22.2.18

Günce, Black Panther ve Kitaplığım....

Hep yazmak istedim sonra yazmak istemedim... bu gelgitler oluyor bu ara bende... Daha önceki yazımda da anlatmıştım.
Bu sefer canım çok sıkkın.... Çocuk istismarı olayları beni mahvediyor..... aklımdan hiç çıkmıyor... bazen alıp ailemi ıssız bir yerde yaşayasım geliyor.... biliyorum çözüm değil... hatta tüm çocuklar benle gelse, hepsini koruyabilsem diyorum.
Devamlı dilimde dua gibiler....🙏
Her gün Umay'ı tembihliyorum, okuldan gelince çaktırmadan tüm bedenini inceliyor, hatta ara da kolunu falan sıkıyorum ki bakıyorum acıyor mu, bişey var mı? diye..
Artık bıktı çocuk "tamam tamam anne; dokunan olursa "hayır, dokunamazsın" diycem bide gelip sana söyliycem" diye tembihlediğim şeyleri tekrarlıyor....
Aklım çıldıracak gibi oluyor yemin ederim..........................................................................................................................................


Gelsin diyorum en ağır cezalar gelsin bu pis leşlere....
Bir yanım böyle işte.... hepimiz gibi..

Onun dışında elbet yaşam devam ediyor. Karı-koca spor salonuna yazıldık. malum yaş gidiyor, kilolar da başa baş gidiyor neredeyse benim.
Buna bir dur demek gerekiyor. Fiziki görüntüden çok ileri ki yaşlarımda/ız da sağlıklı olmak istiyoruz. Yaşımız ilerlese de bedenen ve ruhen, zihnen sağlıklı olmak önemliymiş....
Gelişmeleri yazarım, paylaşırım sizinle.😏😉

 Bugün sinemaya gidelim dedik eşcağzımla.
Fantastik filmleri özellikle de Marvel filmlerini beğenerek, ilgi ile izliyorum. Yavaş yavaş süper kahramanların geçmişleri anlatılıyor filmlerde ve sonunda da tek filmde tüm kahramanlar dünyamızı kurtaracaklar. Aslında kurtarmasalar da olur... mahveden biziz nasıl olsa...
Bu seride de Black Panther'in nasıl oluştuğunu ve hayatı anlatılıyor. Filmi fantastik film olarak düşünmeyin.
Öyle iyi öğretiler ve anlatılar vardı ki... Özellikle Şaman vurgusu fazla idi....
Film hala sinemalarda... Ve evde değil sinema da izlenecek filmlerden.




Geçen sene indirimden aldığım bir kitaptı.
Sonuncu/Tahsin Yücel
Daha önce bir deneme kitabını almış ve okuyamamıştım. Bu kitapta aynı şey oldu. Evet ve kesinlikle Türkçe'ye çok hakim bir yazar, aynı zamanda  da ödülleri olan yazarlarımızdan.
Bu kitabı da bayağı ses getirmiş hatta.
"Sonuncu"'da Selami Harici Bey ile tanıştırır bizi Tahsin Yücel. Sorbonne Üniversitesi'nde felsefe okumuş, Osmanlı döneminde Hariciye bakanlığı yapmış paşa dedesinden kalanların yekünü sağ olsun, çalışıp para kazanması gerekmeyen, karısı ve 4 çocuğuyla yalısında yaşayan Selami Harici Bey... Çok büyük bir tutkusu, bütün ömrünü uğruna harcayacağı bir amacı vardır onun. Adı da 'Serencam''dır. Yazacağı ilk ve son kitap... Yazma süreci boyunca kendisini toplumdan hatta ailesinden soyutlayarak, çalışma odasında çıkmayarak, yazdıklarını hiç durmadan yırtarak, 40 yılda bitirir sevgili Serencam'ını. 27000 sayfalık, sadece ilk kelimesi büyük harfle başlayan, hiçbir özel isim kullanılmayan, kitabı nihayetlendirmek için kondurulmuş noktadan başka noktalama işareti bulunmayan bir dev çıkar ortaya ve tek nüsha olarak basılır. Ancak, kimse içinde ne olduğuyla ilgilenmez Serencam'ın. 
Konu olarak güzel ama içeriğinde o kadar durağan ve tekrar cümleler var ki.... okurken çok sıkıldım.
O yüzden karar sizin. Hatta okumak isteyen varsa gönderebilirimde.




Diğer kitabım da;
Huzursuzluğun Kitabı/ Fernando Pessoa
Bu kitabın metnini o kadar çok okudum ki... E-kitap olarak Kobo'dan aldım ve okudum. Resmen soluksuz okudum.
Her ne kadar karamsar bir tarzı varmış gibi gözükse de yazarın bakış açısı, gerçekçiliği ve anlatımı çok iyiydi.
 Nasıl desem içiniz sıkılıyorsa, depresyondaysanız bu kitaba başlamayın sizi daha çok daraltabilir...
Onun dışında tam bir kitap severlere göre...
O kadar çok alıntı yaptığım cümlem oldu ki aşağıdakiler sadece birazı.

"Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum." F. P.
Böyle başlıyor kitap...

"Doğru hisseden, dürüst düşünen bir insan, dünyadaki kötülük ve adaletsizlikten rahatsızsa, gayet doğal olarak bunun önce kendine dokunan kısmını düzeltmeye çalışmalı, yani kendini. Bu bazen bir ömür boyu sürer."

"Bütün mesele dünyayı kavrayışımızdan kaynaklanıyor: Dolayısıyla dünyayı kavrayışımızı değiştirirsek dünyayı da kendimiz için değiştirmiş oluruz, çünkü o durumda dünya bizim açımızdan, şu an olduğu gibi kalmamış olacaktır."


"Bizim gerçeğimiz, biricik gerçek. Dünyanın geri kalanı seyirliktir sadece..."


"Hayatta en tiksindiğim şey, toplumsal ahlak edebiyatı. 'Yurttaşlık görevi', 'dayanışma', 'insanlığa hizmet'  ve bu cinsten daha başka teraneler, bir pencereden tepeme atılmış çöpler kadar sinirimi bozar." 


"İnsanları yönetme sanatının temelinde iki ilke yatar: Onları baskı altında tutmak ve aldatmak."


"Eylem adamları, düşünce adamlarının gönülsüz köleleridir."




5 yorum:

  1. "Dünyayı kurtarmasalarda olur, mahveden biziz nasıl olsa"
    Tespitinizi sevdim. ;)

    YanıtlaSil
  2. Ay o en ağır cezayı uygulasınlar. Ab falan da umurumda değil idam etsinler. Yeter artık yeter! Ayrıca herkes insanlar eğitim alsa bunlar olmaz diyor. O çocuğu dinlemeyen polis var, koca doktor var. Al sana okumuşu... İnsan olabilmek çok mühim. İnsan olamayanı da insan etmek için cezayı arttırmaktan başka çaresi olan varsa beri gelsin. Onu destekleyelim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de en ağır ceza gelmeli, eğitimle alakası yok bana göre de... Çünkü eğitimli kişilerde de bu eğilim oluyor. Ama daha az diye biliyorum Bitli Turist.
      Ne yazık ki tüm dünya da çocuk istismarı mevcut.... oğlancılık, sübyancılık ne derseniz deyin var ve çok acııııı...................

      Sil
  3. of bizim ülke sapıttı iyice. tahsin yücel iyi tabii. pessoa da devlerden işteee :)

    YanıtlaSil