Orhan Pamuk, Metin Hara, Labor Day derken bizden kareler...

Tatil sonrası bir haftayıda geride bıraktık ama zaman nasıl geçti anlamadım.
Çarşamba günü annemin telefonu ile kardeşimgilllere gittim uçarak. Çünkü kuzum, bir tanem, halasının Can'ı bizi özlemiş ve müsait isek onlara gidebilirmiymişiz diye anneme sordurtmuş.
Haklı tabi Toprak Cem; en son yılbaşı gecesi hep beraberdik. Aslınd bende onları çok özlemiştim, Toprak Cem SuÇiçeği çıkartınca bide üstüne havalar bozunca epeydir görüşemedik.
Ben önümüzdeki hafta gitmeyi palnlıyordum ki; o telefonla hazırlanıp soluğu kardeşimde aldım kızçemle.
Tabi nasıl sarıldık öpüştük anlatamam. Çok özlemiş bizi kuzum tabi bizde onu.
Vee öyle güzel iki gün geçirdik ki... Umay ile ikisi artık oyun da oynuyorlar ve çok iyi anlaşıyorlar. Umay büyüdükçe daha da iyi olacak diye düşünüyorum araları. :)
 Evin içinde koşturdular, Toprak Cem'in odasına gidip oyun kurdular, tabi arada anlaşamadıkları da oluyor ama beş dakka.. beş dakka sonra yine dip dibe.... :)

Sonrasında tekrar evdeyiz. :)
Tabi ben bu arada araya birkaç  kitap sığdırdım.

 Orhan Pamuk/ Kırmızı Saçlı Kadın kitabı bitti. Uzun zamandan sonra bir çırpıda okuduğum ender kitaplardan biri oldu. Tabi şöyle birşey de var; yazarı seven ya çok seviyor ya hiç sevmiyor. Ben kitaplarını seven gruptanım. Her ne kadar Masumiyet Müzesi kitabında okurken çok daralsam da bitirmiştim ama bende bitmiştim.
Bu kitap ise hem sayfa sayısı bakımından hem de anlatım bakımından daha iyiydi. Özellikle bir çocuğun baba figürünü sorgulaması başkası ile kıyaslaması; hem doğu kültürü hem batı kültürünün kelimelere dökülmesi; bide üstüne hem Yunan Mitolojisi hem İran Mitolojisinin ülkemizde ki etkileri... durup düşünüyorsunuz; acaba ben olsam ustamı orada bırakır mıydım? diye...acaba bir olayı bu kadar içimde saklayıp hayatıma devam edebilir miydim...diye... fazla detay vermek istemiyorum çünkü kitap yeni ve okuyanınız, okuyacak olanınız vardır... Kısaca notunuzu alın ve okuyun derim bu kitabı....

Sevdam'lardayken de onu kitaplığında olan Yol/ Metin Hara kitabına bir bakayım dedim. Geçtiğimiz sene çıkmıştı ve bayağı bir popülerdi İnstagram'da. Hem merak ediyordum hemde bir türlü elim gidipta kitabı alamadım.
Denk gelmişken bir bakayım dedim ama yok sarmadı... Belki de doğru zaman şimdi değildir.
Çünkü bir dönem o kadar çok bu tarz Kişisel Gelişim yada içimize dönmemiz ile ilgili kitap okumuştum ki artık birbirinin tekrarı olan cümleleri okuyamıyorum....
Benim için bu konu da favori kitabım Dört Anlaşma kitabıdır.

Dün sinema kanallarında gezinirken Türkçeye de İşçi Bayramı/Labor Day olarak çevrilen enfes bir film izledim.
Eğer hem aile hem psikolijik  filmleri seviyorsanız izleyin derim. Bide üstüne harika bir oyuncu olan Kate Winslet'de olunca daha bir iyiydi film.
2013 yapımı hem Oscar'a aday olmuş hem ödül almış bir film. Bir karı koca düşünün; ikinci bebeklerini her seferinde bilinmeyen bir nedenden kaybediyorlar ve sonunda kadın bu kayıpların yarattığı travma nedeni ile dışarı çıkamıyor. Adam da bu duruma dayanamıyor ve karısını sekreteri ile aldatıyor, sonrasında da boşanıp diğer kadınla evleniyor. Oğlu ile bir hayat sürdürüyor Adele. Daha doğrusu sürdürmeye çalışıyor. Taki karşılarına bir kaçak çıkana kadar.....
Bundan sonrası filmin devamında ;)

......
...................
Şimdiden iyi pazarlar.... Blog....






Yorumlar

  1. Kitabı da merak ettim, filmi de çok merak ettim Gülşahcım. İnşallah en kısa zamanda seyrederim.Bu arada Toprak Cem'in ben başka şehirde oturduğunu bilmiyordum, uzaksınız demek.Yine de bunu hiç hissettirmiyorsunuz.Allah aile bağlarınızı ömür boyu daim etsin canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aminn canımmm. Bu arada kardeşim başka bir şehirde oturmuyor; Kartal'da oturuyorlar. :)
      Film çok iyiydi bence fırsatın olursa izle.
      Öpüyorum iyi çalışmalar canım. :)

      Sil
  2. Merhaba , uzun zamandır neden okuma listemde yoksun diye düşündüm . Anlamadım ama sen bulup yine takibe aldım bir de üstüne mimledim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa olmadı Nesrin küstüm işte ... :))) ( şaka tabiki de)
      Bazen blog şaşırıyor sanırım.
      Mim'e de en ksa zamanda bakıp yanıtlıycam canııımmm.
      Öpüyorum seniiii :)

      Sil
  3. Kesinlikle masumiyet müzesi beni baymıştı. Başlar iyiydi ama sonra sürekli kıza gitmesi, ortada bir şey yok gibi davranmaları, kızın nişanlaması....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyyyy evetttt Anne Güncesi. Bende okurken o kadar sıkıldım ki..... Çok betimlemeler olan kitapları sevmiyorum, istiyorum ki bazı şeyleri okurken ben hayal edeyim. :)
      Sevgiler.

      Sil
  4. Kırmızı saçlı kadın hakkında sanırım hemen hemen aynı fikirdeyiz sanırım. Bende kim ne derse desin Orhan Pamuk sevenlerdenim. Kırmızı Saçlı Kadına ise tek kelimeyle bayıldım. :) sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım öyleyiz, bende seviyorum yazılarını Orhan Pamuk'un.
      Sanırım sebebi de her düşünceye saygıyısızlık, haksızlık ve hakaret boyutunda olmadığı sürece saygı duymamdan kaynaklanıyor...
      Sevgiler, iyi geceler Kitap Güneşim.

      Sil

Yorum Gönder