İhsan Oktay Anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İhsan Oktay Anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.11.12

Yedinci Gün / İhsan Oktay Anar






Kitaplaşalım mı etkinliğinden gelen ve benim istediğim bir kitap Yedinci Gün. 
Bir solukta okuyamadım kitabı, yer yer ara vermek zorunda kaldım, ( babaannenin o ara yoğun bakıma alınması vb..) Zaten bana göre yazarın kitapları da bir solukta okunacak türden değil. Sindirerek okumak gerek birde sözlükle. Ama en güzeli tarihi bazı olayları hem içinde mitoloji barındırarak hem hikayeleştirerek anlatması.
(Bence yazar belli bir kitleye hitap ediyor, çünkü yazım dili ve seçtiği konular kimine ağır gelebiliyor....yada sıkıcı.)

Bu kitabında mitolojiye de bolcana yer vermiş. Başlarda yavaş gittiama ortalara gelince hızlandı. Birde sanki aynı evde yaşıyorlar hepsi ve o evde olaylar hiç bitmiyor. Bu kitabında da yine -Suskunlar kitabında da bahsetmişti bundan- insanların din adına nelere kanabileceğinden bahsetmiş, es geçmemiş.... Ben sevdim kitabını, kütüphanemde yerini aldı.
Okumak isterseniz kafanızçok doluyke okumayın derim....

3.11.12

Huhu bugün cumartesi :)))


  Herkese merhaba. :)))
Dün ki gök gürültülü bol yağışlı bir günden sonra bugün hava mis gibi. :) Allah sokakta kalanların yardımcısı olsun buna hayvanlar da dahil.
Dünki havayı seviyorum, yanında bir de çay olacak...birde kitap... :))))
Dün kardeşime gittim ve canımın içi şeker mi şeker yeğenimle vakit geçirdik, güldük oynadık, koşturduk. Anam hiç enerjileride bitmiyor.
Gelinimizle birbirimizi çok seviyoruz o yüzden de vakit güzel geçiyor. Akşama yağmur eşliğinde eve döndüm.
Bugün temizliğimizi de bitirdik eşimle. Sağolsun o evi süpürdü geri kalanı ben hallettim ama vakitten çok kazandım. Yarı keyifli bir pazar bizi bekler. :)))

Bu arada "Karşı Kıyının Işıkları / Fatma Gürel" kitabı bitti. İçinde birbirinden güzel hikayeler var. Ve biraz da nostaljik bir kitap. Okurke yer yer bende düşündüm kendi zamanımızda olanları....
Veeee yeni kitaba başladım. Bu kitap Fıstıklı Tombi Darla'nın etkinliğinden, eşleşdiğim belirttiğim kitaplardan bunu göndermiş. Tekrar teşekkür ederim burdan. Bende kendisine benim çook beğendiğim Momo kitabını göndereceğim.

Günü film izleyerek tamamlayacağız. Sonrası kitap okumaya devam.
Herkese keyifli haftasonları. :)

18.6.12

Suskunlar / İhsan Oktay Anar

 


Bu ayki Thyke grubumuzun toplantı kitabı Suskunlar / İhsan Oktay Anar'dı. Kitap sahibi benim. Yazarı sevdiğimden ve  kitabı da okumak istediğimden  bunu belirledim. 
Genel olarak kitabı beğendik. Özellikle olayları anlatım dili, hem tarihi hem günümüzü kullanarak romanlaştırmasını beğendik. Benim gibi diğer arkadaşlarımızı da rahatsız eden şey ise Eflatun karakterinin duyduğu sesi araması olayının çook detaylandırılması. Sıkıldım okurken biran önce geçsede diğer bölüme geçsem diye düşündüm/müşüz. :)
Yazar genel olarak kitaplarında evrenselliği konu alıyor. Ve cahillik, iyilik-kötülük, şeytan, insanın davranışları işleniyor.
Bu kitapta da iyi-kötü var. Ve en önemlisi insanların din adına sormadan, okumadan sırf hoca dedi diye " Allahu Ekber" nidaları arasında adam cezalandırma olayı var. Mevlevilik, musiki, bir cücenin köle olarak geldiği topraklarda ki yaşaı gözlemleyip, dini kitapları hatmetmesi, fıkıh hadislere hakim olması ve sonrası bir grubu kandırması öyle güzel bir dille anlatılmış, su gibi akarak okudum kitabı.
Tavsiye ederim sizede. Birde hepimiz grup olarak, her ne kadar anlatım dilinde eski türkçe ve osmanlı kelimeler olsada akıcılığını beğendik...

ARKA KAPAK:

Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin “gerçekliği”nde semâ edeceksiniz ve bu düşlerden âdeta başınız dönecek. Hayat kadar gerçek, düş kadar inanılmaz bu dünyanın tüm kahramanlarının seslerini duyacak, nefeslerini hissedeceksiniz. Çünkü Suskunlar, sessizliğin olduğu kadar, seslerin ve sözlerin, yani musikînin romanıdır. Sonsuzluğun derin sessizliğinin “nefesini üfleyen” ve ona “can veren” bir adamın hayallerinin ete kemiğe bürünmüş kahramanları, en az sizler kadar gerçektir; ya da siz, en az onlar kadar bir düş ürünü... Bağdasar, Kirkor, Dâvut, Kalın Musa, İbrahim Dede Efendi, Rafael, Tağut, Veysel Bey ve diğerleri... Onlar, sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar’ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozmuşlardır. Bir meczûp aşkı tattı, bir âşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi; diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu. Nevâ, belki de, herkesin âşık olduğu bir kadının pür hayâliydi. Hayâlet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı. Zâhir ve Bâtın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş hâliydi. Suskunlar’ı okuduktan sonra aynaya bakmak, yansıyan aksinizde gerçeği görmek, gördüğünüzü işitmek ve duyduklarınızla sağırlaşıp susmak isteyeceksiniz. Sayfalar tükenip bittiğinde, kim bilir, belki de “suskunlar”dan biri olacaksınız… 269 sayfa / EBAT…………..130x195mm