17.1.19

Çöplük ve Zehirli Sarmaşık.... 📚 📖

Selam. 😊
15 tatile ne kaldı şunun şurasında değil mi?
Bende eşim kadar seviniyorum bu tatile. 🙈
Çünkü bizim kız tatil zamanlarında sabah uyandığın da( ki erken uyanır kendileri ) hemen baba diye seslenir.
Veeeee bende biraz daha uyumuş olurum  Ne yapayım ama çocuk babasını istiyor 😁😁😁
Bazen eşime derim ki"asıl senin tatilin ama sanki çalışıyor gibi bana tatil oluyor "
Eee napalım çocuk tek benim değil ki. 🙋🏻‍♀️


Bu ara da ilk defa aynı anda bir arkadaşımın vesilesi ile aynı kitabı okuyoruz. Günde 70 sayfa kotası koyduk 
Evet okuma grubuna katıldım ayda bir buluşup kitap seçiyoruz ama böyle Instagram'da ilk. Ve çok sevdim. "GÜLÜN ADI UMBERTO ECO" okuyoruz  Listem de olan bir kitaptı ama daha zamanı vardı almama. Bu vesile ile öne çekip alıp okuyorum..bu enfes kitabın yorumu ayrı bir yazıda  😊

Gelelim daha önce biten kitaplarıma 
Hazır mısınız?


ÇÖPLÜK / Yazar: Carolina Maria De Jesus

1960'lar da bir gazetecinin tesadüf eseri olarak okuması ve Carolina Hn. İle karşılaması tamemen hayatını değiştirir
Kitap çok eskiyfi hatta sayfaları ayrılıyordu, öyle yavaş çevirerek okudum ki. Ama değdi buna.
Kayınvalidemlerin kitabı  Bende okumayı istiyordum . 
Brezilya'nın en fakir kısmında, gecekondu semtinde yaşayan bir zenci kadındır. Evli değildir  üç çocuğu ile yaşam mücadelesi verir. Tabi ara da ırkçılık vardır, sefalet  açlık  günlük karın doyurma ... Okurken içim çok cız etti  Biz çocuğumuzu gözümüzün önünden ayırmazken ..
Bir annenin çocuklarının karnını doyurabilmek için, birbirlerine emanet ettiği çocukları ....

Corilana yazmayı seven, hatta okumak isteyen biridir. Çöpten bulduğu kağıtların arkasına yazar günlüğünü  Her gün düzenli bir şekilde yaşadıklarının hissettirdiklerini yazar.

Bir mücadelenin romanıdır Çöplük  .. Baskısı yok ama Pdf olarak var mı bilmiyorum.



Bu arada Kayınvalidemlerden 10 taneye yakın eski basım kitap getirdim..bir tane yeni aldığım kitaplardan bir tane de eski kitaplardan okuyorum  😊
Yıllar yıllar evvel "ON KÜÇÜK ZENCİ" ile tanımıştım Sevgili Agatha Christie ile. 😊

Daha sonra hiç okumadım  Oysa ki ne merak etmiştim okurken 

Benim okuduğum bu Zehirli Sarmaşık kitabının yeni baskılarında ismi "KOLTUKTA Kİ ÖLÜ" diye çevrilmiş 

Zengin yaşlı teyzemiz hastadır ama aniden ölür. Peşinden de evlatlığı olarak bilinen Mary öldürülür veya ölür. Olaylar bundan sonra gelişir 
Yine bir solukta okudum  😊

Yeni yazı da görüşürüz  😊


16.1.19

Çocuklar için...Dikkat ve Hafıza Seti Kontrol Yayıncılık

Selam.

Bu aralar vakitsizlikten yazamadım. 
Normalde yetmeyen zaman ekstra yetmez oldu ve ben sanıyorum ki zamanımı doğru kullanamıyorum.
Bunda şu akıllı telefonlarda kurulan gruplar da sebep oluyor... yok kızın okulundan mesaj, arkadaşlardan mesaj derken, hadi elime almışken İnstagram'a da bakayım diyorum ve bir bakıyorum epey bir zaman geçmiş.... Aslında okuduğu ve yazmak istediğim çok güzel kitaplarım var. Onlar da artık diğer postta...

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu vardı. 
Aralık ayında Kontrol Yayıncılık'tan mail geldi.


Siteyi inceledim ve bizim kıza en uygun olan set olarak "5 Yaş Dikkat Ve Hafıza Seti"ni istedik.





Daha öncesi siteyi incelediğimiz de 5 yıldız aldığını ve yorumların da hep pozitif yönde okuduk.

Kargo elimize ulaştı lakin biz o ayı hastalık ile geçiricince henüz içeriğinde ki şablonları yapmaya başlamadık kızçemle. :)

Nasıl olsa 15 tatil geliyor evde de etkinlik yapmak gerek. Artık yaptıkça sizinle de bol bol paylaşırız.

Biz anne baba olarak içini inceledik. Hatta Umay'da bakındı biraz. Özellikle farklı olanı bul kısmı ilgisini çekiyor.
Diğer sayfaları da kurcalatmak gerek kıza.

Setin içeriğini siteden alıntıladım :)))

Şimdi ki çocuklar gerçekten de her şeyin çok farkındalar ve daha açık görüşlüler. O yüzden o güzelim boş beyinlerini onlara fayda sağlayacak, gelişimlerini tamamlayacak bilgileri fazlasını ve çocuğu sıkmadan vermek, yönlendirmek gerek...

15 tatilde uygulamalı yaptıktan ve sonra sizinle yine paylaşırım arkadaşlar.


2 Kitap
128 Sayfa

DHS GENEL AÇIKLAMA
Dikkat ve Hafıza Seti 5 Yaş aralığında ki çocuklara uygun olarak hazırlanmıştır. İçerisindeki egzersizler beyindeki algı merkezlerinin aktif olarak çalışmasını sağlar. Kodlama sistemi ile desteklenen bu set, Çocukların hafıza egzersizleri ile kazanılan bilgileri depolayıp kullanabilmelerini sağlar. Egzersizler belli bir sistemle yerleştirilmiştir. Birbirini takip eden hafıza soruları ile çalışmalar pekiştirilir. Egzersizler, gereksiz bir şekilde tekrar edip çoğaltılmadığından, sıkılıp bırakmak yerine merak ederek istekli bir şekilde çözmelerini sağlar.

KAZANIMLAR
· Görsel ve İşitsel Dikkat gibi dikkat alanları aktif şekilde çalışma gösterir.
· Kavramlar, renkler geometrik şekiller gibi kavram bilgilerinde öğrenme gerçekleştirir.
· Okul öncesi ve ilk öğretim çağındaki çocukların öğrenme sistemini aktif bir şekilde çalıştırır.
· Dil-Bilişsel alanın etkili şekilde kullanılması sağlanır.
· Çalışma belleği, kısa süreli belleği, uzun süreli belleği aktif şekilde çalıştırır ve geliştirir.
· Ders başarısında artış görülür.
· Konsantrasyon süresini arttırır.
· Farklı yollardan problem çözebilir.
· Okuduğunu anlar ve yorumlar.
· İnce motor kaslarını güçlendirir.







6.1.19

Aquaman, Bitirgen, Sineklerin Tanrısı, Dinle Küçük Adam.........

Selam. 😊

"ay ne çabuk bitti yıl, ne zaman Ocak Ayı oldu" diye diye geldik bu güne.
Çok şükür  bin şükür daha iyiyim/z. Size hastayım dedikten sonra tam iyileşmiş gibiydim sonra hop tekrardan nüksetti ağrılar.
Ama toparladım az biraz kuru öksürük ile devam hayata. 🙄

Bu yılın ilk filmi olarak Aquaman izledik.
 Her ne kadar fantastik  sihirli bir dünya olsa da... Seviyorum iyi geliyor ruhuma.



 Bu seriyi çok seviyorum  Özellikle görsel görüntüleri çok iyiydi. Seri tamamlanıyor sona geliyoruz  😊
Şimdi sıra da "Kaptan Marvel  var onu bekliyoruz heyecanla.
Cuma günü de bizim kızın isteği ile" Mary Popins :Sihirli Dadı" filmine gittik
Müzikal tadında güzel bir filmdi. Zati ismini tam hatırlamıyorum ama Mary karakterini canlandıran kadını çok beğeniyorum
Her ne kadar fantastik olsa da böyle filmler ruhuma iyi geliyor. Hele sonunda ki vurgu çok iyiydi.
Elbet demiycem ne dendiğini  Hâlâ sinemalar da film ve izleyecek olanlarınız vardır. 😊

Bitirdiğim kitaplara gelirsek....

Elimdeki kitaplar bitince, kargoyu da elim boş beklemeyeyim dedim. 😊 Eşimin çeyizinden olan kitaplardan okuyayım dedim. :)
Tabi filmlerini kaç kez izlediğimi hatırlamıyorum. Okurken hep o sahneler geldi gözümün önüne  😊
Yalnız "Pal Sokağı Çocukları" nı ben nasıl bunca zaman okumamışım şaştım kendime. En çok etkilendiğim bu kitap oldu.

🎆🎆 POLYANNA biraz sıktı sanırım bu yaşta okumamın ve çokça filmini izlememin de etkisi büyük.


💣DİNLE KÜÇÜK ADAM. .  Yazar: Wilhelm Reich


Geçen sene çokça Instagram'da görmüş ve kaydetmişti. 
Penguen'de Kitapevi'ne gittiğim bir gün görünce hemen aldım. 
Konusuna gelince Sevgili Wilhem Reich Freud'şa da çalışmış felsefeci, ünlü Psikiyatr ve psikolog'tur. Zamanın da yaptığı açıklamalar, öngörüler sebebi ile kitapları yasaklanmış  hapse atılmış bir yazar.
Kitap da içimizde ki adana sesleniyor ve hem kendimizden hem de çevremizden korkmamamızı, sevmenin önemini, saygıyı ama önce kendimize saygıyı anlatmış  Elbet yaşadığı dönem Nazi zamanına denk geldiği için bolcana da kızgınlığı ve örneklendirmeleri var. 
Altını çizdiğim çok cümlesi oldu  Ve okumadıysanız gerçekten de alın okuyun derim...... İçinize işliyor resmen kitap...... 
Arka kapak yazısından bir alıntı ile diğer kitabıma geçeyim  😊 
Binlerce yılın bakış açısından görebiliyorum seni, binlerce yıl geçmişten ve binlerce yıl gelecekten bakıyorum sana. Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni istiyorum. Kasılmış bir beden yerine, canlı, yaşayan bir bedenin olsun istiyorum; çocuklarından neftet etmek yerine onları sevmeni, karına, " evlilik gereği " işkence yapmak yerine onu mutlu etmeni istiyorum. Wiliam Reich


Benim gibi okumayan azdır sanırım bu kitabı. 

SİNEKLERİN TANRISI ; bazı yazarlar yazdığı dönemin çok ilerisinde bir kafaya sahipler sanıyorum. Bu kitabı da okurken öyle hissettim  
Bir adaya düşen belirlş yaş aralığında ki çocukların yaşam mücadelesi  zorda kalınca çocuk bile olsa nasıl içinde ki iyiliğe veya kötülüğe boyun eğdiğini anlatan güzel bir kitaptı.... 
Özellikle gruplaşmaları, lider özelliği baskın çocukların öne çıkması  bencillikleri iyi vurgulanmış. 



BİTİRGEN /FİGEN ŞAKACI

Bu kitabı geçtiğimiz sene Lalenin Bahçesi bloğumdan Lale Abla okumuş ve tavsiye etmişti. Bende kaydetmişti. Elimdeki kitaplar anca bitti ve aldım. 
Üçleme bir kitap. Bitirgen birincisi ve keyifle, hüzünle okudum  Yazarın özellikle Türkçe'yi kullanma biçimine hayran kaldım  
Bir ailenin çöküşünü anlatıyor  Yer yer tebessüm ettim yer yer duygulandım.
Babasının kızına "Bitirgen (küçük tatlı kayısı demek)" demesinden ismini almış kitap. 
Aile içi çatışmalarda  komşu diyologları  annenin kızdığında çocuklarına söylediği özlü sözler. Bizden biriydi kitap. 
Sıra da diğer ikisi kaldı kitabın ... 

İyi haftalar şimdiden  😊 


30.12.18

Ev Hali 🏡

Selam.
Tam düzeldi şükür iyiyim derken hop tekrar hastalandım ve bu sefer fena vurdu. Bütün kemiklerimi hissettim, sırma tuttu  Dr gittik  Meğerse yeni bir grip salgını varmış  adı henüz konulmamış. O da bana denk geldi işte......
Sağ olsun kayınvalidem baktı kıza ve bana.
Bir hafta da böyle geçti. Son iki gündür çok şükür diyeyim iyiyim 
Bu sefer bizim kız hasta. Akciğeri bir tarafında iltihaplanma varmış. Antibiyotik başladık  Cuma kontrole götürücem ..
Keyfi yerinde de evde oyunla, play staionla atlatıyoruz.....

Yeni yıl hem. Bize size sağlıkla gelsin. Gerisi zaten geliyor .... Sağlık yerindeyse ...
Ağacımızı süsledik  Akşamları bu ışıkları yakmak, izlemek çok keyiflendiriyor beni. Zati en ufak şeyden mutlu olurum ben, en ufak şeyi de büyütür de büyütürüm kafamda halleden kadar. 😁

Bu yıl hatta son iki yıldır hiç tiyatro izlemedim nedense bir türlü denk getiremedim ... Filmlerde de çok fazla izlediğim yok. Seneye daha çok izleyeyim dedim kendime 
Bu sene hastalıktan liste de hazırlayamadım. Bu da bu senenin ilki olsun. Aklımda bir çok notum  😊

İyi kitap okudum ama. 😊 Kendime 1000k sitesind hedef olarak 150 belirlemiştim. 153 tane okudum.

Artık okuduğum kitapların yazısı ayrı bir yazı olsun..

Şimdiden mutlu, bereketli  keyifli seneler arkadaşlar  🎍

18.12.18

Günlük Haller/ Biten Kitaplar...

Selam. İyi haftalar hepimize.

Geçtiğimiz hafta kız.grip olmuş üç güne atlatmıştı. Sonrası malum ben oldum.
Bu sefer kemik ağrısı yanında "sesimi kaybettim hükümsüzdür" modundayım
Hatta hâlâ da öyleyim. Dün akşam babamın doğum günü vesilesi ile kardeşime gittik. Az bişey viski içirdiler zorla 😬😊 "iç bak iyi gelecek dedi ma aile"



Bende azcık içtim  içim ve boğazım yandı lakin yarım sonrası sesim geldi.... Valla şaştım. Dedim bileydim önceden içerdim 😁
Bugün daha iyitm en azından az da olsa sesim çıkıyor derdimi anlatıyorum

Ve Aralık ayının da sonuna geldik  Her sene liste yapardım ama bu sene dırt çıktım  Liste falan yapmadım hâlâ
 🎄 Yeni yıl kartları yazdım postalanacak
🎄 Elimde ki kitapları bitirdim ve resmen kitabım kalmadı. Ay ben bi mutlu bi mutlu  Artık listelediğim kitapları alabileceğim  😊


Bitirdiğim kitaplara gelirsem; bu ay güzel kitaplar okudum.

📚


 KÖRLÜK/JOSE SARAMAGO

Daha önce yazarın "Kabil" kitabını okumuş ve hayal gücüne, betimlemelerini beğenmiş fakat dini konuları ti-ye alması beni biraz rahatsız etmişti.
Evet Habil Ve Kabil'i anlatırken verdiği örnekler vs. çok iyiydi. Bu biraz da inancıma ilgi.
Bu kitabın da yazar birden kör olan insanların yaşamlarından yola çıkarak anlatıyor  Başta saçma gibi gelse de okudukça, bakış açısı  kurduğu cümleler ve verdiği örneklerle sizi içine alıyor kitap
Özellikle insanların toplu haldeyken nasıl sürü psikolojisine dahil olduğunu,  bir olay başımıza gelince nasıl da değiştiğimizi vs anlatmış. Tabi etkileşimler, toplumsal kaygılar  devlet politikası derken sizde sorgulamaya başlıyorsunuz.
🖋
Kitap da tek rahatsız eden ve yorucu olan; düz yazı ile yazılması ve hiç bir noktalama işaretinin olmaması. Bir de yazar hiç karakterine isim vermeden anlatıyorum  Bu onun tarzı ne diyelim 😊

 Diğer kitabım; SADAKO/ Eleanor Coerr 

Arka kapak yazısı öyle güzel özetlemiş ki..... Kısacık 72 sayfalık bir kitap ama size öyle çok şey anlatıyor ki.... 

Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945'te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar. On ikisindeki Sadako ölecek!.. Kendi de biliyor bunu! Ama Japon geleneğine göre kağıttan bir turna kuşu yapan kişinin dileği muhakkak gerçekleşir. Sadako'ya oyalanması için bu inancı veriyor çevresi. Mektuplar alıyor bu konuda. Sadako, hasta yatağında başlıyor kağıttan turnalar yapmaya. Çok uğraştım ben, yapamadım o kuşları. Bir, iki, üç kez katlıyorsun, kıvırıyorsun, derken bir turna çıkıyor ortaya. Sadako günlerce uğraşmış, yüz, iki yüz, beş yüz, altı yüz, tam altı yüz kırk dört ağıt turna yapmış. Onlar birbirine bağlanıyor ince ipliklerle, metrelerce uzayan bir kuş dizisi çıkıyor ortaya. Sadako Sasaki bin turnayı tamamlarsa ölümden kurtulacağını umut ederek, gece gündüz kağıttan kuşlar yapması geliyor gözümün önüne, 644'üncünün bitişi 645'inciye başlayamamak ve çekip gitmek şu hem güzel, hem çirkin, hem yüce, hem aşağılık dünyadan... (OKTAY AKBAL)


📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚



  ŞEYTAN'NIN GÜNLÜĞÜ/ LEONİD ANDREYEV

Kadıköy'e inince muhakkak İşKültür Yayınları'na uğrarım  😊 Özellikle orada ki çalışanlar da iyi bir okur olunca sohbet de keyifli oluyor.
Bu kitabı da onların önerisi ile aldım.
👿 Aslında eski bir yazar fakat Türkçe' ye Ekim 2018 tarihinde çevrilmiş. Rus Edebiyatının iyilerinden diye geçiyormuş..
Konusuna gelince de...
Şeytan bir gün sıkılır ve insan kılığında yeryüzüne iner.
Öyle insanlarla karşılaşır ki kendi bile şaşırır ve gaflete düşer.
Baktığımızda da öyle değil midir!

Macera ve eğlence peşinde koşarken insanda içkin özelliklerle; açgözlülük, gaddarlık, kurnazlık ve ikiyüzlülükle tanışır. İnsanın Şeytan’a “pabucunu ters giydiren” türlü hile ve düzeniyle kandırılır, aşağılanır, alaylara maruz kalır ve servetinden olur. Şeytan’ın bile saf ve temiz kaldığı bu karanlık dünya tasavvurunun barındırdığı keskin yergiden Batı uygarlığı ve Katolik Kilisesi’nin temsil ettiği ruhban sınıfı da nasibini alır.
Ve insa oğlu şeytana bile pabucunu ters giydirir ...... 😬😁😁
Evet biraz ironik ama doğru değil mi? Hepimiz tanımışızdır böyle kişikliker .... 
Anlatım dilini beğendiğim yazarlardan oldular kendileri  😊


Son olarak TOLKİEN MİRASI BİLEMEZSİN kitabını okudum 
Kitaplar yazarın anısına yeniden aslına sadık kalarak ve bayağı bir geniş ön yazıları ile basılmış ve özel set olarak satışa sunulmuş.
Eşim aslında hayranı ve o almıştı.
Bem Yüzüklerin Efendisi filminin hayranıyım ve defalarca seyredebilirim.

Kitaplarını da daha doğrusu masal hikayelerini de sevdim. Aynı zamanda ilizyonlarla da anlatılmış 
Yazar aslında çocuklarına önce anlattığı masallardan yola çıkmış..
Okırken bşr kez daha hayal gücüne hayran kaldım  Gerçekten de herkese mahsus değildir böyle düşler ayrı bir kafa istiyor bence. 😊

Ve o kafa da yazar da ileri seviye. Okurken bunları hissettim..
Masal diyorum ama masaldan da öte... Büyüklere masallar tarzında. Yüzüklerin Efendisinin ön kitapları diyebiliriz bu seriye.... Şimdi bazı sahneler ve kişilikler daha bir oturdu kafam da.


İşte böyle. Şimdi de Sineklerin Tanrısı kitabına başladım.
Si nasılsınız?

6.12.18

Selam. 😊

Selam.

Yeni kitabıma başlamadan önce blog yazayım dedim. Yine aralar veriyorum ve her seferinde daha sık yazıcam diyorum.
Yazarken de TRT Müzik kanalını açtım. "Zerrin Söylüyor " programını görünce bıraktım 
Taaaaaa eskiden  ilk müzik kanalları çıktığında ne izlerdim. Hele Kral Müzik kanalı ilk açıldığında evde en ufak boşlukta  annemler de hele evde yoksa bu kanalı açıp, sesi de açıp amma izlerdim klipleri...

📺 Sonra ne oldu bilmiyorum ama vazgeçtim bu kanalları da izlemekten.
Daha çok yabancı dizi ve film izlerken buldum kendimi. Aslında oldum olası televizyonu çok sevmeyenlerdenimdir. Uzun süre açık kalırsa resmen rahatsız oluyorum ... Zamanıma yazık ediyormuşum gibi hissediyorum. 
📺 Bu aralar TLC kanalını seviyorum  Orda ki programlar hoşuma gidiyor  Hele şu ikiliye bayılıyorum  "HAYALİMDE Kİ EV" programını sunuyorlar karı koca.
O eski evlerin yeni halleri beni benden alıyor ... Hele bahçe içinde olmaları, o yeşillikler ağaçlar ... En büyük hatalim benim de kasaba gibi küçük bir yerde, ağaçların olduğu  kuş seslerini duyduğum bir şehirde yaşamak...
Bir de "Temizlik Hastaları" programının seviyorum seni 😁...
Onları izledikçe resmen evde iş aşkına tutuluyorum  😊

Onun dışında; sabah kızı okula götür getir, yemek derken birde üstüne kitaplarımı da okuyunca keyfine diyecek yok.
Havalar da tam petek önü modu oldu evde bana. Soğuk ❄ bastırdı fena....
Birde kar yağarsa oooohh daha ne isterim....
İşte böyle . 😊
Sizden naber?


26.11.18

Film. Kitap. Sosyal Medya... Günce...

Nerde kalmıştık  😊
Selam herkese.

Takvime bakınca inanamadım. Bi de ev kadını olunca çok da fazla tarihle işim olmuyor. O yüzden sanırım çok şaşırdım....
Resmen haftasonu Aralık ayına girmiş bulunuyoruz ....
Gerçekten ama gerçekten klişe olsun diye değil... Zaman nasıl geçiyoe hiç anlamıyorum ...

Sanki daha bir ay oldu okullar açılalı .....
Bu seneki liste işini aksatmayayım diyorum  Yeni yıla girerlen liste hazırlamak hoşuma gidiyor.

Yılbaşı 🎄 ağacını çıkartmama az kaldı.
Instagram'da baktığım da "ooooo herkes ağacı çıkartmış süslemiş bile" diyorum ama daha erken benim/izim için.

Bu sene denk getirirsem bende adresi olan arkadaşlarıma kartpostal atmak istiyorum. 😊 İsteyen olursa adresiniizi gönderin size de yollayayım.

Bide yeni moda sanırım tam çözemedim... Bir çok etkinliği, önemli günleri sosyal medyada bir gün önceden kutlamaya başlıyorlar .. Gerçekten merak edşyoeım acaba ben mi gözden kaçırdım ...? Bilemiyorum?!

 Hafta sonu ince kitap okuyayım  dedim.
İnce lakin dolu dolu bir kitap okudum.
🖋 Farabi / Mutluluğun Kazanılması kitabını bitirdim 
Bazı yerleri iki kere okudum  Hatta kendime "daha iyi anlamak için tekrar okumalıyım" dedim.
Instagram'da ki yorumum şöyle:

🗯

Dün incecik bir kitapla haftayı bitirdim.
📚 Kitap ince ama içeriği biraz yoğundu. Bazı yerleri bir iki kez okudum hatta tekrar okumam gerektiğini hissettim...
📎 #farabi
🖋 Bazı kişiler döneminşn o kadar önünde imiş ki..böyle eserleri okuyunca bu hisse kapılıyorum.
🖋 Farabi’yi orijinal kılan kelam ve fıkhı tasnife koymasıdır. Bununla yeni bir yaklaşım ortaya koymuştur. Buradaki amacı din + felsefe bütünlüğünü sağlamaktır.
🖋 Farabi’ye göre yetkin olan ile iyi olan aynıdır. İnsani davranış iyi olanı amaçlar. Mutluluk en yüksek insani yetkinliktir. Mutluluk, en yüksek kemal ve en yüksek iyidir.  Çünkü diğer bütün iyiler ve yetkinlikler kendileri dışında bir şeye ulaşmak için istenir. Mutluluk kendisi için talep edilir. Ona ulaşıldığında bütün istekler sona erer. Farabi için insani son yetkinlik, mutluluk kendine yeterlilik olarak değerlendirilir. En yüksek yetkinlik Tanrı’dadır. Tanrı en yüksek mutluluk düzeyindedir. Kendi başına var olma en yüksek Tanrı’da temsil edilir.İnsan ne kadar kendine yeterse mutlu olur ve Tanrıya benzer. 🖋 Bazı düşğncelerşne katılmasam da güçlü bir düşünce gücüne sahip biri Farabi... Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız size de hitap edebilir


Bir de akşama Netflix filmi izledik.
Lise talebesi olan Sierra'nın okul macerası diyebiliriz.
Bir izlenimlik böyle filmleri seviyorum. Devamı yok ama izlerken sizi sıkmıyor ..
Tabi Sierra'yı izlerken lise dönemlerini düşündüm ve çocuklarının gerçekten de ne kadar acımazsoz olduğunu  🙄
Kızımız çok güzel değil, zeki iyi bir aileye sahip ama okulda "ezik diye tabir ediliyor  bir grup tarafından....
Okulun gözde kızı ile bir sebeple arkadaş oluyorlar ve film burdan devam ediyor.....
Sevdim filmi. 😊

Yazımı yazdım, sizleri okudum ve sırada ki" Körlük "kitabıma dönme vakti geldi. 😊

İyi geceler. 🌃 🦉

23.11.18

Biraz Günlük biraz kitap 📚

Selam.

Bu hafta yine bitti ve ben her zaman ki gibi "amanşn ne çabuk bitti hafta" derken buldum kendimi....... 🙄

Oysa ki evin içinde yapılması daha doğrusu düzenlenmesi gereken n bir arka oda ve balkon var. Binamızın mütahite gitme durumu var ki son beş yıldır aynı konu konuşuluyor.... Ne zaman olur bilmem. Bende arka balkona düzenli dursun diye dolap almak istiyordum.
Bu sebeplerden dolayı masraf yapmak yerine kayınvalidem de olan ve onların da elden çıkartmak istediği dolabı getirdik. Lakin haftasonları hep bi dışardaydık ve son iki haftadır öyle bekliyor oda.........
Kapısını çekiyor ve düşünceme emanet ediyorum  😊
 Bu haftasonu da bizim kızın arkadaşının doğum günü var yine kaldı oda............ 😭😭😭
Tül perde de yıkamak gerek. Ama illaki arkası düzenlenşnce yapıcam diyorum kendime. Bazen öyle takıntılarım oluyor. Sanki orası dağınık ya diğer yerleri temizlesemde ılmayacak gibi geliyor. Ay ne alakaysa.... .



Tabi elimde ki kitapları okumaya devam. Orhan Pamuk'un okumadığım kitapları vardı. Arkadaşta da vardı. Ondan aldım okudum 
Çoğu çok eski kitaplar uzun uzun anlatmıycam. Sağolsunlar nette resmen özetini veriyorlar kitapların.

Yazarın en çok İstanbul'u sevmesini ve anlatmasını seviyorum. Kafam da iyice netleşti bu durum.
Bir iki kita ı kaldı okumadığım onları da biraz zaman geçsin öyle okurum. Üst üste okumak biraz baydı. Bir de yazarın uzun uzun betimlemelerini düşünürsek 😬


Eşimin sevdiği seriye başladım sonrası. İthaki Yayınları'ın tekrar bastığı "Bilim Kurgu" serisi vardı.
UZAKTAN KUMANDALI KIZ / James Tiptree Jr.

Yazar ilk kitabını  yayınlandığında erkek ismi ile yayınlamış ve yıllarca da saklamış  Hatta kadın olduğu öğrenildiğinde "böyle bir bilim kurgu kitabını bir kadın yazamaş" demişler....  Hugo Ödüllü bir kitap. Tabi yazıldığı dönem düşünüldüğünde hayal gücü iyiymiş .. Şimdi zamanla okursanız sıkıkırsınız 
Gerçi kısa novella tarzı bir roman.
Konusuna gelince ;

Kurumlarca yönetilen bir yakın gelecek. Reklamların yasaklandığı bir distopya. Bu durumla baş etmek için farklı yöntemler deneyen şirketler. Bu mücadele sonucunda ortaya çıkan ve tek görevleri alışveriş yaparken görüntülenip subliminal reklamların bir parçası olmak olan popüler kültür ikonları – yani geleceğin tanrıları.
Kendi halinde bir kız olan ve hastalığından dolayı fiziksel olarak fazlasıyla deforme hatta çirkin P. Burke hiç beklemediği bir anda hayatının fırsatıyla karşılaşır. Elinde artık bir tanrı olma fırsatı vardır, hem de insan elinin ürettiği en güzel canlılardan biri olarak, Delphi olarak.

Hazır böyle bir seriye başlamışken devam edeyim dedim ama iki kitabı yarım bıraktım ..... 


Bu iki kitabı da yarım bıraktım. Bir türlü okuyamadım, hikayenin içine giremedim. Bende daha fazla zorlamayıp yeni kitabıma başladım  😊

Keyifli haftasonunuz olsun. 🗺

13.11.18

Beyaz Usta Siyah Çırak Kitabı...

Selam.

Yazarı önce arkadaşım tavsiye etmişti. Daha sonra TRT televizyonunda " Vapurda Çay Simit  programın da dinledim. O kadar güzel anlatıyor ki...
Çok seviyorum konuşmanın hitabet sanatını bilip anlatan insanların dinlemeyi ...

Özellikle beni en çok etkileyen cümlesi ;
🗯 Muhabbet eden kalmadı mı? O zaman sen muhabbetli ol.
🗯️ Selam mı vermiyor kimse? İlk sen selam veren ol....
.....  Gibi cümlelerdi....
Gerçekten de etrafıma kulak verdiğimde çoğu kişinin yakındığı şey bunlar. Sosyal medyadan sonra o kadar azaldı ki bazı duygular.
Mesela çok çabuk "canımlı cicimli konuşmalar, dostuz muhabbetleri  ....
Oysa ki evet sanal dünya iyi güzel. Ve bende severek kullanıyorum lakin bazı duygularımızın önüne geçmemeli.....

Kitaba da gelirsek .. Aslında yazar bu kitabında kendi hayatından da kesitleri anlattığını söylemişti.

BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK/ BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU

Bazı yerler de kopukluklar olsa da maneviyata yönelik  kendi yolunu bulma yolunda yaşadıklarını hikayeleştirmiş yazar.
Hani bir motto vardır ; öğrenci hazır olunca öğretmen de hazır olurmuş ..

 Yaşadıkları, hayatına girenler ve yol arkadaşı derken bir bakmışsınız kitap bitmiş.
Acılarla  yaşanmışlıklarla, hayatında ki eksikliklerle yüzleşen Sarp..

Beyaz Usta Siyah Çırak, geçmişinden yorgun, geleceğine hakiki bir yol arayan Sarp’ın hayal kadar şaşırtıcı ama gerçek hikâyesi.
  Der kitabın arka kapak yazısında.



11.11.18

İki Muhteşem Kitap Hakkında. 😊

Selam. 😊

Yine enfes bir roman okudum. Gerçekten ama gerçekten Jaguar Kitap bu işi biliyor ve az, öz iyi Yayınları çeviriyor.

HIZLANDIKÇA  AZALIYORUM / Kjersti Skomsvold
Norveçli yazarın ilk kitabı. Lakin kapağı kapattıktan sonra siz hâlâ okuduklarınızı yaşıyorsunuz ...

🖋 Bir kadın düşünün yaşlı ve yalnız .. Lakin her şeyin sebebi yaşlı ve yalnız olması değil.
Epsilon var hayatında.
Ve hayatı boyunca hep görünmez gibi yaşamış  Biraz çekinen biri teyze.
🖋️ Kuzey'in anladığım kadarı ile havası kadar insanları da soğuk.
❄ Markete gidiyor, yolda yürüyk ama yokmuş gibi davranılması canımı sıkıyor
Telefon rehberine bakıp kendi ismini arıyor...
Derken ara da felsefi sorularla bizi düşündürüyor.....

Eğer okumadıysanız listenize ekleyin diyeceğim kitaplardan oldu ...
Tanıtım yazısı şöyledir;

Yeryüzünde yaşadığın her mutlu an kederle ödenmek zorundadır." 

Son yıllarda Norveç'in çıkardığı en güçlü yazarlardan Kjersti Skomsvold, şiirsel ve dokunaklı romanıyla Türkçede. 

Mathea'nın yaşam ve ölüm, yaşlılık ve yalnızlık hakkında inceliklerle örülü zarif hikâyesi... Derinlikli bir melankoli, farklı bir mizah, küçük kelimeler, kısa cümleler, ufak paragraflar ve büyük bir yetenek... 

Norveç'te yayımlandığı yıl Tarjei Vesaas İlk Kitap Ödülü'ne layık görülen Hızlandıkça Azalıyorum'u Norveççe aslından Deniz Canefe çevirdi.
(Tanıtım Bülteninden)


📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📖📖📖📖📖📖

Bir diğer okuduğum enfes kitap ise; İÇİMDEKİ MÜZİK /
Sharon M. Draper

Arkadaşımın oğlunun okuması gereken kitaplarından biri. Ortaokul'da okuyor ve öğretmenin bir yıl boyunca okuması gereken kitaplar içinde buda var.
Bende alıp okumak istedim ve iyi ki de okudum ...

Bana biraz  Mucize kitabını da hatırlattı.
Ve okurken içim burkuldu en çok da Melody'inin anne babasına sarılmayı çok istediği ve "seni seviyorum" diye memesini okurken.. 

Konusuna gelince Melody doğuştan beyin felçli ve sandalyeye bağımlı  Ailesinin ve kendisinin verdiği mücadele, normal yaşam standardı yakalamaya çalışmaları vb.. şeyler...
Ve en önemlisi azim, inanmak ve başarmanın öyküsü  Bir de okurken hissettiğim en önemli duygu "çaresizlik  oldu. Çünkü biz konuşuyor ve yürüyorken nelerle karşılaşıyoruz değil mi? Birde konuşamadığımızda, yürüyemediğimiz de düşünsenize!

Öyle bizde ki Türk Filmlerinde ki gibi kalkıp yürümüyor ama kendisine inanan bir ailesi ve bakıcısı sayesinde neler neler başarıyor . 😊

48 ödüllü bir kitap 📚  Kesinlikle haketmiş bir kitap.

İlgi ile okuduğum ve tavsiye edebileceğim iki kitaptır  😊

İyi akşamlar iyi haftalar arkadaşlar 


10.11.18

İskandinav mitolojisi

Selam. 😊

Daha önce hiç Neil Gaiman kitabı okumadım lakin şöyle bir nete bakınca seveni fazla.
Eşimin beklediği bir kitaptı ve çıktığında hemen aldığımız.

İskandinav Mitolojisi tam bir  hikaye/mitoloji kitabı idi. İçinde neler yoktu ki. 😊
Thor, Thor'un babası Oden kardeşi Loki derken hanımları ...

Tabi okurken birbirine benziyor hikayeler... Lakin hikaye anlatmak da kolay iş değildir bence.


Tanıtım yazısı şöyle der;

“BAŞLANGIÇTAN ÖNCE HİÇBİR ŞEY YOKTU: NE TOPRAK VARDI NE GÖKKUBBE, NE YILDIZLAR VARDI NE DE GÖKYÜZÜ. ŞEKİLSİZ VE ŞEMALSİZ, SİSTEN BİR ÂLEM İLE DURMADAN YANAN ATEŞTEN BİR ÂLEMDİ VAR OLAN.”
 
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
 
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
 
Gaiman, eski çağa ait bu hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…



6.11.18

Gece gece 🦉

Okuduğum iki kitabın yorumunu yazmak için gelmiştim sayfama. Sonra Instagram'da Nesrin Cevadzade'nin paylaşım ve yorumuna denk geldim.
Kendisinin duruşunu çok seviyorum. Ve enerjisi fotoğraflarından da bakan gözlere yansıyor.
Sanırım eski fotoğrafları ile eleştirmişler ve kendisi de " kimsenin sizi daha az hissettirmesine izin vermeyin  demiş uzun bir cümlenin altına.

Ne fena dimi? Birileri geliyor ve sizi çok tanımadan aşağı çekmeye çalışıyor, eleştiriyor ve sizi sanki iyi tanıyormuş gibi yorumlar da bulunuyor....

Sonra düşündüm çevremizde de yok mu böyle tipler?

Kendime çevirdim aynayı .... Neler neler çıktı bende de.... 😊

Onlar bende kalsın.
Aklıma geçtiğimiz aylar da gittiğim Betül Arım'on gösterisi geldi.
Tam da böyle şeylerden bahsetmişti.
Ve sonunda diyordu ki; sizi sizden başkası çok iyi tanıyamaz....

Düşündüm, düşündüm, düşündüm ...
Gerçekten de öyle değil mi?!
Bazen o anda öyle davranmamız gerektiği için davranırız yada söyleriz.... Şartlar ve anlar ve durumlar ve gelişmeler karşısında bazen alacağımız tavırlar değişmez mi?

VS.... Vs... Gider böyle....

Gece gece aklıma geldi buraya karalamak istedim

İyi geceler.

31.10.18

Kanını Satan Adam Yu Hua kitabı....

Günaydın.
Sabah kızı okula bırakıp biraz blog sayfalarında dolaştım...
Hepimiz biraz boşlamışız buraları. Tabi bunda Instagram'ın verdiği kolaylık da var.

Dün Özlem'in(Macera Kitabım bloğu) ve sabah Nurşen Ablanın (Leylak Dalı bloğu) yazısını okuyunca; evet dedim kendime aynı rehavet bende de var.
Bir ara ne kadar düzenli yazıyordum. Sonra bir durgunluk geldi ....

Ama yılmak yok yazmaya, okumaya devam  😊

Sizinle geçtiğimiz ay bitirdiğim bu enfes, güzel mi güzel kitabı paylaşmak istiyorum..
Açıkcası Jaguar Yayınları henüz hiç yanıltmadı paylaşımlarında...

Az öz kitap var lakin hepsi de birbirinden iyi.

KANINI SATAN ADAM /YU HUA

Daha önce Yaşamak kitabını okumuş sevmiştim yazarı. Bu kitabı ile daha da sevdim.

📍 Konusuna gelirsek; babası vefat eden annesi de başka bir adama kaçan Xu Sanguan zor bir hayat yaşamıştır
🖋 Dedesi ve amcasının yanına gider. Yaş olarak daha ergenlik çağındadır.
Köyün de insanlar hem tarımla uğraşıyordur hem de zorda kalınca merkeze gidip kanlarını belirli bir miktar para karşılığı satarlar.
📍 O dönemin zorluklarını, Yaşam mücadelesini ve köy hayatını o kadar yalın  anlatıyor ki okurken sizde kendi çocukluğunuzda ki mahallenizde yaşanan komşulukları hatırlayacaksınız.
Yer yer güldüğüm  yer yer de içimin sızladığı cümleler oldu.

Hele yokluk zamanı ve devrimi anlattığı bölüm "of yaaaa yazık ama" dedirtti ....

🖋 Toplumlar gerçekten de kolay kurulmuyor  çekilen acılar bence hemen hemen aynı... Zaten Uzak Doğu ile benzerliklerimiz  çokca...

Kesinlikle okuyunuz efenim diyeceğim kitaplardan oldu....

Tanıtım yazısı şöyledir....


Zor bir hayata doğmuştur Xu Sanguan: Babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. Dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü Xu Sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. Amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. Eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. Xu Yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. Büyük oğlu Yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. Kültür Devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Xu Sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır.
Kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, Yu Hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır.
Daha önce Yaşamak adlı romanını yayımladığımız Yu Hua’nın en önemli eserlerinden Kanını Satan Adam’ı Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.

(Tanıtım Bülteninden) 

30.10.18

Mustafa Kemal /Yılmaz Özdil kitabı...

Selam. 😊

Dün büyük günü kızımın okulunda bayraklar ve şiirler eşliğinde kutladık. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun  🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷

Tabi ne kadar ilerleyin bize miras kalan Cumhuriyet'i orası tartışılır.... Lakin bildiğim bir şey varsa yaşadığım sürece içimde ki "minnet, saygı ve sevgi, hayranlık " hiç bitmeyecek.....


Geçen hafta "YILMAZ ÖZDİL/MUSTAFA KEMAL "
Kitabını bitirdim. Başladığınız da en fazla iki güne bitiyor kitap.






Hatta arkadaşımız yazarın ilk imza gününde bu kitabı Umay adına imzalattı. 🙏🏻

Okurken tarihlerden çok yaşamı, Hayata duruşu, savaş sırasında ki dabranışlaeı vb gibi daha kişisel bilgileri aktarıyor bize Sevgili Yılmaz Özdil 

Ve okurken içim öyle garipti ki;  yer yer tüylerim diken diken oldu... Keşke dedim keşke tanısaydım seni Atam.....

 Mesela en en sevdiğim yanı "insan biriktirmesi" kim olursa olsun saygı göstermesi, kıyafette temizliğe önem vermwsi, özellikle çok okuması, birkaç dil bilmesi, sanata ve eğitime verdiği önem ......

Bu kitap da bu yönlerine tanık oluyorsunuz Atatürk'ün....

Gerçekten de kitleleri kendinize inandırmak hele o dönemde en zoru iken Atatürk bunu başarmış.
Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı bunlara en güzel örneklerden 
Bir de geçekten de herkese nasip olmaz ön görü, keskin zeka...  Hızlı düşünüp kararlar almak.


Kısa ve öz bu kitap çok güzeldi. Özelikle çocuklarımızın da rahatça okuyabileceği kitaplardan.

Arka kapak yazısı şöyledir....



Yılmaz Özdil yeni kitabında, Mustafa Kemal’in Osmanlı ordusunda görevli bir askerken -bilhassa 1.Dünya Savaşı’nda görev aldığı Çanakkale cephesinde- çeşitli cephelerde ve daha sonra Türk Kurtuluş Savaşı’nda emperyalist güçlere karşı kazandığı başarıları, kurduğu yeni cumhuriyetle gerçekleştirdiği “çağdaş” demokratik cumhuriyet idealini, kadın hakları başta olmak üzere sosyal hayatta gerçekleştirdiği reformları, eğitim-kültür-sanat-ekonomi-tarım-sanayi-gündelik yaşam ve diğer başka alanda hayata geçirdiği, dönemi için emsalsiz denebilecek başarıları kaleme alırken, gündelik hayatından da kesitler sunuyor. 
Ayrıca Mustafa Kemal’in, sanatsever ve entelektüel kimliğini, hayvanseverliğini, doğa bilincini, çocuk sevgisini, kadın hakları konusunda sergilediği vizyonerliğini ve diğer sıra dışı özelliklerini sebep sonuç ilişkisi içinde ele alıyor.      
Onun, ailesiyle, arkadaşlarıyla, çocuklarıyla ve çocuklarla, hayatına giren kadınlarla olan ilişkisini; cephede askeri veya diplomatik temasta bulunduğu kişilere karşı “insan sevgisi” etrafında şekillenen barışçı tutumunu; ülkede gerçekleştirdiği kültür reformunun önemini; tüm dünyada “ezilen toplumlar” tarafından örnek alınan askeri ve siyasi başarılarını; bunların yanında en sevdiği yemekten en çok dinlediği şarkılara, giyim tarzından sevdiği hayvanlara, hatta Türkiye’nin “çağdaş” ülkeler seviyesine geçebilmesi için gündelik yaşamda yaptığı ve yapılmasını arzuladığı davranışlara kadar eksiksiz ve insani yönleriyle bütüncül bir Mustafa Kemal portresi ortaya koyuyor. 

Bu kitapta, Mustafa Kemal’in çocukluğundan Kuvayı Milliye ruhuna, idam fermanından Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’in kuruluşundan Mustafa Kemal’in kişisel özelliklerine, hizmetlileri ile olan diyaloglarından gece hayatına ve hayatında iz bırakan yakınlarına kadar pek çok detayı bulacaksınız.