15.7.16

İstanbul Gezisi ve Salı pazarı Turu...

Geçtiğimiz hafta arkadaşlar aradı ve hadi gelin Eminönü'ne geçelim dedi. Bende neredeyse 1 yıldır geçmemiştim... Aslında bir ara tam gezi palnı yapıyordum ki kendime Taksim'de ki patlama olunca herşeyi ertelemiştim.. Ki hala bazı yerlere gitmek tedirgin ediyor beni.... Çocuk olduktan sonra bu tedirginlik daha fazlalaştı... 

Neyse velhasıl biz geçtik karşıya... Öncelik elbette olmazsa olmazımız Mısır Çarşısından geçmek oldu... Tabi alışkın olmadığımız bir görüntü vardı; poliler vardı her yerde ve arama yapıyorlardı... Elbet güvenliğimiz için ama tedirgin olmadan edemiyoruz...

Ordanda Tahtakale Cad.sinden yukarı neredeyse bütün takıcıları geze geze hatta bir sürü takılar alarak yukarı ŞarkHan'a çıktık.
Bilmeyenleriniz varsa muhakkak uğrayın bu hana. Aslında bundan 4-5 sene evvel daha güzeldi içi ama şimdide de görülmeye değer. Daha çok uzak doğu eşyaları ve kıyafetleri var...Birçok şeyi toptan yada tek tek alabiliyorsunuz ve fiyat olarak da çok uygun.
Efenim şapka da pek renkli pek güzeldi ama anca poz verecek kadar taktım... :))
 Eve dönüş yolunda yokuşun orda ki otoparktan harika bir İstanbul manzarası mevcuttu...
Boşuna İstanbul adına şiirler, romanlar, hikayeler yazılmıyor... Özellikle metropol bir şehir olması bir harika... Cami de var, kilise de... hanlar da var apartman daireleri de....

Bu hafta da bir Tarihi Salı Pazarı yapalım dedik beyimle...
Sever misiniz bilmem ama? Çok severim pazarı gezmeyi..
Aradığım bir çok şeyi bulduğumda hele daha bir keyifli oluyor pazar...
Şimdi sıra da cumartesi günleri Pendik'te kurulan pazar var, neredeyse 10 yıldır gitmiyorum... bi gideyim göz atayım dimi ama .... özlemişlerdir beni... :)))

Dün acı bir olay yaşandı Fransa'da.... Terör artık tüm Dünya'nın sorunu ama ülkeler kendi başlarına gelmeden anlamıyorlar sanırım... Oysa ki Dünya'da barış için elele vermek gerek... ayırım yapmadan, beslemeden bu olayları.........
Acı düşen evlereRabbim sabır versin....

Hayırlı Cumalar... keyifli haftasonunuz olsun efenim.









9.7.16

Biraz Hüzün biraz Elif Şafak, Stefan Zweig...

Geçmiş Bayramınız Mübarek olsun blogdaşlar...

Biz bu bayram da neredeyse yalnızdık. Kardeşimgiller annemlere gittiler Fethiye'ye.
Hem ziyaret hem tatil oldu onlar için. Birde sevdikleri dostaları ile yaptılar ki daha bir keyifli oldu onlar için.

Güneş tüm sıcaklığı ile ısıtırken bazı evlere de hüzün çöker... bayram sabahı çok sevdiğim can dostum, arkadaşım, can'ım babasnı kaybetti..... acısını paylaşmak için Sakarya'ya gittik eşimle....
.......................................
Bir eve daha hüzün düştü ve bizler hayatta kalanlar yine sorgulamaya başladık bazı şeyleri....
Hep böyle oluyor değil mi?
Eğer hastamzı varsa ve hastane odalarındaysak sağlığımızı... eğer bir eve ateş düştüyse de kendi hayatımızdaki büyüklerle olan ilişkilerimizi sorgularız birkaç gün......
Rabbim sabır versin Can'ım arkadaşıma ve ailesine..... :((((


elif şafak Havva'nın Üç Kızı
 Tabi bu olaylar yaşanırken kitap okumalarıma sığındım. Bana üzüntülüyken çok iyi geliyor kitap okumak... yada uyumayı tercih ederim. Tabi kızdan dolayı öyle uyumalar nerde... bende ikinci seçeneğim olan kitaplarıma sığındım...
Elif Şafak/ Havva'nın Üç Kızı kitabını severek okudum... yorumlara baktım da yine aynı şeyler dönüyor... Yazarın cemaat sayesinde yükseldiği vs...
Bana göre Elif Şafak Ve Orhan Pamuk ömürlerinin sonuna kadar hep bu ikilemlerle karşılaşacaklar...
Çünkü seven ya çok seviyor yada hiç sevmiyor...
Evet eksikler havada kalan şeyler vardı kitabın genelinde.. ama günümüz gidişatına bakarsak yazdıkları da hiç de basit değildi.... ötekileştirme artık o kadar çok yapılıyor ki....  kafan açıksa dinsiz, kapalıysa da dindarmışsın gibi algılanıyor...  aile içi çatışmaları ve yorumlarını sevdim...
Diyeceğim odur ki... sevdim ben kitabı.... :)


Stefan Zweig
Yok yok ben bir türlü sevemedim Stefan Zweig kitaplarını...
Biliyorum çok fazla yere göğe sığdırılmıyor yazar. Elbet vardır haklı yanları ama bana uymuyır yazım dili.
İlk Satranç kitabı ile tanıdım ve öyle pek de " çok iyiydi" diyemedim.
Böyle durumlar da hemen yazarı listemden silmem, bir kitabını daha okurum. Ki daha sonra Amok Koşucusu kitabını okudum, sonra da bu kitabını okudum...
Ama anladım ki olmuyor, ilerlemiyor sayfalar.
Sanırım bunda en büyük etken devamlı olayların kadınların aşk üçgeni etrafında dönüyor olması. Tamam bakış açılarında ve bazı cümlelerinde ki tespitler altı çizilesi ama genele vurunca ilerlemiyor....
Ve bu kitap ile artık noktayı koydum yazar ile arama......

BUgün güzel bir İstanbul turu yaptık ama oda artık bir sonra ki yazıya kalsın.

İyi geceler blogger..
Sohbeti bol olan bir haftasonunuz olsun...

1.7.16

İpek Ongun Ve YIkanan Kadınlar Tie Ning...Kitapları yorumu..

yıkanan kadınlar tie ning

Uzun zamandır elimdeydi bu kitap...
Başlar da biraz durağan başladı ve "eyvah okuyamayacağım bu kitabı galiba" dedim kendime..
Araya başka bir kitap daha alıp okumaya devam ederken bir baktım kitap bir açıldı, bir güzelleşti...
Elimden bırakmak istemedim okurken...
Uzak Doğyu hem seviyor hem merak ediyorum o yüzden daha bir keyifle okuyorum Çin Edebiyatını...
Kendimize birazcık da olsa yakın buluyorum kültürlerini...

Kitapta birçok detayı bir arada bulabiliyorsunuz. Özellikle o dönemin siyasi, sosyal olaylarını da güzel aktarmış kitap.
Ve diyorsunuz ki "kadın "her yerde kadın ve daha fazla çile çeken, daha fazla mahalle baskısı gören taraf, varlık oluyor....

Konusuna gelince 2 farklı neslin gözünden hem o dönemi hem hayatlarında ki yaşananlara tanık oluyorsunuz.....
Tabi ana karakter Çio... kızkardeşi var ki ben en çok ona sinir oldum.....

Kitabın kapağında 1994 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Japon yazar Kenzaburo Oe'nin bu kitap için söylediği "Son on yılda çıkanlar arasından on edebi eser seçmem istenseydi, kesinlikle Yıkanan Kadınlar'ı aralarında sayardım" sözü yer alıyor. Oe'nin burada kast ettiği zaman dilimi 2000-2010 arası. Ben Yıkanan Kadınlar'ı beğendim. DR'ın kampanya döneminde ki standında denk gelmiştim, kararsız kalmıştım ama iyi ki almışım dedim. Çünkü başka bir bölümde hiç rastlamadım kitaba...
Filmide çekilmiş ama henüz bulamadım nette, araştırmaya devam. Bileniniz varsa benle paylaşırsa memnun olurum. :)

 
ipek ongun
 A101'de ara ara indirimli kitaplar oluyor ve öyle bilinmedik değil bilindik yazarların kitaplarını getiriyorlar....
Bu kitapda onlardan biri... Sanırım yaşım kaç olursa olsun hiç sıkılmadan ve düşünmeden alacağım, okuyacağım bir yazar benim için İpek Ongun...
Ara kitap olarak okuyorum okurken öyle içimi rahatlatıyor ki anlatamam....
Yine bu kitpata Yağmur Öğretmenin hayatından başlayarak hayata dair bir roman olmuş...
Daralan ruhuma iyi geldi diyebilirim.

Siz sever misiniz İpek Ongun'u?
Gerçi bir nesil "Yaş On Yedi" kitabı ile büyüdü ki hala en olma sırasını koruyor bende.... Kızıma da okutmayı düşündüğüm bir eri bu seri... Tabi okumak isterse...Teklif-öneri benden karar vermesi Umay'dan. :)



Kadir Gecemiz Mübarek Olsun...

Kadir Gecesi Duası





Kadir Gecemiz Mübarek olsun...
Rabbim ülkemize sabır ve iyi günler nasip etsin.. Hatta tüm savaş olan ülkelerde acı çeken annelerin, babaların, çocukların acıları dinsin...... Hastalarımız şifa bulur İnşallah...
Artık terörle ilgili duygularımızı biliyoruz... Geçen gün yaşanan olaydan sonra ruh halimi az çok tahmin edersiniz...
.. ...... 
Evet belki de terörün niyeti "korku psikolojisi" yaratmak... evet bizleri sokaklardan soğutmak..
Ama evet korkuyorum sokağa çıkmaya, kalabalık yerler de dolaşmaya...
en çok da her anne baba gibi evladımın başına bişey gelmesinden, yetim-öksüz kalmasından korkuyorum...... 

Ve ellerimi duaya açarken en çok ülkem için açıyorum.......

Bitecek bu kabus gibi günler diyorum ve ister istemez bu karanlık duygularımı içime gömüp normal hayatıma adapte olmaya çalışıyorum.....