Martı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.3.19

Jane Eyre ....

Canım çok sıkkın aslında...
Mevzu benim için derin ama yazıya da dökemeyeceğim bir şey....
nasıl da bir tek olay bile kafamı günlerce meşgul ediyor aklım şaşıyor...
Uzun zamandır bu kadar çok sıkılmadığımdan sanırım " ohh artık eskisi gibi değilim, önüme bakıyorum" diyordum...
taki canımı sıkan olayı yaşayana kadar.
demek ki henüz tam öğrenememişim ki evren beni sınıyor.
Biliyorum bu da geçecek...hiçbir şey kalıcı değil....



Neyse efenim şubat ayının son haftası bitirdiğim kitabı anlatayım...



Uzun zamandır listemde olan kitaplardan bir tanesi daha...

JANE EYRE/ CHARLOTTE BRONTE

Nasıl atlamışım bu kitabı bilmiyorum.
Belki de çoğunuz okumuştur.

Özellikle karakterin güçlü duruşu hele hele o dönemi düşünürsek çok iyiydi.
Tabi konusuna bakınca o dönemde ki dini baskılar, aile kavramı, genç kızların okumasından çok, okuma yazma bilmesi yeterli.
Daha çok biçki, nakış, bir müzik aleti çalma gibi kavramlar daha önemli.
Bir de kızın çeyizi olarak "para"...
Hoş şimdi de değişen şeyler çok az.

Okurken özellikle yengesinin davranışları ve Jane Eyre'yi odaya kapatması çok etkiledi beni.
Ve en çok da dik duruşu hoşuma gitti....

Biraz araştırdığımda yazarın o dönemlerde kadın yazarları kaale almamalarından dolayı takma isimle yazdığı kitabını ve üç kız kardeşinde kitapları olduğu...

Daha çok "iç kale" yöntemi ile yazılmış bir kitap Jane Eyre.
Yani dış güzellikten çok iç güzelliğini ön plana çıkartması, hayata tutunmaya çalışması vb..detayları sayabiliriz.
İnternette uzun uzun anlatmışlar. Ben daha çok bana hissettirdiklerinden bahsetmek istedim.

Sanıyorum ki cinsiyet ayrımcılığı, bazı davranışların hep erkeklere mahsus düşünülmesi hep var olmuş bir sorun.
Bu kitapta güzel olan ise; Jane E.'nin aşkı öyle güzel yaşıyor ve hissettiriyor kii...sayfalar akıp gidiyor...

Tanıtım Bülteninde şöyle der;

On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, ona kötü davranan yengesinin evinde yaşamaktadır. Dayısının isteği üzerine, yengesiyle yaşayan Jane, kuzenleri tarafından da zorbalığa uğramaktadır. Yengesi Bayan Reed en sonunda çareyi Jane’i yatılı okula yollamakta bulur. Yatılı okulda da zor zamanlar geçirmeye devam eder. Sonunda orada öğretmen olarak çalışmaya başlayan Jane kendini okulda sıkışmış hissettiğinden hayatına farklı bir yerde devam etmek ister ve verdiği bir mürebbiyelik ilanına cevap gelince, Bay Rochester’ın malikânesinde çalışmaya başlar. Çok geçmeden oradaki hayatına alışan Jane, malikânenin gizemli efendisine âşık olur ama hayat ona beklemediği zorluklar çıkarmaya devam edecektir. Charlotte Brontë’nin güçlü ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen kahramanı Jane Eyre’ın bu klasik hikâyesi, gerek kasvetli havası gerek erkeklerin egemen olduğu bir dünyada kadın olmanın zorluklarını betimlemekte İngiliz edebiyatının en önemli romanlarından biridir.
(Tanıtım Bülteninden)


Tek sıkıntı ben nasıl bir gaflete düşüp de Martı Yayınlarından aldıysam....
Çeviride ki sürekli cümle hataları, devrik cümleler, eksik kelimeler çok rahatsız etti beni.
Belki de dedim çeviride de hatalar vardır.

O yüzden okumadıysanız ve okuyacaksanız başka bir yayınevine bakın derim.


7.9.17

Okuduklarımdan... Demir Köprü Ve Tozlu Rüyalar Kitapçısı


Yine bir gün Kadıköy'deyim ve yine ilk uğrak yerlerimden olan YapıKredi Yayınları'na uğradım.
Muhakkak bir kitap alır çıkarım. Yazarın çevirmiş olduğu birkaç kitabı biliyorum ama kendi kitabını hiç okumamıştım. Böylelikle Demir Köprü/Kamuran Şipal kitabını aldım.
Aslında kelimeleri ve cümleleri çok dokunaklı.
Yalnız okurken yoruldum, kendimi tuhaf hissettim belki de benim için uygun zaman değildi.
Konu olarak da "anne-oğul" arasında ki yarım kalmışlıklar, yaşam mücadelesi vs.. anlatılıyor.
Bir daha  ileriki zamanlar da okumak üzere rafa kaldırdım....




 Bir diğer kitabımda A101 marketinden aldığım kitap; Tozlu Rüyalar Kitapçısı / Cynthia Swanson'a ait.
Yazarın ilk kitabıymış, gayet de başarılı bir roman.
Yalnız bu kitapta diğer Martı Yayınlarının kitaplarında olduğu gibi yazım hataları ve çeviri eksikleri vardı.
Yine de kitabın ahengini bozmadan okuyabiliyorsunuz.

Böyle ara kitaplar ara ara ruhuma iyi geliyor.
BU kitabı da önce ismini sevdim sonra konusunu sevdim diyerek aldım diyebilirim.
Okurken muhakkak bir fincan çay yada kahve eşlikçiniz olsun. O kadar akıcı ki elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Sanki okurken yabancı dizi izliyorum gibi hissettim.

Konusuna gelince; 
ana karakterimiz Kitty ve en yakın arkadaşının ortak açtığı kitapevi bulunmakta. İki kardeş gibi olan arkadaş yalnızdırlşar. Birgün Kitty'nin rüyası ile başlıyor hikaye. Ama öyle aşk romanı ile karıştırmayın kitabı.
Okurken o kadar çok kendi hayatınızdan parçalar bulacaksınız ki...

Sonra efenim Kity rüya ile gerçeği karıştırı ve döngüsü başlar.
Bu kadar detay yeter kitap güzel bir kitaptı, okumak isteyenleriniz olursa hiç tereddüt etmeden alabilirsiniz efenim. :)