyor.. Tabi böyle yazarken belki siz okuyanlara tuhaf gelebilir ama bizi görseniz bir mutlu bir mutlu; evetttt dedik Umay artık çişini tutabildiğine göre bezi…

Feniçka, Dört Anlaşma Ve BAyram...

Resim
İyi bayramlar hepimize.
Bir çok yazıda "nerde o eski bayramlar" yazısı okudum. Sonra düşündüm neden bu cümleyi çok sık duyduğumu. Çünkü çevremde de oluyor, bazen bende kullanıyorum... Sanırım bunun sebebi; artık daha çekirdek aile modelinde ve izin günlerini de tatil modunda yaşıyoruz. Eskiden "babaanne, anane" dendi mi daha doğrusu büyükler oldu mu herşey başkaydı. Şimdi hepimiz daha bireysel yaşıyoruz. Hep çalışıyoruz, hep yoğun ve yorgunuz. Bayram izinleri de uzun olunca "hop tatile" diyebiliyoruz.
Hayat şartları, yaşam standartları biraz da buna sürüklüyor. Öncelik anne babalarımızda. Onları ziyaret ettik mi tamamdır gibi hissediyoruz. Aman blog yanlış anlaşılmasın kimse eleştirmek yada yargılamak gibi bir düşüncem yok. Sadece yaşadığımız zamanı düşününce aklımdan geçenler bunlar. Ki bizde anne-babaları ziyaret ettik sonra da evde dinlenme modunda takıldık. :))
Hazır eşim de evdeyken ve bana daha çok zaman kalmışken Dört Anlaşma kitabını tekrar bir ok…

Kütüphaneler hakkında....

Resim
(Kendime inanamıyorum... Son yazımı yanlışlıkla sildim ve geri dönüşüm kutusu yok bloğun...............................çok üzgünüm)


Bu yazımda size Kadıköy'ün kütüphanelerinden bahsetmek istiyorum. Sahi sever misiniz Kütüphane'ye gitmeyi, oradan kitap almayı? Biz lisede iken, kulakları çınlasın hatta yazımı okuyorsa evet evet Tülay senden bahsediyorum canım arkadaşım. :) Tülay ile Kartal Kütüphanesinden ödünç kitap alırdık. Okuma ve iade süresi 15 gün idi. Bazen ben kitabı bitiremediysem 20 günde falan da teslim ederdim. Ama oranı havasını çok severdim ki hala çok severim kütüphaneleri... Özellikel bir çok kitabı bu şekilde okumuşluğum vardır. Kartal Kütüphanesi rıhtımda idi... Hem evimize de yakındı. Şimdi Topselvi'ye taşımışlar sanırım, yanılmıyorsam... Evlenipte Kadıköy'de yaşamaya başlayınca burada da aradı gözlerim... Bize yakın Aziz Berker İlçe Kütüphanesi var ama pek verimli değil.  Ara ara kitaplarımdan toparlar ve kütüphanelere bağışlarım, başkaları da okusun …

in the heart of the sea , Heidi, Duygusal Yolculuk kitabı hakkında.....

Resim
Ağustos ayı biraz yoğun ve yorucuydu benim için... Artık daha fazla Umay ile birlikte zaman geçiriyoruz ki; en keyiflisi bu oluyor... Birde uyku düzenimiz çok değişti tatilden sonra.. Gündüz uykularını uzun uyuduğundan gece de onikileri buluyor uyuması..
Hal böyle olunca bana kalan zaman da çok az oluyor.
En iyisinin gündüz uykularını kısaltmam olacak. Böylece gece uykusunu öne çekmiş olurum ki en sağlıklısı da gece uykusu....
Tabi bu arada bir kitap üç film izledik...
Moby Dick kitabını okul zamanı kısaltılmışını okumuştum, çizgi film olarak da hatırlıyorum.
Ama yıllar yıllar sonra Yapı Kredi Yayınlarında Moby Dick kitabının ne kadar kalın olduğunu görünce şaşırmıştım... Don Kişot kitabı da öyle :)
 Neyse efenim kitabı almış okumaya başlamıştım fakat nedense bir daraldım okurken, sonra dedim ki kendime; Gülşah doğru zaman şimdi değil bu kitap için ve yine okunacaklar arasına bıraktım.
Sonra bu filmi izleyince kitabı tekrar okuyasım geldi. :))

"in the heart of the sea " film…