Müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.3.18

Ev halleri, Haldun Taner Müzesi Açıldı...

Bu aralar devamlı evde oyun halindeyiz. Bizim kız yalnız oynamayı sevmediğinden sabahtan bir başlıyoruz okul saatine kadar aralıklarla oynuyoruz.
Elbet arada oturuyoruz ama onda da ya karnı açıkmış oluyo ya da yorulmuş oluyor.
Sonra okul saati derken bir bakmışız akşam olmuş.
Bende de pil bitmiş oluyor haliyle...
Bazı şeylerin gerçekten de yaşı var bence... çocuk sahibi olmak ve büyütmek de bunlardan biri. Elbet geç anne olanları yada şartları öyle gerektiği için geç anne olanları kast etmiyorum...
Hani diyorlar ya " kanı genç" diye valla öyle yahu... 😊
En azından benim için öyle... bazen çabuk yoruluyorum yada enerjim yetmiyor gibi hissediyorum. Ve kızımın çocuk zamanından çalmak istemediğimden daha fazla verici oluyorum.
Şikayetçi miyim? Asla, sadece bazı zamanlar çabuk pilim bitiyor... şöyle hiçbir şey yapmadan oturmak istiyorum.
Sonra da diyorum ki kendime; Gülşah bugünler de geçecek ve ben çok arayacağım... tadını çıkart..
o zaman da hemen toparlanıp hop oyuna  😏
Öyle işte......

Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe Mahallesin de "Haldun Taner Müze Evi" açılışı vardı.
Gittim/k. Kadıköy Belediye Başkanının ve değerli yakın Tiyatro Sanatçıları ve eşinin vasıtası ile açıldı müze evi.
Küçük ama ince detayların olduğu, daktilosu, masası, el yazması notları, ödülleri ve fotoğrafları ile şirin bir müze. Yolunuz düşerse es geçmeyin ve bu güzel insanın hatıralarını ziyaret edin.

Bunun dışında bizde durumlar aynı, bahar yorgunluğunu bir türlü üzerimden atabilmiş değilim...
İyi geceler. :)
Selamlar.













31.1.18

Uçurtma Müzesi, Aziz Mahmud Hüdayi Hz. Ziyaret...

Selamlar.

Dün hava güzel olunca, kahvaltıdan sonra "ne yapsek acep" derken aklıma Uçurtma Müzesi'ne gitmek geldi. Uzun zamandır aklımdaydı. Zamanın birinde gazete de yazısını görmüştüm ve telefonuma gidilip-görülecek yerler listeme eklemiştim.
sitenin adresi için tıktık-Uçurtma Müzesi Sitesi

 1986 yılından itibaren Mehmet Naci Aköz tarafından toplanan Uçurtmalar ve sonrası ilavelerle Türkiye'nin ilk Uçurtma Müzesi imiş.

Giriş ücretsiz, sadece çocuklarla etkinliğe gittiğinizde randevu alırsanız iyi oluyor. Birde çocukların yaptığı uçurtmanın malzeme parasını alıyorlar. O da 18 TL, sonunda da katılım belgesi veriyorlar çocuklarımıza. Umay çok keyif aldı hala anlatıp duruyor.
Çocukken çok severdim ama öyle çok uçurtma uçurmuşluğum yoktur.
Geçen sene biraz sahilde uçurduk, bu sene Umay ile daha bir keyifli olacak hissediyorum. :)

















Özellikle Çin ve Kore uçurtmalarını çok beğendim. Sanırım bunda o ülkelerin yaptıkları uçurtmalara yükledikleri simgelerin anlamı da etkili oluyor.
Yolunuz düşerse Üsküdar'da olan bu mini müzeye uğramayı ihmal etmeyin.

Biz biraz erken gitmişiz. 45 dakika vaktimiz vardı. napalım  napalım derken aklıma Aziz Mahmud Hüdai Hz.'lerine ziyarette vardı. Hazır vaktimiz var hemde yakını da gidelim mi? dedim, Merter'de gidelim dedi, bir şey de soracaktık onuda sorar aklımızda kalmaz dedik.

 Çok kalabalıktı, içine girmeden dua ettim/k bu sefer. Tabi Umay ilk defa geldiği için anlamaya çalıştı. Neden kafamı örttüğümü sordu. Bende anlayacağı dilde izah ettim. Ben dua ettikten sonra ona da "kızım Bismillah" der misin? dedim. dedi. Allah kabul etsin.
İnanıyorum ki benim dediğim onca Bismiallah'dan daha çok kabul olmuştur.
Sever misiniz bilmem ama ruhuma çok iyi geldiğine inanıyorum büyük Zat'ları ziyaret etmenin huzurunun...
Gerçekten de duru görü, öngeri, sezi ne derseniz, nasıl isimlendirirseniz isimlendirin; bazı insanların kalp gözü açık ve başka bir gözle bakıyorlar insanlığa, Allah'a( C.C), dünyaya.....
Ve gerçekten de yaşarken hem bedenimizi, aklımızı hemde ruhumuzu beslememiz gerekiyor. Yaşam döngüsü enerji ve dengeden oluşuyor.
Tabi bu inanç meselesi ve herkes kendi inandığı, öğrendiği şekilde yapar ibadetini.
Kimi bir kez der Allah kimi bin kez der anca yerini bulur. O yüzden kimsenin kimseyi yargılamaya, sorgulamaya hakkı yok. Ama en çok beni üzen şey; karşımızdakini, küçümsemek, bilmeden yargılamak.
Hayat bana birşey öğretti; hiç bir şey göründüğü gibi değil.

Hiç meditasyon yaptınız bilmiyorum ama muhakkak deneyin derim. İçimizde ki ve aklımızda ki düşünceleri susturmak o kadar zor ki.... o birkça saniye surdurmayı başarabilirsek... her şey işte o birkaç saniyede....
Uzun zamandır aslında bu konuda yazmak istiyorum, bakalım doğru zaman ne zaman gelecek.
Taasavuf çok önemli hayatımız da aslında. Farkındalık, hayatı farkında yaşamak... bu meseleler önemli.
En iyisi konuyu dağıtmayayım ve uygun zamanda da yazayım.

Böyle güzel bir günden güzel ve keyifli kareler kaldı bize....

Selamlar, sevgilerrrr .🙋

18.1.18

Ev Hali, Uygulamalar ve Aile Arasında Filmi...

Bu sabah hava ne güzel değil mi? Çok severim böyle havaları; puslu,soğuk ve kapalı. Bir yanım depresif benim ondan sanırım.👧
Elbet çalışırken zor bir hava şartları bu havalar. Sabah soğukta sıcacık evden çıkıp işe gitmek. Biliyor musunuz bunu da özledim çok. Çalışmak çok güzel bir şey ve darısı bana diyip günün olumlamasını da yapayım.🙏
 Dün kız babaannesindeydi. Bir tane de sinema biletimiz vardı. Merter'e dedim kalk sinemaya gidelim, Aile Arasında filmi sinemadan kalkmadan izleyelim dedik ve iyi ki de sinema da izlemişiz.( amma çok sinema kelimesi kullanmışım)

 Çok güldük ve keyifle izledik. Bir de gece matinelerini çok seviyorum. İmkan olsa hep gece son matineye gitmek isterdim.
Dün de böyle bitti.
Bu günde yazımı yazdıktan sonra dağ gibi olan ütüyü bitirme zamanı 😳😵
Sonra da vakit oldukça yeni başladığım Güvercin Bekçileri kitabımı okuyacağım. Aslında bu kitaba AbumRabum kitabından sonra başlamam iyi oldu çünkü konular birbirine paralel ve şuan okuduklarım yabancı gelmiyor.




Ne zamandır aklımdaydı aslında size gazete de gördüğüm ve kullanmaya başladığım bir uygulamadan bahsetmek.


Ben şimdilik Müze uygulamasını daha aktif kullandım ve çok da iyiydi. Size en yakın Müze ve Milli Parkları gösteriyor uygulamalar. Ve Türkiye genelinde ki müzeleri ve parkları da bildiriyor.
Akıllı telefonuma indirdim ve ordan bakıyorum....

Eğer gezileri seviyorsanız işinize yarayacak bir program. Google'dan aratmaktansa tek uygulama ile bakmak daha pratik oldu. Hatta yakınımda olan ama bilmediğim yerleri bile gördüm bu site ile.

Bugünde böyle işte, diğer blog yazılarını okudum, yazımı yazdım, müzik olarak da; loreena mckennitt açtım hem kulağıma hem ruhuma hitap ezgiler eşliğinde ütüye kaçar ben. ::))

Selamlar hepinize.

10.1.18

Deniz Müzesi- Milli Saraylar Koleksiyon Müzesi...

Yeni yılın ardından ne çabuk geçmiş on gün.
Yazmayı çok istesem de bir türlü oturup da yazamadım.......
Geçen hafta bir müze ve sergi gezdim. Az kitap okudum. Yeni yıla biraz tembel girdim okuma açısından. :)

Güzel havalar da Beşiktaş sefası bile yaptım arkadaşımla, vapur havası nasıl iyi geliyor ruhuma...
Bir ara tek başıma gezmek istiyorum karşıyı...
Bu yıl kararlıyım; daha önce gittiğim bir çok müzeye tekrar gideceğim daha donanımlı olarak. Çoğunu gezdim ama şimdi ki aklımla, hislerimle ve bildiklerimle başka olacak.

Öncelikle Dıştan bakıldığında ufak gibi görünen ama içi muhteşem olan, hemen vapur iskelesinde indiğinizde sizi karşılayan Saray Koleksiyonları Müzesi'ni gezdim. Yaklaşık 1-1,5 saatlik bir zamanı alıyor. İçeri de fotoğraf çekmek yasak olduğundan netten aldığım fotoğrafları paylaşıyorum sizinle. 
Sergi için de DolmaBahçe Sarayı'ında depo da bulunan, zamanında padişahların kullandığı eşyaların, mutfak, ev eşyası, çiniler, sofra takımları, kılık kıyafet, çanaklar vb...eşyaların, tarihin sergilendiği bir yer. Tarihi mekanın da etkisi büyüktü. 
 


 Ücret olarak da öğrenci 2,5TL, tam 5 TL idi. Yolunuz düşerse bir uğrayın.












Sonrasın da ise Deniz Müzesi'ne gittik. Yeni binayı çok güzel yapmışlar. Sitesinde en büyük ve kapsamlı deniz müzesi yazsa da tarihimize dem vuran sergi koleksiyonu az gibi geldi bana. Sadece sandallarımız, deniz armalarımız vardı. Önceki yıllar gittiğimi de yanlış hatırlamıyorsam ki umarım hatırlamıyorumdur, bileniniz varsa düzeltsin beni; savaşlarda deniz gemilerinde kullanılan top mermileri falanda vardı.

Yine bu müzeye de öğrenci girişi ücretsiz, tam: 7,5 TL.
Sonrasında da arkadaşımı beklerken baktım vakit var doğru ver elini Akaretler Füreya Koral Sergisi.




15.10.17

Masumiyet Müzesi Orhan Pamuk

Bir önceki yazımda bahsetmiştim( Gamze'nin bloğu http://yasamizi.blogspot.com.tr/; Gamze ile buluştuğumuz da Masumiyet Müzesi'ne gitmiştik.
Taksim Caddesi'n de dolaşırken Çukurcuma'ya doğru dönüp sonrada müzeye gitmeye karar verdik.
Ben romanını seneler seneler evvel içim daralarak okumuş ve bitirmiştim.
Çok fazla betimleme vardı kitapta ve bu beni çok sıkıyormuş o zaman iyicene anladım :)
Gamze'de kitabı okumamış ama müzeye gitmek istiyordu elbet bende merak ediyordum müzyi... Ama nedense bana uzak bir yerdeymiş gibi geliyordu.
Konuşma esnasında Gamze; "çok yakın buraya gidelim mi? "
diye sorunca; "hadi gidelim" dedim ve gittik...
Öncelikle bu fikir çok güzel ve çok da başarılı bir müze olmuş onu diyeyim. Her ne kadar Orhan Pamuk bu kitap ile beni boğmuş olsa da müze ayrı bir şey...
Kitapta incık,cıncık her şeyi yazmıştı. Yok Füsun elini şöyle koydu, yok Füsun mutfağa gitti...saat bilmem kaç... şimdi şurdan geçiyoruz.. derken...

Velhasıl müze de eğer sesli rehber alırsanız ekstre 5 TL ödüyorsunuz ve Orhan Pamuk kendi sesi ile size numarasına bastığınız her fotoğrafı ve sayıya denk gelen kitaptan bölümü okuyor...
Her detay düşünülmüş...
Kendisi de belirtiyor ki; annesinden ve gittiği yerlerden ileri de müze açacağını kafasına koyduğundan, antika, değerli olan porselenleri, eşyaları toplamış...

3 katlı, fonda müzik, duvarlar da eski filmlerden yansımalarla dolu bir müze evdi... Özellikle evin rengi koyu yapılmış, perdeler ve camlar kapalı, kasvetli bir hava hakimdi... Sanıyorum bunda romanın da kasvetli, hüzün ve ayrılık dolu bir aşk acısı ile ilgili olması etkili....

Yolunuz Çukurcuma'ya düşerse uğrayın.
Müze giriş ücreti; öğrenci15 TL, tam: 20 TL