17.9.15

Kısas-ı Enbiya / Hazırlayan: Orhan Duru

Üşümeyi özlemişim blog. Bloğumu takip edenler bilir; severim ben sonbaharı, Ruhum da hüzne yakın olduğundan bu mevsimi kendime yakın hissederim. :)
( bu arada gündemi, Suriyelileri, yaşadıklarını unutmuş değilim. Tv den takip etmesemde hep aklımda ve dualarımda ....)

Kitaplardan Ahmet Ümit'in Patasana kitabına devam. Akıcı mı evet akıcı ama sanki hep aynı gibi geldi bana kitapları yazarın. O yüzden biraz elimde sürünüyor gibi oldu kitap...

Bende araya diğer kitaplardan ekleme yaparak devam ediyorum bu kitaba... Gerçi bir tek Kavim kitabı kaldı bende olupta okumadığım sanırım onuda okuyup uzunnn bir süre ara vereceğim Ahmet Ümit kitaplarına...

Bu arada bitirdiğim diğer bir kitap ise

Kısas-ı Enbiya/ Hazırlayan Orhan Duru

YKY Yayınları

Orhan Duru, "Türkçe hikâye"nin kaynaklarına tutkun bir yazarımızdı. 1979 yılında, kutsal kitaplarla geleneksel halk anlatılarında peygamber kıssalarının aldığı biçimlerin ve aktarıldığı Türkçenin günümüz öykücülüğüne esinler getireceği inancıyla, bu güldesteyi hazırlamış, yine bir başka öykücümüz Cihat Burak ona desenlerle eşlik etmişti.

"Hep duyup da adını koyamadığımız kaynağı burada bir ucundan yakalıyoruz. Yaradan, yaratı, yaratılış, yaratıklar, yedikat yeryüzü ve gökyüzü, devinen yıldızlar, insanın ortaya çıkışı, yalvaçlar, Babil kulesi, Nemrut, Süleyman ve Belkıs, Anka ve Hüdhüd kuşları, Yedi Uyuyanlar, hepsi bir arada. Neredeyse büyülü bir kurgu evrenindeyiz."
(Tanıtım Bülteninden)


Özellikle kullanılan dönemin öz türkçesine hayran kalmamak mümkün değil. Tabi fazla reklamı yapılmadığından kitap biraz gölge de geride kalmış...

Güzel ve akıcıydı kitap. Mesela kitapta ki ilk öykü olan Yaratlış'ı okurken aklıma bir hikaye geldi.

İlk depremi ilkokula giderken tanıdım. Öyle büyük bir deprem değildi ama hissedilir cinstendi.
Neyse, arkadaşlar arasında şöyle bir hurafe vardı.
Güye toprağın altında yaşayan bir öküz vardı hemde kocaman. O döndüğünde yada hareket ettiğinde deprem oluyordu.
Nerden duymuştuk yada bize kim söyledi hiç hatırlamıyorum ama bu hikaye beynimde iyi bir yere sahip. Baksanıza hiç unutmamışım. :)

Lokman Hekim'in kıssası ve öğüdü çok hoşuma gitti sizinle de paylaşmak istedim.

Kitapta tek sevmediğim şey minyatür çizimlerin çok karanlık olması... Onun dışında kitabı ve anlatım dilini hayranlıkla okudum diyebilirim. Zati bu kitabı da sanırım YKY de dolaşırken raf arasında görüpte alınıp okunuyordur diye düşünüyorum..

İyi geceler blog....







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder