Kışa Hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kışa Hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.8.17

Ev Halleri, Kabuktaki Hayalet/ Ghost İn The Shell Filmi...





Çarşamba günü kardeşim saydığım Zerrin'im ile Karaköy'de buluştuk. Uzun zaman olmuştu vapurda tek başına deniz sefası yapmayalı.
Bide akşam üstünün serinliği de vardı ki değmeyin keyfime.....

Beni kendisinin daha önce gittiği benimse hiç bilmediğim bir burger cafeye götürdü.
 Küçük ama şirin bir yerdi. Çalışanları da işinin ehli ve severek yaptıkları çok belli bir cafeydi. Yolunuz Karaköy'e düşerse ve karnınız acıkırsa es geçmeyin derim. :)))
Biz oranın tavsiyesi üzerine bu menüyü yedik ve çokda lezzetliydi eti. Az veya çok pişmiş olaak da seçebiliyorsunuz.

Tabi hem karnımızı hemde ruhumuzu doyurduk sohbetimiz ile.
Yemekten sonra kahve içmek için başka bir mekana yol alırken bolcana yürüdük. EminÖnü'de oturduk bu sefer ve yine sohbet, dertleşme ...derken dönüş saatine geldik...

İkimizin de şehrin iki yakasında oturması, onun çalışması ve saatlerinin de uzun olması derken çok sık yüzyüze görüşemiyoruz.
Ama her daim telefonlaşıyoruz.
Hayat şartları ve trafik sağolsun diyelim...
İyi ki akıllı telefonlar var bence :))) Uzakları yakın ediyor bazı bazı....
 Bu arada boş durmadım...
Evde olan biberlerle kahvaltılık sos yaptım. 2 kavanoz çıktı, ara ara alıp değerlendirmek de yarar var.
Armut vardı ve tatsızdı, ondan da marmelat yaptım.
Reçel ve türevi tatlıları yaparken şekeri az ekleyip onun yerine karanfil ve tarçın ile tatlandırmayı seçiyorum.
Çünkü öbür türlü çok tatlı geliyor bize yahut biz alıştık benim bu tariflerime. :))))


Bir de film sığdırdık bu haftaya...
Kabuktaki Hayalet/ Ghost İn The Shell   

Kesinlikle oyuncu olmak için doğmuş Scarlett Johansson . Gerçi bu aralar hep bi aksiyon, bilim kurgu filmlerinde oynuyor ama yakışıyor ...

Yine olası veya ilerki gelecekte planlanan senoryalardandı konusu.
Bİrde bu filmin öncesi varmış, manga çizimden uyarlanmış bir film.

İnsan beyni ile robot eşleştiriliyor ve orduya binbaşı oluyor kahramanımız. Tüm anıları silinip, yalan bir hayat anlatılıyor kendisine.. sonrası filmde... Siteden bir kaç alıntı ile yazımı sonlandırayım :))

İzlemediyseniz ve manga seviyorsanız bennim gibi... filmi beğenirsiniz.

Alıntıdır;

Anti-terörist özel bir birlik olan dokuzuncu birlik, en tehlikeli suçluları durdurmaya çalışır. Şimdiki amacı ise Hanka Robotics'in siber teknolojiyi geliştirme çabalarını engellemeye çalışan bir hacker'dır. Ekibi yöneten ise insan-cyborg-hibrit olarak geliştirilmiş estetik ve ölümcül bir kadındır. Hanka bu güzel kadına ölmek üzereyken tekrar hayata döndürmüştür. Hem de özel güçler vererek. Dokuzuncu birliğin de isteği budur "Sana hayat verdik, sen de onlarınkini kurtaracaksın". Ve bu cyborg özel yetenekleri ile düşmanla amansız bir mücadeleye girer. 

24.8.15

Soslar, kışa hazırlık ve doğum günü :)))

Oyyy oyyyy hava miss missss benim için. Hatta Umay için bile. Kızçem o sıcak, kavurucu günler de hep uykuya yerlerde uzanarak geçti.
Anladım ki bir kez daha yaz havası İstanbul'daysan çekilmiyor. Anca tatil yöresindeysen güzel geçiyor. O denizin sesi, havası ve tatil psikolojisi iyi geliyor bana. Yoksa buralarda yazın bir fena.....
Neyse birkaç gündür iyiyiz. Hatta akşamları üşüyorum bile... Şikayetçi değilim. :)

Ee yazmayalı ne yaptın derseniz( ki bilmiyorum der misiniz? )
Kızım düzeldi. Bu sefer de ben nezle oldum hemde fena. Neyse ki şimdi biraz daha iyiyim. Yine burun akıntım var ama en azından başım ağrıdan çatlamıyor. O haldeyken bile birşeyler yaptım. Mesela; kışa hazırlık. Salı pazarından 25 kilo domates aldık. İçine katmak için de kırmızı biber. Sonra ben biraz gündüz biraz gece kızçem yatınca iki tencere de domatesleri dörde bölüp, içlerine de kendi damak tadıma göre kırmızı biber atıp önce 1 saatten biraz fazla kaynattım. Sonra blendır ile vıztt vızztttt yaptım sonra bir saat daha kaynattım, tabi indirmeme yakın tuz ve biraz zeytinyağı ilave ederek kaynattım. Sonra da hoop kavanozlara boşalttım ve yerlerine kaldırdım. Kışlık domateslerim hazır. Şimdi ben daha önce yaptığımda sırf domates kaynatıyordum ama Nesrin Ablam dedi ki; hem kıvamlı olması açısından hem lezzet açısından kırmızı biber eklemek şart. Bende söz dinledim ve öyle yaptım.
Şimdi sıra kahvaltılık biberli sos yapmada. Oda yarın yapılacak. Bu sene çok hamaratım çookk.

Onun dışında ayın 19'unda doğum günümdü. Tabi doğum günü nezle ve baş ağrısı ile geçirdim hatta kız uyuyunca bende uyudum.
İnsanın hayatında ailesinden sonra sevdiği dostları, arkadaşları olmalı. Ki bu konuda şanslı kişilerden biriyim. Bana da sevdiğim dostlarım birgün öncesinden doğum günü süprizi yaptılar. nasıl mutlu oldum anlatamam. Siz hep hayatım da olun emi... :)
Sonra ki günde Nesrin Ablam ve Müge Ablam pasta kestiler süpriz yaparak.
Ailem, dostalrım, hepinizi çok seviyorum ve hep hayatımda olun istiyorum.

Eee yaş derseniz 36'dan gün aldım efendim söylemesi ayıptır. :))

Öyle çok şey öğrendim ki şu koskoca 36 yılda...

 Öyle işte blog. Aşağıda okuduğum kitapları da tanıtıp kaçayım. Malum ütü beni bekler, ellerimden öper. :)

İyi geceler yazımı okuyan, tanıdığım, tanımadığım okur. :)))


Emre Kongar'ı bilen bilir, üslup bakımından konuşması gibi yazmış ve okunması kolay, anlatım dili sade ve tarihiteki önemli olayları da sade bir dille anlatmış. Hem belgelerle hem okudukları ile.
Kitabın özeti ve içindekiler ise şöyle;
Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır? Türkler isteyerek mi Müslüman oldular? İslama laikliği kimler getirdi? Osmanlı’da inançları yüzünden kimler yakıldı? Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin? Abdülhamit: “Kızıl Sultan” mı, “Ulu Hakan” mı? Vahdettin “hain” miydi? Amerika hangi Lozan’ı kabul etmedi? Atatürk niçin yalnız bir liderdi? Menderes bir “Demokrasi Şehidi” midir? Askerler siyasette ne tür tarihi roller oynamıştır? Atatürkçü aydınlar niçin öldürüldü? Prof. Emre Kongar, bu ve benzeri ilginç soruların yanıtlarını, hem resmi, hem de gayri resmi tarihi eleştirerek veriyor.




Diğer kitabım ise Sinan Yağmur'un  Aşkın Meali 2 İbrahim Ve Hacer.

Yazarın diğer kitaplarını da beğenerek okumuştum . Hele Mevlana ve Şems'i öyle güzel anlatmış ki... Kelimleri güzel kullanan insanları, yazarları seviyorum.
Bu kitapta yazar yine duygusal, anlamlı sözlerle ve Kuran-ı Kerim'den alıntı yaptığı ayetlerle anlatmış; İbrahim'i, Sare'yi, Hacer'i ve kurban vereceği İsmail'i....

Ama birşey eksik gibiydi ne derseniz henüz bende bulamadım. Ama okurken sıkılmadım da sadece kapağı kapattığımda böyle hissettim...


Ve şuan okuduğum kitap ise Baragan'ın Dikenleri. Bitmesine az kaldı yorumumu diğer yazıda anlatayım dimi... :)))