17.10.17

İki film bir günlük.....

Geçtiğimiz çarşamba  akşam Umay'da kuru öksürük ve sesde çatallaşma olunca, perşembe-cuma okula göndermedim. Haftasonu ile birlikte toplarlar dedik. Ve çok şükür ballı polen ve ıhlamur içirerek toparladık.
Tabi kızım evde olunca, ev işleri, yemek yapma faslımız bitince oyun zamanı oluyor.😊
Bir bakıyorum akşam olmuş bile... Haftasonu da evde bunalan kızçeyi alıp biraz Kadıköy'e indik; hem ona hem bize iyi geldi güzel hava.

Kızı her okula bıraktığımda "eve gidip ayaklarımı uzatıp televizyonu açıp film izleyeceğim" diyorum ama nerdeeeeeee.....
Henüz bu keyfe erişmiş değilim. "Neden" derseniz?
Eve gelince ilk iş çayı ocağa koyuyorum sonra da biraz bloglara bakayım, okuyayım diyorum, bazen yorumlar yazıyorum sonra kendim oturup yazayım diyorum bi bakıyorum 2-3 saat geçmiş ile... Kızı okuldan alma saati gelmiş.
Çoğunluk ben alıyorum bazen de babası alıyor...
Bugünde eve geldim çayı mı demledim, hatta hem yazıyor hem çayımı içiyorum :) "kitap okuyayım 📕📖uzun zamandır Oya Baydar-O Muhteşem Hayatınız "elimde ve bitiremedim. Aslında akıcı bir kitap ama başka yoğunluklardan ona sıra gelmedi. Bir kitabı 3-4 güne bitirmeyi seviyorum. Uzun uzun elimde kalırsa bir yerden sonra büyüsü gidiyor gibime geliyor.
Elimde okunmayı bekleyen çok  kitap var ve kendime yıl sonuna kadar bitirme hedefi koymuştum... Hedef uzak gözüküyor yahu... hızlanmam lazım.
Aynı zamanda ders de çalışıyorum....
Hatta ve hatta o kadar uzun zaman oldu ki kendime kitap almıyorummmmmmm....düşünün istikrarı...( geçen hafta bir tane aldım ama kitap ne yapayım aylardan sonra iyi geldi yahu😍 )
Bu hafta iki film izledik ve ikisi de iyiydi. Sizinle de paylaşmak istiyorum.


 Baby Diver...  2017 yılı yapımı aksiyonu ve hızı bol bir film... Çoook övülmüş bana göre o kadar da değil ama keyifli bir filmdi. Hani diyoruz ya hep "bir izlenimlik" filmlerden.
Ama film müzikleri çooooooook iyidi. Bulursanız mutlaka dinleyin, sizi keyfilendirecektir.
Konusu da; suç lideri bir adam ve her iş için ayrı çetelerle çalışan yalnız sürücüsünü hiç değiştirmeyen bir  adam....
Sürücümüz kulağına müziğini taktığında yollarda kimsenin tutamayacağı bir sürücü...
Bir kıza aşık olur ve sonrası başlar...





 The Danish Girl  Danimarkalı Kız, Tom Hooper'ın yönettiği ve senaryosu David Ebershoff'un ressam Lili Elbe ve Gerda Wegener'ın hayatından esinlenerek yazdığı aynı adlı kitabından uyarlanan 2015 yapımı İngiliz-Amerikan biyografi filmi.
Ödülleri de toplamış bir film. Gerçek hikayeden uyarlama. İzlerken hep kendimi karısının yerine koydum belki benimde bir kadın olmamdan kaynaklı.... Aslında bir erkek için daha zordur ...Düşünsenize evlisiniz, sizi çok seven bir karınız var ama sizin içiniz kadın duygularıyla dolu.....

Başrol de oynayan Eddie Redmayne'yi diğer filmlerden de çok beğenirdim bu filmi ile muhteşemdi. O mimikler, ifadeler .... zor bir şeyi başarmış.... Sanıyorum bunda fiziksel olarak da kadın rolüne uygun karakteristlik hatları vardı....
Bu muhtşem filmi izlemediyseniz izleyin...







4 yorum:

  1. Geçmiş olsun Gülşahcım, nazar değmiştir Umay'a :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canımcım... Allah'tan atlattık şimdilik ama sınıfın çoğu hastaymış öğretmeni dedi.

      Sil
  2. Çok geçmiş olsun Gülşahcım. Neyse ki toparlamış Umay. Okul olunca böyle oluyor. Biraz hasta, biraz sağlıklı öğreniyorlar onlar da yaşamı. Ben de bu aralar yaptığım her şeyden çok keyif almıyorum. Sanki tadı kaçtı biraz etrafımdaki her şeyin gibi geliyor. Akşam oldu mu hemen yatağa atıyorum kendimi. Mevsim döngüsü mü ruh yorgunluğu mu bilemedim :)
    Öperim çok canım

    YanıtlaSil
  3. Geçmiş olsun, bu mevsim çocuklar için çok zor... Bir de okul devreye girince birbirlerine de çok çabuk bulaştırıyorlar.. Ben Oytun'a her sabah hannup pekmezi verirdim bir kaşık. Bağışıklık sistmi için faydalı..

    Ahhh o Danish Girl... Beni benden alan filmlerden biri... Oyunculuklar şahane de ben konusunu da çok sevmiştim. Çok güzel işlemişler. Çok abartmadan, irite etmeden... Filmin içine çeke çeke.. Ama o son sahneler.. Beni benden almıştı...

    Öpüyorum ♥

    YanıtlaSil