Herkese selam. İyi haftalarınız olsun.
Biz artık gebelikte geri saymaya başladık. Çünkü bebek heran gelebilirmiş. Tabi bizim tek temmenimiz zamanında, 40.haftayı tamamladığında gelmesi ama belli de olmaz tabi.
Geçen hafta rutin kontrole gittiğimizde doktorumuzla konuşurken; kendisine 3-5 saat yürüdüğümü söyledim. Şaşırdı tabi. "Yorulmuyor musun?" dedi. Bendeee yooo bıraksalar daha çok yürürüm dedim. :)
O zaman dedi bu hafta olan muayeneyi o hafta yaptı ve beni NST'ye bağladı.
Normalde 20-30 olması gereken sancılar bende 60 çıktı.
Veeee doktor yarın ki kontrole kadar yürüyüşü yasakladı..... Çünkü dedi; bebeğin pozisyonu da uygun ve böyle yürümeye devam edersen heran kızımız merhaba diyebilir Gülşah'cım.
Beni görseniz.... Aman dedim Figen Hn. yürümem. Yeterki zamanın da gelsin. Çünkü doktorumuzun demesi 37. haftaya kadar gelmemesi gerektiği. Artık haftalık olan NST cihazına bağlanma durumumuz başladı. Bu haftaki kontrol günümüz yarın. Bakalım neler diyecek doktor.
Aaa birde tabi bizim ilk çocuğumuz olacağı için bazı konular da tecrübesiziz. Benim geçtiğimiz haftalar da kasıklarım da ağrılarım oluyordu ara ara. Özellikle sabaha karşı. Konuştuğum kişiler hep; tuvaletin vardır çocuk da baskı yapıyordur dediler. Bende yok canım, tuvaletim gelse bilirim diyordum ama ısrarla aynı yorumu yapıyorlardı.
Meğersem doktora sordum, onlar öncü sancılarmış. Dikkatli olmamı ve takip etmemi söyledi.
Eşimle 15 tatilin başladığı hafta hastane çantamızı hazırlamıştık. İyi ki hazırlamışız. Çok şükür herşeyimiz tamam.
Birde annemi bekliyoruz, inşallah bu hafta gelecek.
Bizde böyle artık sokak bana yasak doğum zamanına kadar. Bende evde takılıyorum. :))) Güzel havaların tadını camdan içeri vuran ılık havayla çıkartıyorum.
Film izlemelere devam bizde. Bu filmlerin dışında; AÇLIK OYUNLARI2, MONSTER ACADEMY, ÇILGIN HIRSIZLAR2 yi de izledik.
Blue Jasmine'in konusu öyle özel değil. Ama oyunculukları ve aktarım iyiydi. Konusu da; Jasmine'nin kocası zengindir ama bu zenginlik hep kaçakcılıkla elde edilmiştir. Aynı zamanda karısını hep arkadaşları ile aldatmaktadır. Karısı birgün herşeyi öğrenir ve kocasını FBI'a şikayet eder. Adam hapse girer, intihar eder. Jasmine'nin hayatı anlatılır bundan sonra....
Kaptan Phillips'de gerçek hayattan alınan bir filmdir. Somali'li deniz korsanlarının Amerikalı bir yardım yük gemisinin kaptanını kaçırılmasını film yapmışlar.
Ana tema aynı tabi; Amerika'ya bulaşma yoksa sonun kötü olur......
Eşimle konuşurken dedik ki; bizde de böyle olaylar oluyor. Hatta deprem ülkesiyiz, neler atlatıyoruz ama hiçbir film yapımcısı bunu sinemaya uyarlamıyor. Sonuçta Van'a yapılan yardımlar, Kocaeli depremi... Bizde de uçak ve gemi kaçırma olayları oluyor.
Biz anca zenginkız- fakir oğlan filmi yapalım çoğunlukla.......
Bu kitabı geçen sene bloglar arası kitaplaşma etkinliğinde Merve yollamıştı. Okumak bu seneye kısmet oldu.
Bu kitapta ki anlatılanlar da gerçek hikayeden alınmış.
Konusu: Pablo Escobar,uzun yıllar Kolombiya halkını haraca bağlamış,ünlü bir
uyuşturucu kaçakçısıdır.Her şeyin bir sonu olduğu gibi onun da sonu
gelmiştir ve teslim olmak zorundadır.Teslim olma zorunluluğu biraz da
diğer kartellerden kurtulmak içindir.Fakat direk teslim olursa cezası
oldukça ağır olacaktır, pazarlık yapmak için elinde koz bulunmalıdır.Bu
amaçla çoğunluğu gazetecilerden oluşan 9 kişiyi kaçırır.Marquez bu
romana gazeteci kişiliğini de katarak,Pablo Escobar’ın kaçırdığı bu 9
kişinin öyküsünü,pazarlık sürecini ve sürece yakından tanıklık edenlerin
duygularını aktarıyor.
Ve tabiki kaçırılan gazetecilerin psikolojileri, aileleri......
Birçok kişinin okuduğu kitaba başladım bende bu sene; Bülbülü Öldürmek.
Şimdilik fena gitmiyor. Anlatım dili yalın ve sade. Sayfalar nasıl akıyor anlamıyorum.
Bizde böyleeeee.
Herkese iyi haftalar. Okullar da açıldı. Öğretmenlerimize de ikinci yarıyılda başarılar.
Eşcağzım sana da başarılar. :)