Sabah kızı okula bırakıp biraz blog sayfalarında dolaştım...
Hepimiz biraz boşlamışız buraları. Tabi bunda Instagram'ın verdiği kolaylık da var.
Dün Özlem'in(Macera Kitabım bloğu) ve sabah Nurşen Ablanın (Leylak Dalı bloğu) yazısını okuyunca; evet dedim kendime aynı rehavet bende de var.
Bir ara ne kadar düzenli yazıyordum. Sonra bir durgunluk geldi ....
Ama yılmak yok yazmaya, okumaya devam 😊
Sizinle geçtiğimiz ay bitirdiğim bu enfes, güzel mi güzel kitabı paylaşmak istiyorum..
Açıkcası Jaguar Yayınları henüz hiç yanıltmadı paylaşımlarında...
Az öz kitap var lakin hepsi de birbirinden iyi.
KANINI SATAN ADAM /YU HUA
Daha önce Yaşamak kitabını okumuş sevmiştim yazarı. Bu kitabı ile daha da sevdim.
📍 Konusuna gelirsek; babası vefat eden annesi de başka bir adama kaçan Xu Sanguan zor bir hayat yaşamıştır
🖋 Dedesi ve amcasının yanına gider. Yaş olarak daha ergenlik çağındadır.
Köyün de insanlar hem tarımla uğraşıyordur hem de zorda kalınca merkeze gidip kanlarını belirli bir miktar para karşılığı satarlar.
📍 O dönemin zorluklarını, Yaşam mücadelesini ve köy hayatını o kadar yalın anlatıyor ki okurken sizde kendi çocukluğunuzda ki mahallenizde yaşanan komşulukları hatırlayacaksınız.
Yer yer güldüğüm yer yer de içimin sızladığı cümleler oldu.
Hele yokluk zamanı ve devrimi anlattığı bölüm "of yaaaa yazık ama" dedirtti ....
🖋 Toplumlar gerçekten de kolay kurulmuyor çekilen acılar bence hemen hemen aynı... Zaten Uzak Doğu ile benzerliklerimiz çokca...
Kesinlikle okuyunuz efenim diyeceğim kitaplardan oldu....
Tanıtım yazısı şöyledir....
Zor bir hayata doğmuştur Xu Sanguan: Babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. Dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü Xu Sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. Amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. Eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. Xu Yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. Büyük oğlu Yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. Kültür Devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Xu Sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır.
Kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, Yu Hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır.
Daha önce Yaşamak adlı romanını yayımladığımız Yu Hua’nın en önemli eserlerinden Kanını Satan Adam’ı Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.
(Tanıtım Bülteninden)




















