Yine uzun bir aradan sonra merhaba. 😊
Gece oturmalarım bu sene olmayınca sarayında açar oldum blogda.
Oysa ki bir kitabı bitirince hemen yazmak, size de anlatmak isterdim.
Şimdi ise nerdeee. Kitap bitiyor ben anca günler sonra yazıyorum.
Sanıyorum bunda İnstagram'ın da etkisi var. Orada hemen paylaşıyorum ya sanki bitiyor. Oysa ki burası günlüğüm benim ve burada da yazmak istiyorum.
Okuyup bitirdiğim ve hâlâ aklımda olan kitaplardan biri "YEDİNCİ TAŞ" oldu.
Sevgili Gül Hn.mın Bloğunda yorumunu okumuş ve ertesi gün DR 'a gittiğim de indirime girmiş olan bu kitabı hemen aldım.
Çok beğenerek okudum, sonlara doğru uzatma cümleler olsa da.... Kadınlığa, hakka ve töre adına yapılanları asla ama asla unutmayacağım ..
Doğu' da geçiyor hikaye Kadın kocası ve çocukları tarafından terkedilmiş. Bir gece Jipli bir yabancı tarafından tecavüze uğrar. Fakat kadın bunu böyle algılamaz çünkü adam kadınına zevkini önemser ve bu durum çok hoşuma gider kadının. Olayı öğrenen çocukları hemen Molla'ya haber verir ve kadın hakkında hüküm verilir... "Recm"
Ne kötü değil mi? Adama hiçbir ceza yokken kadın Recm ediliyor...
Çok beğenerek okuduğum kitaplardan oldu.
İyi ki bloglar var ve okuduğumuz kitapları yorumluyoruz. Sevgili Gül Hn. vasıtası ile iyi bir roman okudum 😊
Diğer kitabım ise;
Osman Balcıgil /İpek Sabahlık Suat Derviş " kitabı idi.
Daha önce de" Yeşil Mürekkep /Sabahattin Ali " kitabını okumuş çok sevmiştim.
Bu kitabında da yine akıcı bir dil ve sizi sayfalar arasında sürükleyen bir hikaye.
Suat Derviş ilk kadın gazetecilerimizden biri. Ailesi de okumuş ve kızlarının okuması, çalışması ve en azından bir dil de olsa yabancı dil bilmesi, piyaona çalması gerektiğine inanan, destekleyen ve eğitimi veren ailelerden.
Elbet o dönemler de bir müzik aleti çalmak önemli.
Verdiği mücadeleler hele hele kadın olarak verdiği mücadeleler, yayın ve yazı yasağı, ülkenin savaşa katılması yurtdışı macerası ..
Henüz benim gibi okumadıysanız bir göz atın derim. Okuduysanız yorumunuzu beklerim 😊
Yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim.
Not: bu yazıyı iki üç gündür tamamlamaya çalışıyorum..şükğr bugün yazabildim Hatta iki kitap daha bitirdim onlar da sonra ki yazıya. 😊
31.7.18
19.7.18
Bizden ses var... :) Karikatür Evi/ KAdıköy
Selam.
Uzun zaman olunca bloğa uğramayalı önce takip ettiğim ve okumaktan keyif aldığım blogları okudum, yorum bıraktım. Şimdi biraz da kendi bloğuma yazayım.
Hani size daha önce de demiştim ya biz devamlı parklardayız. kalan zamanlarda da evde ev modundayız.
Yalnız bu park olayı ne kadar yorucuymuş Umay büyüdükçe anladım.
Ki ben geceleri öyle üçe dörde kadar otururdum. Hele yazsa balkon keyfi yapmadan yatmazdım... "Heyyy goca güllüşah" diyorum kendime....evlat böyle erkenden yatırır işte seni, sabahın da köründe de diker ayağa.😳😬
Haftada bir gün "Ritim-Solfej-Koro" dersine başladı Gönüllü evinde kızçem. Severek gidiyor. Hemde yaz tatilini değerlendirmiş oluyoruz.
Kadıköy Belediyesi sanat ve çocuk etkinliklikleri konusunda epey iyi çalıyor. Diğer belediyeleri bilemiyorum belki onlar da çalışıyordur.
İzlediğim çok film oldu ama şuan yazacak takatim yok desem inanır mısınız? Sanıyorum bunda İnstagram'ın da etkisi var. Oradan pıt pıt paylaşmak daha kolay oluyor.
Bu aralar Cem Karaca Şarkıları , Mazhuni Şerif Şarkıları ve Selda Bağcan 40 Yıla 40 Şarkı albümlerini dinliyorum. Özellikle Cem Karaca Albümü de çok iyi olmuş. Seslendiren şarkıcılar yerli yerine oturmuş.
Kitap olarak da "Yedi Taş" okuyorum son 20 sayfa kaldı ve bir kaç gündür okuyamadım. Kendime inanamıyorum doğrusu. Akşam kız uyuduktan sonra ortalık toplayıp yatıyorum. Valla kendime inanamıyorum a dostlar......
Geçen hafta Umay'ın ders çıkışı Kadıköy-HasanPaşa'da bulunan "KARİKATÜR EVİ" ne gittik. Küçük ama samimi bir ev oldu burası.
Ayrıca karikatr dersleri de veriliyor.
Şartları çocuğun ilkokula başlamış olması. Okuma-yazma bilmesi gerekiyormuş.
Yıl içinde ufak sergiler de oluyor. Olur da yolunuz düşerse uğrayın.

Böyle işte. Ses vereyim istedim. Yine aklımda yazacak bir sürü düşünce ve yine yazamadan bitirdiğim bir yazı.
Gözleirm zor dayanıyor desem yeridir.
Biraz da kitap okuyayım ve yatayım.
İyi geceler, selamlar. :)
Uzun zaman olunca bloğa uğramayalı önce takip ettiğim ve okumaktan keyif aldığım blogları okudum, yorum bıraktım. Şimdi biraz da kendi bloğuma yazayım.
Hani size daha önce de demiştim ya biz devamlı parklardayız. kalan zamanlarda da evde ev modundayız.
Yalnız bu park olayı ne kadar yorucuymuş Umay büyüdükçe anladım.
Ki ben geceleri öyle üçe dörde kadar otururdum. Hele yazsa balkon keyfi yapmadan yatmazdım... "Heyyy goca güllüşah" diyorum kendime....evlat böyle erkenden yatırır işte seni, sabahın da köründe de diker ayağa.😳😬
Haftada bir gün "Ritim-Solfej-Koro" dersine başladı Gönüllü evinde kızçem. Severek gidiyor. Hemde yaz tatilini değerlendirmiş oluyoruz.
Kadıköy Belediyesi sanat ve çocuk etkinliklikleri konusunda epey iyi çalıyor. Diğer belediyeleri bilemiyorum belki onlar da çalışıyordur.
İzlediğim çok film oldu ama şuan yazacak takatim yok desem inanır mısınız? Sanıyorum bunda İnstagram'ın da etkisi var. Oradan pıt pıt paylaşmak daha kolay oluyor.
Bu aralar Cem Karaca Şarkıları , Mazhuni Şerif Şarkıları ve Selda Bağcan 40 Yıla 40 Şarkı albümlerini dinliyorum. Özellikle Cem Karaca Albümü de çok iyi olmuş. Seslendiren şarkıcılar yerli yerine oturmuş.
Kitap olarak da "Yedi Taş" okuyorum son 20 sayfa kaldı ve bir kaç gündür okuyamadım. Kendime inanamıyorum doğrusu. Akşam kız uyuduktan sonra ortalık toplayıp yatıyorum. Valla kendime inanamıyorum a dostlar......
Geçen hafta Umay'ın ders çıkışı Kadıköy-HasanPaşa'da bulunan "KARİKATÜR EVİ" ne gittik. Küçük ama samimi bir ev oldu burası.
Ayrıca karikatr dersleri de veriliyor.
Şartları çocuğun ilkokula başlamış olması. Okuma-yazma bilmesi gerekiyormuş.
Yıl içinde ufak sergiler de oluyor. Olur da yolunuz düşerse uğrayın.

Böyle işte. Ses vereyim istedim. Yine aklımda yazacak bir sürü düşünce ve yine yazamadan bitirdiğim bir yazı.
Gözleirm zor dayanıyor desem yeridir.
Biraz da kitap okuyayım ve yatayım.
İyi geceler, selamlar. :)
8.7.18
Cumba, Kanguru Defteri Ve Kumların Kadını
Bu hafta iki kitap bitirdim. Bir tanesi; "Cumba/Karin Karakaşlı" ya aitti. Daha önce de Can Kırıkları adlı kitabını okumuş ve kelimelerini sevmiştim
Bu kitabın da yazarın gazetede yazdığı köşe yazılarından derleme yapmışlar.
Tabi biraz hüzün biraz umut vardı yazılarında. Beni etkileyen yazılarından bir tanesi de kitaba da ismini veren "Cumba oldu. Özellikle Hrant Drink ile tanışması, ve o acı olay...
Daha önce bilmezdim oysa ben Hrant Drink'i. Ta ki öldürülene kadar. Dini, mezhebi veya nereli olduğu pek bağlamaz beni kişilerin. Mesela ilk tanıştığım birine" nerelisin/iz? " diye sormam... Sanki sorarsam ve öğrenirsem memleketine göre davranılacakmış gibi bir his verir bu soru bana.
O yüzden konu içinde geçmezse sormam karşımdakine.
Bir ara bu konuda da yazayım 😊
🖋 🖋️🖋️🖋️
Bir diğer kitabım ise;
KANGURU DEFTERİ KOBO ABE
Bu kitabı Dr indirim kampanyasında görmüş ve almıştım Biraz yazarı araştırınca da Japonya'nın ünlü yazarşaronsan biri olarak geçiyor. Hatta biraz Kafkaeski diye de tabir kullanmışlar
Bu kitabını sevemedim. Daha doğrusu hiçbir şey anlamadım...
Şirkette çalışan bir adam bir sabah uyanır ve bacaklarında Turp Filizleri çıktığını görür, hastaneye gider delen yarı gerçek yarı fantastik olaylar akışı başlar.......
Ondan sonrası yok bende...
Sonrası "KUMLARIN KADINI" kitabını okuyayım dedim. Daha çok o kitabı ile ünlenmiş.
Yarısına kadar okudum ama gitmiyor inanın gitmiyor Eksik bir şey var sanki .. Anladım ki anlatım dili bana göre değil.
O yüzden tavsiye konusunda kararsız kaldığım yazarlardan biri oldu Kobo Abe ...
Efenim yine yazımı yazmış ve yayınlayamadığım o arada Kobo Abe'nin "KUMLARIN KADINI" kitabını da Pdf olarak okumaya çalıştım. Ama yok hiç bana göre değilmiş yazar. İyicene emin oldum.
Okuyanın iız varsa bana da anlatırsa çoook sevinirim.
Böyle okurken sanki bir şey eksik geliyor, bir de kelimeleri ilerlemiyor...
Bu kitabın da yazarın gazetede yazdığı köşe yazılarından derleme yapmışlar.
Tabi biraz hüzün biraz umut vardı yazılarında. Beni etkileyen yazılarından bir tanesi de kitaba da ismini veren "Cumba oldu. Özellikle Hrant Drink ile tanışması, ve o acı olay...
Daha önce bilmezdim oysa ben Hrant Drink'i. Ta ki öldürülene kadar. Dini, mezhebi veya nereli olduğu pek bağlamaz beni kişilerin. Mesela ilk tanıştığım birine" nerelisin/iz? " diye sormam... Sanki sorarsam ve öğrenirsem memleketine göre davranılacakmış gibi bir his verir bu soru bana.
O yüzden konu içinde geçmezse sormam karşımdakine.
Bir ara bu konuda da yazayım 😊
🖋 🖋️🖋️🖋️
Bir diğer kitabım ise;
KANGURU DEFTERİ KOBO ABE
Bu kitabı Dr indirim kampanyasında görmüş ve almıştım Biraz yazarı araştırınca da Japonya'nın ünlü yazarşaronsan biri olarak geçiyor. Hatta biraz Kafkaeski diye de tabir kullanmışlar
Bu kitabını sevemedim. Daha doğrusu hiçbir şey anlamadım...
Şirkette çalışan bir adam bir sabah uyanır ve bacaklarında Turp Filizleri çıktığını görür, hastaneye gider delen yarı gerçek yarı fantastik olaylar akışı başlar.......
Ondan sonrası yok bende...
Sonrası "KUMLARIN KADINI" kitabını okuyayım dedim. Daha çok o kitabı ile ünlenmiş.
Yarısına kadar okudum ama gitmiyor inanın gitmiyor Eksik bir şey var sanki .. Anladım ki anlatım dili bana göre değil.
O yüzden tavsiye konusunda kararsız kaldığım yazarlardan biri oldu Kobo Abe ...
Efenim yine yazımı yazmış ve yayınlayamadığım o arada Kobo Abe'nin "KUMLARIN KADINI" kitabını da Pdf olarak okumaya çalıştım. Ama yok hiç bana göre değilmiş yazar. İyicene emin oldum.
Okuyanın iız varsa bana da anlatırsa çoook sevinirim.
Böyle okurken sanki bir şey eksik geliyor, bir de kelimeleri ilerlemiyor...
5.7.18
Günlük akışım. 😊
Selam.
"Allah'ım çok sıcak 🔥" modu başladı bizim evde benim için.
Zati yazlıkçı modunda yaşıyoruz. Halılar yıkamadan geldi ve serilmedi. Yere basmak iyi geliyor 😊
Sabahtan yada akşamdan parklardayız Evde de hep bi oyun modu
🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵
🌵Ara ara kendimi dinlerim, özelliklerimi, huylarıma bakarım içimden... Hatta yorumlarım kendimi.
Geçen bir yazı okuyunca aklıma geldi;
🗿Mesela gündüzleri çiğ köfte yemeği hiç sevmem. İlla akşam domuzdan sonra olacak. Neden bilmiyorum ama gece yiyince daha bir lezzetli geliyor. Gündüz "cık"
🗿 Kelimelere çok takılıyorum mesela. Öyle rast gele sevmiyorum kullanmayı oysa biraz relaks olmak gerek sanırım, çevremde gördüğüm kadarı ile. Eğer bir şeyi yanlış dediysem illa doğrusını söyleyene kadar konuşurum. 😬
Bazen Merter "takılma boş ver" der ama ben yapamam. Değiştirme zamanı gelmiş bu huyumu
🗿 Kısa cümle kuranlara hayranım resmen. İlla uzun anlatırım anlatacağımı. Incığını cıncığını anlatırım Hele de başka bir olaydan bahsedeceksem illa doğru şekilde anlatmam gerek. Kendimde nedense öyle bir zorunluluk hissediyorum.
🗿Film izlerken illa başını kaçırmamam gerek yoksa eksik bir şeyler kalmış gibi hissediyorum.
Bir de filmde diyelim bir sahne oldu orada bıraktılar ya "acaba sonrası ne oldu VS.." diye merak ediyorım.
🎭 En absürd şeyleri merak eder üzerinde düşünürüm... Falan filan derken üç gün önce başladığım yazıyı hâlâ yayınlayamadığımı fark ettim 😊
"Allah'ım çok sıcak 🔥" modu başladı bizim evde benim için.
Zati yazlıkçı modunda yaşıyoruz. Halılar yıkamadan geldi ve serilmedi. Yere basmak iyi geliyor 😊
Sabahtan yada akşamdan parklardayız Evde de hep bi oyun modu
🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵🌵
🌵Ara ara kendimi dinlerim, özelliklerimi, huylarıma bakarım içimden... Hatta yorumlarım kendimi.
Geçen bir yazı okuyunca aklıma geldi;
🗿Mesela gündüzleri çiğ köfte yemeği hiç sevmem. İlla akşam domuzdan sonra olacak. Neden bilmiyorum ama gece yiyince daha bir lezzetli geliyor. Gündüz "cık"
🗿 Kelimelere çok takılıyorum mesela. Öyle rast gele sevmiyorum kullanmayı oysa biraz relaks olmak gerek sanırım, çevremde gördüğüm kadarı ile. Eğer bir şeyi yanlış dediysem illa doğrusını söyleyene kadar konuşurum. 😬
Bazen Merter "takılma boş ver" der ama ben yapamam. Değiştirme zamanı gelmiş bu huyumu
🗿 Kısa cümle kuranlara hayranım resmen. İlla uzun anlatırım anlatacağımı. Incığını cıncığını anlatırım Hele de başka bir olaydan bahsedeceksem illa doğru şekilde anlatmam gerek. Kendimde nedense öyle bir zorunluluk hissediyorum.
🗿Film izlerken illa başını kaçırmamam gerek yoksa eksik bir şeyler kalmış gibi hissediyorum.
Bir de filmde diyelim bir sahne oldu orada bıraktılar ya "acaba sonrası ne oldu VS.." diye merak ediyorım.
🎭 En absürd şeyleri merak eder üzerinde düşünürüm... Falan filan derken üç gün önce başladığım yazıyı hâlâ yayınlayamadığımı fark ettim 😊
Kaydol:
Yorumlar (Atom)












