Yabancı Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yabancı Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.8.23

Selam :)

 Selamm :)

Çokkk sıcak günlerden bir günü daha bitirdik... Bu sene hepimiz yandık sanırım.. Hani yaz ayını severim ama bu kadar sıcaklar mahvetti resmen. Mıncır'da nasibini aldı sıcaklardan ve iki kez iğne oldu...

Onun dışında malum haftanın altı günü antreman olduğu için buralarda takılmaya devam... Güzel yanı ise arkadaşlarımızla keyifli vakit geçirmek oluyor. Bir de bu sene Kalamış'da Yaz Festivali kapsamında çok iyi sanatçılar konser verdi. Aldık sandalyelerimizi akşamları Kalamış'ta takıldık. " Nilüfer, Erol Evgin, Melike şahin, Edip Akbayram, Ceza" yı dinledik esen deniz kenarı eşliğinde :)


Dizilerden "This Is Us" izliyorum. Son sezona geldim. İçimde o kadar çok yere dokundu.... yer yer ağlayarak yer yer gülümseterek izletiyor dizi kendini... Terapi gibi bir dizi gerçekten de... ÖZellikle aile içi yaşananlarda içinizde, aklınızda kalan sorular varsa kendi kendinize yanıtları buluyor olacaksanız. Bazı diziler ve filmler başka kapılar açar size. Hani hep beklediğiniz o cümle, bazen bir kelime var ya.. işte o kilili kapıyı açıyor....,

Gülmek için de "Big Bang Teori" ye başladık tekrardan. Nasıl bir ince espriler diyorum her izlediğimde...  :))


iki gündür ayaklarım yere basmıyor.... Ufak ufak suprizler yapan ailem, dostlarım, arayan, mesaj atan arkadaşlarim, dostlarım.... Çok teşekkür ederim 🙏🏻🪷🫶🏻
Yeni bir yaş almak hep heyecanlandırmıştır beni... Çok da severim doğum günlerini 🙈
Bu sene ruhum için kendimce çok şey yapmaya çalıştım, hâlâ yol devam ediyor. Denge-de kalmaya çalışmak zor ama imkânsız değilmiş öğrendim... Yaş alırken yolumda olan bütüne teşekkür ederim 🙏🏻


 Okuduğum kitapları da paylaşmak isterim :)

📚📖 Kimse kendisini ilgilendirmeyen bir düş göremez.

📚📖📚📖 İnsan yasaklanmış hiçbir eyleme kalkışmaz, ama yine de alçağın daniskası olabilir. Bunun tersi de düşünülebilir kuşkusuz. Aslında sadece bir rahatlık sorunudur bu. Kendi kafasıyla düşünemeyecek ve kendi kendisinin yargıcı olamayacak kadar rahatı sevenler, yasaklara olduğu gibi boyun eğerler. Böylelerin işi kolaydır.

🪷🪷🪷🪷 Okurken yer yer Tanrılar Okulu kitabına benzettim... Çok uzun detaylara girmeden bir çocuğun büyürken yaşadığı duygu durumlarını, farkındalıklarını, arayışlarını, cekimserliklerinide okudum.... Olaylara karşı bazı cümleler sizin de yolunuza ışık oluyor....

Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlak gibi artık inanmadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının çöktünü görür. Onu bu acılarından kurtaracak olan kişi, okula yeni gelen bir başka öğrencisi: Max Demian'ıdır. Demian, Sinclai'in yaşamını yönlendiren, etkileyen başkişi olur. Der kitabın arka kapağında....
Bu kitabı Sevgili Banu'mun vesilesi ile öne çekip kitap dostu arkadaşlarımızla okuduk.


 

Defoe'nin bu pikaresk romanı (İspanyolca "picaro" kelimesinden türetilmiş, toplumun aşağı tabakasından olan parasız, serseri ve gezgin kişilerin başlarından geçen olayların anlatıldığı otobiyografik yönü de olabilen romanlar)

📖" Bu hayata girmemin nedeni yoksulluk olmuştu, devam etmemin nedeni de yoksullaşmak korkusuydu...." Resmen her şeyi açıklıyor bu cümle.....
Annesi hapse giren ve hayatta kalma mücadelesi veren bir kadının romanı.
17. Yüzyıl'da İngiltere'de yaşanan günlük olayları da okuyoruz bir nevi. Hatta resmi nikahın ötesinde hemen hemen her erkeğin metresinin olması... Doğum kontrolü bilinmediği için babasız doğrulan çocuklar....

İşin garip tarafı Moll hayat hikâyesini öyle bir iştahla ve keyifle anlatır ki, tövbekâr mı, yoksa usta bir yalancı mı olduğu yüzyıllar sonra halen tartışılmaktadır. Güzel olan bir yanıda hikayeleri öyle bir birbirene bağlıyor ki; sanki binbir gece masalları okuyorsunuz 🙈

📖 tek sıkan tarafı hikâyenin çok uzatılması. Araları atladım resmen🙈🙈🙈 çünkü çok tekrarlar vardı napayım 🤭 okurken güldüğüm yerler de oldu çok üzüldüğüm yerlerde.... 

Hiç grafik, çizgi roman vs.. tarzı okumamıştım. Küçükken de okudum mi hatırlamıyorum. Bu seriyi biraz da gözümü kapatıp almıştım geçtiğimiz senelerde... Sonra araya alıp okuyayım derken bayıldım kitaba 🙈😊
Tek zorlayan, yazıların el yazısı ile yazılmış olması. :)

Vincent, 30 yaşında, bekâr ve yalnız; kuaför salonu ile baskıcı ve çatlak annesi arasında sıkıcı ve tekdüze bir hayat yaşıyor. Bir gün yolu, bir yerden tanıdık gelen ancak çıkaramadığı Rosalie ile kesişir. Kim olduğunu bulma bahanesiyle onu izlemeye koyulur. Alışılagelmedik bir şekilde, gizlice bu kadının hayatının bir parçası olan Vincent, bir yandan kendi hayatıyla ilgili tercihlerini sorgulamaya başlar.

Küçük bir şehirde, sıradışı karakterler ve suluboya renklendirilmiş harika çizimler eşliğinde üç ciltlik sürükleyici bir hikâye.

2015 yılında sinemaya da uyarlanan Rosalie Blum serisi, aynı zamanda ilk cildiyle Angoulême Çizgi Roman Festivalinde de ödül kazanmıştır. #rosalieblum #gulsahinkitapligi

12.2.18

Altered Carbon Dizisi/ Günlük....











 Geçen hafta nasıl bitti anlamadım. Dün tembellik yapıp bolcana oturdum.
Sanıyorum havalardan nasıl bir ağırlık var üzerimde anlatmam.
Bir de ülkenin sıcak gündemi, şehitlerimiz derken haberlere hiç bakmıyorum.... ...

Akşam her zaman yattığım geç saatlerden biraz daha erken yattım ama sabah çok zor kalktım. Devamlı yorgun haldeyim....
Ve fark ettim ki ev toparlama işim hiç bitmiyor. Yok öyle pimpirikli, çook titiz biri değilimdir, takıntılarım da yoktur. Temiz ve düzenliyimdir. Ama nedense devamlı evin içinde dönüp duruyorum.
Sonra da zaman bana yetmiyor diye kendime söyleniyorum.
Sabah nette gezinirken Özge Can haberine denk geldim, yine daraldım. O anne-babayı düşünemiyorum bile...
Artık insanoğlunun bu vahşetini aklım almıyor, anlamıyorum inanın........ anlamak da istemiyorum....
Kızı okula bırakıp eve geldim, evi toparladım ( bakın yine bir toparlama var hep ama......)

Geçen hafta yeni bir diziye başladık.  Altered Carbon .




 Netflix dizilerinden. Kitaptan uyarlama bir dizi.
300 sene sonrasında geçiyor ama bana artık bazı şeyler o kadar da uzak gelmiyor.
Beynimizi bedenden bedene aktarıyorlar ve sonsuz yaşamış oluyorsunuz. her seferinde farklı bedenler de uyanmış oluyorsunuz.
 Tabi iş sonuçta şuraya varıyor ki dizide de bu anlatılmak isteniyor. Zamanla en zengin olanlar başa geçiyor ve yönetiyorlar, parası olmayanlar da köleleşiyor....

Uyarlama ve çekimler çok iyiydi. Bolcana aksiyon var. Ve temelde verilen ana fikirler güzel dağıtılmış dizinin için de.
İzlerken hep kendime sordum ve ben istemezdim sonsuz yaşam, dünyanın düştüğü o halleri görmeyi....
Yaşam bir döngü ve zamanı gelince tamamlanacak. Evet eksik bir şeyler kalacak ama uzun yaşasak da kalmayacak mı?



Kitaplardan da E-Kitap olarak Huzursuzluğun Kitabını okuyorum.
Bir de Har/ Murat Uyurkulak kitabına başlamıştım.
Ki çok merak ettiğim bir yazardı. Ama yok bu kitapta da ilerleyemedim.
O kadar çok ümle kalabalığı var ki, bir olay için bir sürü ama bir sürü benzetme, betimleme vardı.
Anladım ki ben yeraltı edebiyatını okuyamıyorum...
Zorlamadım bende ve kitabı bıraktım.

Yeni haftaya böyle başladım işte, sizde ne var ne yok?

İyi haftalar, selamlar.





12.1.18

Acı Çikolata, Young Sheldon ve The Crown...

Bu kitabı o kadar çok duymuştum ki... Nedense okumam anca bu haftaya kaldı. Hatta Kobo'da indirimde görünce alayım E-Kitap olarak okuyayım dedim.
Ne iyi ettim okuyarak anlatamam. Benim gibi hala okumadıysanız efenim, daha fazla geç kalmadan okuyun.
O kadar iyi bir kitaptı.
Yazarın daha önce"Lüpita Ütü Yapmayı Seviyordu" kitabını okumuş ve anlatımını sevmiştim.
Acı Çikolata'da Büyülü Gerçeklik tarzını kullanmış.  Romanda gerçek ve fantastik öğelerin bir arada kullanılıp, doğal bir şekilde bir araya getirilerek, okuyucuyu bu büyülü unsurlara şaşırtmadan, aktarılmasıdır. Örneğin; metinde iki kişi sohbet ederken bir bakmışsınız esen kuvvetli bir rüzgar kişilerden birini havalandırıp uçurur götürür. Bu sahne normal bir olaymış gibi metin buradan devam eder. Ve yazar bunu o kadar iyi yazmış ki.

Ah Tita dedim okurken seni hiç unutmayacağım. Annesi ile ilişkisi verdiği mücadele, gelenekler, savaş.. onca sıkıntı içinde yine de boğaz derdi... bide üstüne annesinin lezzetli yemek yeme düşkünlüğü..... Kitabın içinde yok yok....
"Çok beğenseler de, yemek için can atsalar da genellikle insanlar çok açgözlü görünmemek ve son lokmayı diğerlerine bırakmış olmak düşüncesiyle tabaktaki son biberi almaya cesaret edemezlerdi. Böylece, içinde narın serinliği, acitrôn'un tadını, biberin acısını, cevizin yararlarını, akla gelmeyecek pek çok lezzeti barındıran bu harika biber el sürülmeden servis tabağında kalırdı. Aşkın tüm sırlarını içinde saklayan bu güzelim ceviz soslu biber dolmasına, görgü kurallarına uymak adına, kimse elini uzatmazdı."

 Dün çayımı içerken sinema kanallarında geziniyordum ki "Şeker Portakalı" filmi başlamıştı. İZlemek istiyordum. Yeni de başlamıştı. İzledim. Sanıyorum izlemek daha çok canımı acıttı Zeze'yi... o dayak sahneleri ve gözlerinde ki hüzünlü bakış çok etkiledi...


Bu aralar dizilere sardık karı-koca. Young Sheldon'ı izlemek Bing Bang dizisi kadar keyifli. Hele o ananeye bayılıyorum. Başarılı yapımlar.


 Kraliçe Elizabet'in hayatının anlatıldığı diziyi de çok beğendim/k. Tabi bize ne kadarını aktarıyorlar önemli. Böylemiydi gerçekten de dediğim oluyor izlerken.
Bir de iyi ki alemiz çok soylu bir aileden gelmiyormuş ddiyorum izlerken. Ne zor yaşamları var. Her şey, her hareketleri kontrol altında, izin almak zorundalar ve her şey resmi.... Ayyyy yokkkk valla anacım hiç bana göre değil....
Dizi olarak izlemesi yeterli.....


14.11.17

Stranger Things Dizisi...

Stranger Things dizisi 2.sezonunu yayınlasa da , dün akşam 1.sezona başladım ben.

Fantastik ve bilim kurgu filmlerini ve dizilerini çok seviyorum, büyük bir ilgi ile izliyorum. Dün gece iki bölüm izledim. Özellikle çocuk oyunculara bayıldım. O nasıl bir rol yapmadır yahu.
Bakalım ilerleyen bölümler nasıldır?
İzleyeniniz var mıdır bilmiyorum ama izlemiyseniz bir göz atın derim.,

Dizi aynı zamanda 1980'lerin bilim kurgu ve korku klasiklerine yapılan bu nostaljik gönderme, En İyi Drama dahil 18 dalda Emmy adayı olmuş.
 Netflix dizilerinin çok iyi olduğu söyleniyor, bende eşim sayesinde öğreniyorum.
Yazarken düşündüm de "eşim olmasa ne yapacakmışım " hissettim kendimi😕😁😳😬😊 tüm bu emojileri hissederek yazıyorum :)
Şaka bir yana benim gibi bilgisayardan az anlıyorsanız anlayan birinin yanınız da olması iyi oluyor.
 Burdan bir selam çakayım beyime de dimi :)))))

Öyle işte. Bugün babam geldi. Cuma günü annemin 1.yılı ............ 
Sözlerle anlatamayacağım duygular içerisindeyim. Dışım başka içim bambaşka resmen.....


Haydin ben kaçtım...


19.6.17

Big Little Lies Dizisi...

Bu dizinin tanıtımını Sevgili Şebnem'in bloğunda ( OytunlaHayat bloğu) gördüm.
Oyuncu kadrosunda ki bu üç kadını da çok beğeniyorum ve mini dizi olması da cazip geldi.

Şebnemmm iyi ki paylaşmışsın, geceleri keyifle ve merakla izledim diziyi...
Müzikleri ve sahil kasabasında geçmesi sebebi ile görsellikleri bir harikaydı.
Konusu çok trakedik ve izlerken biraz da bildik...
Kitabı da varmış bu dizinin biraz bakındım ama türkçeye çevrilip çevrilmediğini bilmiyorum, bilen varsa paylaşsın lütfen.

Konusuna gelince;
bir sahil kasabası, özellikle ebeveynler devlet okulunun iyi olamsı sebebi ile burayı seçmişler.
Zengin, süsülü ve sanki mükemellermiş gibi bir hayat gösterisi.
İçeriden bakıldığında mükemmel olmayan, sorgulayan aileler...
Bol dedikodu, yüze gelince herkes muck muck...



 Özellikle sarışın olan kızı hep komedi tarzında izlemiştim, burda ki karakteri ve oyunculuğu ile şaşırttı  beni.
Bence Nicole Kıdman hiç yaşlanmıyor, devamlı genç, dinamik ve güzel ve çekici biri.
Diğer kızımızıda genelde bilim kurgu filmlerinde görmeye alıştığımızdan burda ki rolü ile de sevdim.

Konusu merak uyandıran ve sürükleyici bir dizi.

İzlerken düşündüm bol bol; illa ki mükemmel anne olmak mı zorundayız? İllaki diğer annelele aşık atmamız mı gerekli?
Tek bizim çocuğumuz mu akıllı, özel? vs....

Tavsiye ederim bi göz atın diziye...

Haydin iyi geceler, iyi haftalar arkadaşlar...


3.3.17

Divorce ( Boşanma) Dizisi Hak..

Nereden not etmişim hatırlayamadım ama uzun zamandır yabancı dizi izlemiyordum/yemiyordum...
Bizim kız öğlenleri 3-4 saat uyuduğundan, gece uyku saatleri de ister istemez 23:00-24:00 arasına kayıyor...
Tabi eğer gündüz hava güzelse ve biz dışarı çıkıp parkta 3-4 saat geçirdiysek akşamına rahat ediyoruz. :)

Birde büyüdükçe, farkındalığı da arttıkça daha fazla oyun oynamak istiyor. Hatta arada okula gitmek istediğini söylüyor, neden okuyamadığını soruyor ve bu duruma çok üzülüyor.

Velhasıl gündüzleri sokak akşamları da evin içinde dönünce geceye anca kitap okumak için gücüm kalıyor. Ki artık eskisi gibi çokca da okuyamıyorum. Elbet birgün bende eski hızıma kavuşucam. [ bu arada canı sağolsun mutlu olsunda ay çöreğim başka şey istemem :)) ]

 İşte film notlarıma bakarken Divorce dizini not etmişim. Bi bakayım dedim ve iki bölüm izledim bile.

Tabi bizim alıştığımız karakterden uzak bu sefer S.J.Parker.
Nedense bu kadının oynadığı dizi olsun film olsun çok seviyorum.
Tipi ve davranışları çok hoşuma gidiyor izlerke çok keyif alıyorum. Birkaç tane daha var böyle sevdiğim oyuncu. Hemen hemen her filmlerini izliyorum...

Bu dizi de boşanma arifesinde ki karı koca ve hayatlarını anlatıyo.
Çok detay yazamıyorum hem o kadar izlemedim hemde izleyecek olanlar için hoş da olmaz. :)
Yalnız tabi dizi de önce France boşanmak istiyor; hayatında birlikte olduğu başka bir adam var ve kocasını artık sevmediğini düşünüyor. Bir gece arkadaşlarının partisinde yaşanan kötü olaylardan sonra kocasına duygularını itiraf ediyor.
Kocası afallıyor tabi... Konunun seks mi olduğunu soruyor...
Sonrasında birgün karısının telefonnu çalar ve ekranda sadece j. yazıyordur. Adam araştırır ve karısının sevgilisi olduğunu öğrenir.
Olaylar bundan sonra başlıyor...
Gideri var dizinin. Devamını izleyeyim paylaşırım yine sizinle de...

Aslında düşündüğünüzde uzun süren evliliklerde ara bir durağanlık oluyor sanırım. Alışkanlıklar, davranışlar zamanla yaşananlar bir rutine bağlıyor hayatları.
Tabi bazen ister istemez sıkıntılar olabiliyor.

Bence evlilik hem zor hem kolay. Fazla beklentiniz yoksa daha doğrusu karşınızdakine bağımlı yaşamıyorsanız iyi gidiyor evlilikler.


 Tavsiye edeceğiniz diziler var mıdır ayrıca? Bu aralar çok koptum dizi olayından da...

İyi geceler, hayırlı bereketli, huzurlu cumalar olsun blog.




16.1.17

Televizyonla aram... İzlediğim Diziler...

Televizyon izlemeyi bir türlü sevemedim, sevemiyorum.
Hatta bazen alıyorum kumandayı elime, şöyle zaping yapayım diyorum... yapıyorum da ama durupta izleyecek birşeyde bulamıyorum. Genelde akşam tartışma programlarını ve haber kanallarını seviyorum. Hatta çoğu zaman film izlemek için kullanıyorum tvyi... Eğer kız uyumuşsa ve işim yoksa hemen bir kahve yapıp kendime kitabımı okuyorum...
Yada uzun zamandır yaptığım birşey var... önce anneme dua ediyorum, anlatıyorum kendime olanları... sonra da kitabımı okuyorum...
Bazen herşey normalmiş gibi geliyor...bazende herşey çok ağır geliyor....

Ama iş yabancı dizi ve film izlemeye gelince çok seviyorum. Çünkü bizim dizilerde ki aşk, zengin-fakir aile muhabbeti çok sıkmaya başladı. İsterdim ki bizim Ülkemizde artık senaristler, yönetmenler farklılıklar yapsa; şöyle sürükleyici dizi çekseler... daha çok var sanırım buna...
ps: elbette dizi izleyenlere saygım sonsuz..

Geçen senelerden  beri ilgiyle izlediğim/iz birkaç dizi var.
Bu ara birkaç bölüm birden indirip seyrediyoruz en ufak bir boşlukta. Bunlardan biri Bingbang Teori.
 Çok keyif alıyorum, hele o espriler beni benden alıyor. Kısa ve öz olmasıda çok iyi.. Hatta izlerken diyorum/z ki; biz herhalde böyle şakalar yapsak..ooooo.ooo arkadaşlıklarımız biter...


bigbang teori



Diğer bir dizide ki bu dizi bence çok çok iyi çekilmiş bir dizi. Her ne kadar konusu hayal ürünüdür diye başlangıçta yazsa da. Bildiğiniz OrtaDoğu meselesi...
tryant
İzlediniz mi bilmiyorum ama konu olarak sürükleyici bir dizi.

Diğer dizimiz ise Da Vinci's Demons  Bu dizi de çok sürükleyici... Özellikle olaylara bakış açısı, tarihi alıntılar olması ve çekimler bir harika. Tek üzüldüğüm nokta 3.sezondan sonrası yok....
da vinci's Demons
Bir iki dizi not ettim kendime ama henüz başlayamadım onlara da....

Sizin var mı sıkı takip ettiğiniz diziler?