Heyecanla başladım kitaba. Mitolojiyi liseden sonra çok okuyordum. Sanırım bir dönem ilgi odağı oluyor Yunan Mitoloji'si 😊
Kirke ismini hiç duymamıştım ya da hatırlamıyordum.
Başlarda fena değildi ama sonrası umduğumu bulamadım. Aslında sorun; Kirke karakterinin çok sönük, geride kalması idi. Yoksa yazarın anlatımı akıcı, hikaye merak uyandırıcı. Hele arka kapak yazısını okuyunca açıkçası beklenti yüksek oluyor. Arada kaldığım bir kitap oldu.... Arka kapak yazısı;
Bu dikkat çekici hikâye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak.”
- Mary Doria Russell, Serçe'nin yazarı
“Tek kelimeyle büyüleyici ve zarif anlatımıyla Ben, Kirke, kadın yaşamının sıradan ve de sıradışı bir hikâyesi.”
- Eimear McBride, Kız Natamam Bir Şeydir ‘ in yazarı
Ozanlar benden, –erkek– kahramanın karşısında diz çöküp merhamet dilenen bir kadın olarak bahsetti hep; ilaç katarmışım tatlı şaraplarına, büyüleyip domuza çevirirmişim hızlı giden gemilerin tayfasını, babaevini unutturur, sılaya kavuşmalarına müsaade etmezmişim. Ne demeli, kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimidir; yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi.
Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.
Ben, Helios'un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.
Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.
Diğer kitabım; Resimli Dünya / Nedim Gürsel.
Kesinlikle kelime ustası ve anlatma ustası Nedim Gürsel. Öyle bir anlatıyor ki hikâyeyi sanki o an bende oradayım ve görüyorum. Her okuduğumda böyle hissediyorum.
Tabi Resimli Dünya kitabında bolcana Venedik, sanat, rewiresimm, tablo ve klasik müzik ismi var. Okurken kendi adıma yorucu oldu. Biraz bunda ilgi alanının farklılığı da etkili oluyor.
Benim favori kitabım " Allah'ın Kızları"şimdilik 😎
Diğer biten kitabım; "Mutlak Mutluluk Bakanlığı/ Arunthati Roy"
Arka kapak yazısı aslında duygularımın bazılarını çok güzel anlatmış; "Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır?
Yavaş yavaş hikâyedeki herkese,
Hayır,
hikâyedeki her şeye dönüştürerek."
Bazı kitaplar vardır.... Hissetiğiniz duyguyu anlatması zor olur...iyi bir kitaptı, okuyun demek yetmez... İşte! Bu kitap benim için öyleydi....
Yazarın ilk "Küçük Şeylerin Tanrısı" kitabı ile tanıdım. Biraz karışık gelmişti hikâye lakin anlatımını çok sevmiştim.
bu kitabında ise tam bir hikâye anlatıcı niteliğinde anlatmış gerçekleri... Kurgu ile tarihi iç içe geçirmiş. Arka kapak yazısında soruyor;
Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır?
Yavaş yavaş hikâyedeki herkese,
Hayır,
hikâyedeki her şeye dönüşerek....
Yazarın ilk "Küçük Şeylerin Tanrısı" kitabı ile tanıdım. Biraz karışık gelmişti hikâye lakin anlatımını çok sevmiştim.
bu kitabında ise tam bir hikâye anlatıcı niteliğinde anlatmış gerçekleri... Kurgu ile tarihi iç içe geçirmiş. Arka kapak yazısında soruyor;
Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır?
Yavaş yavaş hikâyedeki herkese,
Hayır,
hikâyedeki her şeye dönüşerek....
#mutlakmutlulukbakanlığı Eski Delhi, Hindistan, Pakistan arasınsa yaşananları, bir aşkı, kimlik savaşını, mahalle baskısını, umutları, umutla yeşeren, hayata tutunma çabasını anlatıyor.....
Böyle yorumlamıştım sitede...
Diğer kitabım ise;
Altın Ev/ Salman Rushide
Yazarın aslında "Gece Yarısı Çocukları" kitabını okumak istiyordum. Kampanyada bu kitaba denk gelince aldım. Ama kendi adıma diyebilirim ki yanlış kitap seçimi ile başlamışım....
Anlatıcı tarafından anlatılan olaylar zinciri ..film karesi gibi anlatımlar....
İçeriğinde ki devamlı olarak yabancı kelimeler, filmlerden veya kitaplardan, ana karakterlerden verdiği örnek, benzetmeler yorucu oldu.
İçeriğinde ki devamlı olarak yabancı kelimeler, filmlerden veya kitaplardan, ana karakterlerden verdiği örnek, benzetmeler yorucu oldu.
Diğer kitabım ise;
Çin Sarayında Bir Bakire/ Pearl S.Buck
İg'de kurulan grup ile okuduk. #1nobel1klasik etkinliği adında.
Sahaflarda yazarın başka kitaplarına denk geliyordum lakin hiç okumamıştım. Güzel denk geldi.
Konusu tam bir bizde ki Hürrem Sultan filmi gibi...inanın ne eksik ne fazla. Tabi yazıldığı dönem düşünülürse cesaret isteyen konular. Bu devirde ki gibi her bilgiye de ulaşılamıyor. Tek sıkıntı yayınevi. Kitap da ki yazım hatalarından, devrik cümlelere ne ararsanız vardı. Bu da ister istemez okuma kalitenizi düşürüyor ....
Hatta grubumuzdan bir arkadaş Bulgaristan'da ve oradaki basımını almış ve bizimki bildiğini kısaltılmış kitap imiş....🤔
Tabi burada önemli olan yazarın kalemi ve tarzı.
O yüzden olurda bu kitabı okumak isterseniz bu yayınevinden okumayın....



















