imge Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imge Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.4.22

Charles Dickens kitapları

 

Bir giriş cümlesi var ki.... Yine konuşturmuş kalemini Dickens. ✌🏻

Bu sene tüm kulliyat bitecek neredeyse.
#mineilebirlikteokuyoruz grubumuzun bu ayki kitabı #büyükumutlar idi.
Çok ama çok güzeldi. Özellikle "Büyük Umutlar" ı o cumlelerin arasına sıkıştırması, aile olmanın, akraba olmanın; insanların para için nelerden vazgeçip, nelere mal olacak şeyler yaptığına şahit olmak.... Sanki okumadım da izledim gibiydi..... Ve hep Bi adalet duygusu Pip'teki.....
Özellikle Dickens en sevdiğim yönlerinden biri de; olayları yorumlarken verdiği örneklendirme ve duygu aktarımı müthişti....
Okumayan az kalmıştır beli de ama hâlâ okumadıysanız ertelemeyin, bir solukta okunup, uzun uzun içinizde izi sürecek bir kitap......
Hele hele "beyefendi konumuna yükselmenin hayatınizda neleri değiştirecegine şahit olmak, sanayilesen toplumdaki sevgisizliği, ikiyüzlülüğü anlatan bir eser. 
Bide kitapta, bireylerin düşkünlükleri, başarısızlıkları resmen bir ayna niteliğinde.


Bu yıl elimde olan ve Türkçe çevirisi olan tüm Dickens kitaplarını okuyacağım 🙈  her okumadan sonra anlıyorum ki Dickens okumak çok keyifli. Kalemini sevdiğim yazarlardan oldu.

#edwindroodungizemi kitabını sonlara doğru başkası tarafından yazılmış bir Dickens romanı..... Zati bazı bölümler de kaleminin yokluğunu hissediyorsunuz. Ne anlatıyor derseniz, biraz yavan kaldı diğer kitaplarının yanında. Her ne kadar kitap ismi Edwin Drood olsa da amcasının entrikaları ve yeğeninin beşik kertmesine duyduğu aşk etrafında dolaşıyor hikâye..... Tabi sonu yarım kaldığı için biraz da sizin hayâl gücünüze kalmış. 😁 Aslında konu güzel... Karakterler de olmuş ama işte maalesef hayatı romanı bitirmeye yetmemiş...... 
Ve bu kitabı bir tek İmge Kitabevi çevirmiş. Çeviri güzeldi. 
Velhasıl bir kitap daha biter... Gelsin yeni kitaplar 📚 📖 👌🏻 ✌🏻 #gulsahinkitapligi

📍 📍 📍 📍 📍  Arka kapak yazısı şöyle ;

Otoriteler tarafından klasik anlamda ilk "gerçek" polisiye roman sayılan Edwin Drood'un Gizemi'nin yarım kalmış olması kitabı gerçek bir gizem haline getirdi. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca kitap hakkındaki tartışmalar hiç hız kesmeden

günümüze kadar sürdü. Farklı yazarlar tarafından yazılan "devam" metinlerinin sadece tanınmış olanları bile 150'den fazladır.
İlki Dickens'ın ölümünden hemen sonra, 1870 yılında
T.C. De Leon tarafından ABD'de yayımlanmıştı. Sonuncusu ise Ulrike Leonhardt tarafından 2001 yılında Almanya'da yayımlandı. Bunların hiçbiri meraklıları ve eleştirmenleri tatmin etmedi. Geriye yine eserin aslı, her cümlesinde Charles Dickens'ın parlak dehasını yansıtan Edwin Drood'un Gizemi kaldı.

4.4.22

Biten Kitaplar 📚


 #evinkızları

Bir solukta okuduğum ve sevdiğim bir roman oldu. Tabi yer yer boşluklarda yok değildi ama kitaptaki akış yine de iyiydi. Değişik yazarlar ve kitaplar okumayı seviyorum. Bu kitabı da İmge Yayınları'da her indiğimde  görüyordum. Sonra çok sevdiğim bir arkadaşım okuyup, yorumlayinca, almak farz oldu. ✌🏻 

📍 Michéle Roberts'in cesur ve zengin düşgücünün ürünü olan Evin Kızları aynı yaştaki Fransız ve İngiliz kuzinler Therese ile Leonie'nin, savaştan sonra büyütüp yetiştikleri eski Normandiya evinin kalın duvarları içinde geçer. Ebeveynlerin ve hizmetçilerin suçlu sessizlikleri ile örülü gizemli bir atmosferde kendi incelikli fantezilerini kuran kızlar ormanda gömülü buldukları yıkık bir türbe yoluyla, farkında olmadan köyün gizini ve derin bir utancı ortaya çıkarırlar. Bu olay ilerideki yıllarda da peşlerini bırakmayacaktır.

Michéle Roberts'in incelikli ve aynı zamanda çarpıcı üslubu romana ayrı bir özellik kazandırıyor. Evin Kızları 1992 Booker Ödülü´ne aday gösterilmiş, Nadine Gordimer, Jean Rhys, Doris Lessing gibi yazarlara verilen WH Smith Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.


Ah! Yine kafamda deli sorular.... Voltaire okuyupta, zihnin uslu durması ne mümkün..... 🤔😒🙄🧐

Yine hiciv sanatı ile din, din üzerinden aldatmaca, popüler düşünce tarzına oklarını yönelttiği bir kitap.... Safdil....

Okurken yeni dünya da çok az şeyin değişmiş olması da şaşırtıcı....

Kızılderililer tarafından büyütülen Safdil'in boş ve saf bir beyin ve yürekle din ile tanışması, sorgulaması... Okudukları ile çevresinde gördüğü davraniskarjn ve yorumların örtüşmedigini gören Safdil'in şaşırması, bunu dile getirmesi.. Getirince de çevresi tarafından yargılanması.....

.vs...bir sürü yazılacak cumle ve düşünce ile bitti #safdil

📍 📍 📍 📍

Mesela kitapdan bir alıntı ;

... Erkeklerin özgürlüğü ile kadınların şerefini bu kadar kolayca harcayabilen mühim ve yarı mühim adamların karakteri üzerine derin düşüncelere dalmış olarak çalışma odasından çıktı.... "

📍 📍 📍 

Görüyorum ki burada her gün kitabınızda yer almayan bir sürü iş yapılıyor, fakat kitapta söylenen hiçbir şey yapılmıyor...

📍📍📍

Okumadıysanız mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan oldu. ✌🏻


Bayadır merak ediyordum bu kitabı.

📚 Bir edebi metnin özellikleri nelerdir? Hangi unsurlar bir metni edebi eser olarak okunmaya değer kılar? Karakteri tipten ayıran incelikler nasıl ortaya çıkar ve esere nasıl bir zenginlik katar? Bir kullanma kılavuzu ile bir edebi metni birbirinden ayırt eden noktalar nelerdir? Diyor nette kitap için.

📚 📖 📚📖📚📖📚📖📚📖Açıkçası beklentimi karşılamadı. Evet bilindik eserlerden yola çıkmış ama analiz yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlamadım. Örneğin en son "Büyük Umutlar" kitabını bitirdim. Bu kitapta da yer alıyor ama bildiğiniz özetini verip, ara ara açıklamalar yapıyor ama siz başka bir kitap okurken nelere dikkat etmeniz gerekiyor belirli değil. Belki de bu kitabın böyle olması gerekiyordur. Çünkü daha önce bu tarz okumadım. Ama bildiğim bir şey varsa öğrenmek istediğim şey bu değildi. Karakter analizleri, mekan analizler nasıl yapılır gibi beklentim vardı.

Nette biraz araştırdım, seveni çok fazla kitabı. O yüzden okumak istiyorsanız, imkaniniz olursa almadan önce ön okuma gibi bir şey yapın derim..... 

31.1.22

Biraz Günlük Biraz Kitapalarım :)

Cuma karneleri aldı çocuklar ve hop tatil başladı :)

 


Cuma gecesi babam ile Toprak Cem geldiler bir haftalığına, evde bir bayram havası... İlk bir kaç gün evden çıkmak istemediler. Zaten hava da soğuktu, bide üstüne kar yağdı.... çok güzel oldu... gece açtık tülü, lapa lapa yağan karı izledik. Oynadık, güldük, gece geç yattık derken zaman nasıl geçti anlamadık.

Bir Kadıköy turu yaptık, yemek yedik, alışveriş yaptık. Canım oğlumda benim gibi kitap kurdu :) halasının kuzusu sonuçta. :)

İlk durak Penguen Kitapevi, sonra Tudem Kitapevi'ne götürdüm. Bayıldı oraya, "hala bundan sonra benim mekanım burası" deyip durdu. Eee haklı tabi, çocuk kitapları üzerine ben de tek geçerim Tudem'i. Orada çalışan bayan da çok güler yüzlü ve çok yardımcı oluyor. 

Sonrası Gazhane'ye gittik, müzeleri gezdik. Skooterle kaydılar, kek yedik, Kalamış'a "Buzz Festivaline" gittik... derken.... sayılı günü bitirdik...

Dün yolcu ettik, gece Umay başladı ağlamaya ben Toprak Abimi özledim diye, sabah babamla konuştum, gece Toprak'da ağlamış; halamı ve Umay'ı özledim diye. ben de her ikisine dedim ki; hiç gelememektense bir haftalığına da olsa geldiniz ve vakit geçirdik kuzucuklarım. İyi tarafından bakın dedim....

Tabi gönül daha fazla gezdirmek isterdi lakin covid vakalarının artışı ve havanın soğuk olması biraz bizi engelledi....

Gece geç yatıp, sabah erken kalkmanın dinlenmesi bu haftaya kaldı.

Bu ay merak ettiğim kitapları okumaya çalıştım. Onlardan bir tanesi de; ZÜRAFANIN BOYNU/ jUDİTH SCHALANSKY


 

Zürafanın Boynu" çok enteresan bir kitaptı.... Bir kere evet içinde biyoloji, hayvan bilimi, oluşumu hakkında kısa bilgiler de var ama alt metin öyle değildi.
🚸 Kapanmak üzere olan bir okul. Dönemin solcu diye anılan öğretmenleri, okul kapanmasın diye verilen mücadele....
🚸 küçük bir kasabada öğretmen olan Lohmark'ın iç konuşmalarına ve olaylara daha çok içinden verdiği sesleri, konuşmaları okuyoruz kitapta.... Kısa bir kitap lakin sağlam bir dikkat ve sessizlik istiyor. Öyle çok ara vermeyede gelemeyecek kitaplardan. 😁
Özellikle duygu durumlarını ve olayları birbiri ile baglamasını çok beğendim. Ara ara zorlasada, ki bir nevi beyin jimnastigi de yaptırmış oluyor bence böyle kitaplar.... Olay örgülerine bakış açısını çok sevdim yazarın. Fazla detay yazmak istemiyorum yoksa kitabı anlatmış olurum 🙈
📍 📍📍📍📍📍📍📍📍"İnanılmaz derecede öğreneceği çok şey olduğundan o kadar uzun yaşar İnsan....."
📍 Diğerlerinin ölümünde yaşam bulmak aslında tüm yaratıkların yaptığı şeydir. Ne denli gelişmiş olurlarsa olsunlar, yaşayan tüm varlıklarda temel prensiptir. Ama tabudur. Kimse kabullenmek istemez.

 

Bir diğer kitabım ise İmge Kitapevi'nden çıkan; KADIN VE KUKLA/  PİERRE LOYUS



yer yer vay be dediğim, yer yer gülümsediğim bir kitap oldu #kadınvekukla
🤭
Bir kadın düşünün ki kendisini izlemeye gelen erkekleri parmağında oynatıyor. Tabi okurken o dönemin bakış açısı ile de okumayı ihmal etmeyin derim. Gerçekten de kadınlar çok akıllı. İstedikleri anda, akıllarına koydukları anda yapamayacaklari bir şey yoktur. 😁 Kısa ve öz olarak bir kaçan kovalanıra benzer lakin edebi olarak da estetik bir hikaye "Kadın Ve Kukla" İmge Yayınevinden çıkmış ve çeviriyi de #tahsinyucel yapmış.

📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍
Pierre Louÿs (1870-1925), hem romanları, hem şiirleriyle büyük ilgi uyandırmış bir yazın adamıdır. Afrodit'le (1896) ünlü olmuş, genellikle başyapıtı olarak nitelenen Kadın ve Kukla'yla (1898) bu ünü doruğuna çıkarmıştır. Ünlü yazar burada bir yandan İspanya'nın kendine özgü havasını yansıtırken, bir yandan da bedensel güzelliği dışında pek bir üstünlüğü bulunmayan sıradan bir kadının, bir adamı nasıl bir oyuncağa dönüştürüp aşağılayabileceğini gösterir. Buna bir de Pierre Louÿs'in kendine özgü anlatımı eklenince Conchita'yla Mateo'nun öyküsü bir başyapıta dönüşür.

Ve son kitabım; BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU/ İTALO CALVİNO


 

Biraz araştırdığımda zor bir kitaptı. Aslında zorluğu hikayelerini on farklı teknikle yazmış olması. Her bir hikaye farklı bir teknikle yazmış ve döneminin ve sonrasının bir çok yazarına örnek olmuş. Post Modern bir anlatım tekniği olduğu için pek bana hitap etmedi. Anladım ki ben kurgusu olan, olay örgüsü devam eden romanları daha da çok seviyorum. Lakin sizi yanıltmasın kitap okunmayı hak ediyor. İyi ki okudum dedim ama iyi ki tek okumadım da dedim 🙈
İkinci bir okunmayı istiyor kitap. Çünkü okurken sanki hiç bir şey anlatmıyormus hissine kapılıyorsunuz ve bu his gelince de yarım bırakmayın kitabı. Kapağını kapatınca, her bir öykü birbirinin hem devamı gibi hem değilmiş gibi geliyor ve taşlar yerine oturuyor.
Veeee bu güzel çeviri için Eren Hn. Sonsuz teşekkürler 🙏🏻 🌸
📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu”

“Italo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin. Seni çevreleyen dünya bırak belirsizlik içinde yok oluversin” cümlesiyle başlayan, Calvino’nun yazarlık dehasını konuşturduğu, Calvino’nun Calvino’yu okuduğu, okurluk ve yazarlık üzerine bir başyapıt olan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, ilk kez özgün dilinden apılan çevirisiyle Türkçede…