29.8.22

yeni yaşım...biten kitaplarım...

 Yorgun bir sabahtan tunaydın....

Bu ay yoğun bir doğum günleri ile geçti... ve çok seviyorum doğum günlerini... :)

Çünkü en çok sevdıkleriniz hatırlar bu özel günü. Kendi doğum günüm de bu ay idi. 42 bitirip 43'den gün almanın heyecanı ve şaşkınlığı içindeyim... Ne zaman bu yaşa geldim diye düşünerek geçirdim bir zaman....


Öyle güzel dostluklarım, arkadaşlıklarım olmuş ki... şükür ile geçirdim o günü..... 

Onun dışında bu sene gerçektende nasıl bitti yaz hiç anlamadım. Masa Tenisi epey zamanımızı aldı. Hoş Umay için çok iyi oldu. 6 gün gidiyor ve ilerleme kaydetti..... Tabi biraz yorucu oluyor. Bir çok gezmeyi ya akşam ya da pazar günleri yapıyoruz ve o günlerde de dinlenmek istiyoruz ma aile.....

Kalan zamanlarda önceliğimizi Umay'a göre planlıyoruz. Ve bugünlerin ileri ki yaşamı için basamak olacağını bilmek bu yorgunlukları alıyor açıkcası.  

Onun dışında cumartesi akşamı Kadıköy Dorockxl'da  Feridun Düzağaç konserine gittik.  Sahnesi çok güzeldi..... Duruşu, tarzı çok klastı.... (Çok seviyorum konseri, kültürel etkinlikleri.... aşırı motıve ediyor.....) Bu aralar eski cdlerimi çıkartıp dinliyorum.... en sevdiğim şarkılarda da sesi açıyorum, eşlik ediyorum.... özlemişim müzik dinlemeyi son ses 😏😉 kitap okurken de çoğunluk Radyo Voyage dinliyorum.... Hele geceleri balkonda, o gecenin sessizliğin de müziğişn tınısına hayranım...

Ve yeni yaşımla 21 günlük meditasyona başladım/k arkadaşlarımla.... dün 1.günümdü. Başak Sayan'nın başlattığı ve Youtube sitesinde ki çalışmadan faydalanıyoruz..... bu sefer sonunu getirmeye kararlıyım.  Daha sonrası için de planlar yaptım ama şimdilik bana kalsın. biraz sabır isteyen ilerlemeler ve daha yolun başındayım.

Hadi okuduğum kitaplardan bahsedeyim.... çünkü en sevdiğim şey kitaplardan yazmak, konuşmak..... :)))

 


Canterbury Hikâyeleri, 14. yüzyılda Geoffrey Chaucer tarafından yazılan eserdir. İngilizce'nin yazılı ilk eserlerinden biri olması bakımından büyük önem taşımaktadır. Hatta Ingilizce'ye bu kitap ve yazar sayesinde kelimeler eklendiği bile yazıyor bazı yerlerde....

☑️Ortaçağ dönemin de bir grup hac yolculuğuna çıkarlar ve bu yolculuk esnasında anlatılan hikâyelerden oluşur kitap. İçerisinde her çeşit anlatı vardır ; ve tüm hikayelerin özeti "erdemli, iyi, ahlaklı insan olma" temaları idi.

⚖️ ⚖️ Şiir tarzında, belirli kafiyelerle, orijinal ceviri ile basmış YKY Yayınları... Can Yayınları'da düz yazı şeklinde basmış. Benim elimde olan YKY' dendi ve çok da keyifli idi... Bol bol laf söyleme ve atasözlerini kullanmış yazar ve öyle bir yer de kullanmış ki cuk yerine oturmuş. Ara ara gülümseyerek okudum/k. 🤭
📍 Güzel, kıymetli bir eseri #mineilebirlikteokuyoruz canım grubumuzla okumak da ayrı bir keyifti....
Veee tabi ki bu kitabı orjinal dilinden ceviren ve akıcılığı bozmadan, dilimize ceviren Sayin Nazmi Ağıl'a teşekkürü bir borç bilirim 🙏🏻 

 


 Kitap dört kuşağı birbirine bağlayarak anlatmış. Başlarda biraz sıkılır gibi olmuştum fakat sonra sonra elimden bırakmadan okudum.
Hitler dönemi kaçırılan açık tenli mavi gözlü çocukların dramı ve arayışını anlatıyor... o arada da aslında nasılda genlerimizde yoluyla bazı davranışlarınıza aktarıldığını okudum...
Mesela başta anlatılan torunun yeme sorunu,Mode bulantısı sorunu, olaylara tavrı...sonra sonra büyüklerinin hikayesini okuyunca daha bir oturdu kafamda.
❗️ tek rahatsız olduğum durum, 5 yaşında ki çocuğun tahrik olup, odasına kapanmak istemesi. Evet o yaşta çocuklar vücutlarının ve bazı duygularının farkına varmaya başlıyor. Ama yazarın yazdığı kadar olduğunu düşünmüyorum.....
#gulsahinkitapligi
#satirarasiblogger

Arka kapak

 Fay Hatları, bir ailenin dört kuşağı üzerinden, etkisi günümüze kadar uzanan karanlık bir sırrı anlatıyor. Altı yaşında çocukların gözünden 2004'ten geriye doğru 1982'ye, 1962'ye ve 1944'e gidiyoruz kitap boyunca. İlk anlatıcımız Amerikalı olmanın gururunu taşıyan, annesinin titiz denetimine rağmen internetin tüm vahşi sitelerinde gezinen, dünyaya bir armağan olduğundan kuşkusu olmayan Sol. Onun aile içinde sezdiği tuhaflıklara dair ipuçlarını, ikinci anlatıcı olan babası Randall'ın çocukluk öyküsünde bulmaya başlıyoruz. Roman Sol'un babaannesi Sadie ve büyük büyükannesi Kristina'nın anlatılarıyla sürdükçe, kirli sırlar gitgide aydınlanıyor. Amansız bir kötülüğe karşı aşkla, müzikle, inançla hayata tutunmaya çalışanların direnişini de izliyoruz.


 🕯 "kulağını kalbine yakın tut..."

🕯 Sonuçta insanı uzun vadede mutsuz eden şeyler kelimeler değillerdi. İnsanı mutsuz eden anılardı, sormak bilmeyen,yerinden oynamayan karanlık anlar.....

🕯 kimlik, aidiyet, bellek ve göç konuları, “insan geçmişini gerçekten de geride bırakabilir mi?” sorusuyla anlatımları iç içe geçmiş gibidir kitapta... asıl okurken düşündüren şey beni; sığınmacı \ mülteci olmak, bildiğin yerleri, sokakları, komşularını bırakıp başka bir ülkede yaşamak...eminim çok ama çok zordur..... konusu itibari ile sessizleşen anne - baba... cevapsız bırakılan sorular..yaşananlar.. hikâye çok iç burkan bir hikâye...tabi bunları okurken o dönemin Zinzabar'da ki yönetim biçimini, toplumsal ve siyasal durumlarınıda okuyorsunuz ....
Öyle bir yönetim şeklinde yaşarken, köşeye sinmek mi dik durmak mı daha iyi oluyordu??? Diye kendime yer yer çok sordum...

❗️ "Dünyada bazı insanlara ihtiyaç var, bir kalabalığa girip başını sallaması kadar küçük bir ihtiyaç bile olsa. Bazı insanlaraysa yok." Diye bitiyor kitap...........

12.8.22

Yerdeniz Serisi ve Biten kitaplarım

Yine okuduğum ve paylaşmadığım kitaplarım birikmiş..😊

 


Bazı yazarlar ve kitapları çok ama çok heyecanlandırır beni.... Ya sizi?
Mesela bilirim ki Ursula K. Leguin okuyacaksam, ruhum, zihnim bayram edecek... 🙏🏻 😊✌🏻
Uzun zamandır okunmayı bekliyordu #yerdenizbüyücüsü serisi...bazı kitapları, sizin gibi heyecanlanarak okuyan, farklı açılardan bakıp, yorumlayan, sohbet ettiğiniz arkadaşlarınız ile okumanın keyfi öyle bambaşka ki... İşte bu duyguyu #mineilebirlikteokuyoruz grubumla yakaladım 🙏🏻❤️

📚 Notlar alarak, alt satırları çizerek okumaya başladım. Acelem yok, sindire sindire okuyacağım... Ve inanıyorum ki 6 cildi bitince, ruhum bambaşka olacak, bazı kapılar açılacak.....
İşte böyle bir günün fotoğrafı bu kare...... Burada, kitap günlüğüm de kalsın istedim... Unutmam ama unutursam hatırlatayım istedim. 😊
🍂 🍁 🍂 🍁 🍂 🍁
Yerdeniz serisinin ilk kitabı resmen vurgun gibiydi. O kadar ruhen okumayı istiyorum ki....
Şöyle başlıyor Yerdeniz;
"Söz sessizlikte, 
ışık karanlıkta, 
yaşam ölürken ;
bomboş gökyüzünde 
uçarken parlar atmaca..." 
-EA'nın Yaradılışı
-
🐲 Tabi kitabı sadece fantastik, kurgu ögeleri ile anlatılmış bir hikâye olarak düşünmeden okursanız, alt metini yakalarsınız. Bir de bazı kitaplar, beraberce, grupça okunmalı. İşte bu seri de öyle bence..
🐲 🐲 Konusuna gelirsek.... Ana kahramanımız Ged'in bir nevi yolculuğu, aslında içinde olan ruhani güce ulaşması için, yaşadıkları, savaşmak zorunda kaldığı, bazen öfke , bazen sükut ile yola devam ettiği bir yolculuk....
Kitap da çok fazla Tao Felsesinin izlerini bulabilirsiniz. O yüzden öncesi Sevgili Mine'nin hatırlatması üzerine "Tao" kitabını okudum/k.
⚖️ Ve kitapda bolcana anlatılan "DENGE"... Ve insanın en büyük savaşı kendisi ile...... 
Kitap bitince hemen yorum yazamadım.. İçimde sindirmek ve bu muhteşem eserin tadına varmak istedim. 
🐲 Eğer içsel yolculukları, değişimleri, yolları seviyorsanız ertelemeyin bu şöleni... 
Arka kapak der ki;
"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım -ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek." 
 #gulsahinkitapligi #ursulaleguin

Her şeyin merkezi olmak, kararlar vermek...

🕯" yolunu bulmak" aslında kitap biraz da bundan bahsediyor...önemli çünkü...nereye gittiğin, gitmek istediğin...
🕯📖🕯📖
"Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir..."
📖

Bir de kitapta sonlara doğru "çağırmak "vardı... duyguları, olumlu-olumsuz duyguları, durumları, yüzleşmek...bir çok şey vardı serinin ikinci kitabında.... hele sonlara doğru "özgürlük "için bir cümle vardı ki...offf der susarım....
🕯🕯🕯🕯
Yine dengenin önemi.. her şeyin zıddı ile var olması...karanlıkların bir yerden sonra nasıl da aklımızla oynaması...

📖 kitabın konusuna gelirsek; Ataun Mezarlarını Rahibi ölür ve o gün, öldüğü saatte doğan kız bebek ararlar... ve Tenar'dır bu... rahibenin öldüğü gün ve saatte doğmuştur. Ve inanış göre İlk Rahibenin ruhu bu bebeğe geçmiştir...
Çocuk 5 yaşına gelince, sadece hadım ve kadınlardan oluşan korunaga alınır, yetiştirilir...olaylarda bundan sonra başlar.... simgeler çok fazlaydı....doğum, ölüm, yıkım ve özgürlük...


Daha önce "Ben Kirke" kitabını okumuştum yazardan. Anlatım dilini sevmiştim. Sonrasında da #akheulusunsarkisi kitabını okudum.
⚖️ Mitoloji ögelerini ve olaylarını kurguyla beraber anlatıyorsun yazar. Ve okurken çok fazla bilgiye boğmadığından daha da akıcı ilerliyor kitap.
⚖️ ⚖️ Her ne kadar baş rolde Akheulus olsada, Paktokros'u da okuyoruz. Sürgüne gönderilen prens ile büyük savaşçılardan biri olan Akheulus'un hikayesini okuyoruz. Öncelikle arkadaşlık, dostluk ve yarenlikle başlayan hikaye sonrası aşk, sevgi ile bağlanan yüreklerini ve o sürede gelisen Troya Savaşı anlatıyor... Tabi kurgu üzerinden...
⚔️⚔️⚔️⚔️

Tabi yine geride kalan, eskik bir şeyler vardı... Ben Kirke kitabında da böyle hissetmiştim. Kirke'den çok diger olaylar anlatılmıştır. Burada da öyleydi...
Şunu da demeden gecemiycem... Mitoloji ile günlük olayları, içsel konuşmaları, yukarısı aşağısı durumlarını iyi aktarıyor yazar.....
Size de şöyle ağır kitaplardan sonra ara kitap olarak kitabınızı alıp okumak kalıyor.... 
 #denizadamı
Canım kitap dostum Banu'nun paylaştığı bir kitap "Deniz Adamı"
Kahvenizi yapın, kitabın kapağını açın ve bir bakmışsınız kitabı bitirmişsinniz.... O kadar elinizden bırakmak istemiyorsunuz....
🧜‍♂️ 🧜‍♂️🧜‍♂️🧜‍♂️🧜‍♂️
Yaşadığınız çevre bir çok açıdan etkiliyor bizi... Kitaba konu okan Nella ve Robert içinde böyle... Hapiste okan bir baba, alkolik ve odasında takılan bir anne... Kardeşine sahip çıkmaya çalışan bir abla... Okulda karşılaşılan akran zorbalıkları....
🧜‍♂️🧜‍♂️
"Gerçek bir başlangıç yoksa gerçek bir son da olamazdı..."
"insan bütünüyle çaresizse, her şeyin bir fiyatı vardır."
📍 Bunlar alıntıladığım bir kaç cümle.... Okurken bir çok yer de içime oturdu cümleler....

✔️ Ve akran zorbalığı yapan bir çocuğun sınırınin olmamasının nelere mal olduğunu da okudum kitapta..... Konu hüzünlü, içe dokunan lakin okurken içerisin de yardımlaşma, arkadaşlık, dostluk, umut da okudum....
Günlük olayları büyülü bir gerçeklikle buluşturmus yazar ve bize de bu güzel çeviriyi yapan Sevgili @aliarda Beye teşekkür etmek düşer. 🙏🏻 😊✌🏻

10.8.22

Gece yazısı....

Sıcak bir yaz gecesinden selam....😬
 Saat sabaha karşı 4 gibi uyandım sıcaktan. 
Uzun zamandır blog yazmadığım aklıma düştü . :)
Dün akşam üstü Beşiktaş'a geçtim, canım arkadaşımla buluştuk...  
Gece o güzelim dolunay eşliğinde İstanbul çok güzeldi...denizin sesi,havanın hafif esintisi, bulutların gölgesi...
B Blok diye bir cafeye götürdü. Filtre kahvesi çok iyiydi, tatlıları da öyle 🤭🙈

Sohbet ettik, biraz deniz kenarına inip, dolunaya baktık,  hayata dair konuştuk...


Aslında bu aralar içim bir garip..çok sevdiğim bir iki arkadaşımın eşinden ayrılacak olması biraz üzüyor tabi. Elbette bir sorun varsa ve düzeltilemiyorsa ve ayrılık kararı alındıysa bana göre en doğrusu bu...lakin yine de can sıkıcı bir durum....  
 
Bunların dışında bu sene ev- masa tenisi arasında geçiyor zamanımız, arada da havuza kaçıyoruz.... nedense bu sene sabahlayamadim..çok çabuk yoruluyorum ve gece de belirli bir saatte uykum geliyor, alıklaşıyorum  sonra da doğru yatağa...😬

Velhasıl gecenin bu saatinde benden bu kadar 😀 

İyi geceler blog.....