Eminönü'nde buluştuk. Hava biraz soğuktu ama yürümek iyi geldi. Sirkeci'ye geçtik yemek yedik. Hadi dedik Sultanahmet'e doğru yürüyelim, orda kahvelerimizi içelim.Kahve içerken de bugün tabuları yıklaım bide tatlı yiyelim dedik. Starbucks'da oturduk, seviyorum bu cafeyi. Bu sefer çalışanlarının tavsiyesi üzerine "Chai Tea Latte" içtik. Süt ve baharatlar karışımı. Veee çook güzeldi tavsiye ederim. Yine dönüşte Karaköy'e kadar Sevda ile yürüdük. Yağmur fena bastırdı ama keyifliydi. Zaten tarik kokan cadde de yürümek öyle iyi geldi ki bana, mest oldum. Akşam daha bir güzel Tarihi YarımAda.
Tabi böyle gezmelerin bedeli var, iş güç bırakılırsa bugünde evde kalınır. :))
Sabahtan karşı komşum kahve içmeye çağırdı. Hoş sohbet derken saat 2:30 ettik. Tabi ben kafaya koymuştum mutfağı temizliyecektim. İşe giriştim. Hem kullanmadığım mutfak eşyalarını bir poşet yaptım; apartman görevlisine verdim. Bazı mutfak gereçlerin yerlerini değiştirdim. Dip köşe temizledim mutfağımı, mis gibi oldu misss. :) Hızımı almışken evi de sildim süpürdüm, tozumu da aldım. Yarına rahatım. Zaten yarın da dışardayım, mevlüt var oraya gidicem.
Akşamına da film keyfi yaparım. :)
Bu arada dolapları temizlerken çeyizimden olan yumurta pişiricisini çıkarttım. İlk aldığımda kullanmıştım, fena değildi, yine yeniden ortaya çıkarttım, kullanacağız. Hatta yumurta yemeğe gelecek taliplerimiz bile oldu. :)))
Bavulumu fark etmişsinizdir. Annemlere gidiyorum tatil ve ziyarete. Ortaca- Fethiye'de olacağım bir süre.
Yakınlarda ikamet eden bloggerlar varsa bir kahve içelim derim. :)
Avatar çizgi dizi filme kaldığım yerden devam ediyorum. Özellikle uzakdoğu fillerinin mistik yönlerinin ağır olması beni hep etkilemiştir, bloğumu takip edenler de bilir. Animasyon çizgi film ama öğretileri ve konusu, olaylara bakışı gayet başarılı.
Böyle benden.... Yazımı da yazdım ben dizime döneyim.
İyi akşamlar. :)


