Veeee doğuma 4 gün kaldı. Ama bizim kızın gelmeye niyeti yok. :) Keyfi yerinde. Bugün haftalık NST kontrolümüz vardı. Sancılarım başlamadığından doktor "pazar gününe" kadar bekleyelim yoksa pazartesi gelin suni sancı ile doğumu başlatalım dedi.
Daha önce paylaşmıştım sizinle; fazla ve uzun yürüyüşler yaptığımdan doktor istirahat etmemi söylemişti.
Bugün de dedi ki; bol bol yürüyüş yap ki bebiş gelsin dedi. :))))
Çünkü normal doğum istiyorummmmmm hemde çok. Ve doktorumda bu konuda bana güvendiğini söyledi. Çünkü ağrı eşiğim yüksek. Gebe kalmadan önce de düşündüğümde öyle hemen ağrıda sızıda sızlanan biri, ilaç alan biri değilimdir. Dayanıklıyımdır. Birde doğumumun doğa ya uygun olmasını istiyorum.
Her anını yaşamak istiyorum. Gerçi şanslı gebelerdenim. Hamileliğimin ilk 3 ayı dışında harika geçirdim. Son günlerim olmasına rağmen; hiç ağır gelmiyor. Bir çok arkadaşım son aylarında, "doğsada rahatlasam, uyuyamıyorum v.b..." yakınmalarda bulunurlardı. Bende bunların hiçbiri olmadı.
Hatta en kaliteli uykumu gebelikte geçirdim diyebilirim.
Bıraksalar dağ bayır gezebilirim. O kadar kendimi enerjik hissediyorum.
Bu tatlı, heyecanlı bekleyişin dışında; Bülbülü Öldürmek/ Harper Lee kitabını bitirdim.
Kitabın konusu yabancı olduğumuz konular değil. Ama yazarın anlatım dili, olaylara yaklaşımı ve çocuğun gözünden aktarımı çok iyiydi.
Kitabı okurken aklımdan Yeşil Yol ve Duyguların Rengi filmleri geçti. Hala da ırkçılığın olduğunu düşünürsek, içimin cız etmemesi mümkün değildi. Birde kitapta; babanın çocuklarına hayata dair verdiği mesajlar, dersler çok iyiydi. Devamlı nasihat vermektense davranışları ve yaşam biçimi ile örnek bir baba olması ne kadar güzeldi.
Bence benim gibi daha okumayanlardansanız bu kitabı muhakkak okuyun.
Bizde artık bekleyiş durumları var. 4 gün sonra nasipse kızımız hayatımıza merhaba diyecek. O yüzden bu ara okumalarım ve film izlemelerim yavaşladı.
Böyle işte.... Yeni ve güzel haberlerle görüşmek üzere. :)


