İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.3.23

Sybil Flora Rheta Schreiber


Uzun bir aradan sonra merhaba...

Umay kızın mart ayında doğum günü vardı, bütün sınıfı çağırmak istediğinden bizde mayıs ayında okula yakın bir parkta yapmaya karar verdik.

Tabi onun dışında, gününde de evde aile arası pasta kestik. Okulda çekirdek bir grubumuz oluştu. Hepimiz birbirimize çok çabuk uyumlandık ve ayda bir buluşuyoruz bazen de daha sık buluşup çocukları da bir araya getiriyoruz okul dışında. İŞte bu çekirdek grubumuz Umay Kıza süpriz yaptı ve akşam yemekten sonra bize geldiler, Allah'ım Umay nasıl çıldırdı anlatamam... İstemesem bu kadar güzel bir doğum günü olamazdı. :) o kadar sevindiki.... Tabi mayıs ayında tüm sınıfa yine yapıcaz 😁

 📖📖📖📖⏳⏳⏳⏳⏳

sybil

Sybil'ın dinsel baskılar yönünden de ezilmesi ve özellikle dinsel açıdan sinirsel bir hastalık içerisindeki büyükbabasının da katkısıyla kapana kıstırılması, sarsıntıyı güçlendiriyordu.


Dr. Wilbur, ne "Mike" adından ne de kızlara hükmedercesine yöneltilen iltifatlardan pek bir şey anlayamadı. Doktoru etkileyen şey, Sybil'in yalnızlık isteğiyle ihtiyacını yapıcı bir çözüme bağlayacak değişen bir kişiliğin varlığı oldu ilk anda; çünkü Sybil kendisi bu çözümü getirememişti. Bilinçli kafa bocalarken, bilinçaltı eyleme geçmişti...


Öyle bir kitap okudum ki... uzun zamandır böylesine etkileyici bir psikoloji kitabı okumamıştım.

Arkadaşım okudu ve önerdi. Sağ olsun bir de kitabını paylaştı.

 Kadınlı erkekli tam 17 karakter... Tek bir vücutta farklı dengeler... Sybil, çok kişilikli oluşun ilk psikanalizidir. Sybil Dorsett olayı, nomale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir. Sybil yalnızca insan davranışlarını saptayan bilinçaltı dünyasının tehlikeli güçlerinin yepyeni bir incelemesi olmayıp, baskı ayıtlarından, toplum, din ve ailenin sakatlayıcı etkilerine bir örnekle bakıştır. Okuyucu bu kitabı okuduğunda bir bilinçlilik genişlemesine uğrayacaktır. Çünkü kendi yaşamını büyüteç altına alarak onları dönem dönem analiz edecektir.
Tıp açısından ise bu öykü, akıl hastalıklarının kalıtım ve çevre terimleri içinde ortaya çıkışını; halk dilinde çok ya da farklı kişiliklere mal edilen şizofreniyle Sybil'in pek az rastlanan hastalığı Grande-hystérie arasındaki ayrılığı ortaya serme amacını gütmektedir.

 der arka kapakta. 

Okurken çokca durup düşündüm, 16 kişilikle yaşamak ve sebebinin de küçüklükten başlayan anne ile sorunlarından kaçmak için geliştirdiği bir yaşam.

O küçücük bedeni ile maruz kaldığı işkenceler...Babanın çok çalışıyorum bahanesi ile görmemeyi seçtiği zamanlar...

Tabi en çok da etkili olan dini inanışları ve annenin de ailesinde olan şizofrenik belirtiler... Aile ve geçmiş ne kadar önemli dedim okurken.....

Düşünün ki yaşadığı travmalar sonrası kendi de farkında olmadan geliştirdiği kişilerle hayata tutunmaya çalışması ve bu durumun resmen bir ömrüne mal olması. Dr. Wilbur ile seansları sonrası, 42 yaşında artık yavaş yavaş normale dönmeye başlaması.....

Tabi o dönemde ( 1950'liler de) bu kadar çoklu kişilik vakasına rastlanmaması da çığır açmış.... Ve Sybil'in içinde ki kişiliklerle yüzleşmesi de zaman alıyor. Başta kabul etmek istemiyor lakin hayatında bi kayıp 2 yıl var ve bir türlü hatırlayamıyor....

Ve kitabın sonlarına dogru, hayatına düzen vermeye çalışırken itiraf etmekte zorlandığı " annemden nefret ediyorum, onun ölmesini kaç kere istedim biliyor musunuz?" lar çok etkiledi okumamı...

 

Velhasıl mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan biri oldu.... ve hiç unutmayacağım.....



26.5.19

Ev hali.... Biten Kitap....


Selam.
Geçtiğimiz hafta bitirdiğim, hastalıklar sebebi ile paylaşamadığım kitabımı da ekleyeyim. 😊
Çok şükür daha iyiyiz hem eşim hem ben...
Merter kasık fıtığı ameliyatı oldu.  Üstüne salgın varmış bende o salgından nasibimi  aldım. Kusma ve ishal oldum.
O kadar zor ki....böyle bir süreçte..... Doktor ilaçlar verdi ama etkisine gösterene kadar biz bir gece kalıp eve çıktık.
İnsanın evi gibisi yok. Şükür evdeyiz 🙏🏻🌼🎈

Biten kitabımımda paylaşayım sizinle 😁😊
Aslında bumkştabı belki dört beş sene evvel listeme almıştım. Lakin okunacak o kadar çok kitabım vardı ki evde almaya sıra gelmiyordu.
Neyse ki onları da azalttım daha düzenli kitap alışverişi yapıyorum. 😊
Sonra geçtiğimiz haftalar da arkadaşın kitaplığın da arkalarda bir yerler de görünce hemen okumak için aldım. Ve böylece alınacak kitaplar listemden bir çentik ile bir kitap daha okundu.

☘ #araplarıngözüylehaçlıseferleri kitabını çok merak ediyordum. Özellikle #aminmaaoluf dan okumak daha bir keyifli idi.
◀ iki yüzyıl süren( 1096-1291) süren Haçlı Değerlerini hem sebeplerini hem de Orta doğu'daki Frenk işgalini anlatıyor.
Kitabı okurken yeni bir kelimede öğrendim; Vakanüvis: Olayları yazan, kayda geçiren..demekmiş.
Vakanüvisler vesilesi ile bize anlatıyor yazar .
☘tabi o dönem yaşanan ve yüzyıllar süren savaşın etkisini hâlâ günümüzde de görmek mümkün. Yaşadıkları, her iki tarafın da hem kaybı hem kazanma gururu sonrası..... Arapların neden "modernizm" i hâlâ kabul etmediklerini anlıyorsunuz....
Tabi okurken kendimi de çok eleştirdim çünkü tarih bilgim hele hele böyle tarihi olaylar,  siyasi bilgilerim o kadar az ki........
Bazı bölümleri okurken anlamadığım,  döbeüp dönüp baktığım isimler de ki değişikleri çözmeye çalışmalarım... Derken kızdım işte kendime....
Sadece bazı yerler de tekrar çok fazla idi oda ara ara kitabı durağanlaştırsa da anlattığı mesele sebebi ile bile kitap çok iyiydi.....

23.2.16

Anne, Baba Ve Diğer Ölümcül Şeyler Yalçın Tosun, Emine Uşaklıgil Bir Şehri Yok Etmek

 Geçen gün Umay ile televizyon da sinema  kanallarını karıştırırken bu filme denk geldik. Casper Ve Emma'nın Arkadaşları filmin ismi. Fena olmayan, özellikle çocuklar için; arkadaşlığın ve oyuncakların çocuklar üzerinde ki etkisini anlatan bir izlenimlik filmlerdendi. :)


Cumartesi günü Can'ım geldi kızıyla. Uzun zamandır görüşemiyorduk; karşıda oturuyor olamsı, çalışıyor olması bide çocuklu olmak olunca işin içinde; öyle ha deyince çıkamıyoruz tabi dışarı. Havalar da şansına ne zaman gelmeye kalkışsa hep yağmurlu oldu.
Neyse ki bu hafta kavuştuk, dertleştik, güldük, sohbet ettik derken akşam oldu....ve arayı bu sefer çok açmamak üzere sözleştik.
Hani sık görüşemezsiniz, daha çok telefonlaşırsınız ve bir araya geldiğinizde de sanki her hafta görüşüyormuşsunuz hissi olurya aranızda... İŞte bizimki de öyel bir dostluk Zerrin'imle..
Seviyorum böyle arkadaşlıkları, dostlukları....Kızlarımız da oynadılar, koşturdular. İnşallah ilerde de büyüdüklerinde iyi bir dost olurlar bizim gibi..
 Bunların dışında size belki bildiğiniz belki de benim gibi yeni tanıdığınız bir yazardan bahsedeceğim.
Özellikle genç bir yazar ve ilk kitabı "Anne, Baba Ve Diğer Ölümcül Şeyler" kitabı ve ödül almış bir kitap ki hak etmiş bence de... Birbirinden bağımısz gibi olsa da sanki iç içe olan bir hikaye okuyorsunuz bu kitap da.
İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözü pekliğini gösterirken dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını da hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguyla, alttan alta duyuruluyor...

Hep diyorum benim aram hikaye ve öykü kitapları ile daha yeni yeni barışmaya başladı, daha çok roman seviyorum...
Ama böyle harika, duyguları ve derinlik psikolojisini ön planda tutanikaye kitabıysa çok seviyorum. :)))
Diğer kitaplarını da listeme ekledim. Artık elimde ki kitaplar azalsınd a alayım bende :) yoksa dağ gibi bir kulem olacak. Ki o görüntüyü de çok seviyorum :))))


Ara ara bildiğiniz üzere D&R'da özellikle Can Yayınları kitaplarında kampanyalar oluyor. Hiç kaçırmam bu fırsatı laf aramızda. ;)
Bu kitabı da öyle bir kampanya zamanı almıştım. Şehir üzerine detaylı bir inceleme kitabı. Mahalle kavramının yok edilmesini özellikle çok güzel vurgulamış. Eee tabi birde Kentsel Dönüşüm adı altında bir şehrin nasıl yok edildiğini belgelerle anlatmaya çalışmış Emine Hanım.
Hani ben şimdi böyle yazıyorum ya sakın sanmayın "yazar şehirlerin, hele de İstanbul gibi bir kozmopolit bir şehrin" değişimine karşı değil. Ama bazı değerlerimizin, yapıların ve sokakların hatta mahallelerin değiştirilmesine, yok edilmesine karşı....

İnceleme olarak iyi bir kitaptı. Varsa elinizin altında göz atın derim.

Bu haftaya başladık. Havalar da güzel, her ne kadar gündem kötü ve acımasız olsa da....

Bizi yoğun bir hafta bekliyor, ara ara girip yine bloğumu yazacağım ama... İhmal etmeye gelmemeli blog...

Hepimize iyi haftalar... :)