Taşların Çığlığı Kitabına dair...

Bu havalar beni mahvetti, bir gün alerji hapı içmeyeyim dedim... aman Allah'ım ... olanları yazmak bile eziyet. Neyse efenim sonrasında içtim ve iki gündür gündüzleri pert bir şekilde uyuyorum. Üstüne bizim kız sabahın yedisinde ayakta ama ben ruh gibiyim. Eşim kalkıyorda ben nerdeyse öğlene kadar uyuyorum, hatta bir ara kalkıp kahvaltı edip sonrası tekrar yatıyorum.. İnanın kendime inanamıyorum benim gibi uykuyu sevmeyen biri için tam bir işkence kafayı kaldıramamak...
Bende bu gece yarım aldım alerji hapını yarına Allah Kerim artık.... :))
Hani bu kadar uykuya bide geceleri oturabilsem oda yok... yine yastık beni çağırıyor modunda oluyorum..
Ama neyseki az kaldı havalarınaçmasına ve benim de normal hayatıma dönmeme....
Gece oturmayı< gece kitap okumayı< gece müzik dinlemeyi daha doğrusu GECE'yi sevenlerdenim efenim... Gündüzleri pek sevmiyorum. Elimde olsa sabahlarım o kadar  yani...gecenin sessizliğini ve maneviyatını bana hissettirdiklerini sevenlerdenim.
Siz?
Bu aralar bir kitap okudum ve bazı şeyler kafamda daha net oturdu. Kitabın adı Taşların Çığlığı/ Gilbert Sinoue Tarihi Roman... Benim gibi Ortadoğu'yu ve siyaseti bilmeyenlerdenseniz bu kitapla bazı sorularınıza cevaplar bulabiliyorsunuz.
Elbet ne kadar yanlı yada yansız yazmış yazar bilemiyorum... Bunun sebebi de bende ki eksik bilgilerden kaynaklanıyor....
Ama konuyu hikayeleştirerek anlatması daha bir okunur kılıyor kitabı...
Tek sıkıntı çok fazla isimler geçiyor .... Aralarda dip not şekllinde açıklamış da yazar gerye dönmeye gerek kalmıyor.......
Bu kitaptan sonra iyicene Dünya'da olan bitene daha farklı bakmaya başladım ve kendi adımıza çocuklarımız adına çok üzüldüm... İnsanoğlu gerçekten de neyi paylaşamıyor? Koskoca Dünya yetmiyor kardeşim bize yetmiyor.... Hep daha fazlası hep ama.....
İnşallah savaşlar son bulur da insanlar yurtlarından göç etmek zorunda kalmazlar... ki birçoğu bide bu yolda ölüyorlar.....
Kitapla bir şeyi daha anladım ki herşeyin sofusu olmak, fanatik olmak çok tehlikeli.... herşeyin fazlası zarar...
İyi ki ama iyiki fazla bir ilgim yok siyaset ile....
Kitap sanırım üçleme ben ikincisinden başlamış oldum< denk gelirsem diğerlerini alırım artık...
 Yazar hakkında ;
Gilbert Sinoué, 1947 yılında Kahire'de doğdu. Le Livre de Saphir'le 1996 Fransa Kitapçılar Ödülü'nü kazandı. 1987'de La Pourpre et l'Olivier, 1989'da İsfahan Yolu, 1991'de L'Egyptienne ve 1993 yılında La Fille du Nil adlı kitapları yayımlandı. Yayınevimiz tarafından 1999'da yayımlanan Kavalalı Mehmed Ali Paşa, yazarın Türkçeye çevrilen ilk kitabıdır. Verona Toprağı (2000), Sen Bana Mevsimlerden Söz Et (2003), Doğan Kitap tarafından yayımlanan diğer yapıtlarıdır.
Not: DR sayfasından alıntıdır yazar hakkında kısmı..


Böyle işte blog, şimdiden iyi geceler, iyi keyifli pazarlar hepimize...

Yorumlar

  1. Merhaba,
    Tarihi romanları severim, siz de çok merak uyandırıcı bir şekilde anlatmışsınız, umarım bir fırsatını bulup okurum, zira bu sıralar afacanımla uğraşmaktan pek okuyamıyorum :)
    Görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizi çok iyi anlıyorum ☺ bende anca kızım uyuduğunda okuyabiliyorum.
      Bu kitapta gerçekten kurgu ve anlatım bakımından iyiydi.
      Görüşmek üzere sevgiler.

      Sil

Yorum Gönder