Damla Çeliktaban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Damla Çeliktaban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.10.22

Neler okudum ?

Selam.😊

en son 23 Eylül'de yazmışım.... Aslında hep aklımda sayfama yazılar eklemek lakin bi denk düşürüp yazamadım... Süreklilik konusunda kendimi geliştirmem gerek :)

Zamanı verimli konusunda da çalışmalar yapmam gerek...😬

Okul- masa tenisi-ev arasında ki gidip gelmelerimiz devam ediyor. Bu sene 3.sınıf olması sebeiyle yeni ders olarak Fen Bilgisi eklendi ve ödevler de biraz daha fazlalaştı. Allah'tan öğretmenimizin çok ödevdense, derste öğrenmeleri ve sonrası pekiştirmelerine inanıyor... yavaş ama sağlam adımlarla ilerliyorlar. Öğretmen konusunda şanslıyız.... 

Arada arkadaşlarla çay kahve muhabbeti derken akşam oluyor.... 


 

Uzun zamandır bu kitap aklımdaydı. Yazarı İnstagram'dan severek takip ediyorum. Paylaşımları, anlatımları içime çok iyi geliyor..

"İnsanlar, giderler!" dedi
Ustam, "Bunu unutmayın ".
Aslında doğumdan başlayan bir büyüme sürecindeyiz. Ve bu süreçte yol aldığımız kadınlar, özellikle kadınlar neredeyse dönüm noktamız oluyor....
Kelimelerinden dökülen, kendi hayat yolundan yola çıkarak farkındalığı anlatıyor bir nevi Sevgili #damlaçeliktaban
İçimde ki, içinizde ki bir çok yaraya, söze dökülemeyen yaşanmışlıklara kapı açıyor, nasıl barıştığını, kabullendigini ve yola devam ettiği bir nevide var kitapta......
Oturup bir kaç saate okursunuz kitabı... ama öyle okumayın emi... sindire sindire, içinizde ki çocuğu dinleye dinleye ,yüzleşerek okuyun. Okuyun ki kendi yolunuz da yalnız olmadığınızı hissedin.......
Teşekkürler, 🙏🏻✨️✌🏻

diye yazmışım.... ara ara açıp okunacak kitaplardan...


Peşinden #bağlar kitabını okudum.  uzun süredir aklımda olan bir kitaptı. Veeee ruhumda hissederek okuduğum kitaplardan biri oldu.
Bir karı koca düşünün, gençliğin başında evlenmişler, iki de çocuk. Adam üniversitede de hoca. Ve evde dile getirmediği, rahatsız olduğu davranışlar, ailevi beklentiler var.
🔗 kitap kadının kocasına yazdığı mektuplarını başlıyor, ( adamın kendinden küçük bir sevgilisi vardır ve tüm zamanını onunla geçirir) bir nevi günlük şeklinde mektuplar. Özellikle baştaki o "unuttuysanız beyefendi hatırlatırım, eşinim ben senin eşin..." cümlesi ve kadının da aslında kocası ve çocukları için nasıl da kendinden vazgeçmesi, yüzleşmesini anlatan duygu durumları çok etkileyici idi.
🔗🔗 okurken etkilendiğim bir diğer anlatım ise kadın tarafından algılanan, hissedilen ile koca tarafından anlatılanlar , bide çocukların hem annesiyle hem babasıyla karşı karşıya kaldıkları, bazen bazı bildiklerini içlerinde tutmaları, anıları farklı hatırlamaları durumu ve bunların birbirine bağlaması.... hele o son bölüm çok iyiydi. Daha fazla yazamıyorum hem spoiler olsun istemiyorum hem de benim gibi hâlâ okumayan varsa okusun diye...

 

Bir kaç arkadaşımızla beraber okuduk. lakin kitap bende akmadı.. Aslında yazarın anlatım dili çok akıcı ama ben bu tarz konularda ki kitapları okuyamıyorum... O yuzden yer yer atlayarak okuduğum bir kitap oldu......


 

Hayatı anlaman gerekmiyor, yaşaman yeterli!" Diyor kitabın bir çok yerinde.
📖📖📖
Bayadır okumak istediğim merak ettiğim kitaplardan biri idi #geceyarısıkütüphanesi konusu çok çok iyiydi. Hayata dair amacını kaybetmiş Nora ve yaşamına dair gelişmeleri, yaşama tutunma çabalarını okuduk. Özellikle "keşkeleri " çok olan biri Nora. Babasının yüzücü olmasını istemesi, abisinin grupta ilerlemek istemesi, annesinin depresyonda olması aslında yük olmuş Nora'nın sırtına.... çünkü sevginin de önüne geçiyor ailesinde kimlikler.... Ve okuldayken kütüphaneye sığınması, orada öğretmeni ile satranç oynayıp sohbet etmesi bir nevi umut oluyor....
Sonrası ağır bir depresyon ve yaşama dair sorgulamalar başlıyor.
Kitapta işlenen konular çok iyiydi, özellikle paralel evren, kuantım ve yaşama dair anlatılanlar, orneklendirmeler iyiydi... lakin bisey eksikti... çok klişe cümleler vardı...Hani çok okuduk böyle kitaplar, isterdim ki böyle güzel bir konunun klişe cümleler ile değil de daha özgün bir anlatımla hikâyeleşseydi.....
Velhasıl okudum, iyi ki okudum ama arada kaldığım bir kitap oldu....



"Başarısızlıkların peşini hiç bırakmaz, ama başarıların konusunda kendini sürekli yeni baştan ikna etmen gerekir..."

"... rahatımız için bazı rahatsızlıklara katlanmalıydık, tıpkı sevdiklerimizin eksikliklerine katlanmak zorunda olduğumuz gibi: hiçbir şey mükemmel değil, dedi."

"Beklenmedik şeyler bazen kaderin cilvesi gibi görünür."

"Paranın kendisi başlı başına bir ülkedir...."

"Evlilik, başka şeylerin yanında, bir inanç sistemidir, bir öyküdür de, ve kendini son derece gerçek şeylerde göstermesine rağmen, yürümesini sağlayan şey eninde sonunda gizemlidir."

🔲🔲

Merak ettiğim bir üçleme kitap idi.
Yalnız kitap durağan ilerliyor o yüzden okurken biraz sıkılabilirsiniz....
Yaratıcılık dersi vermeye Atina'ya giden kahramanımızın çeşitli karşılaşmalarını okuyoruz... Yalnız yer yer nerede şimdi, bu kim, kimden bahsediyor derken kendimizi bulabiliriz... Eğer bırakmayıp devam ederseniz ,sonlara doğru taşlar yerine oturuyor....
Özellikle evlilik ve kadının çocuk ile olan bağı, ilişkisi üzerine bazı cümleler değişik ve etkileyici idi. Yer yer katılmadığım bakış açısı olsa da düşündürücü idi.
İmgeler çok fazlaydı...neresi konuşma neresi iç konuşma gibi gidip gelmelerim oldu. Okurken en çok hissettiğim; sınırlanma duygusu, yaş ilerledikçe farkındalığın artması oldu.....