23.9.22

MüzGAzhane'den Bread And Puppet Show geçti

Bread and Puppet Theater ekibi, bienal kapsamında gerçekleştirecekleri “Toplumun Kötülükleri” başlıklı ücretsiz gösteriyi, İstanbul’da gönüllülerle birlikte tasarlıyor ve belirli mekanlarda da gösterierini sundular.

Gönüllülerden biri de kitap vesilesi ile tanıştığım ve sonrasında da görüştüğümüz, arkadaşım Şirin idi. Geçen hafta MüzeGazhane'de idi protest gösteri. 

Önce yürüyüş ile başlayıp sonrası ufak ufak belli noktalara dikkat çekmek için tasarlanmış gösteri. Gösteride kullanılan tüm malzemeler atık ve geri dönüşüm malzemeleri idi.

Bizde kızçemizi alıp gittik. Sanatsal gösterilere çok önem veriyorum ve ne kadar küçük yaşta çocuklar sanatla tanışırlarsa o kadar gelişimleri, bakış açıları gelişiyor diye de düşünüyorum.

Tabi başta anlayamadı, sorular sordu ama hep ilgi ile seyretti/k. Teması " KADIN, KADIN CİNAYETLERİ, BİLİNÇSİZ TÜKETİM, DEVAMLI ALMA İSEĞİ, ZAMANIN GETİRİSİ" idi.....

Sonrasaında da Türkiye’nin önde gelen Karagöz ustalarından Cengiz Özek de “Çöp Canavarı” adlı oyunundan bir bölümle atıklar konusunda ufak bir gösteri sundu.

Gösteriler ve sergiler açısından MüzeGazhane çok iyi bir proje oldu. Evimizin yakın olması da ayrı bir keyif :)

Yazın akşamları çocukları bisiklet sürmeye götürüyorduk, onlar oynarken bizler de oturup sohbet ettik. İster Beltur'da oturun isterseniz de sandalyenizi ve örtünüzü götürüp, çimenlere yayılın..... Tek sıkıntı erken kapanıyor olması. Saat 22:00 dedi mi hemen anons geçiyolar....

Onun dışında koşturmacaya devam. Ev, okul, masa tenisi arasında gidip geliyoruz, haftanın altı günü....

Tam sonbahar temizliğine başlayayım dedim havalar bozdu. Tabi hemen bunu battaniye, kahve, kitap keyfine çevirdim.... :)






 

13.9.22

Ferit Edgu, Hans Fallada kitap Yorumları


 'Sonu yaklaşmış olan herkes, hele bizler gibi yaşlanmadan ölmesi gerekenler geçmişte gereksiz yere harcadığı yıllar ve gerçekleştiremediği şeyler için üzülür durur...'


❗️Böyle kitaplar hep üzer.... savaşın kazananı yok diyorlar ya çok doğru..... Bu sefer yazar Alman halkının gözünden anlatıyor hikâyeyi... Ve bir karı kocanın ufakda olsa, insanların için de bir kıvılcım çaktırmak için başlattığı mücadeleyi anlatıyor. Hani bazen deriz ya " tek başıma ne yapabilirim ki?" İşte tam da burdan bakıp yazmış, anlatmış yazar...... özellikle bazı sahneleri okumak çok üzücü idi 🥺 insanların korkuları sebebi ile ses çıkarmadan itaat etmeleri...
Bazılarının da içinde ki o şiddeti ortaya çıkartıp, ana baba, komşu demeden yandaş olmaları... işte gerçekler bunlar ..





 

'.....uzun gecelerde, yalnızlığın gecelerinde, bir de bakarsınız ki, o dilinden anlamadığınız kitap, sizin dilinizden anlamaya başlamış ve size açılıyor. ......
.....
İnsan bildiği ya da bildiğini sandığı bir dille yazılmış birçok kitabı da anlamayabilir, öyle değil mi?'

Cümlelerden biri de buydu.... Bu kitap nasıl anlatılır emin olamadım... o kadar içiniz de bir yere dokunuyor ki.... hele o doğuda yaşananlar.....
Kimlik arayışı, hem oralı olup hem yabancı gibi hissetmek...lirik bir anlatımla bir çok duyguyu anlatıyor... iki tarafında birbirinin dillerine yabancı oluşu, öğretmenden aynı zamanda doktor olunmasının beklenmesi... ilerleyiş, öfke, hüzün ama en çok da içe dönük hesaplaşmalar, o gel gitler.... özellikle de iki tarafın psikolojik ve toplumsal derinliklerini aktarımı...
 Kitap bitti ama kafamın için de henüz 
bitmedi ❗️
#gulsahinkitapligi
#hakkaridebirmevsim

8.9.22

Stoner John Williams

 Bu hafta ful doğum günü haftası : ) Dün Gazhane'de kutladık, kızın sınıfından arkadaşının doğum gününü.  Açık havada mis gibi oluyor.  Çocuklar oynarken bizler de sohbet ettik. Kemik bir grup olduk artık. Ara ara buluşup, kahve içiyoruz...  muhtemelen de böyle gider.... 

Onun dışında pek bi değişiklik yok, git gel devamm... Okullar açılınca da bana tatil başlayacak söylemesi ayıptır 🤗

Bu hafta iki kitap okudum. "Macbeth " ve "Stoner" özellikle 'Stoner' i çok yavaş okudummmmm.. Bayadır  böyle içine girdiğim, özdeşleştiğim bir kitap okumamıştım. .. Evet güzel kitaplar okudum ama bu kitap bir başka....  yorumum şöyle; 


"Kendini, yapmak zorunda olduğu tuhaf şekilde tanıdık işleri yapan tuhaf bir şekilde tanıdık bir yabancı gibi gözlemlemek ve hissetmek... garip bir duygu.. Ve Bay Stoner işte bu hallerdeydi..."

📑 Diyor kitabın bir bölümünde.... Stoner karakterini o kadar benimsedim ki..uzun zamandır bu kadar içine geçtiğim bir karakter olmamıştı.... 

Kitabın kapağını kapattığımda, kendime 'eh be Stoner, bir girdabın içine girdin ve çıkamadın bir türlü 'derken buldum. Tabi  o dönem ilişkilerinde ayrılmak,  bırakıp gitmek şimdiki gibi değil ki... birinci dünya savaşı dönemi... üniversite de hoca,  evde baba ve eş... sorunlu bir eş ile geçirilen bir hayat...hep başka türlüsü mümkün müydü acaba dedim?




2.9.22

Hoşgeldin Eylül Zero Limit/ Joe Vitale

 Bol terlemelı bir giriş ile eylül ayına başladık. 💫

Dün yağan yağmurda balkonda oturdum, o yağmurun sesi, toğrağın kokusu, damlalar derken... ne güzel dedim... şükredecek bir sürü sebebimiz var. Elbet istersek kızacak, isyan edecek sebeplerde bulabiliriz... Seçim tamamen bize ait. Kendime adıma, bu yaşıma kadar neredeyse hep şükreden tarafta olmayı seçtim.... Hatta çalıştığım dönemler de çok fazla "polyanna gibi" düşündüğümü soyleyen arkadaşlara açıklama yaparken bulurdum kendimi... Şimdi düşünüyorum da; çok da gerek yokmuş aslında bu kadar açıklamaya.

evet hayatta kırgınlıklar, kızgınlıklar, hazksızlıklar var.... canımın yandığı, üzüldüğüm durumlar da oldu... hayatımı farkında yaşamaya başladığımdan beri seçimlerimi hep olumlu yönden yana kullandım. Olanı kabullenip, önüme baktım. Çünkü  öğrendim ki "sen değişirsen karşındaki ya da  olaylar ya da durumlar, dünya değişiyor"... istemediği sürece kimse değişmiyor...

 Tabi bu öğretiyi öğrenmek kolay değil ama imkansız da değil..... bu sene yine ruhum biraz kendine dönmeye başladı. Hatta önce okuma grubu ile yollarımız kesişen, sonra da daha samimi arkadaşlığa, dostluğa dönüşen canım kızlarla ruhumuza iyi gelecek kitaplar okumaya, paylaşımlar yapmaya başladık. Beraber yol aldığınız arkadaşlarınızla frekanslarını uyuşursa daha bir güçlü hissediyorsunuz kendinizi... değişik bakış açıları sizi daha da geliştiriyor... 

İşte yine bir şükür sebebim daha :)

Aynı yolda yürümek bazen sizin görmediğiniz başka kapıların açılmasına vesile oluyor..... Özellikle iç sesinizi dinlemeyi öğrenmek de gerekiyor...Neyse efenim uzun ve derin mevzular, eğer siz hazırsanız yollar, kapılar açılıyor ;))

Onun dışında  bu ay "İnsanlığın Mahrem Tarihi" kitabını bitirmeye niyetlendim. Bir de "Stoner / John Williams" okuyorum. Resmen bitmesin diye yavaş okuyorum.... Uzun zamandır bekliyordu. Canım Zelişim hadi okuyalım deyince öne çektim :)

Ruhsal gelişim için de "Zero Limit" kitabına başladım....

Başlangıç olarak iyi gidiyor, özellikle kendimize yönelik başlangıçlarda bu kitap iyi bir yol arkadaşı olabilir. Eğer varsa içinizde iyileştirmek istediğini duygular bakın derim....


 ARKA KAPAK YAZISI;

Vay Canına!! Bu Vitale'nin,yadığı en iyi veen önemli kitap! Cindy Cashman, Çok mu yorgunsunuz ve streslisiniz? Elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz fakat kişisel tatmin ya da profesyonel başarıyı bulmak korkunç derecede zor mu geliyor? Eğer çok çalışıyor ve karşılığını alamıyorsanız, belki de problem kendi içinizdeki bir şeydir? Belki de dışarıdan değil de içinizden gelen sınırlandırmalar sizi çoğu şeyden alıkoyuyordur. Zero Limit size bu içsel kaynaklı sınırlandırmaları ortadan kaldırmanın ve bunun yerine hayatınıza hayal ettiğinizden çok daha fazla başarı katmanın kanıtlanmış yöntemlerini sunmaktadır.

Joe Vitale'in kendi yaşantısını ele aldığımızda, o bir zamanlar sokakta yaşayan biriydi. Şimdi ise çok sayıda bestseller kitabın yazarı olan, internet ve pazarlama konusunda uzman olmuş bir milyonerdir. Peki bütün bu başarıyı getiren şey ne olmuştur? Bu, çok çalışıldığı için mi, yoksa Tanrı'nın bir lütfu olarak mı meydana gelmiştir. Yoksa her ikisi de mi? Yanıt sizi şaşırtabilir. Antik Hawai H'oponopono yöntemini bulana kadar çok sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.

H'oponopono bizim yolumuza çıkan zihinsel engelleri ortadan kaldıran bir kişisel gelişim yöntemidir. Bu yöntem sayesinde zihnimizi engellerden özgür kılarız ve yaşamdan istediklerimizi elde etmek için yeni ve beklenmedik yollar buluruz. O, hem özel yaşantıda hem de iş hayatında yalnızca işe yaramakla kalmaz, aynı zamanda mucizeler yaratır. Vitale bu deneyimini tüm dünya ile paylaşmak için bu kitabı kaleme almıştır.
Dr. Ihaleakala Hew Len ile işbirliği yaparak zenginlik, sağlık, huzur ve mutluluğu nasıl elde edeceğinizi açıklamıştır. Yöntem sayesinde okuyucular başarıyı elde etme konusunda kendilerine engel olan sınırlamaları ortadan kaldırmayı öğreneceklerdir. Yöntem, bilinçsiz olarak yerleşmiş olan önyargıları, inanışları temizleyecektir. Yani başarı, sağlık ve mutluluk elde etmede artık Limitsizsiniz.

Zihninizin kara tahtasını sildiğinizi ve önyargılı fikirler olmaksızın yeniden başladığınızı ve dolayısıyla sadece günlük olayların olduğu bir dünyada yaşadığınızı hayal edin. Her şeyin mümkün olduğunu hayal edin. Aslında dünyaya zihinsel kısıtlamalar olmaksızın bakarsanız her şey mümkündür. Bu kitap, yaşamınızı yeni bir fırsatlar ve başarılar evrenine Sıfır Sınır'ın olduğu evrene açan anahtardır.