Okul müdiresi hanım kızımın çok sosyal olduğunu, mutlaka selam verdiğini, giderken de "görüşürüz" dediğini söyledi. Benim için çok hoş bir duyguydu. :)
Okul ile ilgili neredeyse hiçbir şey anlatmıyor. Her gün istinasız soruyorum ama yok, tek dediği,
----- Okul nasıl geçti Umay?
------İyi geçti.
-------- Naptınız?
----- Oynadık....
Konuşmamız bu kadar... Eşim çok sormamamı, çünkü genelde çocukların anlatmadığını söyledi. Ama ben anlamamış gibi her gün soruyorum. Napayım anayım ben anayım moduna başlıyorum...😀
Tabi gün geçtikçe huyları da büyüyor, bazen atarlı oluyor bazen normal. ::)
Yeni oyunlarımızdan biri de kapak resimlerinden ve renklerinden kitap bulmaca ve koklamaca.
Ben kapakta yer alan bir nesneyi, resmi kareyi ve rengi söylüyorum oda üç sıra halinde olan kitaplar içinden bulup getiriyor. Bi de nasıl hoşuna gidiyor anlatamam....
Böylelikle görsel hafızası da iyi çalışmış oluyor. Tabi sonra bu kitaplardan yol, köprü yapıyoruz, oyuncak kaplumbağası geçiyor vs... artık gerisi hayal gücüne kalmış.
Uzun zamandır direndiği tek şey "oyuncaklarını toplamak"... ısrarla reddediyor.
Elbet bir gün toplayacak. Toplayacak dimi? 😳
Onun dışında çok iyi huylu bir çocuk... öyle anlatacak, dertlenecek bir şeyimiz yok. İlerde nasıl olur bilemiyorum.
Size yeni üyemiz "Pamuk Şekeri"ni tanıştırmak isterim. Şimdilik Umay bu ismi verdi kediye.
Uzun zamandır istisnasız her gün bizim kız " anne niye bizim kedimiz yok? ne zaman kedi alıcaz? ne zaman bizim de kedimiz olacak?"
diye başımızın etini yiyordu. Dışarda ki hayvanlara deliriyor zati.
Biz de artık karar verdik ve kuzenimin sayesinde bu İran Kedisini sahiplendik.
Dün geldi evimize, kısırlaştırıldığı için daha hassas.
Uzun zamandır kapalı yerde durduğu için ürkek de biraz. 5 yaşında bir erkek kedi.
Özelliklerini okuyunca tam bize göre bi kedi. :)
Çünkü ben evin içinde hoplayan, zıplayan, bir şeyleri tırmıklayan bir kedi ile yapamam diye düşünüyorum. Hoş böyle diyorum ama büyük de konuşmayayım. Baksanıza nerden nereye geldik ve evimizde bir kedi var.
Öyle tatlı ki, boynundan okşayınca kafasını avucumuza yatırıyor ve sevdiriyor, bayıldık bu kediye. Çok da ısındık. Umarız o da bize yeni evine ısınır ve alışır. Netice de uzun yıllar birlikte olucaz.
Huy olarak da tam bir ev kedisi, sakin, huzurlu, duyarlı bir kedi. Bağırdığınız da depresyona girebiliyormuş nette öyle yazıyor. Kızdığınızda azıcık yüksek tonda "hayır" demeniz yeterli diyor.
Daha da bir sürü şey yazıyor.. Bazılarını yaşadıkça görüp anlıycaz.
Genelde hep yatıyor, öyle fazla yukarlarda gezmeyi sevmiyormuş; tam benlik yani.
Çıktık bakalım bir yola.... Bizi neler bekliyor yaşayıp görücez. :) Böyle işte blog.
Ben kaçar, biraz Pammık Şekerimizi seveyim, seveyim ki alışsın bize. ::))))))

