30.11.21

Biraz Kitap, biraz biz

Selaaammmm :)
Bu ara tatil ne zaman bitti anlamadım 😬
Umay ile kosturmaca ya devam ettik. Biraz dışarısı biraz kursları derken hafta bitti. Tenis dersleri okul olmadığından daha erken saate çekildi. Oyle olunca da gün bölünmüş oluyor.... 
Okullar açılınca da benim tatil başladı 😁
Bu hafta alerji testi vardı Umay Kızın. Neyse ki besin alerjisi çıkmadı, bir test daha kaldı, onuda yaptırınca belli olacak sanırım. Ekim ayıydı, hafif öksürüğü vardı, malum okullar açık olunca... Ben de bebe aspirini vereyim en masumu o diye düşündüm. Birde şöyle bir şey var bizim evde ağrı kesici dışında ilaç yoktur. Çok şükür Umay'da hastalanan Bi çocuk olmayınca gerek de görmedik... Bu gün doktor başka bir doktor arkadaşına bizim kızı anlattı, hiç ateş düşürücü, ağrı kesici kullanmamış bu çocuk diye :)) 
Tabiki ufak tefek nezle oluyor ya da öksürüğü... Lakin balgam da çıkartan biri olduğundan, alt solunum yoluna inmeden doğal yolla iyileşiyor. Çok şükür bin şükür diyeyim 🙏🏻 darısı tüm çocuklara... 
Yazmadığım süreçte hep aklıma buraya yazmak geliyor lakin yazacağım dediğim şeyleri unuttum.... Demek ki aklıma geldiğin de buraya da not almalıyım ki, yazmaya başladığımda kolaylık olsun. 
Kulüp dizisini izledik, çok beğendik hele o şarkı söyleyen çocuğa bayılıyorum, mimiklerine, tavrına. Çok başarılı... Damızlık Kızın Öyküsü'nde de 4.sezona geldim. İzledikçe tedirginliğim artıyor. Neden olmasın diyorum. Düşününce doğurganlık çok azaldı, sebebi bilinmeyen kısırlık da fazla... Dünya' da bir döngüye girdi, her olumsuzluk bizim nesili buldu..... 
Neyse efenim enseyi karartmayalim dimi.... 
O kadar güzel kitaplar okudum ki sizinle de paylaşayım. 
Selam ederim çok 🌸


Ne zamandı hatırlamıyorum ve hangi kitaptı emin olamıyorum lakin bu kitabın okunması gerektiğini okumuş ve listeme eklemiştim, 🙈 tabi keşke dedim yanına not alsaymışım... Neyse...
#michselkohlhaas kısa ama öz bize ⚖ adalet duygusunu, mücadele duygusunu anlatan bir kitaptı. Ayrıntı Klasikler'den çıkmış bir eser. Ayrıntı Yayınları hem kapak tasarımı hem çevirisi hem de seçtiği eserler adına biz okuyucu yanıltmayan bir yayinevi.... 
⚖ ⚖ ⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️
Kitap 1811
 yılında basılmış...Alman tüccar Hans Kohlhase 1532'de Leipzig panayırına giderken, bir Sakson soylusu iki atına el koyar. Kendisine tazminat ödenmesi için mahkemeye yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, tüm Sakson soylularına açıktan açığa meydan okumaya başlar... .
⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️
📍 Tabi o zamandan bu zaman değişen şeyler olduğu kadar değişmeyen durumlar da var. Mesela bir tanıdığınız varsa, hele de güçlü bir tanıdıksa, bir adım önde olabilmeniz gibi....
Velhasıl çevirmene teşekkürü bir borç bilirim.... #figensilekosebay #heinrichvonkleist


Yazari ilk #ustailemargarita kitabı ile tanıdım. Çok da merak ediyordum. Yalnız ilk tanışma kitabı olmamalıymış onu anladım. 😁
🐶 Sonrasında #köpekkalbi kitabını okudum. Bazı insanlar sizi okurken hayran bırakır. Bence #mihailbulgakov da öyle. Yazdığı dönemde çok cesurmuş ve insan bakışıyla hayvan bakışını birleştirip hem eleştirmis hem de iki taraflı bir bakış açısı sunmuş.
Köpek Kalbi kitabında da bir doktorun deneyi sonucunda, köpek-insan karışımı bir canlının yaşama karışması sonrası olayların gelişimi... Var olma savaşı her iki taraf içinde hep Bi muamma sanırım 😒
Bu hiciv kitabın arka kapak yazısı da şöyle ;
Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir.
Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov’un en çok tartışılan yapıtıdır.

10.11.21

Biraz biz biraz kitaplarım....

 Ah! O siren sesi nasılda gözümde yaşlara sebep oluyor.....

Kızın okulunda anma töreni vardı. Sabah oradaydık..... Gerçekten de düşününce, kalplerde bu sevgi olunca, başka bir anlamlı bugün....

Allah razı olsun Atatürk ve silah arkadaşlarından, nur içinde uyusunlar....... O kadar çok şey borçluyuz ki şehitlerimize, bu topraklar için savaşan atalarımıza, kadınlarımıza, çocuklarımıza......

Okulumuz önemli gün ve haftaları gününde yapma konusunda çok iyi... Şanslıyız. 

Yine yoğun bir haftayı bitirip, yoğun yeni haftaya başladık ma aile.... 😁 Cumartesi Umay'ın dersi sonrası, ne zamandır aklımda olan Kanlıca'ya gittik. 

Meşhur "Kanlıca Yoğurdu" yedik. Başta biraz değişik geldi Umay Kız'a. 😁 Sonra sevdi tadını. Sokak aralarında dolaştık, sahilde yürüdük. Oradan öğretmenevine geçip yemeğimizi yedik, sonrası hop eve dönüş. :) 
Pazar günü sınıf kahvaltısı programı vardı. Fenerbahce Khalkedon'a gittik. Bence özellikle böyle toplantılar, buluşmalar için mis gibi, temiz, büyük ve uygun bir yer. Geçen sene Pandemi nedeniyle neredeyse kimse kimseyi tanımıyordu. Böyle iyi oldu. Hatta anneler olarak kahve içme planları yaptık 😉

Hafta sonu yoğun geçince pazar akşamı resmen pilimiz bitmişti. Ödevler, banyo yemek sonrası cumburlok yatak.... 😁 Haftaya ara tatil, iple çekiyoruz. Biraz olsun dinlenmiş olacaklar baba kız. Akşamları yine tenis devam edecek ama sabahları erken kalkmak yok en azından. 😁 

Bu ara yine çok güzel kitaplar okudum. 

📍 


Yalnız baştan diyeyim biraz depresif bir kitap o yüzden okurken ruh haliniz eğer biraz içe dönükse bu kitap sizi biraz sıkabilir veya zorlayabilir. Onun dışında konusu itibari ile tespitler, iç konuşmalar bir harika idi.....

🍂 Başlarda biraz kafa karışıklığı olsa da okudukça bazı taşlar yerine oturuyor. En çok etkilendiğim ise; Malina'nın ve anlatıcının kendini tanıması, iç sesi ile yaptığı konuşmalar, yorumlar ve olaylara bakış açısı. Elbet savaşı, zorbalığı görmüş insanların, toplumların bazı açılardan daha içe dönük olması ve kapı tıkırtısından bile ürkemsi çok normal.

🍂 Birde "varoluşsal bir sorgulama" kitabı aynı zamanda.

🍂 " Yaşayacak bir Niçin'i bulunan, hemen hemen tüm Nasıl'lara dayanabilir." der yazar... Çevirmene teşekkürü borç bilirim 🙏🍁 #ahmetcemal

📍 

O kadar uzun zaman olmuştu ki kafka okumayalı.... Yine azıcık kelimelerle dünyaları anlatmış cezasömürgesi ile.... Adı belirtilmeyen bir adada alışılmadık bir karmaşıklıkla tasarlanmış bir ceza aygıtını iş başında incelemekle görevli bir gezginin gözünden aktarılan öykü, savaş yıllarının şiddetini, totaliter rejimlerin irrasyonelliğini ve bireyin otoriter rejimler karşısındaki çaresizliğini anlatan gerçeküstü bir fabl. 

Kızı kurs çıkışları beklerken yanıma genelde ince kitaplarımdan alıyorum ki hem taşıması rahat oluyor hem de o bir buçuk saat içinde bitiyor 🙈😁

#volga kitabı da öyleydi, alın çay ya da kahvenizi ve Bi bakmışsınız kitap bitmiş. Solame'nin en güzel yanlarından biri okurken o tasvirleri size de hissettirmesi 😊

Bu kitapta da gemide başlayan ve gemide biten bir flörtü anlatıyor. 16'sında gencecik bir kız ile doktor bir adamın duyguları....

Daha da anlatmayayım kitap yeni sayılır... Okuyacak olanlarınız vardır. 😉 #louandreassalome

1.11.21

Biraz günlük, Çoğunluk biten kitaplarım...


Veeee yeni bir aya daha başladık... Sevdiğim bir mevsimdir sonbahar. Yaprakların rengi, yağmurun toprakla buluşması mutlu eder beni.... Lakin bir yanım da hüzünle dolar. Annemi bu ay kaybettik 😔
Hayat böyle işte diyerek teselli ediyorum kendimi.... Özlem çoğalarak büyüyor içimde. Geçmişe dönük anılarımıza sarılıyorum. İyi ki anı-larımız var diyorum.... 
Bu duygu yoğunluğu dışında kızçemin koşturmacalarından yoğunuz. 
Kulübe, masa tenisine başlamıştı. Deneme amaçlı haftada 3 gündü. Neredeyse 2 ay oldu. Ve geçen hafta öğretmeni arayarak; Umay'ın gayet iyi gittiğini bu sebeple de dersleri beş güne çıkarttılarını söyledi. Tabi biz havalara uçtuk. Umay çok istiyordu devam etmek ve işin ucunda kabul edilmemek de vardı..... 
Tabi biz okuldan çıkınca koştur koştur eve geliyoruz, Bi çorba icirip hop Fenerbahce'ye gidiyoruz... Akşam eve gel, ödev yemek uyku derken biraz yoruluyoruz. Ama değiyor 😁
Tabi bide haftada iki gün okulda ki kurslara da  gidiyor ve bir derse girip ikinci dersten alıp, direk okuldan tenise gidiyoruz 😬
Henuz "yoruldum" demiyor çünkü çok istiyor masa tenisini. O yüzden her koşturmacaya ses çıkarmıyor :)) 
Bu arada "You" ve meşhur "Squid Game" dizilerini bitirdim. You'yu biraz başta tekrar gibi bulsamda sonu ile şaşırttı. Ama yeterda uzatmasınlar... 
S. Game dizisini de vallahi sırf meraktan izledim. İzlemesemde olurmuş..... Tek gerçek var ki, parası olanların sırf zevk ve değişiklik uğruna nasılda ihtiyacı olan insanları harcadıklarına bir kez daha şahit oluyorsunuz.. Yoksa o diyaloglar falan vasattı... 
Ekim ayı 6 kitap okudum. Bir tek "Büyükanneler / Doris L." kitabını yarım bıraktım. 
Anladım ki Doris L. Bana göre bir yazar değil. Daha önce de "Son Aydınlık Yaz" kitabıni okumuştum. Kendime ve yazara bir şans daha vermek istedim...lakin anlatım tarzı ve olayları bağlama örgüsü bana uymuyor, bir türlü bağ kuramıyorum... Zorlama okuma yapmamak adına yarım bırakmayı tercih ediyorum. 😕😒

        🍂 🍁 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 


Bir keresinde Alev Alatlı dinlerken şöyle bir şey demişti; bir ülkenin geçmiş tarihini inceliyorsanız o ülkenin edebiyatına bakın ve romanlarını okuyun.... #uyandırılmıştoprak okurken bu cümle geldi aklıma... Siyaseti sevmediğimden sıkılıyorum haberlerde bile izlerken. Ama bu şekilde edebi bir eser okurken daha iyi anlıyor ve içsellestiriyorum.

#mihailşolohov da daha 27 yaşında iken böylesine acı bir geçmişi yazmis... Tabi acı ve hüzünlü bir hikâye olsa da, o topraklarda yaşayan Kazaklar'ın verdiği mücadele, toprak, ekip biçme, devrim mucedelesi...hayatta kalma mucedelsi derken bazı bölümlerde içiniz cız ediyor ... Kolay bir yaşamları olmamış bir dönem insanlarin... Hele o dönemde köylerde yaşayanların mücadelesi hiç bitmemiş....

1.cilt bitti, arkadaşlarımla okuduk, yer yer anlattık...

🍂 🍁 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 


O kadar içten bir romandı ki #kanadıkırıkmeleklerevi ....

Başlarda karakterlerin fazla olması ve lakapları ile anılması okumayı güçleştirsede, eğer sabreder ve okumaya devam ederseniz " güçlü bir aile destanı"okuyorsunuz. Öyle pempe panjurlu bir aile hikayesi anlatmiyor yazar.... Sanki sizin aile hikayeniz gibi... Sorunlar, sorunlu anne babalar, sorunlu kardeşler olsa da günün sonunda ya da bir ölüm anında ,zor zamanda birbirine kanat geren, arayı duzeltmeye çalışan bir aile....

😔"Anne, ölmemen gerekiyordu. Şimdi değildi vakti. Zaten yeterince zor, biliyorsun. Ne var ki annesi cevap vermiyordu. Tam onun yapacağı şey, diye düşündü. Sessizlikle terbiye ediyordu onu."

🐦 Eğer Marquez ve Allende kitaplarını seviyorsanız bu kitabı da okursunuz. Büyülü gerçeklik ile yazılmış Meksika Edebiyatı. Okurken düşündüren şeylerden biri de , gerçekten de aile olmak zor aslında. Doğru davranışları yapmaya çalışırken yapılan hatalar, ya da duyguların bastırılması....söylenmeyen şeyler.....söylenmek istenenler....

İşte böyle...haftayı iyi bir kitapla bitirmenin keyfi de başka 😉

🍂 🍁 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 


Hayal ettiğimiz hayat ile yaşadığımız hayat arasında olanları, hissettiklerimi anlatıyor bir nevi kitap... Okurken sık sık düşündüğüm şey ise; ne kadar zor devamlı içinden kendin ile konuşmak ve her detayın farkında olmak.... Gerçekten de çok zor. Düşünsenize " her durumu, her mimiği, her detayı fark ediyorsunuz" ve bunu da genel anlamda sadece kendinizle konuşuyorsunuz. Zor bir kişilik durumu...

🍁 Ana karakterimiz Felsefe mezunu... Zamanında ailesi ile duygusal sorunlar yaşamış... Özellikle annesi ile olan ilişkisi hayatına çok etki etmiş. Annesi ile ilişkisi kötü anlamda değil yalnız.

Tabi bölümü itibari ile iş bulamayınca farklı bir işte çalışan bir birey... Sonrasında da detayları sorgulamasi ile devam ediyor kitap. Evet anlatılanlar o kadar doğru ki, okurken kendinizin de o olanlara, düşüncelere onay verdiğinizi fark ediyorsunuz lakin yorucu çok yorucu....

📍Yine güzel ve fazla düşündürücü bir kitabın daha sonuna geldim. 😊 📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍📍Arka kapak yazısı :

Yalnızlık normal de, birdenbire ortaya çıkması öyle iğrenç ki.


Sürekli hayat üzerine kafa yoran ve bir imge avcısı gibi etrafındaki küçük ayrıntıları gözlemleyerek mutluluk kırıntıları yakalamaya, bunlara tutunmaya çalışan bir adam iç dünyasıyla, hayatla, işiyle iyi kötü idare ederken, bir gün her şey sevgilisinin çocuk sahibi olmak istemesiyle altüst oluyor. Dengeler bozulmuş, sorgulama ve hesaplaşma başlamıştır artık…


"Kafka'nın anlatı geleneğini sürdüren Genazino, titiz ayrıntılarla ördüğü romanlarını giderek mükemmelleştiriyor... Bu kitap küçük bir şaheser." Jan Bürger, Literaturen


"Gündelik hayatın ince ince gözlemlenmesi, mizah duygusu, sıradanlığı evrensel bir insanlık durumu olarak yorumlama eğilimi... Genazino'nun tipik özellikleri." Ulrich Greiner, Die Zeit