Samuel Beckett ve Üçleme Kitabı...

Samuel Beckett ile ilk 2019 Notos Dergisi ile tanıştım sayılır. Sonra bir kaç kitabını almıştım. Sonra Jame Joyce'nin kızının hayatının anlatıldığı kitapta karşıma çıkmıştı. Okumanın zamanı gelmiş demek ki 😊😁
 

Bu sene de İnstagram'dan bir tanıdığım Yasmin, beraber okuyalım demişti. Bazı yazarları, onu seven okuyucularla okuyunca daha iyi anlaşılıyor. Beckett'da onlardan biri.....

Bir de geçtiğimiz sene Notos Dergisi kendisine yer vermişti. Oradaki bilgiler de kendisini anlamamız da yardımcı oldu.

Önce "Mercier ile Camier" den başladım. Öyle garip bir şey ki... Kitabı okudum anladım... Ama anlat derseniz neresinden başlayacağımı bilemiyorum....


Dönemine göre enteresan bir zekaya ve bakış açısına sahipmiş. Özellikle Joyce hayranlığı ve onunla çalışmışlığı, Joyce'n gözlerinin iyi görmemesi sebebi ile düzeltmeler yapması... Sonrasi kendi kitaplarını yazması.... 


📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍


İnsan zihninin tantanayla ve büyük önem vererek uğraştığı şeylerin aslında aldatıcı hırslar ve boş arzulardan öteye geçmediğinin görülmesi kahkahalara neden olur. 


Beckett'i seyretmenin ya da okumanın son etkisi, kasvet ve sıkıntı vermek şöyle dursun, tiyatronun kendisi kadar eski bir amaç olan gerilimden kurtulma ve arınmadır.


Teknik yönden Beckett, biçim duygusu kusursuz bir ustadır. Örneğin, Molloy ve Godot'yu Beklerken, birbirinin ayna imgeleri olan iki bölüm halinde, simetrik olarak kurulmuştur. 


Kitle iletişim araçları için yazdığı yapıtlarında da Beckett sezgi ve zekâsıyla bunların tekniklerinin temel niteliğini bütünüyle kavrayabildiğini göstermiştir. 

Cumhuriyet Gazetesinden alınmıştır.... 

📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 📍 



Başlayalım o zaman ⏱ 🍀😊📚


Hem zor hem güzel hem biraz depresif bir kitaptı #molloy 

Hayata hem tutunmaya çalışan hem de "nasılsa ölücez" gibi bir his ile kendini okutan, biraz da bazı duyguları, davranışları çok abarttıgimizi hissettiren bir yazar Samuel Beckett... 

Hani bazı kitaplar vardır, okursunuz, anlarsınız ama biri "konusu neydi?" diye sorsa, anlatması zor olur ya... İşte Beckett kitapları da böyle. O yüzden kendiniz okumalısınız. Bu yorum sizi korkutmasın, sözcükleri öyle bir kullanıyor ki hayran kalıyorsunuz..

Aşağıda ki yorumda Oktay Bey ne güzel özetlemiş... 

📌 

Edebiyatın ufkunun, bir yanda aşkı didikleye didikleye satacak bir tarafını bırakmamış metinlerle, bir diğer yanda da edebi bir değerden yoksun savaş fantezileri ya da kahramanlık manzumeleriyle kapandığı bir dönemde doğumunun yüzüncü yılı şerefine bir Beckett okumak okura ilaç gibi gelecektir. Beckett’ın, çoğunu Uğur Ün’ün güzel Türkçesiyle dilimize kazandırdığı kitapları, belki zaman zaman yorucu, kafa kurcalayıcı, ama çıktığımıza kesinlikle pişman olmayacağımız bir yolculuk vaat ediyor. Beckett’i kişi olarak daha yakından tanımak isteyenlere ise Charles Juliet’in ‘Samuel Beckett’le Görüşmeler’ adlı denemesi önerilir. Kitapta, Beckett’ın randevu verdiği birisiyle tek söz etmeden iki üç saat aynı masada oturduktan sonra çekip gidecek kadar ilginç biri olduğuna dair bilgiler var.

Oktay Işıkdoğan: Gazi Üni., Radyo-TV-Sinema, yüksek lisans. 

📌 📌📌📌📌📌📌



Ayyyyyy beynim yandı mı yandı 😬🙈 ama iyi anlamda 😁

Tavsiye, eğer Beckett okuyacaksaniz önce Notos Dergisi yazılarından başlayıp, bir iki de üçleme dışında Beckett okumanız. Sonrasi daha kolay ilerliyor kitaplar.

📍 Kesinlikle dünya ile savaşta gibi yazar... Aslında dünya demeyeyim de yaşamda ki davranışlar, sözler, bakış açıları ile sessiz bir kavga halinde...... Bazı duyguları fazlaca kişiselleştirdiginizi hissediyorsunuz okurken... Çünkü öyle bir cümle kuruyor ki... Düşünüp kalıyorsunuz ve "evet ya, bu kadar abartmaya ne gerek var ki!" derken buluyorsunuz kendinizi.. .. 😳 Serinin bu son #adlandırılamayan kitabında metafor mu istersiniz, betimleme mi istersiniz, eleştiri mi istersiniz... Bolcana var....ozellikle fiziksel duruşta çok kafasının içini yazmış Beckett.

Birde şunu söylemeden edemeyeceğim, kitabın başında ki on söz çok iyiydi. Keşke diğer kitaplarında da olsaydı. Örneğin ; Beckett felsefi açıdan "DÜALİST" miş. O yüzden yazım tekniği bu şekilde. Absurd yazımlarini, bazı durumları mizahsel ve ikircikli anlatımını açıklıyor.... Okuyunca daha iyi hissediyor ve anlıyorsunuz. ..... #samuelbeckett

Bir de onsozu çeviren #elifgokteke ve #uğurün e teşekkürler ve selamlar. 😊




Yorumlar

  1. Godot'yu Beklerken'i okumuştum. Her yerdekarşıma çıkan, göndermeler yapılan bir kitaptı. Basit gibi görünen, göz önündeki bir temayı, olayın adına yakışır bir şekilde anlatmıştı, okurken sıkıldığımı düşünsem de bitirince bravo demiştim:)
    İyi okumalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın 🎈
      Ben de ilk "Godot'yu Beklerken" ile tanıdım. Başta anlatımı garip geldi, aşina olmayınca. Bu seride de öyle... Önce kafam karıştı ama üçleme bitince anladım, içimde hissettim aslında ne demek istediğini....
      Sağ olun size de keyifli okumalar. 😊

      Sil
  2. "dünyadasın işte bunun tedavisi yok"
    çiçekleri soldurur ancak diğer yanda da yeni filizler patlatır ❀

    YanıtlaSil
  3. Önerilerin için teşekkürler. Okumak lazım.

    YanıtlaSil
  4. Sanırım anlatılmaz yaşanır tarzında kitaplar :) Gerçi her kitap öyle ama bunlar biraz daha öyle sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel özetlemişsiniz İlkay. :)
      İyi geceler 🌸

      Sil

Yorum Gönder