Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İki film bir günlük.....

Resim
Geçtiğimiz çarşamba  akşam Umay'da kuru öksürük ve sesde çatallaşma olunca, perşembe-cuma okula göndermedim. Haftasonu ile birlikte toplarlar dedik. Ve çok şükür ballı polen ve ıhlamur içirerek toparladık.
Tabi kızım evde olunca, ev işleri, yemek yapma faslımız bitince oyun zamanı oluyor.😊
Bir bakıyorum akşam olmuş bile... Haftasonu da evde bunalan kızçeyi alıp biraz Kadıköy'e indik; hem ona hem bize iyi geldi güzel hava.

Kızı her okula bıraktığımda "eve gidip ayaklarımı uzatıp televizyonu açıp film izleyeceğim" diyorum ama nerdeeeeeee.....
Henüz bu keyfe erişmiş değilim. "Neden" derseniz?
Eve gelince ilk iş çayı ocağa koyuyorum sonra da biraz bloglara bakayım, okuyayım diyorum, bazen yorumlar yazıyorum sonra kendim oturup yazayım diyorum bi bakıyorum 2-3 saat geçmiş ile... Kızı okuldan alma saati gelmiş.
Çoğunluk ben alıyorum bazen de babası alıyor...
Bugünde eve geldim çayı mı demledim, hatta hem yazıyor hem çayımı içiyorum :) "kitap okuyayım 📕📖uz…

Masumiyet Müzesi Orhan Pamuk

Resim
Bir önceki yazımda bahsetmiştim( Gamze'nin bloğu http://yasamizi.blogspot.com.tr/; Gamze ile buluştuğumuz da Masumiyet Müzesi'ne gitmiştik.
Taksim Caddesi'n de dolaşırken Çukurcuma'ya doğru dönüp sonrada müzeye gitmeye karar verdik.
Ben romanını seneler seneler evvel içim daralarak okumuş ve bitirmiştim.
Çok fazla betimleme vardı kitapta ve bu beni çok sıkıyormuş o zaman iyicene anladım :)
Gamze'de kitabı okumamış ama müzeye gitmek istiyordu elbet bende merak ediyordum müzyi... Ama nedense bana uzak bir yerdeymiş gibi geliyordu.
Konuşma esnasında Gamze; "çok yakın buraya gidelim mi? "
diye sorunca; "hadi gidelim" dedim ve gittik...
Öncelikle bu fikir çok güzel ve çok da başarılı bir müze olmuş onu diyeyim. Her ne kadar Orhan Pamuk bu kitap ile beni boğmuş olsa da müze ayrı bir şey...
Kitapta incık,cıncık her şeyi yazmıştı. Yok Füsun elini şöyle koydu, yok Füsun mutfağa gitti...saat bilmem kaç... şimdi şurdan geçiyoruz.. derken...

Velhasıl müze …

Pazar Gününe Dair... Taksim, Buluşma, Sinema....

Resim
Nasıl çarşamba oldu anlamadığım bir haftaya başladık. Sanki zaman bana kızın kreşe başlamasıyla hızla akıyormuş gibi geliyor.
Uzun  zamandır bloğa girmeyince önce sizlerin yazdığı yeni yazıları okudum, yorum bıraktım bazılarını sadece okudum, yazıma yazılan yorumları cevapladım ve yeni yazıma da başlayayım dedim.
Kızı okula bırakıp gelince ilk iş çayı koydum ocağa... kafamda yazacaklarımı düşündüm.
Bu hafta sonumuz yoğundu. Cumartesi Merter arkadaşları ile bu yıl ilki düzenlenen Japon Manga Etkinliğine gitti...
Pazar günü bende Sevgili Gamzem ile buluştum. FilmEki'nin son filmi olan "Son Tatil" filmine Beyoğlu Sinemasına gittik.



Film Fransız yapımı hem dramatik hem eğlenceliydi... Tabi benim gibi sulugöz biriyseniz aplama garanti.. Ama filmi muhakkak izleyin. Burda fazla detay vermiyorum çünkü yeni bir film ve izlenmesi gerekenler arasında da yer aldı bile....

Elbet öncesi sabahtan buluşalım dedik, güzel bir kahvaltı yaptık Taksim Meydan'ında bulunan Sütiş'de.
Bura…

Günlük...

Resim
Bir haftayı da geride bıraktık.

Sabah erken kalkmak o kadar iyi gelmeye başladı ki... Tabi uzun saatler gece oturmaları yapamasam da sabah erkenliği iyi geliyor.
Kahvaltı, ev toparlama, biraz kızla oyun biraz oturmaca derken hop okul saati geliyor.
Sabahtan tüm işlerimi yapıyorum ve yemeklerimi de yapıyorum. Öğlen eve geldiğimde, evin sessizliği ve ben başbaşa kalıyoruz. Bu ara pek kitap okuyamasamda azar azar okuyorum...




Bu arada artık geceleri ne kadar soğuk oluyor.... Resmen donuyorum
Geçen akşam Umay ile 8'de girdik yatağa ve bende onunla birlikte sabaha kadar uyudum. Eee tabi benim gibi uykusuza iyi geldi 12 saatlik uyuma.. Sabaha çok dinçtim.
Bide biz bu aralar okul çıkışı muhakkak parka uğruyoruz. 2 veya 2,5 saate yakın kalıyoruz. Eve gel çocuğu yıka yedir derken bi rehavet çöküyor.

Damızlık Kızın Öyküsü dizisini izliyoruz. Nasıl birebir çekmişle nasıl kendini izlettiriyor anlatamam. ( yine yazım biraz daldan dala oluyor ama idaare edin anacım )

Uzun zamandır dergi almıyord…

Ev Hali, Sevdalım Hayat Z.Livaneli ...

Resim
Artık Umay akşamları erken yatıyor... Bize de vakit kalıyor. Sabahlarıda erken kalkıyor... Benim için hem iyi hem kötü. Gece artık çok geç saatlere kadar oturamıyorum. Oysaki yazın ne güzeldi üçlere dörtlere kadar oturuyordum.
Okul düzenimiz artık tamamdır. Çocuklar nasılda adaptepe oluyorlar yeniliklere... 👧
Okul kavramı oturdu kafasına bizim kızın. Yeme düzeni bile değişti. Okulda öğlenci olduğundan, tek öğün besleniyorlar ve eve aç gelmiş oluyor. Önceleri tek çeşit yerdi ve bir saat sonra falan diğer yemeği isterdi. Şimdi iki çeşit yemeği aynı anda yiyor.
Hatta uyumadan önce de ya tost, ya ekmek peynir yada biraz çorba içip yatıyor.
Sanıyorum bu gidişle yemediği yemekleri de yiyecek okul sayesinde. :))

Yeşillikleri bu şekilde saklamayı nette görmüştüm deneyeyim dedim. İnsatgram'da gelen yorumlar da eğer buzdolabında saklamazsam ve suyunu değiştirmezsem çabuk bozulacağını söylemişti arkadaşlar.
Gerçekten öyle... Hele o suyu nasıl fena kokuyor..
Benim derdim buzdolabında da uz…

İlhan İrem Konseri...

Resim
Cumartesi akşamı İlhan İrem konseri vardı Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde.
Belli bir dönem çok popülerdi. Elbet hala seveni, bileni çok fazla sevgili İlhan İrem'in.
Bizde sevenleri olarak gittik beyimle. :)

Biraz erken gittik hem kardeşime uğradık hem biraz dolaştık, sonrası oturup kahvelerimizi içip salona geçtik.

Konser saati yaklaştıkça kalabalık da arttı. Orta yaşdan çok gençler vardı. Anladım ki bir kez daha... sevilmek için sanatçıların illaki ortalarda, devamlı magazin programlarında olmaları, gözükmeleri gerekmiyormuş..

Konser sonrası biraz bakındım da nete... Uzun zamandır olmamasını "engellendiğini" düşünerek ve popüler kültürden uzak durmayı seçmesine bağlıyor.

Sahne tasarımında yine albüm kapaklarında olduğu gibi "melekler ve siyah beyaz" tema kullanmıştı.
Konser bitiminde "ilahi" söyledi ve Semah dönüldü.
Tabi şunu belirtmeden geçemeyeceğim; sahne çok karanlıktı, orkestra sesi daha önceydi ve İlhan İrem detone oluyordu hemen he…