Figen Şakacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Figen Şakacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.3.20

Güne Dair....... Figen Şakacı Kitapları...

Bu aralar daha bir sıklıkla rakamlara bakar olduk. Çünkü önümüzde ki iki hafta da salgının pig yapması bekleniyormuş.
Evet her gece tvde tartışma programlarında konusu dönüyor. Bir sürü komple teorileri de var. Ama bir gerçek daha var ki...salgın var ve sonu pek iyi bitmiyor....
Dün gece Bakanların açıklamasını dinledik.
Okullar 30 Nisan'a kadar ertelendi. Sonrası açılsa da bizim kız için bu sene bitti... Nasıl olsa Okul Öncesi Kreş'e gidiyordu. Tabi daha büyük sınıflar ve sınavlara hazırlananlar için bu tarihler sıkıntı.
Şöyle bir şey de var eğitimin gerçektende telafisi yapılır kimse geride kalmaz...
İnşallah bugünler geçsin bitsin....
İg hesabımda paylaştım lakin burada da paylaşmak istiyorum.....
Twitter'da özellikle akşam yatsı ezanından sonra okunan dualar ile dalga geçenler oluyor.....

Bildiğiniz üzülüyorum...
Tamam "içim kararıyor, korkuyorum" dersiniz anlarım, ianancınız gereği size doğru gelmiyordur yine anlarım... hiç inanmıyorsunuzdur, gereksiz geliyordur yine anlarım...
Ama ne olursa olsun "dalga geçilmesini" anlamıyor ve saygı duymuyorum.

Çünkü artık bilimin ve ilimin bahsettiği, kabul ettiği bir şey var....
Yer gök enerji, dua üzerine.... ağzımızdan çıkan her kelimenin öneminden bahsedildiğini anlatsam...ki bence çoğumuz bunları biliyoruz...
Kuntum, meditasyon, Budist inancı derken her ne şekilde ibadet ediyorsanız edin saygım sonsuz... ve iyiyi çağırırsak iyi şeyler olur diye inanıyorum....

Bunların dışında evde bolcana etknlik yapıyoruz kızçe ile.
Dikkat kitaplarımız vardı, onları babası ile yapıyor, hep beraber kutu oyunları oynuyor, hamurdan şekiller yapıyoruz.
Arada da tek takılıyoruz.
Arada tabletten oyunlar oynuyor, hiç sokağa çıkmıyor yaklaşık 20 gündür lakin tek kelime şikayet etmedi.
Ara ara durumun ciddiyetini anlatıyoruz... haberleri izlerken oda seyrediyor bizimle.
İleride bugünler geçtiğinde üzerimizde nasıl bir ruhsal etki bırakacak bilemiyorum, merak da ediyorum....👀

Bu arada üçleme olan "Figen Şakacı " kitaplarını bitirdim.

İkinci kitap olan "PALA HAYRİYE" ile yazar bize Hayriye'nin üniversite yıllarını, gençliğin, aşklarını, arkadaşlıklarını, hoyratlığını, o dönemin siyasi olaylarını anlatıyor..... Yine yalın ve akıcı bir dille...
Arka kapak yazısı şöyle;

Böreğe pudra şekeri ister misin? Ertürk Yöndem, Lenin'i döver mi? Kim otlu peynir kokuyor? "Bekâret esaret", yarım yarım hatıralar, öğrenciler, gazeteciler... Kim dans eder ki komparsitayla? Şehrin yokuşları, çıkmaz sokakları... Yalnız mısın sen oralarda? Genç bir kadın evden kaçıyor, kalın fitilli kadifesi kirden üzerine yapışmış, kaşı-bıyığı gür Pala Hayriye bu... Figen Şakacı, doksanlı yıllarda üniversiteye başlayan Hayriye'nin kırklı yaşlara kadar yaşadıklarını anlatıyor.Pala Hayriye, neşeli, meydan okuyan, direnen bir kadının hikâyesi... Figen Şakacı, Bitirgen'le başladığı büyüme hikâyesine Pala Hayriye'yle devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)


Üçüncü kitapla son buluyor...
Bu biraz daha içe dönük bir kitap.... Artık hayriye belirli bir yaşa gelmiştir....O kanının deli aktığı zamanlar durulmuştur..... Yakon arkadaşı bir gün süpriz yapar ziyarete gelir lakin Hayriye yoktur....
Defterlerini bulur..... biraz okur ve aslında ne kadar çok şeyi içine attığını görür arkadaşının.
Bu kısımları okurken aklıma hep kendim ve yakın arkadaşlarım geldi.
Bazen sanıyoruz ki en yakınımızın, dostumuzun bazen anne babamızın, eşimizin "HER ŞEYİNİ, HER DUYGUSUNU, DAVRANIŞINI" biliyoruz zannediyoruz...

                                        Arka kapak yazısı şöyle... 

Kitap Açıklaması

Azar azar azalan zaman. Adına yaşlılık dedikleri yavaşlık… Aksayan, sakatlayan, eğri büğrü bir hal. Yere doğru, öne doğru, gittikçe toprağa doğru kapanan, büyüdükçe küçülmeyi, buruşmayı, titremeyi, üşümeyi, elde tutamamayı, önündekini görememeyi, unutmayı, unutturmayı sinsice belleten beden…

Sana ne oldu, sana ne oldu, hadi çık sokağa aldırma diyordun ne oldu diye durmadan başına kakan, yıldıran...

Şimdi kimim ben diye soran, susan, susan, sustuğuna suçlanan aynalar…

Usul usul çoğalan hüzün. Hayriye’yi arayan Rüya. Yüzleşmeler, eksik kalan mevsimler, pencere önündeki koltuk, yangınlar, çaresiz kaynaşmalar… Kısacık aşkları şehrin.

Figen Şakacı, Bitirgen’le başlayan Pala Hayriye ile süren üçlemesini Hayriye Hanım’ı Kim Çaldı? ile tamamlıyor. Bir ömrü anlatıyor, bir kadının varlığını, yokluğunu, izlerini, cümlelerini, gürültüsünü…

Hayriye Hanım’ı Kim Çaldı? Aşkların, yenilgilerin, solgunluğun, neşeli ve dirençli kahkahanın romanı…

(Tanıtım Bülteninden)


Bana göre güzel bir üçleme idi.
Yazarı Lale Ablanın tavsiyesi üzerine almıştım. Sevgili "Lalenin Bloğu" uzun zamandır sık yazmıyor ama İg'den takip edebilirsiniz. Kendine has paylaşımları ve yorumları vardır.

Böyle işte!





6.1.19

Aquaman, Bitirgen, Sineklerin Tanrısı, Dinle Küçük Adam.........

Selam. 😊

"ay ne çabuk bitti yıl, ne zaman Ocak Ayı oldu" diye diye geldik bu güne.
Çok şükür  bin şükür daha iyiyim/z. Size hastayım dedikten sonra tam iyileşmiş gibiydim sonra hop tekrardan nüksetti ağrılar.
Ama toparladım az biraz kuru öksürük ile devam hayata. 🙄

Bu yılın ilk filmi olarak Aquaman izledik.
 Her ne kadar fantastik  sihirli bir dünya olsa da... Seviyorum iyi geliyor ruhuma.



 Bu seriyi çok seviyorum  Özellikle görsel görüntüleri çok iyiydi. Seri tamamlanıyor sona geliyoruz  😊
Şimdi sıra da "Kaptan Marvel  var onu bekliyoruz heyecanla.
Cuma günü de bizim kızın isteği ile" Mary Popins :Sihirli Dadı" filmine gittik
Müzikal tadında güzel bir filmdi. Zati ismini tam hatırlamıyorum ama Mary karakterini canlandıran kadını çok beğeniyorum
Her ne kadar fantastik olsa da böyle filmler ruhuma iyi geliyor. Hele sonunda ki vurgu çok iyiydi.
Elbet demiycem ne dendiğini  Hâlâ sinemalar da film ve izleyecek olanlarınız vardır. 😊

Bitirdiğim kitaplara gelirsek....

Elimdeki kitaplar bitince, kargoyu da elim boş beklemeyeyim dedim. 😊 Eşimin çeyizinden olan kitaplardan okuyayım dedim. :)
Tabi filmlerini kaç kez izlediğimi hatırlamıyorum. Okurken hep o sahneler geldi gözümün önüne  😊
Yalnız "Pal Sokağı Çocukları" nı ben nasıl bunca zaman okumamışım şaştım kendime. En çok etkilendiğim bu kitap oldu.

🎆🎆 POLYANNA biraz sıktı sanırım bu yaşta okumamın ve çokça filmini izlememin de etkisi büyük.


💣DİNLE KÜÇÜK ADAM. .  Yazar: Wilhelm Reich


Geçen sene çokça Instagram'da görmüş ve kaydetmişti. 
Penguen'de Kitapevi'ne gittiğim bir gün görünce hemen aldım. 
Konusuna gelince Sevgili Wilhem Reich Freud'şa da çalışmış felsefeci, ünlü Psikiyatr ve psikolog'tur. Zamanın da yaptığı açıklamalar, öngörüler sebebi ile kitapları yasaklanmış  hapse atılmış bir yazar.
Kitap da içimizde ki adana sesleniyor ve hem kendimizden hem de çevremizden korkmamamızı, sevmenin önemini, saygıyı ama önce kendimize saygıyı anlatmış  Elbet yaşadığı dönem Nazi zamanına denk geldiği için bolcana da kızgınlığı ve örneklendirmeleri var. 
Altını çizdiğim çok cümlesi oldu  Ve okumadıysanız gerçekten de alın okuyun derim...... İçinize işliyor resmen kitap...... 
Arka kapak yazısından bir alıntı ile diğer kitabıma geçeyim  😊 
Binlerce yılın bakış açısından görebiliyorum seni, binlerce yıl geçmişten ve binlerce yıl gelecekten bakıyorum sana. Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni istiyorum. Kasılmış bir beden yerine, canlı, yaşayan bir bedenin olsun istiyorum; çocuklarından neftet etmek yerine onları sevmeni, karına, " evlilik gereği " işkence yapmak yerine onu mutlu etmeni istiyorum. Wiliam Reich


Benim gibi okumayan azdır sanırım bu kitabı. 

SİNEKLERİN TANRISI ; bazı yazarlar yazdığı dönemin çok ilerisinde bir kafaya sahipler sanıyorum. Bu kitabı da okurken öyle hissettim  
Bir adaya düşen belirlş yaş aralığında ki çocukların yaşam mücadelesi  zorda kalınca çocuk bile olsa nasıl içinde ki iyiliğe veya kötülüğe boyun eğdiğini anlatan güzel bir kitaptı.... 
Özellikle gruplaşmaları, lider özelliği baskın çocukların öne çıkması  bencillikleri iyi vurgulanmış. 



BİTİRGEN /FİGEN ŞAKACI

Bu kitabı geçtiğimiz sene Lalenin Bahçesi bloğumdan Lale Abla okumuş ve tavsiye etmişti. Bende kaydetmişti. Elimdeki kitaplar anca bitti ve aldım. 
Üçleme bir kitap. Bitirgen birincisi ve keyifle, hüzünle okudum  Yazarın özellikle Türkçe'yi kullanma biçimine hayran kaldım  
Bir ailenin çöküşünü anlatıyor  Yer yer tebessüm ettim yer yer duygulandım.
Babasının kızına "Bitirgen (küçük tatlı kayısı demek)" demesinden ismini almış kitap. 
Aile içi çatışmalarda  komşu diyologları  annenin kızdığında çocuklarına söylediği özlü sözler. Bizden biriydi kitap. 
Sıra da diğer ikisi kaldı kitabın ... 

İyi haftalar şimdiden  😊