Selim İleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selim İleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.6.17

Sona Ermek Selim İleri Kitabı Üzerine...




 Perşembe günü neredeyse bizim için artık gelenekleşen Kitap Kulübü toplantımızı iftar eşliğinde yaptık.
Hepimiz bir şeyler yapıp yada alıp geldik, soframızı kurduk, çayımızı demledik ve sohbete daldık.
Geçen sene kitabı çok beğendiğimiz için fazla kitaptan konuşmamıştık, bu seferde çoğumuz kitabı yarıda bırakmış ya da okumamıştı.
Ben deniz sonuna kadar okudum yahu :)))))

SONA ERMEK / SELİM İLERİ idi kitabımız.
Daha önce hiçbir kitabını okumamış da olsam televizyondan, haftada bir yaptığı programdan bilirim kendisini. Hatta engin bilgisine, kültürüne, saygınlığına bir o kadar da hayranımdır.

Bu kitapla da başlangıç yapayım diğerlerini de alır okurum diyordum ama... yanlış başlangıç bu kitap.
Sizde benim gibi yazarın başka bir kitabını okumadıysanız bu kitapla başlamayın.
Çünkü bu kitabı biraz da anılarından yola çıkılarak yazılmış yarı biyografik bir roman.
Ama anlatım dili, konuların akışı o kadar durağan ki... bir bakıyorsunuz aşık olduğu kadını anlatıyor, hop ordan çıkıyor kraliçe diye adlandırdığı kadını anlatıyor. Ben bir türlü kraliçe kim anlayamadım....
Ordan hep yazmak istediği tarih kitabı anılarına geçiyor.
Biz okuyucu da helak oluyoruz tabi anlayacağız diye.
Ve grubumuz da hemen hemen hepimiz aynı fikirdeydik, biraz zorlama olmuş bu kitap o yüzden de "olmamış".

Onun dışında yine kitaplardan, anılardan, bahsederek güzel bir akşam geçirdik.

İyi ki iyi ki diyorum Sevgili Lale Abla( lalenin bloğu yazarı) beni de geçtiğimiz sene davet etmiş.

Yine bol sohbetli bir akşamdan anılarıma güzellikler katıldı.

İyi geceler blog.







1.3.16

Mart Ayı, Selim İLeri, Nedim Gürsel, Satır Arası Günlük

 Hoşgeldin Mart.... Zamannın nasıl hızla ilerlediğinin bir kanıtı gibi, sankim baharmış gibi göz kırparak geldin bugün; yine de Hoşgeldin...
Bu ay aynı zamanda kızımın doğduğu, bize merhaba dediği ay. O yüzden başımın üstünde yerin var Mart kıskanma hemen. ;)

Espirisi bir tarafa bahara giriş yaptık bugün itibari ile. Evet her ne kadar " Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" diyerek doğruyu da söylemiş olsalar büyüklerimiz, eee mevsim yapacak yapacağını ama dimi.... Gerçi artık mevsimler de doğanın katledilişiyle beraber yapması gerekeni yapamıyorlar. ... Sonumuz hayr olsun demekten öteye gidemiyorum, ki bir de doğayı korumak için elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum.

Bu sene kızımın doğum günün ufak, çekirdek ailemizle yapmaya karar verdik. Ananler, babaneler, amca dayı ve biz olarak.
Nedense ruhen de gücüm yok bu sene....
Artık seneye de kısmet olursa, kreşe giderse orada arkadaşları ile kutlarız. :)

Sanırım bu ufak geçirdiğim rahatsızlık, elimi kolumu bağladı. Dün dip köşe evi temizledim demiştim ya size, bugün ise hiçbir şeye halim yok. Tam iyileşemediğimden diye düşünüyorum....
Geçtiğimiz gün Selim İLeri kitabına başlamıştım ama bir türlü ilerlemedi, sanırım hastalığında verdiği birşeyle kitabın başlarında olmama rağmen adapte olamadım. Bende zorlamamamk adına kendimi; kitabı tekrardan okunacak kitapların arasına bıraktım. Uygun zamanda tekrar okuyacğım dedim kendime. Çünkü yazarın duruşu, tavrı, konuşmaları hep etkilemiştir beni ve yazdıklarını okumak da istiyorum... O yüzden es geçmemek adına, sırf okumuş olmamak adına tekrar rafa kaldırdım.
Siz okumuş muydunuz bu kitabını?



Bende bir diğer kitabıma başlayayım dedim." Yüzbaşının Oğlu/Nedim Gürsel"  O kadar hızlı ilerliyor ki kitap, dün akşam başlamama rağmen yarıladım kitabı.
Konusunu bittikten sonra yazayım dimi ama ;)

23.1.16

Hepsi Alev Selim İleri ve bende ki zamanaızlıktan haberler.

Yok yok ben bu zamanı bir türlü etkin,  programlı kullanamıyorum.... Bir kaç gündür kız erken uyuyor. Ben de o erken saatleri değerlendirmek istiyorum ama bir türlü beceremiyorum...
Mesela bugün de erken yattı,  aldım elime tabletimi; dedim ki kendime,  önce blogda ki yeni yazıları oku sonra da kendim yazayım... Ama bu saat oldu ben anca yazabiliyorum.
Evet evet okudum yeni yazıları  ama bu aralar tableti yada telefonumu hangi amaç için alıyorsam ben tam tersini yaparken buluyorum kendimi....
Ya İnstagram'a bakıyorum ya Facebook'a  fotoğraf ekliyorum ya kitaplara bakıyorum. Yapacağım şeyi en son yapıyorum ve o arada ya kız memeye uyanmış oluyor yada benim enerjim tükenmiş oluyor. Çünkü bide kitap okumayı istiyorum ve kitabıma kalan zaman bu aralar çok az oluyor.....
Bide akşamları belirli saatten sonra başlayan ve takip ettiğim tartışma programları var,  onları da etkin dinleyemiyorum çünkü aklımın bir köşesi sessizlikte de oturmak istiyor..
Yani anlayacağınız bu aralar aynı zaman diliminde birçok şeyi aynı anda yapmak istiyorum ve hiçbirini tam yapamıyorum.................
...........
Bu da geçici bir süreç diye düşünüyorum ve kendimi avutuyorum...
Tabi bu arada bir kitap bitirmişliğim ve bir film izlemişliğim var a dostlar.
Kitap "Selim İleri / Hepsi Alev"  romanı. Yazarın hayata bakışını,  tavrını, duruşunu ve cümlelerini hayranlıkla takip ettiğim biri. Ama nedense bugüne kadar hiç kitabını okumamıştım. Hep almak için yine bilmediğim bir nedenden ötürü ertelemiştim...
Bu sene Üsküdar Sahaflar Gününden iki kitabını almıştım.  Bunlardan biriydi bu kitap da..
Yalnız yanlış kitapla başladım sanırım yada yanlış zamanda başladım. Konu olarak mitolojik bir roman. Ama ben bir türlü okurken adapte olamadım. Sırf yazara saygımdan yarım bırakmak istemedim ama tam olarak kavrayamadım da. Sorsanız içeriğini, konuyu anladım ama nasıl desem eksik kaldı bende birşeyler.
Ki yazar siyaseti,  toplumu, bencilliği ve kadınsal gücü iktarda nasıl kullanıldığını çok güzel aktarmış....
Bir daha okunmak üzere ki bu sefer doğru zamanda)  rafa kaldırdım.....
Filmlerden de "Yetenekli Eller: Ben  Carson" du. Film 2009 yılı Amerikan yapımı.
Konusu gerçek hayattan alınma ve konusu geçen doktor hala işini yapmamtaymış.
Konu olarak da bir annenin tek başına çocuklarını  okutması, onlara ne olursa olsun destek olması ve yüreklendirmesi çok güzel işlenmiş.
Küçükken kendine çok inanmasa da DR.Ben Carson annesinin ona olan inancı, desteği ile nasıl Beyin cerrahı olduğu ve neleri başardığını anlatıyor. Ki kendisi zamanında ilk yapışık ikiz olarak doğan kardeşleri ayırması ve ilklere imza atan doktor ünvanı ile meşhurmuş.
İzleyin diyebileceğim filmlerden.....
Haydin bana müsaade... İlgiyle izlediğim Önce Söz Vardı / NTV programı başladı.  :)
İyi geceler  blog.