Zorlu Center etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zorlu Center etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.5.17

Sabahattin Ali 110 Yaşında Ve Soner Olgun Konseri...



 Bu hafta çok yoğundu benim için. Sevdiğim ve gitmek istediğim iki dinletiye gittim/k.

Tomurcuk Vakfı yararına verilen konserde Soner Olgun vardı. Dinlediğim günden beri çok seviyorum Soner Olgun'un yorumunu, duruşunu, hayata bakışını ve anlatışını.....
Nasıl güzel bir ses anlatamam size...
Hem ağladım, hem keyifle dinedim bu müthiş sesi.
Tabi Tomurcuklar( melek çocuklar, anneleri ve vakıf geneli bu çocuklarımıza böyle dediklerini belirttiler) ritim konseri verdiler başta. Buraya video eklemeyi bilsem sizinle de paylaşacaktım ama bilmiyorum henüz.
tomurcuk vakfı sitesi için tıktık   

Kurulum amaçları sitelerinde şöyle açıklanmış;

Tomurcuk Vakfı, zihinsel engelli çocuğu olan aileler tarafından 2010 yılında kurulmuştur.
Zihinsel engelli bireyleri, eğitim ve üretim ortamında kendilerine yeterli hale gelecek şekilde eğitmek, topluma uyumlarını, iş edinme becerilerini geliştirmek, üretken hale getirmek ve sosyal rehabilitasyonlarına destek olmak üzere çalışmalar yapan Vakıf, özellikle ebeveynlerin vefatından sonra vakıf çatısı altında korumaya aldığı engelli bireylere yaşamlarını sürdürecekleri, üretim ve sosyal yaşamlarını devam ettirecekleri “ Yaşam Merkezi”ni de zihinsel engelli bireylerin hizmetine sunmayı amaçlamaktadır.
Vakfımızdan yararlanan kitlenin büyük çoğunluğu sosyo-ekonomik yönden dar gelirli sayılabilecek ailelerden oluşmaktadır. Bu çocuklara Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilgili mevzuatlara göre okullara ödenen  eğitiminin yanında Vakıf tarafından sosyal yönden gelişimlerini sağlamak amacıyla haftanın 2 tam günü Vakıf Atölyelerinden faydalanma olanağı sunulmakta ve ücretsiz öğle yemeği imkanı tanınmaktadır.

Çoğunluk Down Sendrolu bu çocuklarımız için tüm desteklerini ellerinden geldiğince, imknaları dahilinde sunuyorlar.
Bu geceden elde edilen gelirde bu vakfa aktarılıyormuş. Ve sevgili Soner Olgun hiç bir ücret almadan destek oluyormuş birkaç yıldır kendilerine.
 Gönlüne ve desteğine sağlık...





 Sonraki dinletimiz de "Aysun Ali Kocatepe ile Sabahattin Ali 110 Yaşında" etkinliği idi.
Bir şey diyeyeim mi size... gerçekten de üreten, araştıran ve bildiğini paylaşan insanlar kendilerini, duruşları ile öyle güzel belli ediyorlar ki...
Gerçekten de bu çifti imkanınız olursa mutlaka canlı performans da dinleyin. Nasıl bir uyum ve nasıl bir sestir.....

Yeşil Mürekkep kitabını tam zamanında okumuşum dedim.

Yazar yaşasaydı bugün 110 yaşında olcaktı ama maalesef ki en verimli, en genç yaşında öldürüldü.
Ki yaşına rağmen hayatına öyle önemli ve çok eserler sığdırmış ki.

Bu dinleti de hem şiirlerine yer yer değinildi, hem hayatına dair kısa anekdotlar anlatıldı hemde Ali Kocatepe sevgili Sabahattin Ali'nin 8 şiirini bestelemiş bize bunları okudular.
Konuk sanatçı olarak da Edip Akbayram, Zara ve Koray Avcı vardı.
O bildiğimiz şarkıların, sevdiğimiz dillere düşen şarkıların çoğu yazara aitmiş meğersem.
Melankoli, Aldırma Gönül vb...
 Bu dinletiden de büyük bir keyifle ve gururla çıktık karıkoca. :)

Dün gece de CKM salonunda kardeşimin( kaynım olur ama kardeş benim için kendisi) yılsonu gösterileri, konseri vardı.
Maramara Üniversitesi'nin son sınıf öğrencilerinin konseriydi.
Öyle güzel eserleri icra ettiler ki kulaklarımızın pası silindi resmen.

Bu haftayı böylece kapattık.

İnan tüm müslüman aleminin Ramazan Ayı mübarek olsun.

Bana müsaade yazımı yazdım, sizleri okudum. Şimdi sıra kitap okuma da . :)))))
 

 

 

2.5.17

GÜNLÜK...VE FATİH ERKOÇ KONSERİNDEN...

Selamlar, naber nasılsınız?

Bende iyiyim, biraz içim buruk ama iyiyim.
Nisan ayında büyük bir şevkle başladığım işimden bazı nedenlerden dolayı ayrıldım.
Yeniden evdeyim, yeni bir iş bulana kadar tabi...
Çünkü çalışmayı çok özlemişim ve çokda iyi geldi.
Ama bu kadramış , bir kapı kapanır bir kapı açılır demiş büyüklerimiz.

Bende evde olduğum süreçte, daha önceden görmeyi istediğim yerlerin listeini yapmıştım, İstanbul'da.
Oraları gezmeyi hızlandırayım diyorum zaman geçiyor, elimde bekleyen kitaplar da fazlaca onlarıda okuyayım ki yenilerine yer açılsın dimi :)

Vee alerjisi olanlar anlar "alerji mevsimi" açılmış bulunmakta. Göz kaşıntısı, bulanık görme, burun akıntısı, hapşırma sezonunu ki gün önce itibari ile açmış bulunuyorum.

&&&&&&&&&&&&&&&&


Geçen hafta Fatih Erkoç konseri vardı Zorlu Performans Sanatları'ında...


Bazı listeler vardır ya hani ölmeden önce okuyun, dinleyin, görün vs.. türünden... benimde kendimce belirlediğim şeyler vardır.
Fatih Erkoç'u dinlemek de o listelerden birindeydi. 
Nasıl güzel bir canlı performanstı anlatamam.
Hayatını okuduğumda da hayranlığım bir kat daha da artmıştı. Çok küçük yaşlarda başlamış müziğe. Tabi bunda müzisyen bir babanın evladı olmakta etkilidir. Ama yetenekli ve kulağı çok iyiymiş sevgili Fatih Erkoç'un.
İyi ki iyiki gitmişiz dedik eşimle. Çünkü hem yabancu hem Türkçe öyle güzel eserleri yorumladıki... müthişti.


Bazı sesler Allah vergisi... ve bizede o sesleri dinlemek ve alkışlamak düşüyor. :)

Böyle işte blog... 
hepimize iyi haftalar.
 


6.6.16

Zorlu Digital Revolution sergisinden yansıyanlar...

Hoşgeldi şeref verdi Ramazan Ayı... Allah inanan, orucunu tutan, tutamayan, tutmak istemeyen, herkesin cümlemizin dualarını kabul eylesin...
Ben uzun yıllardır tutamayanlardanım... gebelikdi, doğumdu, emziriyorum derken... zaman geçiyor...
Ki maneviyatını, bana hissettirdiği enerjiyi çok seviyorum....
Evet hergün kendine özeldir ama gerçekten de öyle anlar vardır ki enerjileri başkadır... işte o enerjiden, ruhaniyetten faydalanmayı, nasiplenmeyi bilirsen "ne mutlu sana"....


Efenim dün Zorlu Digital Revolution Sergisine gittik... 1970'lerden başlayarak günümüze kadar olan teknolojinin kısa bir tarihçesi, sergisi vs.. diyebiliriz.... Gerçekten de çok şşırdığım bir iki şey oldu. Onun dışında ilk ataririyi, bilgisayarı, PC'yi, oyun kasalarını, giysileri ve ses efektlerini görmeniz mümkün.
Sergi de en çok dikkatimi çeken ve beni etkileyen iki oda ve 3D yazıcı ile yapılan objelerdi... Vallahi bazı teknolojik şeylere kafam basmıyor, yani  ne bileyim "nasıl yapıyorlar, nasıl oluyor, u ne demek" diye diye eşimin kafasını şişiriyorum. Sağolsun oda bana örnekler vererek anlatıyor. :))))
Beni etkileyen odaya gelince de Bir karanlık oda var; içinde dev ekran, yan yana üç ayrı bölüm ve önünde bir mürekkep havuzu. Birincisi "doğum", ikincisi " ölüm" ve üçüncü perde de " Yeniden Doğum" şeklinde adlandırılmış. Ekranın önüne geçip ellerinizi simetrik olarak kaldırdığınız her seferde başka bir şey oluyor. Birinde vücudunuz kuşlara dönüşerek yok oluyor, diğerinde kuşlar sizi yiyor, bir diğerinde ise kanatlarınız oluyor. Kanatlanıp uçuyorsunuz. Üçü de -evet kuşların yemesi dahil- o kadar güzel bir his ki; böyle teknolojik ve sanal bir şeyin sizi o derece doğaya yakın hissettirmesine şaşabilirsiniz.Avrupa'nın en değerli sanat merkezlerinden Barbican Centre'ın küratörü olduğu sergi Londra, Stokholm ve Atina'nın ardından 12 Haziran'a kadar İstanbul'da.  Eğer fırsatınız olursa gidin....