Boris Pasternak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boris Pasternak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.11.20

Bir Hikaye ve Kavgam Serisi....




 Aslında Boris Pasternak'tan " Doktor Jivago" kitabını okumak istiyordum. Ama her zaman ki gibi YKY Kadıkoy'e inince ve diğer kitabı değilde bu kitabı bulunca aldım. :)

Aslında iyi de oldu. Yazarın anlatımını tanımış oldum. Ve bir gerçek var ki bir donem savaş görmüş, yokluk çekmiş yazarlar daha içli ve daha detaycı anlatabiliyorlar.  Hatta az öz cümle ile bir sürü şey anlatıyorlar.

Yazarımız entellektüel bir çevrede yaşamış, ve hayat hikayesi şöyle;





1930’lu yılların başı Pasternak’ın SSCB edebiyatında etkin rol aldığı bir dönem oldu. 1934 yılında Yazarlar Birliği’nin ilk kongresinde yaptığı konuşma, Lunaçarski’nin onu SSCB’nin en iyi şairi ilan etmesini sağladı. 1935 yılında Paris’te Uluslararası Barış Kongresi’ne katıldı. Pasternak’ın 1945-1955 yılları arasında yazdığı “Doktor Jivago” adlı roman hayatının dönüm noktası oldu. SSCB içinde yayımlanmayan bu roman, onun 1946’dan başlayarak Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında anılmasını sağladı. 1958 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü, fakat Pasternak SSCB yetkililerinin onaylamaması nedeniyle ödülü kabul etmedi.

Akciğer kanserine yakalanarak 30 Mayıs 1960 günü, Peredelkino ’da öldü.

"Bir Hikaye" kitabı kısa bir  düz yazı şeklinde yazılmış bir öykü. Ablasının yanına gelen, arada geri dönüşler yaşayan bir adamın öyküsü... 39 yaşındayken yazar bu eseri ve amacı; Devrimi ve 1.Dünya Savaşı öncesini anlatmaktır. 

Ve özellikle Rusça çevirisi Yapı Kredi yayınlarından çıkan bu eser.

Kısa ama öz, dopdolu bu kitapla yazarı tanıdığıma sevindim.


 
 
 
 
Daha sonrada bundan bi 6 sene evvel D&R'dan kampanyadan 3 ciltlik seri kitap olan " Kavgam, Aşık Bir adam ve Çocukluk Adası/ Karl Ove Knausgaard" kitaplarını almıştım. Birinci kitaba başladığımda o uzun anlatımlar biraz sıkmıştı beni. Bende hiç kendimi zorlamadan kaldırmıştım. Sonra bu senede bana öyle melun melun bakıyordu kitaplıktan. Dur hele başlayayım bakayım yine aynısı olursa bu sefer tamamen bırakırım dedim kendime :))
Aaaaa bi baktım su gibi akıyor kitap. İlk kitap olan "Kavgam"da cocukluğu, okul yılları, gençlikde ki yaşadığı içe dönük haller...babası ile olan ilişkisi, annesinin sıcaklığı... okul zamanı.... tabi her detay var kitabında. Betimlemeler biraz fazla ara ara durağanlaştırıyor okumayı ama dayanırsanız sonrası tekrar akıyor anlatım...
okurken en çok düşündüğüm; biz yeri geliyor en yakınımızla bile sorunlarımızı konuşurken; hem ailevi hem kişisel...acaba bu kadar cesur olur muyduk? gerçekten de öyle bam teli yerleri, duyguları anlatmış ki... sizde kendi hayatınızda o günlere gittiğinizde kendinize itiraflara başlarken buluyorsunuz kendinizi :)

Bir röportajında şöyle demiş;
'Yazmak utançtan kurtulmanın bir yoludur. Yazdığınızda tüm fikir özgürleşir. Bence utanç sosyal hayatta gerekli bir mekanizmadır. Her şeyi düzenler. Ama bende bundan çok fazla var, aşırı dozda.’ 

Seri altı ciltten oluşuyor, sonradan son üç kitapta Monokl Yayınları tarafından basıldı.Diğer üç kitabı hemen alır mıyım bilmiyorum ama elimdekileri okumak istiyorum.
2.kitapta da yazma serüveni, çocukları ile yaşadıkları, karısı ile olanlar ve yazma serüvenini anlatıyor. Hele o cocukları ile olanları okuduğunuzda, yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz...