Kayıtlar

MüzGAzhane'den Bread And Puppet Show geçti

Resim
Bread and Puppet Theater ekibi, bienal kapsamında gerçekleştirecekleri “Toplumun Kötülükleri” başlıklı ücretsiz gösteriyi, İstanbul’da gönüllülerle birlikte tasarlıyor ve belirli mekanlarda da gösterierini sundular. Gönüllülerden biri de kitap vesilesi ile tanıştığım ve sonrasında da görüştüğümüz, arkadaşım Şirin idi. Geçen hafta MüzeGazhane'de idi protest gösteri.  Önce yürüyüş ile başlayıp sonrası ufak ufak belli noktalara dikkat çekmek için tasarlanmış gösteri. Gösteride kullanılan tüm malzemeler atık ve geri dönüşüm malzemeleri idi. Bizde kızçemizi alıp gittik. Sanatsal gösterilere çok önem veriyorum ve ne kadar küçük yaşta çocuklar sanatla tanışırlarsa o kadar gelişimleri, bakış açıları gelişiyor diye de düşünüyorum. Tabi başta anlayamadı, sorular sordu ama hep ilgi ile seyretti/k. Teması " KADIN, KADIN CİNAYETLERİ, BİLİNÇSİZ TÜKETİM, DEVAMLI ALMA İSEĞİ, ZAMANIN GETİRİSİ" idi..... Sonrasaında da Türkiye’nin önde gelen Karagöz ustalarından Cengiz Özek de “Çöp Canav

Ferit Edgu, Hans Fallada kitap Yorumları

Resim
 'Sonu yaklaşmış olan herkes, hele bizler gibi yaşlanmadan ölmesi gerekenler geçmişte gereksiz yere harcadığı yıllar ve gerçekleştiremediği şeyler için üzülür durur...' ❗️Böyle kitaplar hep üzer.... savaşın kazananı yok diyorlar ya çok doğru..... Bu sefer yazar Alman halkının gözünden anlatıyor hikâyeyi... Ve bir karı kocanın ufakda olsa, insanların için de bir kıvılcım çaktırmak için başlattığı mücadeleyi anlatıyor. Hani bazen deriz ya " tek başıma ne yapabilirim ki?" İşte tam da burdan bakıp yazmış, anlatmış yazar...... özellikle bazı sahneleri okumak çok üzücü idi 🥺 insanların korkuları sebebi ile ses çıkarmadan itaat etmeleri... Bazılarının da içinde ki o şiddeti ortaya çıkartıp, ana baba, komşu demeden yandaş olmaları... işte gerçekler bunlar ..   '.....uzun gecelerde, yalnızlığın gecelerinde, bir de bakarsınız ki, o dilinden anlamadığınız kitap, sizin dilinizden anlamaya başlamış ve size açılıyor. ...... ..... İnsan bildiği ya da bildiğini sandığı bir dill

Stoner John Williams

Resim
 Bu hafta ful doğum günü haftası : ) Dün Gazhane'de kutladık, kızın sınıfından arkadaşının doğum gününü.  Açık havada mis gibi oluyor.  Çocuklar oynarken bizler de sohbet ettik. Kemik bir grup olduk artık. Ara ara buluşup, kahve içiyoruz...  muhtemelen de böyle gider....  Onun dışında pek bi değişiklik yok, git gel devamm... Okullar açılınca da bana tatil başlayacak söylemesi ayıptır 🤗 Bu hafta iki kitap okudum. "Macbeth " ve "Stoner" özellikle 'Stoner' i çok yavaş okudummmmm.. Bayadır  böyle içine girdiğim, özdeşleştiğim bir kitap okumamıştım. .. Evet güzel kitaplar okudum ama bu kitap bir başka....  yorumum şöyle;  "Kendini, yapmak zorunda olduğu tuhaf şekilde tanıdık işleri yapan tuhaf bir şekilde tanıdık bir yabancı gibi gözlemlemek ve hissetmek... garip bir duygu.. Ve Bay Stoner işte bu hallerdeydi..." 📑 Diyor kitabın bir bölümünde.... Stoner karakterini o kadar benimsedim ki..uzun zamandır bu kadar içine geçtiğim bir karakter olmamıştı.

Hoşgeldin Eylül Zero Limit/ Joe Vitale

Resim
 Bol terlemelı bir giriş ile eylül ayına başladık. 💫 Dün yağan yağmurda balkonda oturdum, o yağmurun sesi, toğrağın kokusu, damlalar derken... ne güzel dedim... şükredecek bir sürü sebebimiz var. Elbet istersek kızacak, isyan edecek sebeplerde bulabiliriz... Seçim tamamen bize ait. Kendime adıma, bu yaşıma kadar neredeyse hep şükreden tarafta olmayı seçtim.... Hatta çalıştığım dönemler de çok fazla "polyanna gibi" düşündüğümü soyleyen arkadaşlara açıklama yaparken bulurdum kendimi... Şimdi düşünüyorum da; çok da gerek yokmuş aslında bu kadar açıklamaya. evet hayatta kırgınlıklar, kızgınlıklar, hazksızlıklar var.... canımın yandığı, üzüldüğüm durumlar da oldu... hayatımı farkında yaşamaya başladığımdan beri seçimlerimi hep olumlu yönden yana kullandım. Olanı kabullenip, önüme baktım. Çünkü  öğrendim ki "sen değişirsen karşındaki ya da  olaylar ya da durumlar, dünya değişiyor"... istemediği sürece kimse değişmiyor...  Tabi bu öğretiyi öğrenmek kolay değil ama imkansı

yeni yaşım...biten kitaplarım...

Resim
 Yorgun bir sabahtan tunaydın.... Bu ay yoğun bir doğum günleri ile geçti... ve çok seviyorum doğum günlerini... :) Çünkü en çok sevdıkleriniz hatırlar bu özel günü. Kendi doğum günüm de bu ay idi. 42 bitirip 43'den gün almanın heyecanı ve şaşkınlığı içindeyim... Ne zaman bu yaşa geldim diye düşünerek geçirdim bir zaman.... Öyle güzel dostluklarım, arkadaşlıklarım olmuş ki... şükür ile geçirdim o günü.....  Onun dışında bu sene gerçektende nasıl bitti yaz hiç anlamadım. Masa Tenisi epey zamanımızı aldı. Hoş Umay için çok iyi oldu. 6 gün gidiyor ve ilerleme kaydetti..... Tabi biraz yorucu oluyor. Bir çok gezmeyi ya akşam ya da pazar günleri yapıyoruz ve o günlerde de dinlenmek istiyoruz ma aile..... Kalan zamanlarda önceliğimizi Umay'a göre planlıyoruz. Ve bugünlerin ileri ki yaşamı için basamak olacağını bilmek bu yorgunlukları alıyor açıkcası.   Onun dışında cumartesi akşamı Kadıköy Dorockxl'da  Feridun Düzağaç konserine gittik.  Sahnesi çok güzeldi..... Duruşu, tarzı çok

Yerdeniz Serisi ve Biten kitaplarım

Resim
Yine okuduğum ve paylaşmadığım kitaplarım birikmiş..😊   Bazı yazarlar ve kitapları çok ama çok heyecanlandırır beni.... Ya sizi? Mesela bilirim ki Ursula K. Leguin okuyacaksam, ruhum, zihnim bayram edecek... 🙏🏻 😊✌🏻 Uzun zamandır okunmayı bekliyordu #yerdenizbüyücüsü serisi...bazı kitapları, sizin gibi heyecanlanarak okuyan, farklı açılardan bakıp, yorumlayan, sohbet ettiğiniz arkadaşlarınız ile okumanın keyfi öyle bambaşka ki... İşte bu duyguyu #mineilebirlikteokuyoruz grubumla yakaladım 🙏🏻❤️ 📚 Notlar alarak, alt satırları çizerek okumaya başladım. Acelem yok, sindire sindire okuyacağım... Ve inanıyorum ki 6 cildi bitince, ruhum bambaşka olacak, bazı kapılar açılacak..... İşte böyle bir günün fotoğrafı bu kare...... Burada, kitap günlüğüm de kalsın istedim... Unutmam ama unutursam hatırlatayım istedim. 😊 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 Yerdeniz serisinin ilk kitabı resmen vurgun gibiydi. O kadar ruhen okumayı istiyorum ki.... Şöyle başlıyor Yerdeniz; "Söz sessizlikte,  ışık karanlıkta,

Gece yazısı....

Resim
Sıcak bir yaz gecesinden selam....😬  Saat sabaha karşı 4 gibi uyandım sıcaktan.  Uzun zamandır blog yazmadığım aklıma düştü . :) Dün akşam üstü Beşiktaş'a geçtim, canım arkadaşımla buluştuk...   Gece o güzelim dolunay eşliğinde İstanbul çok güzeldi...denizin sesi,havanın hafif esintisi, bulutların gölgesi... B Blok diye bir cafeye götürdü. Filtre kahvesi çok iyiydi, tatlıları da öyle 🤭🙈 Sohbet ettik, biraz deniz kenarına inip, dolunaya baktık,  hayata dair konuştuk... Aslında bu aralar içim bir garip..çok sevdiğim bir iki arkadaşımın eşinden ayrılacak olması biraz üzüyor tabi. Elbette bir sorun varsa ve düzeltilemiyorsa ve ayrılık kararı alındıysa bana göre en doğrusu bu...lakin yine de can sıkıcı bir durum....     Bunların dışında bu sene ev- masa tenisi arasında geçiyor zamanımız, arada da havuza kaçıyoruz.... nedense bu sene sabahlayamadim..çok çabuk yoruluyorum ve gece de belirli bir saatte uykum geliyor, alıklaşıyorum  sonra da doğru yatağa...😬 Velhasıl gecenin bu saatinde