10.10.12

2 film 1 kitap....

Bu hafta kalan son iki filmimi de bitirdim. Yalnız bir önceki yazımda İran filmleri emiştim ama bir tanesi Rus filmiydi. Birde Cemalnur Sargut kitabı araya sıkıştırıp bitirdim. Elimde okuduğum 2 kitap var çünkü. :)


Dönüş The Return / Vozvrashchenie Film 2004 yapımı ve yönetmenin ilk filmi, ödül almış Bence haketmişte. van ile Andrey babasız geçen çocukluklarınında etkisiyle birbirine çok düşkün iki kardeştir.Mahalledeki arkadaşlarıyla kavge ettikten sonra evlerine dönen çocuklar,12 yılın ardından babalarının döndüğünü görünce çok şaşırırlar.Annelerinin yarım ağzıyla da olsa onay verişeriyle,kardeşler ketum babalarıyla balık tutacaklarını sandıkları birkaç günlük bir tatile çıkarlar.Yanlızca solgun bir fotoğraftan tanıdıkları babalarına kavuşmak,ilk başta içlerini coşkuyla doldursada,sonrasında onları beklenmedik bir gerilimin içine sürükler.

Yalnız sonunu beğenmedim, bazı oldular abartılmış geldi. Sanırım ilk filminden dolayı birçok şeyi uygulamak istemiş yönetmen.


Yeşil Çay içimine devam. :)))
 Yeşilçay içimine devam günde bir bardak. Bu kupalar 4 tane. Herbiri farklı desende, arkadaşım ev oturmasına geldiğinde getirmiş. Bitki çayı ve kahve içmeyi sevdiğimi bildiğinden. Tekrar teşekkür ederim Berna'cım. :)
Aşk'tan Dinle- Mesnevi Hikayeleri/ CemalNur Sargut kitabını da bitirdim. Mesnevi'yi seven biri olarak bu kitapta hızlı bitti. Hep yazıyorum ama gerçekten de arada bu kitaplar ruhuma çok iyi geliyor, benliğime, egoma, kişiliğime.... Farkındalığıma da iyi geliyor....
2.filmim Lale Ablanın blogunda bahsettiği filmlerden biriydi. Bir yönetmen ismi daha söylemişti ama onu daha alamadım.

Kaplumbağalar da Uçar / 2004 yılı yapımı

Bence film ödülü haketmiş hemde her karesi ile.  Özellikle çocuk oyuncuların sergilediği yaşamlar ve yaşadıkları... Hayat adil değil gerçekten de... Bence de muhakkak izleyin derim.

Filmin Özeti

Amerika'nın Irak'a saldırısına birkaç gün kala Irak-Türkiye sınırında bir Kürt mülteci kampı... Boş kovanların, yakılmış tankların ve bomba çukurlarının orta yerindeki köyde ailesini yitirmiş Satellite (Uydu) lakaplı bir çocuk yaşar. Satellite günlerini televizyon antenlerini tamir ederek ve üç beş kelime bildiği İngilizcesiyle uydu kanallarındaki savaş haberlerini meraklı ve tedirgin köylülere tercüme ederek geçirir. Genç adam ve köyün ona hayran diğer çocuklarının bir de gelir kaynağı vardır: Mayın toplamak... Toprak altından hayatları pahasına çıkardıkları mayınları Birleşmiş Milletler?e geri satarlar. Kaza sonucu birçoğu kollarını ve bacaklarını kaybedip sakat kalmıştır...

3 yorum:

  1. ne güzel zamanlar hem filmlere hem de kitaplara ayrılan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemde ne güzeeelll kitap eylemcisi :)))

      Sil
  2. Sevgili Ephesus Yayınları'nin katkılarıyla bloğumda nacizane bir çekiliş düzenledik. Herkesi bekleriz :)

    http://www.kontesce.blogspot.com/2012/10/bir-cekilis-de-benden-olsun.html

    YanıtlaSil