Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.3.19

Biten Kitaplarım...

Yine yapmış yapacağını Dan Brown...
Başlangıç kitabını bir solukta okudum
Özellikle konusu çağımızın çok da yabancı olmadığı  sanal gerçeklik, yapay zeka gibi konulardan seçmiş.
Üç büyük dini bile sorgulatacağına inanan bir bilim adamının buluşu ve sonrası ....
Yeni bir din yaratma sürecini anlatan, buluşunu açıklayacağı gün öldürülen bilim adamının hikayesi.
Tabi geçtiğimiz seneler de bu komplo teorisi çok konuşulmuştu tv de...
Yeni bir din yaratma konusu.
Çünkü çağımız da çok fazla Allah'a yada bir Yatatacı'ya inanan çok ama kitaplara inanmayanlar.
Tabi herkesin inancı başka... Saygı duymak gerekir.
Lakin beni biraz nedense yapay zeka 🧠 ürkütüyor ...
Kitap da yazılanların çok da uzak gelecek olduğunu düşünmüyorum. Tersine belki de biz bu tarz kitaplarla ve filmlerle hazırlıyorlar diye düşünüyorum.
Korkutuyor çünkü git gide insan gücüne ihtiyaç azalıyor ve her şey hazır olmaya başladı. Düşünsenize bir çok hareketimiz azaldı, İletişim deseniz sosyal medya kadar.... 😊
Bunun dışında akıcı bir dil ve anlatım ile elimden bırakmadan bir solukta okudum  Nasıl yazıyorsa her kitabında böyle hissediyorum  😊

Diğer kitabım da;
        SUÇ VE CEZA / DOSTOYEVSKİ

Sanıyorum ki yirmili yaşlardaydım ilk okuduğumda.... Aklımda az detaylar kalmıştı
Sonrası bu ayki okuma grubumuzun kitabı  idi.
İyi de oldu  Özellikle de suç işleme, ahlak psikolojisi ve sonrası duyguları nasıl da iyi anlatıyor Dostoyevski ......

Okurken hep düşündüm bazıları çok rahat öldürürken bazıları ise...sonrası psikolojisi bozuluyor.
Ben ikinci kısımım... Yanlışlıkla bir sürüngen bile bassam bir kaç gün içim acıyor, aklım takılıyor...

Sonrası tabi o dönemin yoksulluğu  ailelerin dramı ve aile ilişkiler ...
Bir dönem çoğu ülke yaşamış bu dramı... Dosteyvski'nin bir yanı inanç konusunda zayıfken bir yanı da inançlı. Bunu da "Yer Altından Notlar" kitabından biliyoruz ....

Tabi kitaptan alınacak ders çok fazla özellikle özgürlük  kişisel haklarımız, bireye özgü ahlak ve suç olgusunun birleşimi ...
Okurken yazarın da savunduğu şeylerden birisi; suçu meşrulaştırmak...
Nasıl bir ironi siz düşünün ..

Bir diğer kitabım öykü kitabı idi.

"SAF BİR YÜREK /Gustave Flaubert



Fransız edebiyatında gerçekçiliğin öncüsü sayılan Gustave Flaubert, birçoklarınca başyapıt kabul edilen öyküsü Saf Bir Yürek’te, biricik aşkı Théodore askere alınmamak için hali vakti yerinde bir kadınla evlenince, çalıştığı çiftlikten ayrılıp başka bir kentte yaşayan dul bir kadının hizmetçisi olan Félicité'nin öyküsünü anlatır. Karşılıksız veren, karşılıksız seven bu talihsiz kızın hikâyesi eşliğinde ruhsal bir yolculuğa çıkarır okuru. Flaubert’in tüm yazınsal ustalığını sergileyen bu eşsiz öyküyü Samih Rifat’ın çevirisiyle sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Diye yazıyor arka kapakta. Daha fazlasını yazmak isterdim ama 52 sayfalık kitaptan bazı şeyleri anlatırsam kitabı da anlatmış olurum diye yazmak istemedim.
Kısacık öyküyü bir kaç kez okuyabiliriz o tarz kitaplardan.
Daha önce Madam Bovery'i okumak istemiş ama okuyamamıştım. Anlatım dili biraz sıkmıştı beni.
Belki de bu düşüncem de filmini izlemek de yatıyor olabilir. Nasıl olsa hikayeyi biliyorum diye....

Böyle işte bu haftayı da bitirdik.... :)
 





1.3.18

Bir Film Bir Kitap Ve Günce...

Çok şükür bugün daha iyiyim. Hafta sonuna kadar iyicene düzelmiş olurum.
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim.🙏
Sabah bir açtım camı; kandırdıkçı kar yağmış. Bu sene az da olsa gösterdi bize yüzünü.⛄☃☃☃







 Son Nefes Havaya Karışmadan kitabı beni çok etkiledi.
36 yaşında ki Beyin Cerrahı doktorun son evre Akciğer Kanseri olması ve sonrası beyne sıçraması... tedavi süreci...kemoterapi seansları...
Resmen annemle yaşadığımız şeyleri okudum ve çok ağladım okurken....
Tabi kitap aslında umutsuzluğun değil resmen yaşamın değerli olduğunu anlatan bir kitap. Belki biz bu süreci yaşamasaydık.. bu kadar duygusal bakmayacaktım olaya.
Bir doktorun verdiği mücadele.. Ve en çok kendine sorduğu ölüm ve öncesi yaşamı anlamlı kılan ne sorusu...
Kusursuzluğa ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın asla ulaşamazsınız, ama yaklaşmak için hiç durmadan çabalayacağınız sonsuz bir hedefe pekâlâ inanabilirsiniz.
Çünkü ölüm bir anlıktır, ölümcül bir hastalıkla yaşamak ise her anlık! 

 Otobiyografik bir kitaptı. Aslında okurken sizde yaşamınızı sorguluyorsunuz, " yaşamın anlamı ne?" " önceliğim ne? sevdiklerimle yeterli zaman geçirebiliyor muyum?" vs gibi soruları size sordurtan ve şöyle bir silkeleten bir kitaptı....




 Dün akşam fil olarak da Oytum'la Hayat bloğunun yazarı Şebnem'in sayfasında okuduğum bir filmi izledik.
Suyun Sesi filmi hem kurgusu hemde müzikleri ile muhteşemdi. Evet fantastikti ama başrol oyuncusunun dilsiz bir kadına hayat vermesi ve o duyguları yansıtması... o kadar zor olan bir rolü başarı ile oynamış...
Bu haftayı da böyle bitiriyoruz işte ey okur. :)
Ben kaçar, sizleri okudum, yorum yazdım, kendi yazımı yazdım ve şimdi iyicene demi oturmuş çayımı alıp kahvaltı zamanı.





1.7.16

İpek Ongun Ve YIkanan Kadınlar Tie Ning...Kitapları yorumu..

yıkanan kadınlar tie ning

Uzun zamandır elimdeydi bu kitap...
Başlar da biraz durağan başladı ve "eyvah okuyamayacağım bu kitabı galiba" dedim kendime..
Araya başka bir kitap daha alıp okumaya devam ederken bir baktım kitap bir açıldı, bir güzelleşti...
Elimden bırakmak istemedim okurken...
Uzak Doğyu hem seviyor hem merak ediyorum o yüzden daha bir keyifle okuyorum Çin Edebiyatını...
Kendimize birazcık da olsa yakın buluyorum kültürlerini...

Kitapta birçok detayı bir arada bulabiliyorsunuz. Özellikle o dönemin siyasi, sosyal olaylarını da güzel aktarmış kitap.
Ve diyorsunuz ki "kadın "her yerde kadın ve daha fazla çile çeken, daha fazla mahalle baskısı gören taraf, varlık oluyor....

Konusuna gelince 2 farklı neslin gözünden hem o dönemi hem hayatlarında ki yaşananlara tanık oluyorsunuz.....
Tabi ana karakter Çio... kızkardeşi var ki ben en çok ona sinir oldum.....

Kitabın kapağında 1994 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Japon yazar Kenzaburo Oe'nin bu kitap için söylediği "Son on yılda çıkanlar arasından on edebi eser seçmem istenseydi, kesinlikle Yıkanan Kadınlar'ı aralarında sayardım" sözü yer alıyor. Oe'nin burada kast ettiği zaman dilimi 2000-2010 arası. Ben Yıkanan Kadınlar'ı beğendim. DR'ın kampanya döneminde ki standında denk gelmiştim, kararsız kalmıştım ama iyi ki almışım dedim. Çünkü başka bir bölümde hiç rastlamadım kitaba...
Filmide çekilmiş ama henüz bulamadım nette, araştırmaya devam. Bileniniz varsa benle paylaşırsa memnun olurum. :)

 
ipek ongun
 A101'de ara ara indirimli kitaplar oluyor ve öyle bilinmedik değil bilindik yazarların kitaplarını getiriyorlar....
Bu kitapda onlardan biri... Sanırım yaşım kaç olursa olsun hiç sıkılmadan ve düşünmeden alacağım, okuyacağım bir yazar benim için İpek Ongun...
Ara kitap olarak okuyorum okurken öyle içimi rahatlatıyor ki anlatamam....
Yine bu kitpata Yağmur Öğretmenin hayatından başlayarak hayata dair bir roman olmuş...
Daralan ruhuma iyi geldi diyebilirim.

Siz sever misiniz İpek Ongun'u?
Gerçi bir nesil "Yaş On Yedi" kitabı ile büyüdü ki hala en olma sırasını koruyor bende.... Kızıma da okutmayı düşündüğüm bir eri bu seri... Tabi okumak isterse...Teklif-öneri benden karar vermesi Umay'dan. :)