Kayıtlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çellinc 14...

Resim
14-Keşke arkadaşım olsa dediğin ünlü kim?


Ay bilemedim. Bir kaç tane var.... Düşündüğüm de yazarlardan İclal Aydın sanırım. Bir dönem resmen hayranıydım. Sonra çokca yazısını ve kendisini tv de görünce ara verdim. Ama hala bende ki yerini koruyor. Duruşu, tavırları, kibarlığı ve hayata bakış açısı olarak kendime çok yakın görüyorum sanırım o yüzden arkadaşım olsun isterdim. :)

Çellinc..cevaplama. :)

Resim
10 yıl sonra nerede, nasıl yaşamak istiyorsun?



Hedeflerimiz arasında 10 yıl beklemek yok. :) Yaşamak istediğim/iz yer Köyceğiz.... Gördüğüm andan itibaren; işte burası benim yaşamk istediğim yer dedim. Göl kenarı olması, tarihi dokusu, manzarası, insanları, yaşam kalitesi ile hayalim orda olmak. Bide küçük bir sahaf açarsam oh deymeyin keyfime....
Artık İstanbul'a bende turist gibi gelip gezmek istiyorum...  Hayaller büyük bakalım zaman ne gösterecek. :))
İyi geceler herkese, iyi pazarlar.

Dr. Özgür Bolat ile Çocuk Yetiştirme Sohbeti, Çellinc 11-12,

Resim
 Dün bütün gün yatacaktım güya......
Gündüz biraz uyudum,  kızla da sağolsun eşim ilgilendi...
Derken akşama doğru arkadaşlarla haberleşip sinemaya gittik.
Ata Demirer'in yeni filmi Olanlar Oldu'yu izledik.
Diğer filmleri gibi buda çok keyifliydi... Yer yer güldüğüm o kadar ince espriler oldu ki...
Eğer şöyle aydınlık bir film izleyeyim, içim açılsın diyorsanız mutlaka izleyin. Hele o manzaralar.... bir an önce yaz gelse de tatil yapsak dedim..
Film hakkında fazla detay bende yok biliyorsunuz beni. :))
Film hala Vizyonda ve izleyecek olanlar olabilir.


Çarşamba günü Akasya Sohbetler de Dr.Özgür Bolat idi konuşmacı.
Konuşma konusu: Mutlu Ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?  

Daha önce yazılarından da az çok okuduğum bir yazardı ve hazır yakınımıza gelmiş gidip dinleyelim dedik eşimle. Çocuk yetiştirmek önemli benim/bizim için.

Kendini Eğitim Bilimi ve bu konuda seminerler vermeye adamış biri. Aynı zamanda sitesinde de bol bol yazılar paylaşıyor.
Seminerden aklımda kalanları siz…

Çoklu Çellinc Cevapları... Akasya Avm'de Sohbet Günleri

Resim
Valla çellinc de kaytarmadım..  :)))
Malum 15 tatil geldi bizim eve de.... biraz kendimi blog konusunda salmış olabilirim ama kendim yazamasamda sizi okuyorum.... Biz bu aralar sokaklardayız....  eee gündüz sokak da yada evde film izleyince yada kızla oyun oynayınca bana geceler kalıyor.... Gece gece de bazen canım yazmak istiyor bazen de üşeniyorum ...o yüzden okuyup geçiyorum bazı geceler.
 Şimdi de size bu yazıyı gecenin bir vakti yazıyorum... okuyun hemi :))) 
7-Bir Hayvan Olsaydın Hangi Hayvan Olurdun? 

Kesin Aslan olurdum... :))
Neden diye soracak olursanız da vallahi bilmiyorum. Oldum olası çooooook seviyorum Aslanları.. Hele o heybetleri..
Bide bana nedense hep asil gelmiştir Aslanlar.
Oysa k en sevdiğim hayvan Salyangozdur.
Tek kelime ile hayranım ve bayılıyorum bu sürüngene. :))

Ama Aslanın yeri ayrı işte....



8-Bİr Dahaki Hayatında Kim Olmak İsterdin?

En sevdiğim ve hayran olduğum, kendimle özdeşleştirdiğim kadın olan Frida Kahlo olurdum.

9-Göç ETmek Zorunda Kalsan Yaşamak İç…

Çellinc 6 ...

Resim
Geldik 6.soruya: Hatırladığınız en eski anınız?
Hafızam iyidir her ne kadar isim unutsamda yaşadığımı, gördüğümü unutmam. Kolay soru geldi yine. Ama mesele onca anıdan birini seçmek de :)))

En sevdiğim anılarımdan birin anlatayım...
Kardeşimle aramızda 5 yaş var ve annemin hamileliğini, kardeşimin eve getirilişi, bana anlatılışı hala aklımdadır. :)

Şİmcik annem doğuma gidecek, babam aldı beni karşısına "kızım biz hastaneye kardeşini almaya gidiyoruz sende ananenlerde kalacaksın tamam mı?" dedi... tabi bende çocuğum ne diycem "tamam" dedim. :)

Sonra hatırladığım salona girdiğim ve sobanın yanıda beşik ve içinde bebek var....
Demek ki beni ertesi gün falan getirdiler eve..... burası muamma.
Daha eski fotoğraf bulamadım kız uyurken bunu ekleyeyim dedim. :)


Ben kardeşime bakarken, hop yastığın altından çikolatayı çıkatıp "aa bak kardeşin gelirken hastaneden sana ne getirmiş" deyip çikolatayı bana verdiler....
Eee o günden sonra herşey değişti... :))))

Çok şük…

Çellinc 5...

İyi mi oldu ne bu çellinc, hergün yazıyor oldum bloğa. :))

Efenim beklediğimiz 15 tatil geldi çattı... Çocuğu okula giden anneler için biraz zor olabiliyormuş bu tatil, bende haberlerin yalancısıyım... Tabi bizim evde henüz okul zamanları başlamadığından keyifli oluyor bu tatiller.
BAkalım Umay Hanım bir başlasın okula.... dediğinizi duyar gibiyim. :))))

Geldik   5.soruya:  Her zaman ve bazen özlediğin şey...

Bazen sessizliği ve rahat takılmayı özlüyorum. Sanırım bunda 3 yıldır çocuklu bir evimizin olması...Asla şikayetçi değilim bundan ama işte bazen özlüyorum o "ha deyince çıkmayı, yemek yapmamayı, sadece tek takılmayı".... anneler beni anladınız siz. :)
sonra bir gülüş, bir anncim deyiş bu özlemleri siliyor... sonra yine başlıyor aralarda özlemler... sonra yine siliniyor...
Bu aralar hayat böyle sürüp gidiyor...... Birde annemin telefon açıp "napıyın kız" deyişi.. kulaklarımdan hiç gitmiyor. Her sabah çınlıyor ve içimden cevap veriyorum anneme...



Her zaman özled…

Halil Cibran Ermiş, Ermişin Bahçesi, Orhan Veli kitabı ve Çellinc 4..

Resim
 Bu aralar ince kitaplar okuyorum... O yüzden de Ocak Ayına hızlı bir giriş oldu. İnce ruha iyi gelen kitaplar tercihim oluyor.... sanki bu tarz okuyunca acıma, içimin kederine "merhem" oluyorlar bir nebze....
Aslında yazımı daha erken yazacaktım. Hazır kız gündüz uyumamış, akşam da erken yatar diye düşündüm. Ki öyle de oldu. 9'da uyudu. Oh bende bir tebessüm anlatamam. Bu aralar gündüzleri öğleden sonra akşama doğru uyuduğu ve öğlen uykusu da 3-4 saat olduğundan geceleri geç yatıyor... Tabi bende gece belirli bir saatten sonra pert oluyorum...

Bugün de erken yatınca, yarım kalan kitabımı bitirdim. Ardından hemen ütüleri yapayım dedim. Tam bitirmek üzereyken "anam bizim kız uyandı"....

Neyse Allah'tan uyku hali devam ediyordu da koltuğa uzandı. Tabi bir iki saat sonrası uyudu....
Eee derken beyimle sohbet ettik, sonrası bende anca blog yazıyorum. Gece kahve içince uykuda geç geliyor tabi.
Yazımı yazdıktan sonra biraz da kitap okur uyurum artık... Sabah ola…

Çellinc 2-3 soruların cevabı....

Eevet geldik ikinci ve üçüncü sorunun cevabına.
Aslında 2.soruyu gün içinde yazmayı planlıyordum ama olmadı... Umay'ın geç uyuması sonrası benim işlerimin olması derken geceyi buldu yazmak. Hadi yazmışken ikisini birden cevaplayayım dimi ama?

2-Kalbini Kazanmanın 5 Yolu...   

            Aslında zor değildir bana ulaşmak..
Eğer saygıyla davranırsanız bide sevgiyle tabi :) , sonrasında ufacık bir düşünceli söz bile fetheder gönlümü...
Sonrasında " bunu görünce aklıma sen geldin, sana aldım" demek de çok hoşuma gider, düşünüldüğümü bilmek... 

.... Hani hep denir ama gerçekten de "yalan"dan nefret ediyorum ve nedense çaktığım an, ki çoğunluk gibi çabuk da çakarım her ne kadar bazen belli etmesem de ..soğurum..hareketlerim değişir....
O yüzden hayat felsefelerimden biridir; açıklama yapmak, anlatmak zorunda değilsinidir. Ama yalan da söyleme o anki durum için. Sessiz kal, bir şey de ama yalan deme....... 

.............. Hoşgörülü ve affedici yönüm ağır basar o yüzden bir …

Yeni bir Çelinc-Mim :)

Resim
Çok sevgili Nurşen Ablanın bloğunu ( Leylak Dalı)  okuyordum ve yeni bir etkinlik başlamış. 17 soruluk bir "çelinc"...
Başlatan blog da SonicHanım (burdan tıktık) .
Ayrıca bloğuna da bir göz atın derim yazıları keyifli ve güncel. :)

Uzun zamandır Mim cevaplamıyordum, belki biraz hareket olur bloglarda. Bu yazımı okuyan ve yazmak isteyenleriniz yapabilir.

Hadi bakalım ilk soru ile başlayalım bugünün yazısına....

1- Pozitif biriyimdir. Birde uzun cümleler kuruyorum. Aslında bu huyumu biraz bırakmak istiyorum. Bazen kısa bir yanıta bile uzun cümlelerle cevap veriyorum. :) ( huy işte napıcan)

2- Güçlü bir kişiliğim vardır, hemen olaylardan yıkılmam, soğuk kanlıyımdır. Daha çok mantığım ile hareket etmeyi severim. Arada duygusal davransam da önceliğim mantığım.

3- En büyük tutkum kitaplar ve doğa....Kitapsız bir hayat düşünemiyorum... O yüzden küçük çanta kullanamayanlardanım. Muhakkak kitabım, not defterim yanımda olacak.

4- Tam bir sohbet severim. :) şöyle keyifle sohbet ederk…

Televizyonla aram... İzlediğim Diziler...

Resim
Televizyon izlemeyi bir türlü sevemedim, sevemiyorum.
Hatta bazen alıyorum kumandayı elime, şöyle zaping yapayım diyorum... yapıyorum da ama durupta izleyecek birşeyde bulamıyorum. Genelde akşam tartışma programlarını ve haber kanallarını seviyorum. Hatta çoğu zaman film izlemek için kullanıyorum tvyi... Eğer kız uyumuşsa ve işim yoksa hemen bir kahve yapıp kendime kitabımı okuyorum...
Yada uzun zamandır yaptığım birşey var... önce anneme dua ediyorum, anlatıyorum kendime olanları... sonra da kitabımı okuyorum...
Bazen herşey normalmiş gibi geliyor...bazende herşey çok ağır geliyor....

Ama iş yabancı dizi ve film izlemeye gelince çok seviyorum. Çünkü bizim dizilerde ki aşk, zengin-fakir aile muhabbeti çok sıkmaya başladı. İsterdim ki bizim Ülkemizde artık senaristler, yönetmenler farklılıklar yapsa; şöyle sürükleyici dizi çekseler... daha çok var sanırım buna...
ps: elbette dizi izleyenlere saygım sonsuz..

Geçen senelerden  beri ilgiyle izlediğim/iz birkaç dizi var.
Bu ara birkaç bölü…

Kadıköy, Sokaklar ve Yalnız Bİr Evin Kahkahası Kitabı...

Resim

Ev Hali, bolcana film izlemeli ve kar fotoğraflı...

Resim
Bol kar fotoğraflı bir haftadan selam blog...
Uzun zamandır beklediğimiz doğa bize mucizesini gösterdi ve her yer bembeyaz oldu....
Vee bizim evde de akşam ışıklar yanınca perdeler çekilmedi, ( çünkü evin beyi daha ışıklar yanınca perdelerin kapatılmasından yana da )  tersine yatana kadar salondaki perdeler kapanmadı ve muhteşem görüntüyü izledik, seyrettik.. Bide üstüne kız uyudu mu içilen şarap da çok iyi geldi... Kah ağladım, kah dua mı ettim... Çünkü annem kışı, kar-ı çok severdi... .... Nur içinde uyu annem...

 Bu da bizim Portakal Ağacımız... Sabaha bir baktık iyicene üstüne kar birikmiş, evin beyi hemen bir sopa yardımı ile ağacımıza yardım etti de fazla karı üstünden attık... Yoksa iki büklüm kalmıştı Can'ım ağaç...

Tabi tül perde açık olınca bizim kızda devamlı pencere önünde.. Sabahları uyanınca" anne kar yağdı mı?" " anne uyan sabah oldu kalk" gibi şeylerle bizi kaldırıp, çayımızı hızlıca içirtip sokağa çıkalım diye tüm o çocuk masumluğunu kullanarak…

Umay'lı Hayat... Yaş sendromları..

Resim
2 ay sonra Umay 3 yaşına basacak... Gerçekten de belirli bir dönemden sonra zaman nasıl geçmiş/ti anlamadım...
Dönem dönem bazı zorlanmalarım olsa da genel anlamda kolay bir bebek oldu Umay..Rahattım anlayacağınız...
Yalnız son bir aydır neredeyse o kadar hızlı bir büyüme oldu ki Umay'da...Sanki herşey birden yüklendi bünyesine...

Bu aralar devamlı olarak herşeyi" ben yaparım, anne yardım edeyim mi? Noluuurrr?"lardan tutun da sizinle yatacağıma kadar 3 yaş sendromu yaşıyoruz..

Birde son bir haftadır neredeyse "korku"ları başladı. Geçen gece ağlayarak uyandı, birde içli içli sesleniyor ki sormayın...

Noldu kızım diye sorduğumda/uzda da; ejderha geliyordu, kedi gördüm..vb..şeyle anlatıyor. Allah'tan rüya gördüğünün farkında. Fakat kendi yatağında yatmak yerine bizim yanımızı istiyor ısrarla..Tabi ki vallahi de billahide benim de işime geliyor, çünkü kızımla uyumak, sabah uyandığımda yanımda görmek, koklamak çok mutlu ediyor beni...hele sabahları "anne ka…

2017 ilk yazısı...

Resim
Vee 2017 yılının ilk günü yazısı....

Yine sabah haberlerinde terör saldırısı haberi vardı... Sokağa çıkmaya, kalabalığıa girmeye iyicene korkar oldum/k( birçoğumuz da böyle biliyorum)
Astrologlar bu yıldan ve seneye olacaklar hakkında pek iç açıcı konuşmadı geçen tv de...
Bakalım daha neler bekliyor bizi....


Bugün Can'ım annemin doğum günü. Her sene gece 00:00'dan sonra pasta keserdik canım anneme... çok mutlu olurdu. Birde elini öptürmeyi çok severdi. Geçen sene İstanbul kar-a teslim olmuştu. Ama olsun demiştik ve ailecek hep beraberdik. Bizim kız ufak olduğundan Sevdoşlar, annesi, kardeşi, gelinleri, bizim kuzenler toplaşmış sofra hazırlamıştık. Oturup etrafına sohbet, muhabbet... Şimdi sadece fotoğrafalara bakıyorum... ne gece bitmek bildi nede sabah olmak...
Hala aklım almıyor "nasıl bu kadar çabuk oldu herşey" anlamlandıramıyorum...hala kulağımda hastanede ki konuşmaları, görüntüsü, yaşadıklarımız........... 
Düşündükçe bazen aklım, kalbim daralıyor... .........…