Bu aralar ev, okul arası mekik dokuyoruz. Tabi bir de okul sonrası park.
Akşam 5'e kadar parktayız. Nasıl keyifli mutlu bizim kız anlatamam. Elbet bende.
Biraz yorucu oluyor elbet, bank üzerinde oturup gözlerle devamlı kontrol... Her ne kadar geçen seneye göre daha bilinçli olsa da bırakamıyorum. Onun dışında da evde işlerim biter bitmez kitabıma gömülüyorum. Çünkü son bir kaç aydır okuma hızım çok düştü....Sanıyorum bunda İg'de fazla zaman geçirmem de sebep oluyor. Şöyle bir bakayım diyerek bir açıyorum sayfayı bir bakıyorum saatler geçmiş...Onu oku, ona yorum yaz derken....ohooo....
Mart ayını "Anne Frank'ın Hatıra Defteri" ve " Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor / Yaşamak - Bir Çaba Hüseyin Kıran" ile kapattım.
Vikipedi'de şöyle yazıyor;
Anne Frank'in Hatıra Defteri, iki yıl boyunca Hollanda'nın
Nazilerce işgali sırasında ailesiyle birlikte saklanıyorken Anne Frank
tarafından tutulan günlüğünü içeren kitap. Aile 1944 yılında tutuklandı
ve Anne Frank, Bergen-Belsen toplama kampında tifüsten öldü.
Elbet okurken içiniz burkuluyor......Yani bi çocuğun gözünden olaylar, bir hücre gibi bir evde yıllarca saklanmak, yakalanma korkusu, sırf Yahudi oldukları için uğradıkları, yaşadıkları , korkuları, mücadeleleri.....Ve hep bir umutlarının olması...
Bildiğim kadarı ile artık bu kitabı İŞ Kültür Yayınları basmayacak, anlaşmaları bitmiş. Ama bulursanız bu yayınevinden okuyun derim Can Yücel çevirisi ile.
Daha çok toplumsal karanlığı, bizi ve bize anlatıyor... Az öz yazmış ama dolu dolu yazmış.
Arada kaldığım bir kitap oldu. Belki daha sonra tekrar okumalıyım.
Siz okudunuz mu?

