Yeni Yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni Yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.12.20

Modern Klasikler, Ev Halleri....

 Selam.....

Dün değişiklik olsun diye televizyonun yerini değiştirdik. Zati evde yapabileceğimiz tek değişiklik tv ünitesinin yerini değiştirmek ve yazlık-kışlık yapar gibi koltukların yerini değiştirmek. Onlarıda hep aynı yere koyuyoruz... :)

"Neden"diye soracak olursanızda, diğer eşyalarımızı duvara sabitledik ve evin içinin bize verdiği imkanda bu kadar...... :)

 

Veee vay be diyerek 2020'nin de son günlerine geldik. Yeni yıl için ufak ağacımızı kurmuştuk, baktık süsler kendinden geçmiş ağaç gibi...bide üstüne tadımız tuzumuz yok...ağacı kaldırıverdik.

Etkinlik olsun diye  kocam ve kızım; tuvalet kağıdı rulolarından ağaçlar yaptı. Veee öyle güzel oldular ki... hediye etmek için bile çok güzeller... 

Uzun zamandan sonra pazar keyfi yapıp, "WonderWoman 1984" filmini izledik. Tabi bu filmi sinemada izlemek vardı ya.... Umay bile geçen gün diyor ki; anne sinemaya gitmeyi özledim....

Beğenerek izledim. Kesinlikle bu kadın bu karakter için yaratılmış gibi.... konusuda "insanların açgözlülüğün, bitmeyen arzularının nereye varabileceğini" anlatan.. yer yer çocukluğunada giden bir Wonder Woman idi...

Ah dedim kızım bende çok ama çok özledim sinemaya gitmeyi, tiyatroya gitmeyi vs...


 Bunların dışında iki okuma grubumla okuduğum kitapları bitirdim. Kaldı geriye Proust'un 5.kitabı. Yıl bitmeden onuda bitirmek istiyorum. lakin o kadar yavaş ilerliyor ki.... bakalım artık 😬

İnsatgram'da takip ettiğim bir arkadaş #202122kitap diye bir paylaşım yaptı, elimizdeki kitaplara dair.  Okunmayı bekleyen 35 kitabım var, bende onlarla katıldım. Kitap paylaşımı yapmak çok keyiflendiriyor :))

Yine İg'de "Bizim Büyük Challengamız"diye bir sayfa var, her sene bir yazarı tema olarak belirliyorlar ve 20 maddelik okuma listesi hazırlıyorlar. 2020 Sait Faik Abasıyanık  idi. 2021 ise "Virginia Woolf"

S.F.A. listemi iki eksik ile tamamladım. Gelsin yeni liste 💃







#kitaplarinarkasindankonusanlar grubumuzun Aralık ayı kitabı #suleymaninsarkisi idi. 
Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison'dan toplumun dışlanmış, horgörülmüş, ötekileştirilmiş kesimlerinin yakın tarihine tanıklık eden modern bir klasik daha: Süleyman'ın Şarkısı. Daha önce de "Tanrı Çocuğu Korusun" okumuştum. Sırada diğer kitapları var.
📚 Bu kitabı biraz bende hayal kırıklığı yarattı. Başlarda konuya hakim olmakta zorlandım. Tabi orijinal dilinde karşılaştırma yapamadığım için,  çevirinin mi azizligi idi yoksa böylemiydi anlatım bilemiyorum....... Çok fazla cümle düşüklüğü vardı. Birde bir olay anlatılırken isimler karışıyor gibiydi....
Tabi her şeye rağmen Afro-Amerika'lıların yaşadıkları,  otekilestirme, dışlanma ve en önemlisi kendi iclerinde de yaşadıklarını bu kitapda da anlatmaya çalışmış. Özellikle karakterlere verdiği isimlerde pek manidar 😉
Mesela sonlara doğru isimlerin hikayesini anlatıyor yazar... ve o kadar kısa tutuyor ki... ee noldu şimdi diyorsunuz. Örneğin Süleyman'ın hikayesi, orada yaşananlar..... 
Kadim dinlerden yola çıkarak anlatmış hikâyeyi. Kızılderili bir kızla siyahi bir erkeğin yaşamı,  başına gelenler...ailelerine sirayet eden olaylar......
Kendi adıma havada kalan çok hikaye kaldı. Bazı karakterleri yarım anlatmış mesela....çok hızlı geçmiş... Hani kitabın devamı olsa iyi olurmuş... evet akıcıydı ama o kadar... alışana kadar bi bakmışsınız kitabın sonuna yaklaşmışsınız.
O yüzden eğer Toni Morrison ilk kez okuyacaksanız bu kitap ile başlamayın derim...



 

#1nobel1klasik grubumuzun yılin son ayi kitabı idi #mahserindortatlisi .....

🐎 Hani deriz ya kitap isimleri içerik kadar önemlidir diye. İste bu kitabın ismide tam bu olmalıymış.....

🐎🐎🐎 İbanez hukuk eğitimi almış,  edebiyatta naturalizm yazım tekniğini kullanan yazarlardanmıs. Kitabın kapağında uzun bir açıklama ve ön sözde var. 

Tabi konusunun savaş ve klasik kitaplardan olması gözünüzü korkutmasın. Öyle bir akıyor ki...nedeni de İbanez'in taraflardan çok toplumun duygusuna, davranışlarına değinmesi. Tabi arada iki taraf hakkında da anlatıyor... 

Savaşın getirdiği kanlı boğazlaşmayı, ulusalcılığı ve savaşın romantizmi ezip geçmesini anlatır...

🐎🐎 tabi kitapda işaretledigim, anlatmak istediğim çok nokta var.....Mesela yazarın Akdenizli olması sebebi ile anlatimlarında sözcüklerin coşkusunu,  tutkuyu hissediyorsunuz....

Kitabın ismide meşhur hatta tablosu olan, din tarihlerinde gecen hatta bazi kaynaklarda 4 elementide simgeledigi düşünülen hikâyedir. Ve düşündüğünüzde anlatimlari da pek yabana atmamak gerek.... Nette açıklaması şöyle;

Mahşerin Dört Atlısı, Hristiyanlıkta Kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlı. Yeni Ahit'teki -Vahiy Kitabı olarak da bilinen- Apokalips bölümüne göre, Kıyamet felaketlerini getirecek olan yedi mührün açılması ile birlikte ortaya çıkacaklardır. Bazı akademisyenlere göre beyaz at ve binicisi İsa'yı, kızıl at ve binicisi kan ve savaşı, siyah at ve binicisi kıtlığı, soluk renkli at ve binicisi ise salgın hastalıkları ve ölümü sembolize eder.

Özetle kitap 1914 1.Dünya Savaşını ve Hitlerin ortaya çıkma sebebini de anlatan kurgudan çok tarihsel olayların anlatıldığı bir roman. 

Özellikle kitapta da anlatılan "Marne Savaşı'nı" nette araştırınca yazarin betimlemeleri o kadar gerçekçi ki.....

🐎 Desnoyers Ailesinin gözünden savas, aşk, aile ilişkileri,  maddi kaygılar,  savaşa gönüllü katılmak ve katılamamak,  duyguların peşinden gitmek, arada kalmak....bu duyguların hepsini hissederek okuyorsunuz.......

Birde yeni bir dizi başladı Netflix'de ona başladım. Dönem dizisi, kitaptan uyarlama. Julia Quinn'in seri kitabından uyarlanmış.


 Daha önce ara kitap olarak iki kitabını okumuştum. Anlatımı akıcı ve sürükleyicidir. Dizinin ilk bölümündeyim ama renkler ve anlatım iyiydi. Ara dizi olarak izlenebilir bence.

 


28.12.17

Yeni bir yıla girerken listem, hesaplaşmalarım...

Bir yıl daha biterken aklımda yeni listeler dönüp duruyor.
Bu yıl biraz durağan geçti benim/izim için. Her şeyden öte annemin olmayışının birinci yılı idi.. hala aklımda, gönlümde bir sürü düşünce. kabullendim evet ama bazen inanın bazen olmuyor kabullenmem.... İçimde ki fırtına henüz dinmedi... hep bir damla gözyaşı bekliyor akmayı.
Hala eski mahallemize, eski komşularımıza gidemiyorum. Telefonda bile konuşurken zor tutuyorum kendimi ve sonrası hep gözyaşı oluyor....

Şuan bunları yazarken bile....

Şöyle bir bu yılı düşünürsek; kızım kreşe başladı. Okul hayatı başladı bizim içinde .

📍Kendi bu yıl okuma hedefi 80 koymuştum ama 90'a yaklaştım neredeyse. Bunda Umay'ın akşamları erken yatması ve öğleden sonrası bana kalan zamanın olması etkili oldu. Daha çok okuyabiliyorum.
Bir de bu sene okuma listeme baktığım da çok dağınık bir şekilde okumuşum. Özellikle beğendiğim kitapları aldım elbet ama D&R'a her girdiğim de bir iki tane alıp çıkmıştım.
Yeni sene de sevdiğim yazarların diğer kitaplarını da alıp okuyacağım. Düşündüğüm de aslında anca ıra geliyor liste şeklinde okumaya fırsat. Mesela Norveç ve İskandinav, Napol, Serisini ( okumayan kalmış mıdır benim gibi acep?) Şili'li yazarları daha çok okumak istiyorum.


Kavgam serisini geçen sene almış ama bir türlü başlayamamıştım bu sene elimde ki tüm kitapları bitirip öyle alıcam diye kendime kota koydum.... bakalım nereye kadar... 😊

📍Bu sene çok az günlük tuttum. Bu sene her gün kısa bir özet şeklinde yazmayı hedefliyorum. Başlar da güzel gidiyorda sonrası için bişey diyemeyeceğim.

📍Bu sene artık kesinlikle yeme alışkanlığımı/zı değiştirmemiz gerekiyor. karı koca yeme konusunda maşallahımız var..... Biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor, yaş gidiyor ve anladım ki belirli bir yaşdan sonrası toparlamak zor olabiliyor. İleri de dinç, sağlıklı bir hayat sürmek istiyorum/z.

📍Kesinlikle ama kesinlikle ehliyet almak ve arabımızı bende kullanmak istiyorum. Sağ olsun eşim dediğim zaman götürüp getiriyor ama artık kendim de kullanmak istiyorum. Geç bile kaldım bunca sene. Benim gibi biraz keyifçi olunca her şey sonraya sarkıyor valla....😬

📍Önceleri karşımda ki kırılmasın diye o kadar çok şeyi tölere ederdim ki... aman alınmasın, yanlış anlamasın derdim. Bu sene acım bana dünyaya bir kere geldiğimizi bir kez daha hatırlattı ve ben artık bir çok şeyi takmadığımı fark ettim.
Çünkü karşınızda ki kim olursa olsun nasıl anlamak istiyorsa sizi öyle anlıyormuş. Geç öğrendim bildiğim şeyi...
Artık çok da takmıyorum kafama" aman alınmasın, aman yanlış anlamasın, gönlünü yapayım" modlarından çıktım. Ve de işin garibi isteyerek değil kendiliğinden geldi bu duygu. Sanıyorum uzun zamandır ertelediğim için birden oluverdi...
Zamanı gelmişti demek ki dedim Gülşah..kendi kendime konuşmalarım vardır bu arada birde... :))
Çok fazla kendimi anlatma gereği yok değil mi ama ? Tanıyan tanımıştır anlamıştır yani.


📍Bu sene çok şey öğrendim, çok ilkemi değiştirdim. Yeni yıla hazırım neredeyse....

Aklıma gelenler bunlar...... Bu yazı da günlüğüm olarak burada bana ileride hatırlatmak üzere kalsın. :)






24.12.15

Yıl biterken yazısı....

Yine bir klasiğim olan biten bir yılın analizini yapayım dedim. Hazır gecenin de güzel sessizliği eşlikçimken. 😊
Bu yıl öyle hızlı geçti ki benim için. Önemli sebebi elbet canparem kızımla geçen vakitler.
Bir bebeğin büyüdüğüne şahit olmak o kadar keyifli ki. Bizim bildiğimiz, otomatiğe başladığımız davranışları onun büyük bir heyecanla, mutlulukla keşfetmesi, şaşırması ve mutlu olması… ve bir anne olarak beni  de buna şahit olmam… harika, tarifsiz bir duygu.
Her ayı farklı bir gelişme, büyüme ile yaşadık.
Tabi bu güzelliğin, keyfin yanında ara da daraldığım , bunaldığım zamanlarda oldu. Mesela hadi deyip sokağa çıkmayı özledim. Çünkü bizim için dışarı çıkmak demek yarım saate yakın hazırlık süresi demek. Umay'ın suyuydu, çantasıydı, kıyafetiydi derken biz hemen şipşak hazırlanıp çıkmak demek. 😊
Bu yıl daha az kitap okudum, bir kez sinemaya gittim ve tiyatroya hiç gidemedim. Seneye planlarım daha farklı…
Bu yıl bunların dışında çok rutin, sıradan ve evde geçti bizim için. Biliyorum ve farkındayım ki seneye daha güzel olacak çünkü Umay daha bilinçlendi, daha iyi anlıyor ve büyüyor.
Bu yıl aslında herkesi düşündüren, üzen olaylar beni de çok etkiledi. Ülkemiz de  olanlar,  komşu diyarlarda ki savaşlar, göçler uykularımı da etkiledi. Haber seyretmek istemiyor hatta dünyadan gitmek istediğim bile oluyor. Özellikle çocuklarımızın geleceği korkutuyor, endişelendiriyor beni…..
Yılbaşını evde kutlayan ve keyif lan tiplerdenimdir. 😊  sofrayı kurmayı hele birde sevdiklerimde varsa sofra da değmesin keyfime kimse. 😊  
Böyle işte. Aklıma bunlar geldi, gelmişken yazayım ilerde aklıma nolur bilmem en azından “söz uçar yazı kalır” sözünden yola çıkarak bloğuma yazayım dedim.
İyi geceler blog. 😊