Kayıtlar

Stranger Things Dizisi...

Resim
Stranger Things dizisi 2.sezonunu yayınlasa da , dün akşam 1.sezona başladım ben.

Fantastik ve bilim kurgu filmlerini ve dizilerini çok seviyorum, büyük bir ilgi ile izliyorum. Dün gece iki bölüm izledim. Özellikle çocuk oyunculara bayıldım. O nasıl bir rol yapmadır yahu.
Bakalım ilerleyen bölümler nasıldır?
İzleyeniniz var mıdır bilmiyorum ama izlemiyseniz bir göz atın derim.,

Dizi aynı zamanda 1980'lerin bilim kurgu ve korku klasiklerine yapılan bu nostaljik gönderme, En İyi Drama dahil 18 dalda Emmy adayı olmuş.
 Netflix dizilerinin çok iyi olduğu söyleniyor, bende eşim sayesinde öğreniyorum.
Yazarken düşündüm de "eşim olmasa ne yapacakmışım " hissettim kendimi😕😁😳😬😊 tüm bu emojileri hissederek yazıyorum :)
Şaka bir yana benim gibi bilgisayardan az anlıyorsanız anlayan birinin yanınız da olması iyi oluyor.
 Burdan bir selam çakayım beyime de dimi :)))))

Öyle işte. Bugün babam geldi. Cuma günü annemin 1.yılı ............ 
Sözlerle anlatamayacağım duygular içerisindey…

Günlük; İki Film Bir Kitap; Romantika

Resim
Hafta sonu tembellik yapınca birçok şey bugüne kaldı.
Tabi bunların başında üç sepet ütü 😬
Sabahtan kahvaltı faslını bitirip daldım evin içine.... Artık Umay'da kendi başına oynuyor yada televizyona bakıyor işim bitene kadar. Beni durdurmadığı için daha çabuk bitiyor işim.
Sonra bir baktım okul saati gelmiş. Onu okula bıraktım, eve gelir gelmez de çayı attım ocağa, biber dolmalarımı da doldurdum, akşama pişecekler...
Bende o ara oturdum bilgisayarın başına.. önce sizin yazdıklarınızı okudum, şimdi sıra bende :))))
Geçen hafta arakadaşlarla "Ayla" filmini izledik.

Çok beğenerek izledim/k. Türk Yapımı olarak çekimler vs iyiydi...
Biraz ağladık tabi ama öyle anlatıldığı kadarda çoooook ağlamıyorsunuz yahu...
Tabi konusunun gerçek bir hikayeden alınması, savaş görüntüleri ve o bomba sesleri çok etkiliyor duygularınızı....



 Cumartesi Yol Ayrımı filmine gidelim diye çıktık evden, kendimizi DOĞU EKSPRESİNDE  CİNAYET filminde bulduk. Johnny Deep' hayranım. Özellikle o mimikl…

Günce; içe dönmeler, Bir Film; Under The Tuscan Sun

Resim
Bu aralar belirli yaş dönemlerimle şimdi ki yaş dönemlerimi düşünürken buluyorum kendimi.

Örneğin geçen gün toka kutusunu düzeltirken; 20'li yaşlarımdayken ne kadar çok tokacıya gider ve toka, küpe, kolye alırdım dedim iç sesime...
Bir sürü bir sürü tokam vardı, neredeyse her beğendiğimi alır eve gelir, saçıma olmayanı da kutunun en sonuna koyardım.
Sonra....

📍Yaşım ilerledikçe ( ki bence bazı şeylerin kesinlikle yaşla ilgisi var) ki kendimi hala 20'lerim de hissedebiliyorum, ara ara da öz yaşıma dönüyorum. Sanırım bunda minyon olmam ve yaşımı göstermemem de yatıyor.
kullanmadığım şeyleri almadığımı fark ettim. Tabi bunda farkındalığın da etkisi var.
Artık yaşama daha farklı gözle bakıyorum. Sonuçta devamlı tüketim yapmak da sağlıklı değil/miş. Kanıtlanmış yani.😏 Şİmdi ise beğendiğim bir kaç tokayı alıyorum ve gittiği yere kadar kullanıyorum.
Bir çok şeyin fazlasını almıyorum ( kitaplar hariç 😊 )

 📍 Mesela her ay düzenli aldığım dergiler olurdu. Cosmopolitan, Elele vs... he…

Bir Film Bir Kitap. The Best Offer ve Değişim.

Resim
 Hafta sonu çoook güzel bir film izledik. Film 2013 yılı yapımı ve adı Türkçe'ye En İyi Teklif olarak çevrilmiş. Romantik, gerilim tarzı bir film diye geçiyor ama biraz da psikolojik bir filmdi.
Az, öz detaylarla o kadar çok şey anlatmışlar ki.
Oyuncular ise en sevdiğim kişiler diyebilirim, hayranım oyunculuk kalitelerine...
Müzakere yönetici olan Virgil takıntılı biridir, hayatını da buna göre düzenlemiştir.
Ve en büyük koleksiyonu da "dönemin ünlü  ressamlarının kadın portreleridir."


 Aşk taklit edilebilir mi?.. Virgil’in kafasını kurcalayan bu soru, aslında filmin temel taşı neredeyse...
Fazla detay vermek istemiyorum çünkü bu filmi izleyin isterim...
finalin ertesinde kafalarda oluşan soru işaretlerini yanıtlama yoluna gitmektense ana karakteriyle seyircisini baş başa bırakıp onun çaresizliğini keşfetmemiz için hikayenin geri kalanını fazlalıklardan arındırmaya çalışması Tornatore’nin En İyi Teklif’te yaptığı iyi hareketlerden biri.


Kitaba gelirse de; Mo Yan/ Deği…

Günlük Haller, AbdülMecid Efendi Köşkü'nde Sergi, Kapı Çalana Açılır..

Resim
Kedimizin adı "Bulut" olarak değiştirilmiştir. 😊🐈
Daha da ne kadar değişir bilmiyorum. Biz karı-koca olarak sevdik ve benimsedik ama evin kızı değiştirebiliyor.
 Geçen akşam kendimi izleniyor gibi hissettim, balkonun perdesini bir açtım ki bizim Bulut sandalyenin üzerinden beni ve evi izliyor. :)

Çok alıştık birbirimize, evin içinde bir iki tur atıyor sonra hop peteğin yanına yada koltuğun arkasına yatmaya gidiyor. Var ile yok arası. Arada geliyor patileri ile dizlerimize çıkıyor, kendini sevdiriyor gidiyor.

Tabi bizim kız devamlı peşinde, "anne kucağıma ver, anne bak öptüm, anne bak Bulut nerdeeee?"
derken kedi bizden arada kaçıyor... :)
Geçen hafta Kapı Çalana Açılır Sergisine gittik. Abdülmecit Köşkünde idi sergi. Açıkçası sergi kadar Köşk'de bir harikaydı. Özellikle o çinilere ve bahçeye, koruya hayran kalmamak mümkün değildi. Fırsatınız varsa kaçırmayın hele de Anadolu Yakasında iseniz ulaşım çok daha kolay.  Evet heykeller sizi huzursuz edebiliyor ama  a…

Umay'lı ev halleri ve Yeni Üyemiz; Kedimiz :))

Resim
Umay'ın kreş günleri gayet iyi gidiyor. Çoook alıştı okula, arkadaşlarına.
Okul müdiresi hanım kızımın çok sosyal olduğunu, mutlaka selam verdiğini, giderken de "görüşürüz" dediğini söyledi. Benim için çok hoş bir duyguydu. :)
Okul ile ilgili neredeyse hiçbir şey anlatmıyor. Her gün istinasız soruyorum ama yok, tek dediği,
----- Okul nasıl geçti Umay?
------İyi geçti.
-------- Naptınız?
----- Oynadık....

Konuşmamız bu kadar... Eşim çok sormamamı, çünkü genelde çocukların anlatmadığını söyledi. Ama ben anlamamış gibi her gün soruyorum. Napayım anayım ben anayım moduna başlıyorum...😀
Tabi gün geçtikçe huyları da büyüyor, bazen atarlı oluyor bazen normal. ::)

Yeni oyunlarımızdan biri de kapak resimlerinden ve renklerinden kitap bulmaca ve koklamaca.
Ben kapakta yer alan bir nesneyi, resmi kareyi ve rengi söylüyorum oda üç sıra halinde olan kitaplar içinden bulup getiriyor. Bi de nasıl hoşuna gidiyor anlatamam....
Böylelikle görsel hafızası da iyi çalışmış oluyor. Tabi son…

Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım ve Deli Fişek / José Mauro de Vasconcelos

Resim
Çok uzun zaman önce okumuştum Şeker Portakalı / José Mauro de Vasconcelos kitabını.
Zeze'ye ve ağacına dair aklımda kalan birkaç detay vardı ama o kadar. Sonra tekrar okumak istedim. Bu sefer üçleme olduğunu da öğrenmiş ve diğer kitaplarını da almıştım.

Şeker Portakalı en iç burkanı bana göre. Küçük Prens kitabından sonra açıp açıp ara ara okuyabileceğiniz türden bir anlatımı ve hikayesi var. Bazı kitapların derinliği vardır işte bu seri kitapta öyle. Baktığınız da konusu sade, bait gibi gelebilir ama o yaşadıklarını yazıya dökmesi, okurken bize hissetirdikleri gerçekten de çok başka... Boşuna değil hala en çok okunan kitaplardan olması....


+ Nen var Zeze?
- Hiç. Şarkı söylüyordum.
+ Şarkı mı söylüyordun?
- Evet.
+ Öyleyse ben sağır olmalıyım.
"İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.""Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur."

Yoksul bir ailede büyüyen, aksi bir baba... haylaz ve yaramaz den…