19.7.21

Kısa Kısa haberler :)))

İyi bayramlar arkadaşlarrrrrrr :)))))))))))
 

 

2.doz aşımı da oldum. lakin ertesi gün tüm gün ve gece pert olmuş bir şekilde uyudum,  uyumaya çalıştım..... Kolumu kaldıramama meselesini hiç demiyorum bile....Bütüm kemiklerim ağrıdı. Dedim ki; bide covid geçirseymişim kim bilir nasıl atlatırdım?"

Aşı ile böyle ağrı çektiysem, hastalığın kendisini düşünemiyorum bile.....Allah şifa versin tüm hastlara... Yalnız dışarı çıktığımızda fark ediyorum ki; herkes sanki pandemi bitmiş gibi davranıyorlar...bu da can sıkıcı tabi. Sonuçta evet hepimiz bunaldık, bizde maskesiz dolaşmak istiyoruz, cocuğuma " yaklaşma, dokunma, park olmaz" demekten yoruldum...... neredeyse koskoca 1 yılı gitti eğitim hayatında..... 


Bu arada 16.Temmuz bloğumun 10.yılı idi. İyi ki açmışım bu sayfayı ve sizlerle tanışmışım. Acı-tatlı bir çok güncemi paylaştığım sayfamı çok seviyorum. 🎉🎊🎂


Tabi yaz olunca okumalarımda da düşüsler oluyor....Bu arada Netflix'de oynayan "Lupen" dizisini bitirdik. 2.sezonda gayet basarılı idi. Bir de "Friends" dizisine başladım. Oynadığı dönemi hiç hatırlamıyorum. Ve şuan çok severek izliyorum, çok gülüyorum esprilerine, ve çok özlem duyuyorum öyle samimi arkadaşlıklarına....... 

Geçen sene Don Quite kitabını almıştım. Aslında yıllar evvel okumuduğumu sandığım, oysa ki kısaltılmış metinmiş o..... :(((

Hikayesini çok bildiğim kitapları okumayı sevmiyorum. lakin bu kitap hiç de öyle değildi. O kadar  çok sizi gülümseten hikayeler vardı ki anlatamam :)

Tabi absürd anlatımlar, biraz dalga geçmeler de yok değil. Ve anladım ki boşuna değilmiş en çok  okunan ve basılan kitaplardan biri olması.....dönemine göre anlatım tekniği, hikayelerin geçişi, sizi sıkmayan merak uyandıran anlatımı ile muhteşem bir kitaptı..... geç kalmış okumalarımdan biri daha....

Bir de çevirmenin müthiş aktarımı, ön sözde anlatılanlar sizi kitaba hazırlıyordu. Bir teşekkür de çevirmen Roza Hakmen'e.

ARKA KAPAK YAZISI;

124 Kısım Tekmili Birden “Don Quijote” Yapı Kredi Yayınları Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi’nin yeni kitabı, İspanyol yazar Cervantes’in ünlü romanı Don Quijote, tam adıyla La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote. Kitabın sunuş yazısını yazan Prof. Jale Parla’nın sözleriyle: “Birinci kısmının basıldığı 1605 yılından beri en çok okunan, en çok sevilen, en çok yorumlanan ve yeniden en çok yazılan La Mancha’lı Şövalye Don Quijote ve silahtarı Sancho Panza’nın serüvenleri”, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilgiyle karşılanmış, ancak dilimize daha çok İngilizce ve Fransızca gibi ikinci dillerde çocuklar için hazırlanmış baskılarından yapılan çevirileriyle girmişti. Yine de, ancak bir iki tane ve ikinci dillerden de olsa, tam metin çevirileri de yapıldı. Şimdi ise, Jale Parla’nın yerinde saptamalarıyla: “Shakespeare’le birlikte belki de ilk kez modern okuru düşleyen” ve sadece “şövalye romanları”nın değil, “Rönesans’ta kullanılan bütün (yazınsal) türlerin otoritesini dyıkan” bu önce yazarın belki postmodern anlatıyı bile nerdeyse dört yüzyıl önceden haber veren bu öncü romanı ilk kez tam anlamıyla Türkçeye kazandırılmış oluyor. La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote, Roza Hakmen’in İspanyolca aslından yaptığı tam metin çeviriyle ve Ahmet Güntan’ın şiir çevirileriyle nihayet dilimizde.

TANRILAR OKULU
"Tanrılar Okulu" 2009 yılında epey bir reklamla satışlar rekoru kırdı. Hatta sanıyorum ki hala iyi satıyor.... Ben de o sene okumayı çok istemiştim ve eşim hediye almıştı. 😊
Sonra başladım, yarım bıraktım. Çünkü o ara "Ferrarisini Satan Bilge ve Osho" kitaplarını okumuştum. Bir kaç tane de Türk Yazarlarından okumuştum. Hal böyle olunca ilerlemedi kitap.   Sonra geçtiğimiz bir kaç aydır kitaplıktan bana göz kırpıyordu 😁
Tekrardan başladım okumaya..... Evet altını çizdiğim çok cümle oldu lakin belirli bir okuma seviyesine gelince kitap biraz tekrar geldi... Lakin daha önce bu tarz kitaplar okumadıysanız ilgiyle okuyacağınız bir kitap.
📍 Tabi kitapta öncelik sizsiniz ve her şeyin sebebi de, yaratanı da sizsiniz olarak anlatılıyor. Bu kısımlara katılmasamda bütün olarak içsel yolculuğunuza yardımcı bir kitap.....
📍 Şunu da belirtmeliyim ki roman gibi okunacak kitaplardan değil. Zaman isteyen, dinginlik isteyen bir kitap. O yüzden ya bölümlere bölüp okuyabilirsiniz ya da okuma grubu ile okuyup daha kolay ilerleyebilirsiniz.... 
 
ARKA KAPAK YAZISI;

İtalyan asıllı yazar ve modern çağ filozofu Prof. Stefano D’Anna, Tanrılar Okulu kitabı ile insanın kendi yaşamına dair devrim niteliğinde bir bakış açısı ortaya koyuyor. Eserinde bireyin hayata bir edilgen değil, tüm iyi ve kötü etkenlerin faili olarak bakması gerektiğini vurgulayan yazar, hikayeleştirme tekniği ile bunu oldukça etkileyici bir şekilde aktarıyor.

Okurlarıyla ilk kez buluştuğu 2002 yılından günümüze dünya çapında büyük bir beğeni toplayan kitap, felsefi öğretisinin yanı sıra kişisel gelişim alanında da eşsiz bir rehber niteliği taşıyor. Bu kitabı okurken sadece yazarın yaşamında değil, kendi iç dünyanızda da el değmemiş derinliklere doğru bir yolculuk yapacaksınız.

Tek Çıkış Yolu, İnsanın Kendisidir

İnsanın hayatında olup biten her şeyin asıl sorumlusu kendisidir. Kişiyi bugüne koşullar değil, kişinin kendi kararları getirmiştir. Ve karşısına çıkan tüm aksilikler; korkularının, karamsarlığının ve kendisine olan özgüvensizliğinizin somut bir yansımasıdır.

Tanrılar Okulu kitabında Prof. Stefano D’Anna, bu gerçekleri kendi yaşamından ve düşünsel tecrübelerinden yola çıkarak güçlü bir şekilde ifade ediyor. Kitapta gerçekleşen olaylarda düş ve gerçek kavramını iç içe geçiren yazar, böylece okurlarına tam olarak şu mesajı veriyor: Gerçeklerin düşlere yön vermesi kadar, kurulan bütün düşler de gerçekleri inşa ediyor.

Geçmişin Gerçekliğinden Gelen Bir Hayal

Hayatı tüm hızıyla yokuş aşağı giden bir adam… Başarısız bir sosyal yaşam, gelgitli ilişkiler, unutulmayan pişmanlıklar… Ve bir gün bu adam zavallılığının son sınırına kadar dayanmışken, birden karşısında baştan sona gerçeğe bürünmüş bir hayal görüyor. Bu hayal, onun gerçekleri düş penceresinden görmesini sağlayarak kişisel devrimine ön ayak oluyor.

Kendisine Dreamer adını veren bu hayali varlık, aslında adamın kanserliyken yüzüstü bıraktığı ve tek başına ölmesine göz yumduğu eski eşinden başkası değil. Ancak onun aksine Dreamer, somut varlığından sıyrılmış olsa dahi adama yardım eli uzatıyor. Artık bir eski eşten çok adamın yaşamında ulvi bir öğretmen olarak yer alan Dreamer, hayattaki çeşitli olgulara dair kurduğu diyaloglarla, kahramanın yaşam yolculuğunda ilerleyeceği çizgiyi kendisinin belirlemesini sağlıyor.