Koridor Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koridor Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.9.20

Zorba Ve İrade Terbiyesi ...

Temmuz ayı okuma kitabımızdı " ZORBA" .
Bundan bi üç yıl önce falandı sanırım, filmini izlemiştim. Filmini beğenmiştim. Kitabı da geçtiğimiz sene İnstagram'da bolcana görmüştüm. Sonra bizim kızlar okuyalım deyince okuduk. Daha doğrusu o ay kimin sırası ise, o arkadaşımızın seçtiği kitaptı.

Sahil kenarı okunacak bir kitap değildi.😐 Grup olarak pek beğenmedik kitabı. Tabi yazarın diğer bir kitabını daha okuyarak karar vermek istiyorum.
Kitaba gelirsek; hayat felsefesinden yola çıkarak sık sık özlü sözlerle anlatılmaya çalışılan bir döngü gibi geldi bana. Evet sözler güzeldi lakin daha genç bir yaşta okusam iyi gelirdi ama bu yaşta değil :)
Birde devamlı kadınlardan sanki " kullan / at" gibi bahsetmesi de  hiç hoş değildi. Özgürlük temalı, hayatı anda yaşamak üzerine, hatta sadece geçinecek kadar çalışmaktan, ailesini bile geride bırakıp, günlük kazancını yiyen, kadınlara giden biri Zorba.... 
 Arka kapak yazısın da aslında özetini anlatmış;
Geçmişin, kayıp giden zamanın, insanın temel yanılgılarının bir kez daha gözden geçirilmesidir bu roman. Zorba aracılığıyla Kazancakis, öz yaşamının yenilgiler ve soru işaretleriyle dolu bir bilançosunu çıkarır. "Korkmamayı, yaşamı sevmeyi, ayakta durabilmeyi bana o öğretmişti," diyor yazar. Gerçekten de Zorba, bir yaşam kılavuzudur. Özgür insanların simgesidir. Bugün Kazancakis ’in mezar taşında yazılı olanlar, doğrudan Aleksi Zorba’nın ağzından dökülmüş yazgı sözcüklerini andırıyor: "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm."




 "İRADE TERBİYESİ"

Sanırım bazı kitapları belirli bir yaştan sonra okumak, o arka kapakta yazan etkiyi bırakmıyor. Tabi bu kitabı da o dönemin şartlarına göre düşünürsek, iyiydi.  Ama belirli bir hayat tecrübesine sahip olduktan sonra çokta size hitap etmiyor. Zaten yazar kitabın balarında ve son bölümünde "lise ve üniversite öğrencilerine" sesleniyor.
Ana konu ise ünlü düşünürler, felsefecilerin analizlerinden yola çıkarak, karakterimizin doğuştan geldiğini, tembelliğin doğamızda olduğunu, ama çok çalışarak harekete geçebileceğimizi, insan üzerinde bazı değerlerin etkili  olduğunu anlatan analizler kitabı.

Arka kapak yazısı şöyle;

Aix-Marseille Üniversitesi’nin rektörlüğünü de yapmış bir eğitim bilimci olan Jules Payot “İrade Terbiyesi” adlı eserinde yüzyıllardır değişmeyen temel dürtüleri ve eğilimleri, insanın en önemli sorunu olan iradenin eğitilebilir bir güç olduğunu ve bu güçle hem iç hem de dış hayatın yönetebileceğini, kendine hâkim olmayı, çevreden gelen motivasyonu doğru algılamayı, derin düşünmenin ve harekete geçmenin önemini ve iradenin psikolojisini ele alıyor.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış ve zamanının çok ötesine seslenen, özellikle gençlerin, eğitimcilerin ve anne-babaların altını çizerek okuyacağı bu kitabı tam metin olarak Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.

 

(Tanıtım Bülteninden)


9.9.19

Hayat Akarken biten kitaplar....Levy, Andreyev, Gogol....


Günaydın. Sabahın erken saatinde kalkmayı özlemişim. O sabahın sessizliği ile gecenin sessizliğinin hissettirdikleri.....🤟🏻😊 Tabi yazın geç yatınca da sabah erken kalkmak çok zordu.
Bu yaz çok yoğun ve keyifli geçti. Temmuz ayını havuza giderek geçirdik. Ağustos ayında ise söz, nişan, kına ve düğünlerle kapattık :))
Veeee artık okul zamanı geldi çattı :))))))) Bizim kız bu sene okul öncesi oldu. Seneye artık mini mini birler tarafına geçicez. Ve ben şimdiden başladım "sen ne ara bu kadar büyüdün de 1'e gideceksin?" demelere......



☕Yazın pek okuyamamıştım artık arayı kapatırım.
Bir kaç kitap okudum bu arada. Bazıları ince kitaplar olduğundan çabuk ilerledi.
D&R kampayasından aldığım kitapları bu ay bitirmeyi umuyorum. Çünkü okumak istediğim kitap listesi iyice kabardı.




☕☕☕☕☕☕☕☕☕☕


#palto kitabını okumayan benim gibi çok kişi kalmamıştır sanırım....
👤 Nasılda kimilerini kıyafetlerinden dolayı ya da bizim gibi değil diye görmezden gelebiliyoruz değil mi?
👤 Keskin bir ironi ile anlatsa da Sevgili Gogol öyle ince, derin cümleler var ki.... Hoş o gün anlattığı hikâye bugün hâlâ geçerliliğini koruyor...
Eğer arkan sağlamsa, tanıdık varsa işler daha kolay ilerliyor... Yok eğer yalnızsan hele hele  maddi durumun da "eh işte!" ise...vay haline......
Tabi okurken çok üzüldüm Akaki Bey'e, hep tipi,  o anlatılan eskimişz paltosu geldi gözümün önüne.... Sonra bizlerinde yok mudur öyle gözümüzün önün de olan,  göz aşinalığımız olan tanıdıklar. En basitinden pazarlar da en köşeler de ufak bir tezgâh açan teyzeler, amcalar... Önce kendileri fiyat verip, sonra da "şu kadara olmaz mı?" dediğiniz de "olsun " diyen........
Bir de etkileyen durumlardan biri de "dalga geçilmesi" şu insanoğlu çok  acımasız  çok     .......



 Diğer kitabım kampanyadan aldığım "BAŞKA BİR MUTLULUK FİKRİ/ MARC LEVY"

Öyle güzeldi ki....  Hani böyle kafanız karışık olur,  şöyle tadımlık,  hikâyesi sizi yormayan ama izlerken veya okurken de sizi saran bir film, kitap olsun dersiniz ya... İşte #başkabirmutlulukfikri öyle bir kitap.
#marclevy bence bu işi çözmüş.
Kitabın ismi cümle arasında geçitor v okurken öyle güzeldi ki cümle...buraya yazarak okuyacak olanları bu keyiften mahrum etmek istemem.
Konusuna gelirsek; firari bir teyze, teyzesi olduğunu bilmeyen Milly  hikâye olarak bir dönem asi olan, adaletsizliğe,  ırkçılığa, eşitsizliğe karşı olan gençliğin yaşadığı olaylar... Sonrası hapse girenler ve dışarıda yeni bir hayat kurmak için adına kadar değiştiren bir kesim...



☕☕☕☕☕☕☕☕☕☕☕☕




#kızılkahkaha
Rus Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biridir Leonid Nikolayeviç Andreyev....
🌪Özellikle otoriteyi ve burjuva yaşamı eleştiren yazar Kızıl Kahkaha'da savaşta deliren askerleri anlatır.  Bir Rus Subayının savaşta parça patça tuttuğu günlüğünü,  kendisinin ölmesi sebebiyle kardeşi tamamlar....
🌪 Ne zaman böyle travmatik kitaplar okusam hep duam "keşke savaşlar olmasa, insanlar saygıyla birlik beraberlik içinde yaşasa" oluyor. Tabi insan mahlukunun olduğu yerde bu mümkün değil    ........
🌪Sarsıcı olduğu kadar gerçekci ve okunması gereken kitaplardan bana göre..





İşte böyle...
Artık daha sık yazarım diye düşünüyorum.
İyi haftalar selamlar arkadaşlar.