Yalçın Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalçın Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.5.16

İskender Pala , Yalçın Tosun ve Mirac Kandilimiz Mübarek Olsun


Mirac Kandilimiz Mübarek olsun.
Ben duanın gücüne inanlardanım. O yüzden size de, bana da dua edenlerimiz olur inşallah. Ama şuna da inanıyorum ki duanın dili, dini, ırkı olmaz. Gönülden geçen, kalple açılan ellerin duası... işte o çok önemli bir detay bana göre....
Nerde gönlü sıkılan varsa, hasta olan varsa, yada sadece iyi bir niyet bekleyen varsa kabul olur İnşallah....


Geçtiğimiz haftalardan bir gece bu kitabı bitirdim.. Enteresan bir çekim gücü var bence kitaplarının Yalçın Tosun'un. Tabi bunda çocuklara ve özgürlüğe dikkat çekmesi de olabilir. Diğer kitabında olduğu gibi bunda da yine bir ötekileştirme, eşcinselliğe dair ve çocukluğun getirdiklerine dair öyküler bulacaksınız....
Yeni ve genç bir yazar ama ödüle layık bir yazar ki bu kitabı da ödül almış bir kitap...

Bazen okurken konular çok sıradan gibi geliyor ama öyle bir cümleler kuruyor ki sizi ters köşe yapıyor, sanırım en büyük sırrı bu kitaplarının...
Yolu açık olsun, hep kalemi yazsın...



Şimdi ne desem ki... Yazarı bilenler bilir, anlatım dili iyidir... Özellikle tarihi romanlarında Divan Edebiyatından da vurgular yapması ve o yazım dilini kullanması daha bir güzellik katıyor romana.

Bu kitabında da yine İskender Pala aşkı, Divan Edebiyatını ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın tarihini döktürmüş...
Nasıl Kaptan-ı Derya olduğunu, adaletli davranmaktan yana olduğunu, ama kızdı mı dağları yakacağını anlatmış.......
Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir roman.
Elbet naçizane diyebilirim ki; eksiklikler, hava da kalmış bilgiler yok mu derseniz; var... Ama başlangıç için okunabilecek bir kitap. Böylece daha içerikli bir kitaba başladığınız da bazı bilgileriniz taze olur.....











23.2.16

Anne, Baba Ve Diğer Ölümcül Şeyler Yalçın Tosun, Emine Uşaklıgil Bir Şehri Yok Etmek

 Geçen gün Umay ile televizyon da sinema  kanallarını karıştırırken bu filme denk geldik. Casper Ve Emma'nın Arkadaşları filmin ismi. Fena olmayan, özellikle çocuklar için; arkadaşlığın ve oyuncakların çocuklar üzerinde ki etkisini anlatan bir izlenimlik filmlerdendi. :)


Cumartesi günü Can'ım geldi kızıyla. Uzun zamandır görüşemiyorduk; karşıda oturuyor olamsı, çalışıyor olması bide çocuklu olmak olunca işin içinde; öyle ha deyince çıkamıyoruz tabi dışarı. Havalar da şansına ne zaman gelmeye kalkışsa hep yağmurlu oldu.
Neyse ki bu hafta kavuştuk, dertleştik, güldük, sohbet ettik derken akşam oldu....ve arayı bu sefer çok açmamak üzere sözleştik.
Hani sık görüşemezsiniz, daha çok telefonlaşırsınız ve bir araya geldiğinizde de sanki her hafta görüşüyormuşsunuz hissi olurya aranızda... İŞte bizimki de öyel bir dostluk Zerrin'imle..
Seviyorum böyle arkadaşlıkları, dostlukları....Kızlarımız da oynadılar, koşturdular. İnşallah ilerde de büyüdüklerinde iyi bir dost olurlar bizim gibi..
 Bunların dışında size belki bildiğiniz belki de benim gibi yeni tanıdığınız bir yazardan bahsedeceğim.
Özellikle genç bir yazar ve ilk kitabı "Anne, Baba Ve Diğer Ölümcül Şeyler" kitabı ve ödül almış bir kitap ki hak etmiş bence de... Birbirinden bağımısz gibi olsa da sanki iç içe olan bir hikaye okuyorsunuz bu kitap da.
İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözü pekliğini gösterirken dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını da hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguyla, alttan alta duyuruluyor...

Hep diyorum benim aram hikaye ve öykü kitapları ile daha yeni yeni barışmaya başladı, daha çok roman seviyorum...
Ama böyle harika, duyguları ve derinlik psikolojisini ön planda tutanikaye kitabıysa çok seviyorum. :)))
Diğer kitaplarını da listeme ekledim. Artık elimde ki kitaplar azalsınd a alayım bende :) yoksa dağ gibi bir kulem olacak. Ki o görüntüyü de çok seviyorum :))))


Ara ara bildiğiniz üzere D&R'da özellikle Can Yayınları kitaplarında kampanyalar oluyor. Hiç kaçırmam bu fırsatı laf aramızda. ;)
Bu kitabı da öyle bir kampanya zamanı almıştım. Şehir üzerine detaylı bir inceleme kitabı. Mahalle kavramının yok edilmesini özellikle çok güzel vurgulamış. Eee tabi birde Kentsel Dönüşüm adı altında bir şehrin nasıl yok edildiğini belgelerle anlatmaya çalışmış Emine Hanım.
Hani ben şimdi böyle yazıyorum ya sakın sanmayın "yazar şehirlerin, hele de İstanbul gibi bir kozmopolit bir şehrin" değişimine karşı değil. Ama bazı değerlerimizin, yapıların ve sokakların hatta mahallelerin değiştirilmesine, yok edilmesine karşı....

İnceleme olarak iyi bir kitaptı. Varsa elinizin altında göz atın derim.

Bu haftaya başladık. Havalar da güzel, her ne kadar gündem kötü ve acımasız olsa da....

Bizi yoğun bir hafta bekliyor, ara ara girip yine bloğumu yazacağım ama... İhmal etmeye gelmemeli blog...

Hepimize iyi haftalar... :)