22.3.17

Emre Kongar Ve Son kitabı Demokrasi İçin Manifesto...

Dün Emre Kongar'ın kitabını aldım ve başladım okumaya.
Aslında çok da farklı şeylerden bahsetmiyor. Ama en sevdiğim yönü olayları çarpıtmadan belgelerle anlatıyor olması.
Kendisin aynı zamanda ToplumBilimci olması ve yaşı itibari ile Ülkemizin geçirmiş olduğu birçok süreçlere tanıklık etmiş olması da bu kitapta daha çok hissediliyor. Yorumları dikkate değer.
Hepimiz bu ülkede biriz.
Ayrımcılık yapılması ve ötekileştirilmeler o kadar canımı acıtıyor ki... Çünkü kişinin giyim tarzının kapalı yada açık olması;  benim onu etiketlememe neden olmamalı. Kişiler kendi tercihleri doğrultusunda karşısındakini etkilemeden, yargılamadan ve en önemlisi birbirini dışlamadan yaşamalı.
Tabi bunlar benim şahsi düşüncem. Çünkü herkes ibadetini istediği gibi yaşar. Bu onun ve inancı doğrultusunda Rabbi ile arasındadır. Kimse kimsenin içini bilemez.

Neyse efenim bunlar derin mevzular. Ama ülkemizde ki en önemli mesele bence okumuyoruz, bilmiyoruz ve televizyona çıkan kim ne derse inanan bir toplumuz. Hele kişiyi seviyorsak körü körüne inanıyoruz. Bi araştırayım, benimde bir fikrim olsun demiyoruz....

Kitaptan alıntı;

 "DİREN" başlığının da özellikle öne çıkarıldığı, bir direniş çağrısı… Dahası hangi ilkeler ve felsefeye dayanarak direnileceğine ilişkin bir rehber kitap… Adı gibi, bir demokrasi manifestosu.
Kongar’ın ülkemizin içinden geçtiği tarihsel dönemeçte nasıl ve hangi araçlarla direneceğimize ilişkin önemli yapıtı, “Demokrasi İçin Manifesto Diren!” adıyla Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıktı.
Kongar kitabın “giriş” kısmında yapıtına şöyle başlıyor;
“Uçurumun tam kenarındayız. Korkulu ve umutsuz gözlerle aşağı bakıyoruz:
Aşağısı karanlık. Aşağısı kan ve gözyaşı dolu.
Aşağıda ortaçağ karanlığının acımasız totaliter anlayışı egemen. Birbirini gırtlaklayan, çarmıha gerilen, kazığa oturtulan, yakılan, işkence edilen insanların çığlıkları yukarı ulaşıyor.
Korkulu ve umutsuz gözlerle insanların çığlıkları yukarı ulaşıyor. Korkulu ve umutsuz gözlerle aşağı bakıyoruz. Kan ve gözyaşı belleklerimizde. Çığlıklar kulaklarımızda.
“Ya yasalar çerçevesinde, barışçı yöntemlerle, demokratik olarak, demokrasi için;
DİRENECEĞİZ…
Ya da, uçurumdan aşağı yuvarlanıp, ‘demokrsi ruhuyla’ birlikte;
YOK OLUP GİDECEĞİZ!”
Emre Kongar, yapıtında bu gidişe direnmenin ve “dur” demenin yollarınını da anlatıyor.  “Demokrasi İçin Manifesto / Diren!” adlı çalışmanın kimi ara başlıkları bu konuda yeterli fikri veriyor:
“Demokrasi Ruhu”
“Tarihten Bir Ders: Nazi Çılgınlığı”
“Tarihten Bir Ders Daha: İran’da Nasıl Olmuştu?”
“Anayasa Mahkemesi Başkanı Bile “Diren” Dediğinde…”
“Hayır Durağı”nda Zamanın Ruhu”


İşte böyle... Siyasetten benim gibi gerçekten de anlamıyorsanız bu basit anlatımlı kitapları okuyabilirsiniz.

Çünkü politika, siyaset benim için gidip oy kullanmak demek. Şiddet ve benzeri şeyler çok aykırı şeyler benim için.
 Ve siyaset konuşmayı da sevmiyorum belki de bilgim ve merakım olmadığından.

Tek dileğim Ülkemizin refah ve gelişmiş olarak Dünya'da yer alması... Çocuklarımızın geleceği parlak olsun. Kaygıları olmasın...




2 yorum: