29.11.13

Şeker Yüklemesi, gezmece derken hafta bitti...

Bugün güne erken ve aç bi şekilde başladım.... Çünkü şeker yüklemesi yapılacaktı. Ve geçen sefer biraz yüksek çıktığından bu sefer ki yükleme 100'tü..... ve her saat başı 3 kez sizden kan alıyorlar. Çok şükür atlattık bunuda ve normal hatta değerin altında bile çıktı. Gerçi ben doktora demiştim; ilk yükleme yapıldığı hafta ben hem aşureleri hem tatlıları götürmüştüm, kesin ondan yüksek çıkmıştır dedim ama doktor da haklı olarak riske atamayız yeniden bir soz yükseğini yapmalıyız dedi. Veee sonuçlar yazdığım gibi. Çünkü gebe kaldığımdan beri o kadar dikkat ediyorum ki yememe içmeme anlatamam.

Artık 26 haftayı bitiriyorum. Çok şükür hala yaşantımda bir kısıtlama olmadı. Sadece yavaşladım biraz o kadar. :))  Mümkün olduğunca heryere yürüyerek gittiğimden çok iyi geliyor bana. Kilo da almadığımdan bel ağrılarımda başlamadı.

Daha önce yazmıştım ufaktan hazırlıklara başladık. Geçen hafta HavuzluHan'a gittik. Çok ucuz bir yer değil ama pahalıda eğil. Hatta bazı ürünlerde kampanya bile yapmışlar. Birde bi avantajı var; bir çok aradığınız bebek malzemelerini toplu halde bulabiliyorsunuz. Biz hastane çıkışımızı, bir kaç badı, tulumumuzu aldık. Avize siparişimizi verdik, gardıropta yapılıyor. Bir tek beşik kaldı onuda İkea'ya gidip alınca tamam olucak birçok şeyimiz.


Aaa bu arada bu hafta çok keyifliydi, kardeşimgiller bizde kaldı ve minik kuzumla bolcana vakit geçirdik. Büyüdükçe yeni hareketler ve sözlerle beni/bizi şaşırtıyor. Oynadık, güldük derken gittiler, evimiz çook sessizleşti.... Önümüzde ki hafta ben gideyimde arayı kapatayım hemen. :)

Kitaplardan Hayalperestler/ Patti Smith bitirdim. Aynı zamanda müzisyen olan yazar bu kitabında çocukluğundan aklında kalanları paylaşmış. Sevidm kitabı, yazım dili güzeldi.

Şimdi okuduğum kitap ise Lütfen Anneme İyi Bak . Şimdilik nefis gidiyor. Özellikle yazarın kurduğu cümleleri ve bakış açısını sevdim. Okurken sizde kendi hayatınızdanbazı anları sorgulamaya başlıyorsunuz....

Vee derken hafta bitti...
Hepinize keyifli haftasonu, iyi akşamlar.


20.11.13

Kısa kısa....


Bugün hava mis gibiydi. Tadını çıkartmak gerek dedim ve kendimi Kadıköy sokaklarına attım. ( bu yazıyı yazarken yağmur başladı) Aslında bu aralar hemen hemen hergün sokaklardayım. Fazla yürüdüğümde kasık ağrılarım olsa da yürümekten vazgeçmiyorum. Genelde kız çocuğu gebelikte kasık ağrısı yapar diyorlar; o yüzden çok ağrım oluyormuş. Ben demiyorum valla büyükler ve tecrübelilier söylüyor :))))

Salı günü şeker yüklemesi için Selimiye Via Hospital'a gittik. Tabi öncesinde ki 4-5 gün ben bolcana şekerli yiyecekler yemiş olmanın acısını şeker yüklemesi ile ödüyorum çünkü tokluk şekerim yüksek çıktığından bi 10 gün sonra 100CC'lik şeker yüklemesi yapılacak. Doktor riske atmayalım tekrar yükleme yapalım dedi. Sonuçta aşure ayındayız ve ben iyi bir aşure yiyicisi olduğumdan bu sene de hakkını vererek yedim. Tabi eşimin doğum günüydü pasta, mevlütte helva derken şeker tavan yaptı bende.....
Oysa ki gebe olduğumdan beri o kadar sağlıklı besleniyorum ki hala kilo almadım. Sadece göbüş büyütüyorum :))) yediklerim kızımıza yarıyor ve kendisi kilo alıyor. Aslında kilo almayayım diye de uğraşmıyorum, bilinçli beslenmeye çalışıyorum, iki canlıyım diye herşeyi fazlasıyla yemiyorum vs.. bide sanırım ben şanslı gebelik yaşayanlardanım yediklerim daha çok bebeğe gidiyor.
 6.ayımdayım. Şeker yüklemesi dışında başka bir testimiz yok bu ay. Kızımız da büyümüş, ve babasına benziyor :) Henüz hareketlerini daha derinden hissediyorum sonraki aylar da daha yoğun hissediliyormuş. Gün geçtikçe içimde ki ona kavuşma duygusu artıyor.  Birde odasını hazırlamaya başladığımızdan daha bir keyifli geçiyor günler. Eşimde bende öyle heyecanlıyız ki... Allah isteyen herkese istediği zaman bu duyguyu yaşatsın.

Eee tabi dün salı idi. Meşhur Salı Pazarına gitmeden olmaz. Dün dr çıkışı salıya gittik eşimle. İyi bir performans gösterip saatlerce pazarda dolaştım. Alışverişimizi yapıp kendimizi eve attık. Yemek sonrası hemen keyif çayını ocağa attık, yanına da tencere böreği yaptım. Dvd'ye de Şirinler2'yi  tatktık.


Keyif yaptık.  Bugünde sokaklar da olunca yarın dinleneyim artık değil mi? :)









Hurç içinde ki eşyalarımı düzeltirken-ayırırken bu bebeğimi de buldum. Hatırlayanınız çoktur diye düşünüyorum. Ne çok oynardık bu bebeklerle. Bende kızıma saklıyorum şimdi.









Ve yazarın bir kitabını daha bitirdim. Bu kitabı arkadaşım hediye etti ve ne güzel bir kitap hediye etti.
 Özellikle bu kitapta ki kahraman kızımız Ala'nın hayatı, hayata tutnma çabası, yaşadıkları... kitap bitti ama izi kaldı diyebilirim. Yazar Psikayatr ve yaşanmış hikayelerden seçerek kitabını yazıyormuş. Yorumlar, anlatılanlar, anlatanlar... hayat herkese eşit davranmıyor diyorsunuz bir kez daha kitabı okurken...
Ve anne-babanın çocuğuna nasıl bir gelecek vereceği ne kadar önemli... ailemizi seçemiyoruz ama ebeveynler kaderimizi şekillendiriyorlar...... Bu cümle üzerinde düşünmek gerek ve çocuklarımıza birey olmayı, aile olmayı davranışlarımızla, hislerimizle, dokunuşlarımızla hissettirmeliyiz... vs....

Böyle işte bir günü daha geride bıraktım/k.

İyi akşamlar.....



15.11.13

Buluşma, film, kitap derken bir haftayı da devirdik...

Güzel, keyifli, sohbetli, hediyeleşmeli bir cumartesi gününü geride bırakıp yeni bir cumartesiye ne çabuk geçiyoruz. Zaman bana bu aralar hızlı geçiyormuş gibi geliyor.
Geçen hafta blogdan tanıştığımız ve güzel bir arkadaşlık kurduğum/uz kızlarla buluştuk Taksim'de.  Kimlerdi derseniz Natali( Baykuş Gözüyle), Zeynep( Düşlerimin Rengi) Ayşegül( AnnemMahsustan) ve Didem'le buluştuk. Tabi güzel bir gün ve sohbet olunca fotoğraf çekmeyi atlamışım( aslında devamlı fotoğraflayan ben nasıl çekmedim anlamadım :) ) Ama fotoğraf isterseniz Baykuş Gözüyle bloğuna bakabilirsiniz. :)

Uzun zaman olmuştu buluşmayalı, anlatacak, paylaşacak çok şey vardı. Zaman yetti mi derseniz yetmedi. En yakın zamanda tekrar buluşmak üzere ayrıldık. yi ki bloğumu açmışım diyorum herzaman. Çünkü öyle güzel insanlar tanıdım ki. Bazıları ile tanışıklığımız dışarıda da görüşmelere ulaştı, bazıları ile sadece yazılarımızdan ama hepsi hepinizi iyi ki tanımışım diyorum.

Geçtiğimiz haftalarda yine blogdan tanıştığım Özlem "Aile Çay Bahçesi/ Yekta Kopan" kitabını hediye göndermişti.Tekrar teşekkür ederim Özlem'cim. ( bloğu tıktık
Bir çırpıda okuyorsunuz kitabı; anlatım dili, kelimeler sade. Ama sanki bir şey eksikti konuda, anlatımda. Konusuna göre roman değildi bence.

Çarşamba günü eşimin doğumgünüydü. Dışarıda başbaşa kutladık. Biliyorsunuz bundan sonra( ki hiç şikayetçi değiliz) 3 kişi olucaz ömür boyu :)))
Kadıköy'de  Cafe Rea vardır. Ortamı, sunumları, davranışları ve en önemlisi fonda çalan Fransız Müzikleri ile harika bir mekandır.  Tavsiye ederim.
Burdan yer ayırtıp beyimi yemeğe çıkarttım. :))))
 
 Güzel, sohbetli bir akşamdı bizim için.  İşte haftayı böyle tamamladık sayılır.

Bugün de uzun zamandır film izlemiyorsun Güllüşah deyip tavsiye üzerine
Pan'ın Labirenti  filmini ziledim. IMDB'den 8,1 puan almış ve ödüllü bir film. Konusu 1944 İspanya iç savaşı dönemini anlatıyor. Anlatırkende film içine fantastik öğeler de eklemişler. Bir çocuğun gözünden bazı şeyleri aktarmışlar. Güzel bir filmdi.

Haftasonu programım yoğun. Yarın kayınvalideme kahvaltıya  sonrası da Kadıköy'e gidip bebişimizn gardırop siparişini vericez. Pazar günü bir arkadaşımın çocuğunun 40 mevlüdü var oaraya gidicez arkadaşla, akşama da eşimin babanesinin senesi mevlüdü var. Pazar günüm bol okumalı geçecek....

Şimdiden keyifli, sohbetli haftasonunuz olsun. :)










3.11.13

Biten Kitap, yeni denenen tarif, konser ve bennnn. :)))))


Kasım ayına sıcak havayla başladık. Bu sene kış mevsimi, soğuklar ve yağmur geç gelicek sanırım.

Bu haftayı iğnelerle, ilaçlarla, gezmeyle bitirdim/k. Bildiğiniz gibi Akdeniz Anemisi taşıyıcısı teşhisi konulmuştu ve iğnelere başlamıştım. Son 2 iğnem kaldı ve sonrasın da aylık kontrollerle belirlenecek tedavi...
Tetanoz aşısının 1.dozunu vuruldum. Aralık ayında 2.doz yapılacak. Bir kaç gün kolum ve omzum çok ağrıdı. Yaparmış bu aşı. Magnezyum ve kalsiyum ilaçlarına da başladım. İlaç sevvmeyen ben nasıl zor içiyorum anlatamam.
 Önümüzde ki hafta da şeker yüklemesi yapılacak. Bu yüklemeler dışında hamileliğim iyi geçiyor. Karnım büyüdükçe  nefes alışlarım daha bir sıklaştı. Bir de sırt ve kemiklerimde de ağrı oluyor. Eeee kızım kendine yer açıyor tabiii ::))))))))) Yavaş yavaş alışverişe başlama zamanımız geldi. Son aya bırakmamak gerektiğini söylüyor tecrübeli anneler. Bende henüz aktif olarak gezebildiğimden alınacak şeyleri halletmek iyi olacak tabikisi :) Sağolsun eşim; bebek arabası, beşik ve gardropla ilgilendi, araştırdı, hatta hala araştırıyor; bana da karar aşaması kalıyor.

Bunu dışında pazartesi günü Cemal Reşit Rey'de "Üç Semavi Din'in Birlikte Yaşamak Konseri"ne gittik eşim, ben ve arkadaşla. Arkadaşımızın eşi Taşkın Savaş Müzik Topluluğu Korosunda. Davet etti bizi. Geçen sene Aya İrini Sahnesinde çıkmışlardı ve gidememiştim. Çok istemiştim, bu sene gittik. Çokk güzeldi. 
Özeti şöyle;
Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Cumhuriyetin 90. yılı kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen 'Birlikte Yaşamak Konserinin ilk bölümünde Sinagog Maftirim Korosu, Nişan Çalgıcıyan Akapella Korosu ve Taşkın Savaş Müzik Topluluğu sahne aldı. Üç semavi dine mensup korolar, zaman zaman ayrı, zaman zaman da birlikte ilahiler seslendirdi. ( alıntıdır)

Sunuculuğunu Ayşe Egesoy o müthiş ses tonu ile yaptı ve konserin 3.bölümünde CRR Korosu Toplululğu da Türk Sanat Müziği seslendirdi.
bizden bir karede olsun dimi :))











 Bu hafta eşim "fırında yumurta"yaptı. Sufle kabında yapıyorsunuz ve 10-15 dakikaya hazır. Hem tarifi de kolay.
 Kabın içine biraz tereyağ koyum. İsteğe göre domates, biber, peynir, yeşillik vb.. baharat ekleyin. Üzeribe bir yumurtayı kırın, onun üzerine biraz daha tereyağ ekleyin ve fırına sürün. Hımmmmmm enfes oluyor.

















 Kitaplardan da Günahın Üç Rengi/ Gülseren Budayıcıoğlu kitabını okudum. Arkadaşım okumuş ve okumam için bana da getirmişti. Ve mutlaka oku beğeneceksin dedi. Haklıda çıktı. Yazarımız aynı zaman da Ankara'da Madalyon Kliniğinin sahibi ve psikayatr. Başka kitapları da var. Hastalarından yola çıkarak ve izinler alınarak yazılmış bir roman. Yer yer kendinden de örneklerle anlatmış yaşanmışlıkları.
Eğer psikoloji romanları seviyorsanız okuyun derim.



Birde pazar akşamları Öteki Gündem/Pelin Çift'n programı var. Konuları ve konukları sağlam bir program hazılrıyor. Genellikle bilinmeyenlere dair, kadim dinler, tarih vb.. gibi konuları işliyorlar.
Habertürk Kanalında saat 23:15 de başlıyor. Böyle programları sevenlere duyrulur.

Hadi ben kaçar. Şimdiden iyi haftalar hepinize.