26.11.18

Film. Kitap. Sosyal Medya... Günce...

Nerde kalmıştık  😊
Selam herkese.

Takvime bakınca inanamadım. Bi de ev kadını olunca çok da fazla tarihle işim olmuyor. O yüzden sanırım çok şaşırdım....
Resmen haftasonu Aralık ayına girmiş bulunuyoruz ....
Gerçekten ama gerçekten klişe olsun diye değil... Zaman nasıl geçiyoe hiç anlamıyorum ...

Sanki daha bir ay oldu okullar açılalı .....
Bu seneki liste işini aksatmayayım diyorum  Yeni yıla girerlen liste hazırlamak hoşuma gidiyor.

Yılbaşı 🎄 ağacını çıkartmama az kaldı.
Instagram'da baktığım da "ooooo herkes ağacı çıkartmış süslemiş bile" diyorum ama daha erken benim/izim için.

Bu sene denk getirirsem bende adresi olan arkadaşlarıma kartpostal atmak istiyorum. 😊 İsteyen olursa adresiniizi gönderin size de yollayayım.

Bide yeni moda sanırım tam çözemedim... Bir çok etkinliği, önemli günleri sosyal medyada bir gün önceden kutlamaya başlıyorlar .. Gerçekten merak edşyoeım acaba ben mi gözden kaçırdım ...? Bilemiyorum?!

 Hafta sonu ince kitap okuyayım  dedim.
İnce lakin dolu dolu bir kitap okudum.
🖋 Farabi / Mutluluğun Kazanılması kitabını bitirdim 
Bazı yerleri iki kere okudum  Hatta kendime "daha iyi anlamak için tekrar okumalıyım" dedim.
Instagram'da ki yorumum şöyle:

🗯

Dün incecik bir kitapla haftayı bitirdim.
📚 Kitap ince ama içeriği biraz yoğundu. Bazı yerleri bir iki kez okudum hatta tekrar okumam gerektiğini hissettim...
📎 #farabi
🖋 Bazı kişiler döneminşn o kadar önünde imiş ki..böyle eserleri okuyunca bu hisse kapılıyorum.
🖋 Farabi’yi orijinal kılan kelam ve fıkhı tasnife koymasıdır. Bununla yeni bir yaklaşım ortaya koymuştur. Buradaki amacı din + felsefe bütünlüğünü sağlamaktır.
🖋 Farabi’ye göre yetkin olan ile iyi olan aynıdır. İnsani davranış iyi olanı amaçlar. Mutluluk en yüksek insani yetkinliktir. Mutluluk, en yüksek kemal ve en yüksek iyidir.  Çünkü diğer bütün iyiler ve yetkinlikler kendileri dışında bir şeye ulaşmak için istenir. Mutluluk kendisi için talep edilir. Ona ulaşıldığında bütün istekler sona erer. Farabi için insani son yetkinlik, mutluluk kendine yeterlilik olarak değerlendirilir. En yüksek yetkinlik Tanrı’dadır. Tanrı en yüksek mutluluk düzeyindedir. Kendi başına var olma en yüksek Tanrı’da temsil edilir.İnsan ne kadar kendine yeterse mutlu olur ve Tanrıya benzer. 🖋 Bazı düşğncelerşne katılmasam da güçlü bir düşünce gücüne sahip biri Farabi... Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız size de hitap edebilir


Bir de akşama Netflix filmi izledik.
Lise talebesi olan Sierra'nın okul macerası diyebiliriz.
Bir izlenimlik böyle filmleri seviyorum. Devamı yok ama izlerken sizi sıkmıyor ..
Tabi Sierra'yı izlerken lise dönemlerini düşündüm ve çocuklarının gerçekten de ne kadar acımazsoz olduğunu  🙄
Kızımız çok güzel değil, zeki iyi bir aileye sahip ama okulda "ezik diye tabir ediliyor  bir grup tarafından....
Okulun gözde kızı ile bir sebeple arkadaş oluyorlar ve film burdan devam ediyor.....
Sevdim filmi. 😊

Yazımı yazdım, sizleri okudum ve sırada ki" Körlük "kitabıma dönme vakti geldi. 😊

İyi geceler. 🌃 🦉

23.11.18

Biraz Günlük biraz kitap 📚

Selam.

Bu hafta yine bitti ve ben her zaman ki gibi "amanşn ne çabuk bitti hafta" derken buldum kendimi....... 🙄

Oysa ki evin içinde yapılması daha doğrusu düzenlenmesi gereken n bir arka oda ve balkon var. Binamızın mütahite gitme durumu var ki son beş yıldır aynı konu konuşuluyor.... Ne zaman olur bilmem. Bende arka balkona düzenli dursun diye dolap almak istiyordum.
Bu sebeplerden dolayı masraf yapmak yerine kayınvalidem de olan ve onların da elden çıkartmak istediği dolabı getirdik. Lakin haftasonları hep bi dışardaydık ve son iki haftadır öyle bekliyor oda.........
Kapısını çekiyor ve düşünceme emanet ediyorum  😊
 Bu haftasonu da bizim kızın arkadaşının doğum günü var yine kaldı oda............ 😭😭😭
Tül perde de yıkamak gerek. Ama illaki arkası düzenlenşnce yapıcam diyorum kendime. Bazen öyle takıntılarım oluyor. Sanki orası dağınık ya diğer yerleri temizlesemde ılmayacak gibi geliyor. Ay ne alakaysa.... .



Tabi elimde ki kitapları okumaya devam. Orhan Pamuk'un okumadığım kitapları vardı. Arkadaşta da vardı. Ondan aldım okudum 
Çoğu çok eski kitaplar uzun uzun anlatmıycam. Sağolsunlar nette resmen özetini veriyorlar kitapların.

Yazarın en çok İstanbul'u sevmesini ve anlatmasını seviyorum. Kafam da iyice netleşti bu durum.
Bir iki kita ı kaldı okumadığım onları da biraz zaman geçsin öyle okurum. Üst üste okumak biraz baydı. Bir de yazarın uzun uzun betimlemelerini düşünürsek 😬


Eşimin sevdiği seriye başladım sonrası. İthaki Yayınları'ın tekrar bastığı "Bilim Kurgu" serisi vardı.
UZAKTAN KUMANDALI KIZ / James Tiptree Jr.

Yazar ilk kitabını  yayınlandığında erkek ismi ile yayınlamış ve yıllarca da saklamış  Hatta kadın olduğu öğrenildiğinde "böyle bir bilim kurgu kitabını bir kadın yazamaş" demişler....  Hugo Ödüllü bir kitap. Tabi yazıldığı dönem düşünüldüğünde hayal gücü iyiymiş .. Şimdi zamanla okursanız sıkıkırsınız 
Gerçi kısa novella tarzı bir roman.
Konusuna gelince ;

Kurumlarca yönetilen bir yakın gelecek. Reklamların yasaklandığı bir distopya. Bu durumla baş etmek için farklı yöntemler deneyen şirketler. Bu mücadele sonucunda ortaya çıkan ve tek görevleri alışveriş yaparken görüntülenip subliminal reklamların bir parçası olmak olan popüler kültür ikonları – yani geleceğin tanrıları.
Kendi halinde bir kız olan ve hastalığından dolayı fiziksel olarak fazlasıyla deforme hatta çirkin P. Burke hiç beklemediği bir anda hayatının fırsatıyla karşılaşır. Elinde artık bir tanrı olma fırsatı vardır, hem de insan elinin ürettiği en güzel canlılardan biri olarak, Delphi olarak.

Hazır böyle bir seriye başlamışken devam edeyim dedim ama iki kitabı yarım bıraktım ..... 


Bu iki kitabı da yarım bıraktım. Bir türlü okuyamadım, hikayenin içine giremedim. Bende daha fazla zorlamayıp yeni kitabıma başladım  😊

Keyifli haftasonunuz olsun. 🗺

13.11.18

Beyaz Usta Siyah Çırak Kitabı...

Selam.

Yazarı önce arkadaşım tavsiye etmişti. Daha sonra TRT televizyonunda " Vapurda Çay Simit  programın da dinledim. O kadar güzel anlatıyor ki...
Çok seviyorum konuşmanın hitabet sanatını bilip anlatan insanların dinlemeyi ...

Özellikle beni en çok etkileyen cümlesi ;
🗯 Muhabbet eden kalmadı mı? O zaman sen muhabbetli ol.
🗯️ Selam mı vermiyor kimse? İlk sen selam veren ol....
.....  Gibi cümlelerdi....
Gerçekten de etrafıma kulak verdiğimde çoğu kişinin yakındığı şey bunlar. Sosyal medyadan sonra o kadar azaldı ki bazı duygular.
Mesela çok çabuk "canımlı cicimli konuşmalar, dostuz muhabbetleri  ....
Oysa ki evet sanal dünya iyi güzel. Ve bende severek kullanıyorum lakin bazı duygularımızın önüne geçmemeli.....

Kitaba da gelirsek .. Aslında yazar bu kitabında kendi hayatından da kesitleri anlattığını söylemişti.

BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK/ BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU

Bazı yerler de kopukluklar olsa da maneviyata yönelik  kendi yolunu bulma yolunda yaşadıklarını hikayeleştirmiş yazar.
Hani bir motto vardır ; öğrenci hazır olunca öğretmen de hazır olurmuş ..

 Yaşadıkları, hayatına girenler ve yol arkadaşı derken bir bakmışsınız kitap bitmiş.
Acılarla  yaşanmışlıklarla, hayatında ki eksikliklerle yüzleşen Sarp..

Beyaz Usta Siyah Çırak, geçmişinden yorgun, geleceğine hakiki bir yol arayan Sarp’ın hayal kadar şaşırtıcı ama gerçek hikâyesi.
  Der kitabın arka kapak yazısında.



11.11.18

İki Muhteşem Kitap Hakkında. 😊

Selam. 😊

Yine enfes bir roman okudum. Gerçekten ama gerçekten Jaguar Kitap bu işi biliyor ve az, öz iyi Yayınları çeviriyor.

HIZLANDIKÇA  AZALIYORUM / Kjersti Skomsvold
Norveçli yazarın ilk kitabı. Lakin kapağı kapattıktan sonra siz hâlâ okuduklarınızı yaşıyorsunuz ...

🖋 Bir kadın düşünün yaşlı ve yalnız .. Lakin her şeyin sebebi yaşlı ve yalnız olması değil.
Epsilon var hayatında.
Ve hayatı boyunca hep görünmez gibi yaşamış  Biraz çekinen biri teyze.
🖋️ Kuzey'in anladığım kadarı ile havası kadar insanları da soğuk.
❄ Markete gidiyor, yolda yürüyk ama yokmuş gibi davranılması canımı sıkıyor
Telefon rehberine bakıp kendi ismini arıyor...
Derken ara da felsefi sorularla bizi düşündürüyor.....

Eğer okumadıysanız listenize ekleyin diyeceğim kitaplardan oldu ...
Tanıtım yazısı şöyledir;

Yeryüzünde yaşadığın her mutlu an kederle ödenmek zorundadır." 

Son yıllarda Norveç'in çıkardığı en güçlü yazarlardan Kjersti Skomsvold, şiirsel ve dokunaklı romanıyla Türkçede. 

Mathea'nın yaşam ve ölüm, yaşlılık ve yalnızlık hakkında inceliklerle örülü zarif hikâyesi... Derinlikli bir melankoli, farklı bir mizah, küçük kelimeler, kısa cümleler, ufak paragraflar ve büyük bir yetenek... 

Norveç'te yayımlandığı yıl Tarjei Vesaas İlk Kitap Ödülü'ne layık görülen Hızlandıkça Azalıyorum'u Norveççe aslından Deniz Canefe çevirdi.
(Tanıtım Bülteninden)


📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📖📖📖📖📖📖

Bir diğer okuduğum enfes kitap ise; İÇİMDEKİ MÜZİK /
Sharon M. Draper

Arkadaşımın oğlunun okuması gereken kitaplarından biri. Ortaokul'da okuyor ve öğretmenin bir yıl boyunca okuması gereken kitaplar içinde buda var.
Bende alıp okumak istedim ve iyi ki de okudum ...

Bana biraz  Mucize kitabını da hatırlattı.
Ve okurken içim burkuldu en çok da Melody'inin anne babasına sarılmayı çok istediği ve "seni seviyorum" diye memesini okurken.. 

Konusuna gelince Melody doğuştan beyin felçli ve sandalyeye bağımlı  Ailesinin ve kendisinin verdiği mücadele, normal yaşam standardı yakalamaya çalışmaları vb.. şeyler...
Ve en önemlisi azim, inanmak ve başarmanın öyküsü  Bir de okurken hissettiğim en önemli duygu "çaresizlik  oldu. Çünkü biz konuşuyor ve yürüyorken nelerle karşılaşıyoruz değil mi? Birde konuşamadığımızda, yürüyemediğimiz de düşünsenize!

Öyle bizde ki Türk Filmlerinde ki gibi kalkıp yürümüyor ama kendisine inanan bir ailesi ve bakıcısı sayesinde neler neler başarıyor . 😊

48 ödüllü bir kitap 📚  Kesinlikle haketmiş bir kitap.

İlgi ile okuduğum ve tavsiye edebileceğim iki kitaptır  😊

İyi akşamlar iyi haftalar arkadaşlar 


10.11.18

İskandinav mitolojisi

Selam. 😊

Daha önce hiç Neil Gaiman kitabı okumadım lakin şöyle bir nete bakınca seveni fazla.
Eşimin beklediği bir kitaptı ve çıktığında hemen aldığımız.

İskandinav Mitolojisi tam bir  hikaye/mitoloji kitabı idi. İçinde neler yoktu ki. 😊
Thor, Thor'un babası Oden kardeşi Loki derken hanımları ...

Tabi okurken birbirine benziyor hikayeler... Lakin hikaye anlatmak da kolay iş değildir bence.


Tanıtım yazısı şöyle der;

“BAŞLANGIÇTAN ÖNCE HİÇBİR ŞEY YOKTU: NE TOPRAK VARDI NE GÖKKUBBE, NE YILDIZLAR VARDI NE DE GÖKYÜZÜ. ŞEKİLSİZ VE ŞEMALSİZ, SİSTEN BİR ÂLEM İLE DURMADAN YANAN ATEŞTEN BİR ÂLEMDİ VAR OLAN.”
 
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
 
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
 
Gaiman, eski çağa ait bu hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…



6.11.18

Gece gece 🦉

Okuduğum iki kitabın yorumunu yazmak için gelmiştim sayfama. Sonra Instagram'da Nesrin Cevadzade'nin paylaşım ve yorumuna denk geldim.
Kendisinin duruşunu çok seviyorum. Ve enerjisi fotoğraflarından da bakan gözlere yansıyor.
Sanırım eski fotoğrafları ile eleştirmişler ve kendisi de " kimsenin sizi daha az hissettirmesine izin vermeyin  demiş uzun bir cümlenin altına.

Ne fena dimi? Birileri geliyor ve sizi çok tanımadan aşağı çekmeye çalışıyor, eleştiriyor ve sizi sanki iyi tanıyormuş gibi yorumlar da bulunuyor....

Sonra düşündüm çevremizde de yok mu böyle tipler?

Kendime çevirdim aynayı .... Neler neler çıktı bende de.... 😊

Onlar bende kalsın.
Aklıma geçtiğimiz aylar da gittiğim Betül Arım'on gösterisi geldi.
Tam da böyle şeylerden bahsetmişti.
Ve sonunda diyordu ki; sizi sizden başkası çok iyi tanıyamaz....

Düşündüm, düşündüm, düşündüm ...
Gerçekten de öyle değil mi?!
Bazen o anda öyle davranmamız gerektiği için davranırız yada söyleriz.... Şartlar ve anlar ve durumlar ve gelişmeler karşısında bazen alacağımız tavırlar değişmez mi?

VS.... Vs... Gider böyle....

Gece gece aklıma geldi buraya karalamak istedim

İyi geceler.